T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/03/2022
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı 02/10/2016 tarihinde saat 15:00 sularında, sevk ve idaresinde ki... plakalı tarım aracı traktörü ile davacı müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarparak kaza sebebiyet verildiğini, müvekkili iş bu kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını tedavisi Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde yapıldığını, iş bu kaza sırasında davacı müvekkilinin eşi ... çok trajik bir şekilde ölümü nedeniyle, davacı müvekkil ve kızı ..., Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası ile manevi tazminat davası açmış olduğunu, davalı ... Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14/12/2020 tarihli kusur raporunda %85 oranında kusurlu bulunduğunu, davalı ... iş bu kaza nedeniyle açılan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... karar sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda 1. Derecede asli ve ağır kusurlu bulunduğunu, her iki dosyada alınan kusur raporları kendi aralarında ve olayın gelişim şekline uygun olduğunu, davalının ağır kusuru nedeniyle gerçekleşen kazada davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, davacı müvekkilinin kaburga kemiklerinin kırıldığını, yüzünde cam patladığını, davacı müvekkilinin gözünden ve yüzünden yaralandığını, müvekkilinin bu yaralanmaları sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararının doğmasına neden olduğunu, müvekkilinin iş gücü kaybına maruz kaldığını, müvekkilinin bu şekilde yaralanması kendisini psikolojik açıdan büyük yıkıma uğrattığını, müvekkilinin söz konusu kazanın maddi izlerini vücudunda hayatı boyunca taşımaya devam edeceğini, hiçbir zaman eski sağlığına kavuşamayacağını, aylardır çektiği acıyı ölene kadar hatırlamak zorunda kalacağını, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarara ilişkin 60.000,00 TL manevi tazminatın ( davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, diğer davalı Kasko poliçesi sahibi olan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek) avas faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarara ilişkin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 200,00 TL (100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 100,00 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı) maddi tazminatın (davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren diğer davalı ZMMS Poliçe Sahibi olan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte davalılardan ( sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen anılarak müvekkiline ödenmesini, yarılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı ... vekili cevap: Sarıoğlan Mahkemelerinin yetkili olması nedeni ile yetki itirazları ve zamanaşımı defilerinin olduğunu, davacı ..., 02.10.2016 tarihinde, saat 15.00 sıralarında, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmeyerek davalıya ait... plakalı araca çarparak kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, öncelikle davacı tarafın söz konusu haksız davasına dayanak olarak kaza tespit tutanağında ve Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi ... K. Sayılı dosyası kapsamında kusura ilişkin değerlendirme ve tespitleri öne sürdüğünü, söz konusu değerlendirme ve tespitlerin mahkeme kararına dayanak olması mümkün olmadığını, zira Mahkeme nezdinde görülecek olan davada ilgili belge ve değerlendirmelerin bağlayıcı olmadığı mevzuatın açık hükmü gereği sabit olduğunu, nitekim 6098 sayılı yeni TBK. 74.maddesinin bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bu itibarla davanın esasına geçildiği takdirde kusura ilişkin yeniden bir değerlendirme yapılarak davalının dava konusu kazadaki kusur durumunun tespitini ve davacıların müterafik ve müşterek kusurunun tespitinin sağlanmasını talep ettiklerini, Mahkeme aksi kanaatte ise ; davanın esasını kabul etmemekle birlikte dava konusu kazada kusurun tamamı davalıya ait olmadığını, zira 02/10/2016 tarihli kaza tespit tutanağında '' ... plakalı araç sürücüsünün sürücü tali kusurlarından 52/1 (A) ' Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak 'kusurunu işlediği '' demek suretiyle meydana gelen kazada davacı ... müterafik kusur sahibi olduğu açıkça belirtilmiş olduğunu, nitekim dava konusu kaza sonucu Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesi ... E. .... K. Sayılı dosyasında mahkeme kararı neticesinde alınmış olan 19.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda da '' ... plakalı Renault marka otomobil sürücüsü ..., 52/1-a kod nolu, sürücüler araçlarının hızlarını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçli yollara, tepe üstelerine yaklaşırken, yaya, zemin geçitlerine, tünellere yaklaşırken, yol onarım alanlarına girerken azaltmamak. Trafik kuralını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda 2. derece tali kusurlu olduğu'' şeklinde mütalaa bildirerek; meydana gelen kazada tüm kusurun davalıya atfedilemeyeceğini, davacının da müterafik kusurlu olduğu uzman trafik bilirkişisi tarafından da açıkça belirtilmiş olduğunu, dilekçede açıklanan hususların aydınlatılması gerektiğini, Mahkeme nezdinde davacı tarafça öne sürülen 21.03.2019 tarihli adli tıp raporuna itibar edilmemesi gerekmekte olduğunu, zira Zarar gören hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmekte olduğunu, nitekim 6100 sayılı HMK madde 266’nın dikkate alınması gerektiğini, aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2010/3172, K. 2010/5525, T. 15.06.2010 kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, ayrıca Sosyal güvenlik Kurumu tarafından sahibine ödenmiş olan tutarların da toplam tazminattan tanzim edilmesi gerekmekte olduğunu, davalının küçük çaplı olarak tarım işleriyle iştigal etmekte ve geçimini dahi babasının desteğiyle idame ettirebilmekte olduğunu, davalının maddi durumu Mahkemece yapılacak sosyo-ekonomik durum araştırmasında da açıkça görülecek olduğunu, iş bu nedenlerle davacı tarafça talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş oranda olduğunu, bu kapsamda Yargıtay HGK 2012/21-737 E. 2012/824 K. Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme diğer taraf için de fakirleşme sonucu doğurmaması gerekli olduğunu, yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2011/7022 E., 2011/8043 K. Sayılı ve 22.09.2011 tarihli kararının da yine dikkate alınması gerektiğini, dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiği de her durumda araştırılmalı, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığı da ayrıca belirlenmesi gerektiğini, davacılara ait araçta meydana gelen teknik bir arızanın kazanın oluşmasına sebebiyet verip vermediği hususu da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı anlaşılmadığından bu konuya ilişkin de Mahkeme tarafından inceleme yapılması gerektiğini, kaldı ki davacı tarafça Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ... K. Sayılı dosyası ile davalı adına dava konusu kaza hakkında manevi tazminat davası açılmış olup, mahkeme kararı neticesinde tazminata hükmedilmiş, akabinde yerel mahkemenin iş bu kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ... K. Sayılı ilamı ile onanmış olduğunu, takdir Mahkemede olmak üzere davacı adına yaşanmış olan kaza neticesinde tazminata hükmedilmişken, davalını da yeterli maddi gücü olmamasına rağmen iş bu karara istinaden hükmedilen tazminat miktarını ödemiş olduğu halde kazanın meydana gelmesinden uzun zaman geçtikten sonra tekrar davalı aleyhine tazminat istemli iş bu davanın açılmış olması açıkça hakkaniyet ilkesine ve 4721 sayılı TMK m.2’ye aykırı olduğunu, dava konusu kazanın tüm yönleriyle aydınlatılarak maddi gerçeğin ve kusur oranlarının tespiti gerekmekte olduğunu, zira her ne kadar Kaza tespit tutanağına istinaden davalı asli kusurlu durumunda Ceza Mahkemesi yargılamasına muhatap olmuşsa da, hukuki sorumluluğun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde paylaştırılması icap etmekte olduğunu, bu itibarla, davacılara ait aracın kazanın oluş saati itibarıyla sürücüsünün gözüne güneş ışığı düşüp düşmediği, kendi araçlarından kaynaklı bir kaza sebebi olup olmadığı hususları da araştırılmalı, davacı ... hız limitinin fazla olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmeyerek davacının da söz konusu kazada kusurunun bulunduğu göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı Sigorta vekili cevap: Davanın zamanaşımına uğradığını, sigortacılık kanunu gereği davalı kuruma başvuru şartı gerçekleşmemiş olduğunu, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evraklar taraflarına sunulmamış olup değerlendirme yapılması mümkün olmadığını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması gerekmekte olduğunu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan Maluliyet Raporu Alınmasını Talep Ettiklerini, bu kapsamda Yargıtay 4 Hukuk Dairesi’nin 25.01.2007 tarihli 2007/547 E. - 2007/512 K. sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerekmekte olduğunu, somut olaya daha uygun veriler içeren TRH 2010 tablosu ile hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, başvuruyu kabul manasında olmamak üzere, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, poliçe genel şartları gereğince, davacının talep ettiği manevi tazminattan, geçici iş göremezlik giderinden, tedavi giderinden, tedaviye bağlı sair giderlerden (ulaşım, ilaç, refakatçi vb.) ve geçici iş göremezlik döneminde ortaya çıkan bakıcı giderinden davalı şirket sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, sgk tarafından karşılanması beklenen geçici iş göremezlik giderlerinin davalıdan talep olunmasında hukuka uyarlık olmadığını, müracaatçının sgk’lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre sgk tarafından karşılanması gereken giderler trafik sigortalarının teminat kapsamına girmemekte olduğunu, ilgili Kanun’un 59 ve Geçici 1’nci maddesi ile getirilen yeni hükümler çerçevesinde Trafik Kazalarına bağlı olarak davalı şirket aleyhine açılmış olan tedavi masrafları tazminatı ile ilgili davalı şirketin yükümlülüğü sona ermekte olup, davalı şirketin taraf sıfatı da sona ermekte olduğunu, 01.06.2015 yürürlük tarihli zmss genel şartlarda trafik sigorta poliçesi ile verilen teminatlar sayma sureti ile açıklanmış ve geçici iş göremezlik zararı teminatlardan çıkartılmış durumda olduğunu, dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen somut olay itibariyle geçici iş göremezlik zararı tazminatı teminat dışında kalmakta, davalı sigorta şirketinin bu kalem tazminatlardan sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, başvurucunun kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, başvurunun kabülü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta ve kasko poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına alacağını, kabul manasında olmamak üzere davalı şirketin faiz sorumluluğu başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerekmekte olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 02/10/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının maddi ve manevi tazminatı gerektirir zararının olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Sarıoğlan Kaymakamlığına, Sarıoğlan ilçe Emniyet Müdürlüğüne, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Türkiye Noterler Birliğine, Erciyes Üniversitesine, SGK'ya, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesine, Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 19/10/2022 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı... tanık beyanında; " Davacının iş arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını, davacının kazadan sonra düzeldiğini düşünüyorum, kendisi ikinci bir evlilik yaptığını, olaydan sonra davalı tarafın davacıya herhangi bir maddi manevi desteğinin olup olmadığını bilmediğini, beraber çalıştıkları dönemde davacı bildiği kadarıyla geceli gündüzlü çalıştığı için asgari ücretin üstünde maaş aldığını, olaydan sonra davacı eşini de kaybettiği için yaşadıklarının etkisi ile manevi açıdan da sıkıntılar yaşadığını, maaşlarının elden ödendiğini, asgari ücretin üstünde olduğunu, 2016 yılında davcı yaklaşık bildiği kadarıyla 2.500,00-3.000,00 TL arasında maaş aldıklarını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 25/01/2023 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... tanık beyanında; " Davacı kasap olarak çalıştığını, davacıyı 2004 yılından beri tanıdığını, tanıştıklarından beri davacının kasap olarak çalıştığını, kaza tarihinden tanzim şirketine bağlı olarak çalıştığını, davacı kaza olduğu tarihte kalfa sıfatıyla çalıştığını, yaklaşık fazla mesailerle beraber 2.500,00 TL maaş almakta olduğunu, şuan davacı ile aynı yerde çalışmadıklarını, kazadan sonra davacı uzun bir süre çalışmaya gelmediğini, davacı kazada kafasından yaralandığını, bu da işe geliş sürecini uzattığını, davalı tarafın kazadan sonra davacıya herhangi bir maddi manevi destek oluşuna ilişkin bilgi sahibi olmadığını, kaza tarihinde davacı asgari üretin üstünde maaş aldığını, bankaya asgari üret yattığını, bunun haricinde mesai durumlarına göre elden ödemeler de yapıldığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 31/05/2023 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... tanık beyanında; " Davacının abisi olduğunu, kazada abisinin başından ve göğüs bölgesinden yaralandığını, kaza olduğu tarihlerde abisinin kasap olarak çalıştığını, şuan iş oldukça gitmeye çalıştığını, halen eski sağlığına kavuşmadığını, halen göğüs kısmında ağrılar çektiğini, davalı tara kazadan sonra abisine ve çocuklara ev vereceklerini söylemelerine rağmen her hangi bir maddi destekte bulunmadıklarını, tedavi sürecinin abisinin kendisini karşıladığını, hatırladığı kadarıyla abisinin asgari ücret kazanç sahibi olduğunu" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Ankara Trafik İhtisas Kurulu Başkanlığından alınan 06/07/2022 tarihli raporda özetle; "Davalı sürücü ...'ın %85(Yüzde Seksen Beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ... %15(Yüzde On Beş) oranında kusurlu olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 08/11/2023 tarihli raporda özetle; " Bir ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı ( tıbbi şifa süresinin 1 ay olduğu), başka birinin geçici ya da süreli bakımına muhtaç olmadığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %0 olduğu, mevcut evrak içerinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirileceği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 04/07/2024 havale tarihli raporda özetle; "davacının SGK Hizmet Döküm Cetvelinde kayıtlı olduğu üzere asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olur ise: Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 50,00 TL), Geçici iş göremezlik zararının 856,96 TL olduğu (Talep 50,00 TL), Davacının geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitleri (kaza tarihi itibariyle 310.000,00 TL) kapsamında kaldığı, davacının tanık anlatımlarında geçtiği üzere aylık 2.500,00 TL gelir elde ettiği kanaatinde olur ise: Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 50,00 TL) Geçici iş göremezlik zararının 1.876,12 TL olduğu (Talep 50,00 TL), Davacının geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen
Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitleri (kaza
tarihi itibariyle 310.000,00 TL) kapsamında kaldığı,
" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 18/07/2024 havale tarihli dilekçesinde talep artırım dilekçesini dosyaya sunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, davalı sigorta şirketine 31/01/2022 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının ödeme yapmaması nedeni ile davalının 8 iş günü sonrası olan 11/02/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılarak davalı sigorta yönünden bu temerrüd tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin yazı cevabı ile davalı sigorta tarafından olay tarihi itibari ile geçerli olarak düzenlenmiş olan ZMMS poliçesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından kaza esnasında kullanılan aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının ticari olduğunun belirtildiği görülmüş olmakla, davacı tarafın avans faizi talebi yerinde görülerek avans faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça 02/10/2016 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı tazminat davasının reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, olayın meydana gelmesine ilişkin olarak tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile alınan Adli Tıp Kurumunun 06/07/2022 tarihli raporunda, davalı sürücü ...’ın %85 oranında, davacı ... ise %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumun’un 08/11/2023 havale tarihli olup olay tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflanması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik uyarınca düzenlenen raporunda, davacının olay nedeni ile 1 ay süre ile mutat iş ve gücünden kaldığı, tüm vücut fonksiyon kaybı/ özür oranının % 0 oranında olduğunun tespit edilmesi ve bu raporlar ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2020/8835 E, 2021/2355 K sayılı kararı dikkate alınarak düzenlenen aktüer bilirkişisinin 04/07/2024 havale tarihli raporunda ise, davacının olaydan kaynaklı geçici iş göremezlik zararının yapılan ödemenin mahsubu sonucu 856,96 TL olduğu ile sigorta şirketinin bu tazminat talebinden poliçe limiti olan 310.000 TL ile sınırlı sorumlu olduğunun belirtilmesi karşısında davacı vekilinin sunduğu 18/07/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi de dikkate alınmış ve davalı sürücü ...’ın kusurlu araç sürücüsü ve davalı sigorta şirketinin ise kusurlu sürücünün kullandığı aracın olay tarihi itibari ile geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle hesaplanan tazminat miktarından davalının sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları anlaşılmış ve böylece maddi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 856,96 TL geçici iş göremezlik tazminat bedelinin davalı ...’dan olay tarihi olan 02/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, davalının olaydaki kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumu, davacının olaydan kaynaklı yaralanma ve maluliyet durumu-oranı, davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar, tanık beyanları, davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamındaki sorumluluğu hep birlikte dikkate alınmış ve böylece manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 10.000,00 TL tazminat bedelinin davalı ...’dan olay tarihi olan 02/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 856,96 TL geçici iş göremezlik tazminat bedelinin davalı ...’dan olay tarihi olan 02/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 10.000,00 TL tazminat bedelinin davalı ...’dan olay tarihi olan 02/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 205,28 TL peşin harç ile 508,30 TL tamamlama harcından mahsubu ile arta kalan bakiye 285,98 TL harcın davacıya iadesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 205,28 TL peşin harç ile 508,30 TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 132,25 TL tebligat gideri, 144,40 TL posta ve müzekkere gideri, 250,00 TL bilirkişi ücreti, 472,50 TL ATK fatura gideri ile 25,00 TL tanık ücreti olmak üzere toplam 1.024,15 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 917,13 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 32,25 TL tebligat gideri, 144,40 TL posta ve müzekkere gideri, 250,00 TL bilirkişi ücreti, 472,50 TL ATK fatura gideri ile 25,00 TL tanık ücreti olmak üzere toplam 1.024,15 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 170,69 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 856,96 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından açılan ve reddine karar verilen Maddi tazminat davası yönünden davalılar lehine A.A.Ü.T. Uyarınca 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Manevi tazminat davası yönünden davacı lehine A.A.Ü.T. 10/1-4 uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,
12-Davacı tarafından açılan ve reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden davalılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden lehine A.A.Ü.T 10/2 uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul oranına göre belirlenen 1.432,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
14-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) red oranına göre belirlenen 167,20 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... ve Sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır