T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/07/2024
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 22/01/2024 tarihinde... Otomotiv A.Ş den Şase no: ... Plaka:... 2018 model MERCEDES-BENZ marka aracı 1.875.750,00 bedelle satın aldığını, davalıların, müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle müvekkili 22/01/2024 tarihinde Koç Finanstan 1.736.000,00 TL, toplam faiz ve diğer unsurlar dahil borç tutarı 4.896.880,80 TL Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi tarafı göstermişse de müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, takibe konu sözleşmenin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki müvekkilinin işbu dosyanın davalısı ile herhangi bir bağlantısı dahi bulunmadığını, müvekkilinin Otomerkez Otomotivden ... plakalı aracı satın aldığını, uzun bir süre sonrasında davalı firma tarafından aranarak dosya konusu borcu ödemesi gerektiği, ödememesi halinde icrai işlemlere başlatılacağı söylendiğini, müvekkilinin söz konusu sözleşmeden o anda haberdar olmuş olup sözleşme içeriği hakkında bir bilgisi dahi bulunmadığını, davalı firmanın müvekkilini haberdar etmesi üzerine arabuluculuk başvurusu yapılarak, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet edildiğini, soruşturmanın devam ettiğini ancak bu süre zarfında davalı firma tarafından icra takibine geçilerek müvekkilinin aracına haciz ve yakalama şerhi konulduğunu, Mahkemece yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu sözleşme üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin imzasının yer almadığı, sahte imza ile düzenlenen işbu sözleşmeden dolayı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, hal böyleyken davalıların imzanın müvekkiline ait olmadığını bildikleri ve bilebilecek konumda oldukları açık olup, aksi düşünce hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu nedenle davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, öncelikle müvekkilinin borçlu olmadığı tespit edilerek davanın kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul 33. İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, teminatsız olarak veya müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması ve söz konusu icra dosyasında icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, araç üzerindeki haciz ve yakalama şerhinin kaldırılması ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman şirketleri Kanunu çerçevesinde faaliyetlerini yürüten bir finans kurumu olduğunu, öncelikle davanın İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının somutluktan uzak, gerçek dışı iddialar olduğunu, müvekkili kurumun finansman şirketi olduğundan dolayı açılan krediler, alınan ürün/hizmet karşılığında anlaşmalı satıcılar aracılığı ile kullandırıldığını, bankalar gibi şubelerin bulunmadığın, açılan kredilere ilişkin sözleşmelerin hem yasal mevzuat gereği hem de satıcılar ile yapılan satıcı genel sözleşmesi hükümleri gereğince satıcı huzurunda imzalandığını, bu hususun satıcı genel sözleşmesinin kredinin kullandırılması, işleyiş ve uygulama ve işleyiş başlıklı maddesinde açıkça düzenlendiğini, mesafeli sözleşmelerde ise mesafeli sözleşme mevzuatı ile 27/11/2014 tarihli mesafeli sözleşmeler yönetmeliği'ne uygun olarak doğrulanmış telefon numarasına gönderilen link ve şifre vasıtasıyla tüketici tarafından bizzat imzalandığını, her iki ihtimalde de kredi tutarı mevzuat gereği satıcının hesabına gönderilmediğini, bu kapsamda kullandırılan kredilerin ürün hizmet alımı karşılığında kullandırıldığından dolayı tüketicilerin hesabına herhangi bir para çıkışı yapılmadığını, kredi tutarının krediyi kullandıran anlaşmalı satıcının sistemde kayıtlı olan hesabına yapıldığını, somut olaya konu ... sözleşme numaralı taksitli ticari kredi sözleşmesi'nin 22/01/2024 tarihinde kredi açılması için gerekli olan evraklar temin edilerek anlaşmalı satıcı olan... Otomotiv Anonim Şirketi ünvanlı satıcıları aracılığı ile kallandırıldığını, imza taklidinin söz konusu olmadığın, kredi sözleşmesi ve eklerini anlaşmalı satıcıların kontrol ve nezaretinde imzalandığını, daha sonra sözleşmelerin müvekkili kuruma gönderildiğini, kredi sözleşmesine imza alınmasının tümüyle satıcıların sorumluluğunda olduğunu belirterek öncelikle satıcı... Otomotiv A.Ş'nin davaya dahil edilmesini, davacı tarafın borçlu olduğunun tespiti ile İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizin tevzi edilen işbu dava dosyası Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinden görevsizlik ile gelmekle; Mahkememizin 16/09/2024 tarihli tensip tutanağının 15 nolu ara kararı gereği ''Davacı vekiline dava açılırken yatırılması gereken 427,60-TL başvurma harcı ile 37.425,27-TL peşin harcın ve 1.500,00-TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde harç ikmal edilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline tebliğ ile ihtarı hususunda ihtarat yapıldığı" kesin süre içerisinde davacı tarafça herhangi bir harç ve gider avansı yatırılmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Somut olayda; davacının dava ve takibe konu taksitli ticari kredi sözleşmesinde sözleşme üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespiti, sözleşme nedeniyle başlatılan İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin iptali ile takibe konu sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman şirketleri Kanunu çerçevesinde faaliyetlerini yürüten bir finans kurumu olduğunu ve kredi sözleşmesine imza alınmasının tümüyle satıcıların sorumluluğunda olduğunu belirterek davacı tarafın borçlu olduğunun tespiti ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince öncelikle Kayseri 2. Tüketici Mahkemesine adli yardım talepli açılan işbu dosyada mahkemece adli yardım talebinin reddine karar verildiği, karara karşı itiraz edilmeyerek adli yardım talebinin reddine ilişkin ara kararın kesinleştiği görülmüştür. Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin görevsizliği nedeni ile mahkememize tevzi edilen işbu dosyada ''Mahkememizin 16/09/2024 tarihli tensip tutanağının 15 nolu ara kararı gereği ''Davacı vekiline dava açılırken yatırılması gereken 427,60-TL başvurma harcı ile 37.425,27-TL peşin harcın ve 1.500,00-TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde harç ikmal edilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline tebliğ edilmiş ise de harcın yatırılmadığı açıktır.
Bilindiği üzere, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 120. maddesinde yargılama harçları ile gider avansının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılması gerektiği, 2. fıkrasında da avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği belirtilmiş; 114. maddesinin "g" bendinde ise gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış; 115. maddenin 1. fıkrasında mahkemece bu koşulun mevcut olup olmadığının kendiliğinden araştırılacağı, 2. fıkrasında da şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. Emsal nitelikteki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ... karar sayılı ilamı gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-g ve 115/2 maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL başvurma harcı ile 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
3- Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 7/2. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair tarafların yokluğunda, verilen gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/10/2024
Başkan
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Üye
¸E-imzalıdır
Katip
¸E-imzalıdır