T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2016
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Taraf şirketler arasında 2011 yılından beri devam eden ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete teslim ettiği ürünlerin bedelinin ödenmemesine rağmen davalı şirketin 26/11/2011 vade tarihli, 30.000,00-TL bedelli, lehdarı davacı şirket olan bono nedeniyle icra takibi başlattığını, davalı tarafa bir borçları olmadığını, Kayseri 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Alacaklarının kambiyo senedine dayalı olduğunu, davacının borçlu olmadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
DELİLLER
Mahkememizden verilen 18/07/2017 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 05/04/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla ''Dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında daha öncede vade farkı bulunduğu ve vade farkının teamül haline geldiği davacı yanca ispat edilememiştir. Ancak taraflar arasındaki alışverişte kullanılan sipariş formlarında vade tarihleri belirtilmiştir, ancak bir faiz oranı belirtilmemiş ise de bu davalı yanın faiz alamayacağı anlamına gelmeyecektir. Davacı yanca sipariş bedelleri çek ve senetler ile ödenmiş olup, davacının davalıya ileri tarihli çek ciro etmesi ve davalının bunu kabul etmesiyle belirlenen vade kambiyo senedi ile talil edilmiş olmakla borcun vadesi kambiyo senedinin vadesi haline gelmektedir. Ancak somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirket temsilcisinin kolluktaki beyanında senet borçlarının parça parça ve de istenilen tarihten 1-2 ay kadar geç ödendiğini belirtmiş olup, mahkemece bu husus gözden kaçırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu mahkemece dosya kapsamında alınan 30.09.2016 tarihli bilirkişi raporu ile de çelişkili olup, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru olmadığı'' gerekçesi ile kaldırılmakla, Mahkememizin 2021/370 esasına kaydı yapılarak işbu dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Kayseri 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasının celbiyle yapılan tetkikinde; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... End. Gıda Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti. ile Vefa Tekstil Makina Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan 36.203,43-TL bedelli takip olduğu, takibin kesinleştiği görülmüştür. Mahkememizce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin ilamı gereği dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişiler dışında bir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır.
Mahkememizce alınan 15/11/2021 tarihli Mali Müşavir Bilirkişi raporundan özetle; davacının davalıya 7.138,70 USD vade farkı borcunun olduğu, davacının takip talep tarihi 09/06/20214 itibari ile 30.000,00-TL asıl alacak, 5.686,23-TL işlemiş faiz, 90,00-TL komisyon alacağının olduğu yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce dosya Hukukçu bir bilirkişi ile birlikte Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile, kur farkı alacağı oluşup oluşmadığı ve BAM bozma gerekçeleri doğrultusunda rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 29/03/2022 tarihli Mali Müşavir bilirkişi ve Hesap bilirkişi heyeti raporundan özetle; Davacının davalıya 15.911,00 USD vade farkı borcunun olduğu, davacının 09/06/2014 takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL asıl alacak, 5.686,23-TL işlemiş faiz ve 90,00 TL komisyon alacağının bulunduğu yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce davacı itirazları doğrultusunda önceki bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 30/07/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Davacının davalıya 15.911,00 USD vade farkı borcunun olduğu yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişiler dışında yeni bir heyete tevdi edilerek istinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları ve uyuşmazlık konularında rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişi Mali Müşavir bilirkişi ile Nitelikli Hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan Mali Müşavir ... ile Nitelikli Hesaplama uzmanı ...'ın 05/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi incelemesi ; Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/5191 Esas, 2018/101 Karar sayılı emsal ilamında belirlildiği üzere; taraflar arasında vade (arkı uygulanacağına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi vade farkı ödeneceğine dair tcamül halini alan fiili bir uygulama ve kararlaştırma da bulunmamaktadır. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporlarda da, davacı defterlerinde takibe konu beş adet vade farkı faturasının kayıtlı olmadığı ve bu faturaların tebliğine ilişkin kanıt sunulmadığı görülmektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişkide, fatura bedellerinin faturada gösterilen vadede ödenmemesi üzerine, daha önce davalı tarafından talep edilen vade farkının, davacı tarafından ödendiği ve bunun teamül haline gekliğine dair dosyada herhangi bir veriye rastlanmamıştır. Yazılı sözleşme bulunmadığı gibi vade farkına ilişkin bir uygulama da söz konusu değildir. Davalı tarafından düzenlenen faturalardaki vade farkına ilişkin ibareler sözleşme hükmü olarak değerlendirilemez. Davalının, satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura ve kambiyo senedine bağlı alacağını geç tahsil etmesi her halükarda vade farkı ödenmesini gerektirmez. Faturada vade farkı talep edileceğine dair kayıtlara dayanılarak talepte bulunulması da mümkün değildir (Yargıtay İBHGK'nun 27.06.2003 tarihli, 2001/1 E- 2003/1 K sayılı kararı) yönünde rapor edilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi incelemesi ; Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda hesaplama yapılmış ve tanzim edilen tablo rapor ekine excel dosyası olarak eklenmiştir. Yaprlan hesaplamaya göre davacının davalıdan 4.211,16 Dolar vade farkı alacağı hesap edilmiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişki incelendiğinde, vade farkına ilişkin uygulamanın benimsenmiş olduğuna dair bir veriye rastlanmamıştır. Bunun yanı sıra vade farkı ifadesinin fatura münderecedatından sayılamayacağı emsal kararlar ile düzenlenmiş olup, taraflar arasında vade farkına ilişkin bir sözleşmeye yahut rutin uygulamaya rastlanmamış olduğu bu nedenle de davacının vade farkı talebinin mümkün olamayacağı düşünülmektedir, davacının davalıdan vade farkı alacağı olarak ise 4.211,16 dolar olduğu yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce, dosyanın daha önce rapor düzenleyen Mali Müşavir ... ile Nitelikli Hesaplama uzmanı ... 'a tevdi edilerek; taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve takibe dayanak bonodan dolayı davacının borcu kalıp kalmadığı ve davalının geç ödemeden dolayı faiz alacağının bulunup bulunmadığı, faiz alacağı var ise ödemelerin öncelikle ferilere sayılarak takip dayanağı bonodan dolayı davacının ne kadar borcu bulunduğunun hesaplanması ve tarafların itirazlarının ayrı ayrı yanıtlanması bakımından ek rapor alınması hususunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 22/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Cari Hesap alacağı yönünden değerlendirme; Hesaplama TL bazında yapıldığında, düzenlenen 15 adet faturanın TL karşılığı 375.809,76-TL'dir. Faturalara karşılık yapılan ödeme 404.293,30-TL'dir. Davacı tarafından fazladan 28.483,54-TL ödeme bulunmaktadır. Hesaplama dolar bazında yapıldığında; 07/11/2012 tarih, 252257 nolu fatura tutarı olan 12.410 USD'de karşılık kısmı ödeme yapılmış olup, 4.079,68 USD bakiye kalmıştır, bu tutara dava tarihine kadar yıllık %3 faiz işletildiğinde davacının 866,12 faiz olmak üzere toplam 4.945,80 USD borcu bulunmaktadır, 18/06/2012 tanzim tarihli, 26/11/2012 vadeli bono ile ilgili değerlendirme, bahse konu bonoya ilişkin herhangi bir ödeme kaydı yer almadığı yönünde rapor edilmiştir. Mahkememizce dosyanın daha öne rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile, taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve ayrı ayrı yanıtlanması bakımından ek rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Mevcut kaldırma kararı incelendiğinde; "davacı şirket temsilcisinin kolluktaki beyanında senet borçlarının parça parça ve de istenilen tarihten 1-2 ay kadar geç ödendiğini belirtmiş olup," denilmektedir. Bu durumda bahse konu şirket yetkilisinin ifadesinde yer alan bonoların hangileri olduğunun (vade tarihleri, keşidecisi, bedeli) netleştirilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra bahse konu bonoların ödeme tarihleri ile ilgili verilerin dosyaya ibrazı gerekmektedir. Bu veriler dosyaya kazandırıldıktan sonra bahse konu bonoların vade tarihleri ile ödenmiş oldukları tarihler arası için faiz hesaplaması yapılabileceği yönünde rapor edilmiştir.
Mahkememizce en son rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasındaki alım-satım ilişkisi nedeniyle öncelikle süresinde ödenmeyen senetlere ilişkin faiz de dikkate alınarak takip tarihindeki borç miktarının (asıl alacak, işlemiş faiz ve komisyon alacağı) belirlenmesi, ardından takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanması ve takibe konu edilen komisyon alacağının belirlenmesi suretiyle dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcunun ne kadar olduğu hususunda bütünleyici, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor tanzim edilmesi hususunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 25/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Müzekkerler verilen cevaplarda çeklerin vadesinde ödendiği, senetlerin vadesinde ödenip ödenmediğinin tespit edilmediği, bu nedenle geç ödemeden doğan faiz alacağının bulunmadığı, takip tarihinde 1 USD 2,0818 TL olduğundan davacının bu tarihteki borcunun
4.079,69 USD * 2.0818= 8.492,20 TL olduğu, dava tarihindeki TL karşılığının ise 2.1330 *4.079.69 USD = 8.701,06 TL olduğu, davacı hakkında başlatılan takibin 8.492,20 TL üzerinden başlatılması gerektiği ve
senedin vadesi olan 26.11.2012 tarihinden takip tarihine kadar değişen oranlarda işleyen avans faizinin 1.743,69 TL komisyonunda (binde 3) 25,47 TL olduğu, ¸takip tarihinden 10/06/2014 dava tarihine 27/06/2014 kadar geçen süre için işleyen faizin (17 gün) 8.492,20-TL * 11,75 * 17 gün / 36500 = 46,47-TL olduğu yönünde rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında vade farkı alacağı bulunduğundan bahisle takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Kayseri 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı keşidecisi ... End. Gıda Dış. Tic. San. Ltd. Şti., Vefa Tek. Mak. Tur. İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ve cirantası ... Plastik San. Tic. Ltd. Şti. olan 26/11/2011 vade tarihli ve 30.000,00-TL bedelli bono sebebiyle davacı şirketin davalı şirkete bir borcu olup olmadığı, borç var ise miktarının tespitine ilişkindir.
Davalı alacaklı bonoya dayalı olarak icra takibi başlatmıştır. Takip dayanağı bonoda davacı borçlu lehdar, davalı alacaklı lehdarın cirosu ile bonoyu iktisap eden birinci ciranta ve yetkili hamildir. Bononun üzerinde malen kaydı bulunmakla birlikte davacı taraf hem dava dilekçesinde hem de Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesinde bahse konu bononun teminat bonusu olduğunu belirtmiştir. Ceza soruşturması sırasında davalı şirket yetkili temsilcisi, söz konusu bononun teminat bonosu olduğunu, vade farkı alacaklarının teminatı olarak bu bononun takibe konulduğunu ifade etmişlerdir.
Dosya kapsamı ve istinaf ilamı dikkate alındığında; davacının davalıdan imzalı sipariş formları ile mal talep ettiği ve davalının da davacıya bu malları fatura ile gönderdiği, faturaların çoğunluğunda üzerinde teslim alanın imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Sipariş formlarında satışın Amerikan Doları cinsinden yapılacağı, ödemenin Türk Lirası üzerinden yapılması halinde ödeme tarihindeki döviz satış kurunun kullanılacağı belirtilmiştir. Dosyada yer alan faturalarda da satış bedeli Türk Lirası olarak yazılmakla birlikte Amerikan Doları tutarları da belirtilmiştir. Dolayısıyla taraflar arasındaki işlemlerin Amerkan Doları üzerinden hesaplanması gerekmekte olup, bu konu açıktır ve bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile davacının davalıdan 211.343,00-$ tutarında alış yaptığı tespit edilmiş olup, bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ödemelerle ilgili olup davacının davalıya yaptığı ödemelerin dökümü alınmış ve toplamda 207.263,74-$ ödeme yaptığı dosya kapsamı ile anlaşılmıştır. Kur farkı alacağının doğması için satışın yabancı para cinsinden yapılması ya da sözleşmenin bulunması gereklidir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/853 esas, 2015/12740 karar sayılı ilamı) Ancak emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2020 tarih, 2020/2682 Esas, 2020/5731 Karar sayılı Kararında; "Dava, kur farkı ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır." denmek suretiyle çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği açıklanmıştır. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3234 esas, 2019/1778 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. )Somut olayda davacı yanca sipariş bedelleri çek ve senetler ile ödenmiş olup, davacının davalıya ileri tarihli çek ciro etmesi ve davalının bunu kabul etmesiyle belirlenen vade kambiyo senedi ile talil edilmiş olmakla borcun vadesi kambiyo senedinin vadesi haline gelmektedir. BAM kaldırma kararı sonrasında çeklerin ödeme tarihlerinin tespiti için Türkiye İş Bankası, Türkiye Finans Bankası, Ziraat Bankası ve Şekerbank'a müzekkereler yazılmış olup ayrıca taraf vekillerine vadesinden sonra ödenen çek ve senet bilgilerini bildirmesi için kesin süre verilmiştir. Bankalardan gelen cevabi yazılar, dosya kapsamı ve istinaf ilamı doğrultusunda dosyanın en son rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasındaki alım-satım ilişkisi nedeniyle öncelikle süresinde ödenmeyen senetlere ilişkin faiz de dikkate alınarak takip tarihindeki borç miktarının (asıl alacak, işlemiş faiz ve komisyon alacağı) belirlenmesi, ardından takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanması ve takibe konu edilen komisyon alacağının belirlenmesi suretiyle dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcunun ne kadar olduğu hususunda bütünleyici, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor tanzim edilmesinin istenilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplama uzmanı tarafından hazırlanan 25/07/2024 tarihli ek rapora göre; tarafların defterlerinin incelenmesi neticesinde; davacının davalıdan 15 adet fatura ile 211.343,00 USD tutarında (375.809.76) mal aldığı, ticari defterlerin faturalar yönünden birbirini teyit ettiği, söz konusu 15 adet faturanın hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Dosyada mevcut 15 fatura, taraflara ait dosyaya sunulan ticari defter kayıt suretleri dikkate alındığında davacının davalıdan 211.343,00 USD tutarında alış yaptığı tespit edilmiş olup, bu konuda bir tereddüt bulunmamaktadır. Davacının davalıdan yapmış olduğu alışlar karşılığında yapılan ödemelerinin tespiti ve bunların ödeme tarihindeki döviz kurları dikkate alınarak USD karşılıkları bulunmuş olup buna göre davacının 207.263,31 USD ödeme yaptığı, ödenen tutarlar mahsup edildiğinde davacının davalıya 4.079,69 USD borçlu olduğu, takip tarihinde 1 USD 2,0818 TL, dava tarihinde ise 1 USD - 2.1330 TI.- olduğu, buna göre davacı borcunun takip tarihindeki TL karşılığının 2,0818 x 4.079,26 USD = 8.492.20 TL; dava tarihindeki TL karşılığının ise 2,1 330 x 4.079,26 = 8.701,06 TL olduğu, bononun vadesi olan 26.11.2012 tarihinden takip tarihine kadar değişen oranlarda işleyen avans faizinin 1.743.69 TL, komisyonun da (binde 3)25,47 TL olduğu, takip tarihinden (10.06.2014) dava tarihine (27.06.2014) kadar geçen süre için işleyen faizin 46.47 TI olduğu gözetildiğinde Kayseri 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı keşidecisi ... End. Gıda Dış Tic. San. Ltd. Şti., lehdarı Vefa Tekstil Mak. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ciranta ve yetkili hamili ... olan 18/06/2012 keşide tarihli, 26/11/2012 vade tarihli ve 30.000,00-TL bedelli bono sebebiyle davacının dava tarihi olan 27/06/2014 tarihi itibariyle davalıya 8.701,06-TL asıl alacak, 1.790,16-TL işlemiş faiz ve 25,47-TL komisyon olmak üzere toplamda 10.516,69-TL borçlu olduğundan davacının bakiye 25.686,74-TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce tensip tutanağının 13. maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin teminat karşılığında durdurulması yönünde verilen ihtiyati tedbir kararı teminatın yatırılmaması sebebiyle infaz edilmediğinden İİK'nun 72/4 maddesi dikkate alınarak davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmemiş, davalı alacaklının kötüniyetle fazla miktar üzerinden icra takibi başlattığı ispat edilemediğinden davacı borçlu lehine tazminata hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
1-Kayseri 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı keşidecisi ... End. Gıda Dış Tic. San. Ltd. Şti., lehdarı Vefa Tekstil Mak. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ciranta ve yetkili hamili ... olan 18/06/2012 keşide tarihli, 26/11/2012 vade tarihli ve 30.000,00-TL bedelli bono sebebiyle davacının dava tarihi olan 27/06/2014 tarihi itibariyle davalıya 8.701,06-TL asıl alacak, 1.790,16-TL işlemiş faiz ve 25,47-TL komisyon olmak üzere toplamda:10.517,09-TL borçlu olduğu anlaşılmakla bakiye 25.684,34-TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Takibin iptali talebinin reddine,
3-Şartları oluşmadığından davacı borçlu ve davalı alacaklı lehine tazminat hükmetmeye yer olmadığına,
4- Alınması gereken 1.754,50-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 512,35-TL peşin harç ile 105,94-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.136,21-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 25,20-TL başvurma harcı, 512,35-TL peşin harç ve 105,94-TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 258,35-TL posta - müzekkere - tebligat gideri ile 8.600,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf kanun yoluna başvuru harcı olan 98,10-TL olmak üzere toplam 8.956,45-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 6.354,11-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan 200,00-TL posta, müzekkere gideri ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 98,10-TL olmak üzere toplam 298,10-TL'nin davanın red oranına göre belirlenen 86,60-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 10.519,09-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır