T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 28/03/2023
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;: 22/11/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın evinin yakınında park halinde iken, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen bu kazada davacının hiçbir kusuru bulunmazken, kusurun %100 ‘nün karşı taraf olan ... ye ait olduğunu, çünkü davacıya ait araç park halindeyken ...’nin dikkatsizliği sonucu bu araca çarpmış ve davacıya ait aracın hasar görmüş olduğunu, bu durumun kaza sonrası taraflar arasında tutulan kaza tespit tutanağında imza altına alınmış olduğunu ayrıca kaza sonrası atanan eksper tarafından da, kazadaki kusurun 5100 oranında ... ye ait olduğu tespiti yapılmış olduğunu, davacıya ait aracın sol tarafında oluşan maddi hasarın giderilmesi için aracın servise götürüldüğünü ve aracın sol ön kapısı ve sol arka kapısı değişmiş olduğunu, araçta oluşan hasarların tamamının sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğunu, aracın tamiri 21 gün sürmüş ve davacının 21 gün boyunca aracından mahrum kalmış olduğunu, meydana gelen kazadan sonra araç değer kaybının telafisi ve araçtan mahrum kalınan sürelerin tazmini için 21/12/2022 tarihinde Kayseri Arabuluculuk bürosuna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalı şirkete 20/02/2023 tarihinde yazılı başvuru yapılmış ve araçta değer kaybı ve araçtan mahrum kalınan sürelerin bedelinin tarafımıza ödenmesini havi talebin davalı şirkete 22/02/2023 tarihinde Yurtiçi kargo ile gönderilmiş olduğunu, davalının başvuruya süresi içinde cevap vermediğini, davalı şirketin davacıya ait ... plakalı araca hasar veren ... aracı ... poliçe numarası ile sigorta etmiş olduğunu, bu davanın muhatabı olduğunu, davacının, araç tamirdeyken işine gidiş gelişlerde ve çocuklarını okula götürüp getirmekte de oldukça zorlanmış olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ait ... plakalı araçta oluşan değer kaybı ile aracın tamir süresince kullanılmaması nedeniyle mahrum kalınan günlerin karşılığı olarak şimdilik 500 TL. Harca esas bedelle açtıkları davanın kabulü ile, bilirkişi raporları doğrultusunda çıkan miktara göre yapılacak hesaplama ile artırılarak, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı şirketten alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Uyuşmazlığın ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan ... plakalı aracın, kazaya karıştığı araçta meydana geldiği iddia edilen maddi hasarın bedeli talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığını, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmekte olduğunu, dilekçe ekinde de sunmuş oldukları eksper raporuna istinaden başvuranın aracı için herhangi bir değer kaybı ödemesi yapılmaması gerektiği anlaşılacak olduğunu, başvuranın talepleri üzerine... numaralı hasar dosyası açılmış ve bu dosyadan düzenlenen eksper raporunda da görüleceği üzere başvuranın aracının değer kaybı tazminatına hak kazanamayacağı orta olduğunu, Alacağın belirlenebilir olduğu hallerde hmk 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.06.2015 tarih 2015/22-1052 E. - 2015/1612 K. sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, talebi kabul anlamına gelmemek üzere, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından davalı şirket oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğinden bunun için öncelikle kazadaki kusur durumunun tespiti gerekmekte olduğunu, öncelikle konu davada uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi itibariyle, anayasa mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının dikkate alınmaması ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 19.06.2021 tarihli resmi gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı icra ve iflâs kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun’un 18. ve 19. maddeleri ile karayolları trafik kanunun’nda yapılan değişiklikler gözetilerek karar verilmesi gerekmekte olduğunu, bu anlamda dosya hesaplamasında karayolları trafik kanunu’nun 90. maddesinin aşağıdaki güncel halinin dikkate alınması gerekmekte olduğunu, poliçe tanzim tarihinin 29/08/2022 olduğunu, davacının araç mahrumiyeti için talep ettiği tazminat genel şartlara göre teminat kapsamı dışında olduğundan reddini talep ettiklerini, yargıtay 17. hukuk dairesi’nin 2009/9892 E. ve 2010/3124 K. sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2000/19-90 E., 2000/96 K.,16.02.2000 Tarihli Kararının dikkate alınması gerektiğini, sigorta tahkim komisyonunda benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak vermiş olduğu 22.04.2014 tarih ve K-2014/1183 sayılı hakem kararının dikkate alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davalı şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, ekspertiz ücreti bakımından davalı şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, değer kaybı ile ilgili ekspertiz ücreti, değer kaybını talep eden/edenler tarafından ödeneceğini, Poliçe klozunda yer alan “Ekspertiz Notu: sigorta eksperi¬nin sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından tayin edilmesi halinde ücret sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi tarafından ödenir.” şeklinde olup reddi gerekeceğini, davayı/talebi kabul manasında olmamak üzere talebin kısmen veya tamamen kabulü halinde aleyhlerine hükmedilecek vekalet ücretinin, aaüt’de belirtilen vekalet ücretinin 1/5’i tutarında olması gerekmekte olduğunu, bu konuda yargıtay 17. hukuk dairesi esas no: 2020/10840 karar no : 2021/2123 nolu yargıtay ilamının dikkate alınması gerektiğini belirterek, davacının talepleri hakkında haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte davacının yasa, usul ve Genel Şartlara aykırı taleplerinin reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 22/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı ile araç mahrumiyeti zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Allianz Sigorta A.Ş'ye, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Noterler Birliğine, Sompo Sigorta A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 04/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı yan tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yan ... plaka sayılı araç sahibi ... ise kusurunun olmadığı %0 (yüzde sıfır), Dosya da mevcut bulunan ve izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta 22.11.2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı" Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 325.000 TLKaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 318.000 TL Değer Kaybı = 7.000 TL olduğu,Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 1.00 x 7.000 Toplam Değer Kaybı = 7.000 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme süresinin 10 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 10 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal ancak 2017 model araç kira bedelinin günlük 400 TL olduğu, 2013 model araç için söz konusu rakam indirgendiğinde 350 TL olacağı göz önüne alındığında; İkame Araç Bedeli = 10 x 350 = 3.500 TL olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 26/04/2024 havale tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 09/12/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin açıkladığı ve 500 TL dava değerinin 250 TL’sinin değer kaybı, 250 TL’sinin araç mahrumiyeti zararı için olduğunu belirttiği görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/10791 E, 2017/4617 K sayılı ve 26.04.2017 tarihli kararında “Somut olayda; kaza 20.11.2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları A-3-m maddesine göre dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri, teminat dışında kalmaktadır. Yine aynı şekilde 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları A-6-k maddesi gereğince de gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. O halde bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybı poliçe teminat kapsamı dışında olduğu halde davalı sigorta şirketinin bu tutardan sorumlu tutulması ve davalı... A.Ş vekilinin bu yöndeki savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş ve ilgili ilam gereğince ikame araç gideri/ araç mahrumiyeti zarar talebinin yansıma zarar kapsamında olması nedeni ile davalı sigorta şirketi yönünden teminat kapsamında olmadığından dolayı talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 22/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti için mahallinde makine mühendisi ile keşif yapılmış ve bilirkişiden 04/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporu alınmış olup raporda özetle; meydana gelen kazada ... plaka sayılı davalı yan araç sürücüsü ...’nin asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yana ait ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ise olayda kusurunun olmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın Toplam Değer Kaybının 7.000 TL olduğu ile ikame araç giderinin 3.500 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı sigorta şirketinin kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu ancak yukarda açıklanan içtihat gereğince yansıma zarar olan araç mahrumiyeti zararından sorumlu olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin 26/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 7.000,00 TL değer kaybı tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 7.000,00 TL değer kaybı tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 478,17 TL karar ve ilam harcının 179,90 TL peşin harç, 341,78 TL ıslah harcı toplamı 521,68 TL harçtan düşümü ile artan 43,51 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç ile 341,78 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 77,25 TL tebligat, 2.300,00 TL bilirkişi ücreti, 800,00 TL keşif araç ücreti, 1.912,35 keşif harcı olmak üzere toplam 5.089,60 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 3.393,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 2.080,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 1.040,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır