T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: Esas -
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/10/2021
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafça müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile 10.12.2018 tarihli 225.000 TL bedelli ... numaralı çekin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 30.11.2018 tarihli ... numaralı 225.000,00-TL bedelli çek ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 30.10.2018 tarihli 4010789 numaralı 225.000,00-TL bedelli çeklere dayalı takip başlatıldığını, davalı şirket ve yetkilisi ... ile ... arasında imzalanan 04.09.2018 tarihli protokole göre davalı şirketin ... 'e 6.150.000,00-TL borçlu olduğunu, bu protokolün 5 numaralı bendine göre davalı şirketin elinde olan 7.700.000,00-TL bedelli davacı ve grup şirketi ... e ait çeklerden borçlu olmadığının kabul ve ikrar edildiğini, daha sonra davalı şirket ile ... arasında yapılan 26.11.2018 tarihli protokol yapıldığını ve bu protokol ile 04.09.2018 tarihli protokolün tasfiye edildiğini ve tarafların ibralaştığını, 26.11.2018 tarihli protokolde davalı şirket borçlarından 1.700.000 TL'lik kısmın davalı adına davacının grup şirketi ... Şirketinin Kayseri Büyükşehir Belediyesinden olan alacağın temlik edilmek suretiyle ödendiğini, takipten önce takibe konu çeklere konu alacağın ödenmesine rağmen davalının çekleri iade etmeyerek dava konusu takipleri başlattığını belirterek icra takipleri sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının ileri sürdüğü ödeme iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu, davacının ileri sürdüğü protokol ve temlik sözleşmesinin delil niteliği olmadığını, davalıya ait kaşe ve şerh bulunmadığını, şirket yetkilisi tarafından yapılan protokol ve sözleşmelerin doğrudan şirket ile bağdaşık kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında alacağın temlik edildiği veyahut davacının ibra edildiği anlam ve sonucunu doğuran belge olmadığını, sunulan alacağın temliki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalıyı bağlamayacağını, ilk sayfada davalının taraf olarak dahi yer almadığını, temlike ilişkin çatı unsurların düzenlendiği birinci sayfayı açıkça inkar ettiklerini, dava konusu çeklerde olduğu gibi emre yazılı olan çeklerin temliki için zilyetliğin geçirilmesinin şart olduğunu, geçerli bir temlik olması için dava konusu çeklerin zilyetliğinin de geçirilmiş olması gerektiğini, derdest davanın menfi tespit davası olduğunu ve ispat yükünün davacıda bulunduğunu, dava konusu çeklerin davalının doğrudan alacaklı olduğu çekler olduğunu, hatır çeki niteliğinde olmadığını, davacılar tarafından hatır çeki olduğu ispatlanamadığını, davacının borca itiraz davasının Kayseri . İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
Mahkememizden verilen 14/06/2022 tarih ve... Esas... sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 12/01/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile '' Davacılar vekili tarafından davaya konu çeklerin, alacağın temliki sözleşmesi kapsamında davalının alacaklısı ...'e ödenmiş olması nedeniyle bu çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir. Davalı şirketin alacağın temliki tarihindeki ortakları, temsilcisinin kim olduğu Ticaret Sicil Memurluğu'ndan sorularak ... 'in davalı şirket ile ilgisi belirlenerek, herhangi bir azil olup olmadığı, davaya ve takibe konu çeklere ait çek bordrosu var ise temin edilerek TBK.40 maddede değerlendirilerek hüküm tesisi gerektiği'' gerekçesi ile kaldırılmakla, Mahkememizin ...179 esas sırasına kaydı yapılarak işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş'ye, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan müzekkerelere cevap olduğu, ilgili kayıt ve belgelerin celp edildiği görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının... Transport Ticaret ve Sanayi A.Ş, borçlusunun... Sanayi ve Ticaret A.Ş olup, 14/07/2021 tarihinde 30/11/2018 tarihli ... seri nolu 225.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek toplam 344.380,28-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının... Transport Ticaret ve Sanayi A.Ş, borçlusunun... Sanayi ve Ticaret A.Ş olup, 14/07/2021 tarihinde 10/12/2018 tarihli ... seri nolu 225.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek toplam 343.186,78-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının... Transport Ticaret ve Sanayi A.Ş, borçlusunun... Sanayi ve Ticaret A.Ş olup, 14/07/2021 tarihinde 30/10/2018 tarihli 4010789 seri nolu 225.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek toplam 348.080,15-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo yolu ile başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığına yönelik menfi tespit istemlerine ilişkin olup yargılama sürecinde dava istirdat davasına dönmüştür.
Somut uyuşmazlıkta; dava dosyasında davacı, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas, ... ve ... Esas sayılı takip dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tespiti, icra takiplerinin tedbiren durdurulması ve kötüniyet tazminatı istemektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; davaya ve icra takiplerine konu edilen çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve davacının bu çeklerin tahsil edilmesi nedeni ile istirdat talebinde bulunup bulunamayacağı, alacağın temliki sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, bu sözleşme gereği üstlenilen edimlerin yerine getirilip getirilmediği, istirdatı gereken paranın olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nun 72/6. maddesi gereğince bedele dönüşen istemin temeli menfi tespit davasıdır.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Bedelsizlik iddiası, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK'nun 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK'nun 202. maddesinde düzenlenen "delil başlangıcı" olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür. Öte yandan senedin teminaten verildiğinden bedelsizliğine dair kişisel def’înin sonraki hamillere ileri sürülmesi, ancak TTK’nın 687. maddesi gereğince hamillerin, senedi iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatıyla mümkündür (Bono bakımından TTK’nın 778 maddesi atfıyla m. 687).
Somut uyuşmazlıkta davacı şirket icra takiplerine konu edilen 10.12.2018 tarihli 225.000 TL bedelli ... numaralı çek, 30.11.2018 tarihli ... numaralı 225.000,00-TL bedelli çek ve 30.10.2018 tarihli 4010789 numaralı 225.000,00-TL bedelli çekin bedelsiz olduğunu ileri sürmektedir. Davacının bedelsizlik iddiasının 04/09/2018 tarihli "protokol" başlıklı belge, 26/11/2018 tarihli iki adet protokole dayandığı görülmektedir. Anılan belgeler incelenmeden önce hemen burada açıklamak gerekir ki protokol tarihlerinde davacı... San ve Tic A.Ş.'nin yetkilisinin İbrahim ..., davalı .... Tran. Tic ve San. A.Ş.'nin yetkilisinin ... olduğu, yine davacının grup şirketi .... Pet. Ürn. İnş. Tur. İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin yetkilisinin de İbrahim ... olduğu görülmektedir. Bu bilgi ışığında 04/09/2018 tarihli "protokol" başlıklı belge incelenmekle; ... Uls. Trans Nak. A.Ş., ... ve... arasında düzenlendiği, , ... ve ...'un şahit olarak imzasının bulunduğu görülmektedir. Protokolde "1. ... ile Delikan arasında akdedilen mazot alım sözleşmelerine istinaden ...'e verilen çeklerden hatır çeki olarak verilen aşağıda dökümü yapılan çekler ekli listede belirtilen hali ile vadesinde ... tarafından ilgili yerlere ödenecektir. ... 5. ...'den intikal eden bu çeklerden 7.700.000,00-TL'lik çekler haricinde kalan çekler ...'in gerçek alacakları olup bu çeklerin tahsili için Delikan tarafından gerekli koordinasyon sağlanacaktır. ...." yazmaktadır. Yine bu protokolde davalı şirket ve/veya yetkili ...'in ...'e 6.150.000,00-TL borçlu olduğu da ... tarafından ödenecek olan çekler başlığı altında 2. bentte yazılıdır. Bu protokolün (5) numaralı bendine göre, davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin elinde olan ...'den intikal eden çeklerden dolayı 7.700.000,00-TL'lik çekler haricinde kalan çeklerin ...'in gerçek alacakları olduğu açıkça ikrar edilmiştir. Bu mahkeme dışı ikrardır ve belgeye dayalı kesin delil niteliğindedir. Nitekim "adi senetlerin ispat gücü" başlıklı HMK'nun 205. maddesinin hükmünde "Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar." denilmektedir. Davalı taraf, cevap dilekçelerinde 04/09/2018 tarihli protokol için "... Sunmuş oldukları protokolde müvekkil şirkete ilişkin bir kaşe ya da şerh bulunmamaktadır. ... tarafından imzalanan ve nispi sonuç doğuran bu protokolün müvekkil şirketi bağlayıcılığı yoktur." şeklinde savunma yapmıştır. Oysa anılan protokolün ilk satırında ve protokolün imza bölümünde taraflar gösterilirken "... ve-veya ... Uls. Nak. A.Ş." denilmek suretiyle; ...'in adının davalı şirketi tanımladığı ve her ikisinin "özdeş" olduğu kabul edilmiş, yine imza bölümünde de ...'in adının altında davalı şirket unvanına yer verildikten sonra, davalı şirketin yetkilisi olan ... tarafından imza edilmiştir. Davalı taraf dilekçelerinde bu protokolde bulunan imzayı inkar etmemiştir. İmzanın ... tarafından atıldığı cevap dilekçesinde davalı tarafından kabul edilmiştir. ... davalı şirketin yetkilisidir. Protokolde davalı şirketin unvanı ve altında şirket yetkilisinin imzası bulunmakla, kesin delil niteliğindeki bu senetteki irade açıklamalarının davalı şirketi bağladığı değerlendirilmiştir. Davalının aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davacının delil olarak dayandığı ikinci belge 26/11/2018 tarihli protokoldür. 26/11/2018 tarihinde 2 adet belge düzenlenmiştir. Bunlar 26/11/2018 tarihli protokol, diğer ise protokolün 2. maddesinde yazdığı üzere aynı tarihli temlik sözleşmesidir. Burada sözü geçen protokolün incelenmesinde ... (alıcı) ve ... (borçlu) arasında 04/09/2018 tarihinde yapılan protokolün tasfiyesi ve tarafların ibrasına ilişkin olarak 26/11/2018 tarihinde imza edildiğinin, ...'in, 04/09/2018 tarihli protokol kapsamında ve yeni yapılan mutabakat çerçevesinde alacaklıya (...) olan borç miktarının toplamda 5.539.000,00-TL olarak belirlendiği, borcun 1.700.000,00-TL'nın 26/11/2018 tarihli tarafları ... ve ... olan temlikname kapsamında yapılan temlik ile ödeneceğinin, borcun tasfiyesi sonucunda daha önceki protokol kapsamında ... Lojistik tarafından ... lehine verilen ipoteğin fek edileceğinin yazılı olduğu görülmektedir. 26/11/2018 tarihinde 2 adet belge düzenlenmiştir. İlki 26/11/2018 tarihli protokol, diğer ise protokolün 2. maddesinde yazdığı üzere aynı tarihli temlik sözleşmesidir. Bu protokol ile 04/09/2018 tarihli protokole atıf yapılmakta, her iki protokolün birbirinin devamı olduğu yönünde atıflar yapılmakla ve yine ilk protokolde ... ile davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin isimlerinin birbirinin yerine kullanıldığı görülmektedir. Bahsi geçen 2 protokolün devamı olan ve birinci protokole atıf yapan ikinci protokolde bahsi geçen temlikname ile dava dışı .... Pet. Ürn. İnş. Tur. İç Ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. ve davacı... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından keşide edilerek ...'a (şirket veya şahıs) teslim edilen ve halen ... elinde olan çeklere (toplam bedeli 2.851.371,88-TL olan ve aşağıda liste halinde belirtilen çeklere) konu asıl alacak, işlemiş faizi, çek komisyonu, vekalet ücreti ve masraflarına karşılık gelmek üzere temlik eden .... Pet. Ürn. İnş. Tur. İç Ve Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin Kayseri Büyükşehir Belediyesi nezdindeki hak ve alacaklarından 1.700.000,00-TL'nın temlik alan ...'e TBK'nun 183 ve devam eden hükümlerine göre devir ve temlik edildiğinin yazıldığı, sözleşmenin 3 bendinin birinci kısmında... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ait olan 3 adet çek bilgisinin ve ikinci kısmında .... Pet. Ürn. İnş. Tur. İç Ve Dış Tic. San. Ltd. Şti.'ne ait olan 8 adet çek bilgisinin yazılı olduğu, sözleşmenin altında ibra eden sıfatıyla ..., ibra eden sıfatıyla ..., temlik alan ve ibra eden sıfatıyla ... ve temlik veren sıfatıyla .... Pet. Ürn. İnş. Tur. İç Ve Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin isim ve imzalarının bulunduğu görülmektedir. Bu sözleşmede yazılı temlikin yapıldığı dosyaya gelen Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin cevabi yazısından anlaşılmaktadır.
Tüm bu belgelerin incelenmesinden görüldüğü üzere; davalı şirketin 7.700.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı alacağının olmadığı, 04/09/2018 tarihli protokolde davalı şirket yetkilisi ...'in "... Uls. Nak. A.Ş." unvanı altına attığı imzası ile ikrar edilmiştir. Davalı şirketin alacaklısı bulunduğu 11 adet çek ise, yine protokolde bahsi geçen temlikin yapılması ile ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından imzası ve içeriği inkar edilmeyen bu 3 protokol birlikte değerlendirildiğinde; şirketin unvanı altında şirket yetkilisi tarafından imza edilen 04/09/2018 tarihli protokolün, 04/09/2018 tarihli protokole atıfta bulunarak, söz konusu protokolün tasfiyesi amacı ile kaleme alındığı kabul edilen 26/11/2018 tarihli protokolün ve ilk protokolde ...'in "... Uls. Nak. A.Ş." unvanı altına attığı, açıkça şirket yetkilisi ...'in davalı ... Uls. Nak. A.Ş.ni temsil ettiği, bunların isimlerinin birbirinin yerine kullanıldığı dikkate alındığında, her iki protokoldeki irade açıklamasının davalı şirketi bağlayacağı açıktır. Bu bakımdan davaya konu çeklerin bedelsiz olduğu kesin delil ile ispat edilmiş olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda anılan 2 protokolde davacının alacaklarını temlik etmesi yükümlülüğü getirildiği, nitekim üçüncü belge ve ibra sözleşmesi olan temlikname ile davacının bu yükümlülüğü yerine getirdiği ve böylece davacının hatır çeki olmayıp da gerçek borcunu içeren çek borçlarından dolayı ibra edildiği kanaatine varılmıştır. Zira ... imzasına ve şirket unvanı altında imza edilen başlangıç protokolü olan 04/09/2018 tarihli protokoldeki imzaya ve diğer belgelerdeki imzalara açıkça itiraz edilmediği dikkate alındığında, söz konusu belgelerin imzası ikrar edilmiş belge olduğu ve HMK'nun 205/1. maddesine göre kesin delil nitelinde olduğu bellidir.Sonuç itibariyle 04/09/2018 tarihli ilk protokolde davalı şirket yetkilisinin kendi ismi ile birlikte davalı şirketin adının da yazılması suretiyle( hem sözleşmenin başında sözleşme taraflarının belirtildiği kısımda hem de sözleşmenin altındaki imza kısmında şirket adının belirtildiği) protokolü imzaladığı, 26/11/2018 tarihli protokolün ilk protokole atıf yapılmak suretiyle hazırlandığı, yine aynı tarihli temlik sözleşmesinin de protokolleri tamamlayıcı nitelikte olduğu bu itibarla anılan belgelerin davalı şirketi bağlayacağı, kaldı ki alacağın temliki işleminin yapılması suretiyle protokol gereğince işlem yapıldığı dikkate alındığında sözleşmelerin bir bütünlük taşıması ve davalı şirket yetkilisinin sözleşmede yer alan imzasını da inkar etmediği gözetilerek hakkaniyet gereği davalının protokoller ve temlik sözleşmesinden sorumlu olduğu kabulüyle; davalı... Transport Ticaret Ve Sanayi A.Ş. tarafından yemin deliline dayanılmış olması nedeni ile davalıya yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi, yemin teklif edecekse yemin metnini sunması için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davalı... Transport Ticaret Ve Sanayi A.Ş. vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davalı... Transport Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından kesin süre içinde bu konuda beyanda bulunmamış ve yemin metni sunulmamıştır. Bu durumda davalı... Transport Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Hemen burada belirtmek gerekir ki davalı vekilince Mahkememizin .... E........ K. Sayılı dosyası ve anılan kararın temyiz denetimine ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...3823 E. 2024/1781 K. Sayılı ilamı eldeki davaya emsal gösterilmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar neticesinde davalının protokoller ve temlik sözleşmesinden sorumlu olduğu vicdani kanaatine ulaşılmıştır.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına ve yukarıda yapılan açıklamalara göre davaya konu edilen icra takiplerine dayanak yapılan çekler ve icra takipleri nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmış, ancak yargılama sırasında icra takiplerine konu alacağın davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi tarafından davacıdan tahsil edilmiş, davacının da İİK'nun 72/6. maddesi gereği istirdata dönüşen işbu davalarda davacıdan tahsil edilen paranın faiziyle birlikte istirdatını talep etmiş olması göz önünde bulundurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep etmiştir. İİK'nun 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı alacaklı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin takibe dayanak çeklere ciro yoluyla hamil olduğu, yapılan protokol, sözleşme ve temlik işlemleri dikkate alındığında davacı aleyhine yaptığı icra takiplerinin haksız ve kötüniyetli sayılması gerektiği kanaati ile İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davaya konu icra takipleri nedeni ile bu takiplere ilişkin meblağların üzerinden takdiren %20'si oranında tazminatın davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile,
a-Dava konusu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası ve bu takip dosyasına dayanak yapılan çek nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Yargılama sırasında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas, sayılı takip dosyasında davacıdan yapılan tahsilat nedeni ile İİK'nun 72/6. maddesi gereği istirdata dönüşen işbu davada davacıdan tahsil edilen 68.638,00-TL yönünden 06/08/2021 tarihinden, 345.790,81-TL yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren, 3.12273-TL yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı İCRA TAKİBİNİN İPTALİNE,
b-Dava konusu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak yapılan çek nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Yargılama sırasında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davacıdan yapılan tahsilat nedeni ile İİK'nun 72/6. maddesi gereği istirdata dönüşen işbu davada davacıdan tahsil edilen 68.877,00-TL yönünden 06/08/2021 tarihinden, 347.010,69-TL yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren, 3.133,91-TL yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı İCRA TAKİBİNİN İPTALİNE,
c-Dava konusu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve bu takip dosyasına dayanak yapılan çek nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Yargılama sırasında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas, sayılı takip dosyasında davacıdan yapılan tahsilat nedeni ile İİK'nun 72/6. maddesi gereği istirdata dönüşen işbu davada davacıdan tahsil edilen 69.617,00-TL yönünden 06/08/2021 tarihinden, 329.574,50-TL yönünden 25/10/2021 tarihinden itibaren, 85,00-TL yönünden 25/10/2021 tarihinden ve 8.100,49-TL yönünden 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı İCRA TAKİBİNİN İPTALİNE,
2-İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca 1 numaralı bentte yazılı icra takipleri nedeni ile bu takiplerin konusu olan toplam 1.243.950,13-TL'nin takdiren %20'si oranında tazminatın davalı... Transport Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 84.974,23-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 17.686,27-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 67.287,96-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 17.686,27-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 447,80-TL posta - tebligat - müzekkere gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.468,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 166.834,51-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2024
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır