T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
Av.
DAVALI:2-
VEKİLİ: Av
DAVALI :3-
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:01/03/2023
KARAR TARİHİ:18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ:30/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/09/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı Belediyeye ait ... plakalı araç arasında trafik kazasının meydana geldiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürüsünün asli kusurlu olduğunu, davacıya ait aracın kaza nedeni ile değer kaybına uğradığını, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, dava konusu olayda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davalı Belediyenin işleten sıfatı ile zarardan sorumlu olduğunu, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığını, dava konusu aracın rent a car şirketi olması nedeni ile aracın işletilememesi nedeni ile de yoksun kalınan karı olduğunu, davacının değer kaybı zararı ile ikame araç gideri ve yoksun kalınan kar talebi bulunduğunu, araç üzerinde ihtiyati tedbir talepleri bulunduğunu, bunun mümkün olmaması halinde davalıdır şerhi konulmasını talep ettiklerini belirterek, ikame araç gideri, yoksun kalınan kar ve değer kaybı için ayrı ayrı 10 TL’nin davalılardan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: HMK md.120 vd. Gereği delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, öncelikle tüm delillerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın davalı şirket Anadolu Sigorta tarafından 21.1.2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu Süper Karayolu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, işbu dava ile istenen tazminatı talep hakkının KTK madde 109 gereği zamanaşımına uğradığını, davacı yanın aracında meydana gelen maddi hasar dolayısıyla davalı şirket tarafından davacıya 15.000,00 TL, .........Tamir Bakım Ve Park İşletmeciliği Müşavirlik Hizmetleri A.Ş.'ye 17.162,90 TL,...omotiv Anonim Şirketi'ne 3.481,00 TL ödenmiş olduğunu, ayrıca 29.12.2022 tarihinde EUREKO SİGORTA'ya 19.463,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler taraflar arasında çekişmesiz olduğunu, yerleşik Yargıtay İçtihatları gereği, ek tazminat talebi ancak hesaplama yöntemi vb. nedenlerden kaynaklanmayan açık şekilde eksik ödeme bulunduğu durumlarda mümkün olabilmekte olduğunu, açık şekilde eksik ödeme ise Yargıtay kararlarında, "ödenen tutarın bir tutarı veya ona yakın" bir miktar olarak açıklanmakta olduğunu, dolayısıyla davalı şirket tarafından yapılan ödeme gereği davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde, yapılacak yargılamada tarafların kusur durumlarının tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, davalı şirket oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve ödeme miktarı çıkarılınca bakiye kalan poliçe limiti ile sorumlu tutulabileceğini, bunun için öncelikle kazadaki kusur durumunun tespiti gerekmekte olduğunu, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/17-72 E. 2013/1558 K. Sayılı ilamında, sigorta şirketinin ancak sigortalı araç kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı açıkça ifade edilmiş olduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla; 04.12.2021 tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ekinde, değer kaybının ne şekilde ve hangi formüllere göre yapılacağı düzenlenmiş olduğunu, dilekçe ekinde sunulmuş olan genel şartlarda görüleceği üzere, değer kaybının hesaplanmasında yalnızca rayiç değer değil; hasarın hangi parçada ne düzeyde olduğu; aracın kilometresi, aracın kullanılmışlık düzeyi katsayısı gibi hususlar da dikkate alınması gerektiğini, aracın değişen parçaları olup olmadığı, varsa bu parçaların değeri ile araçta meydana getireceği değer kaybı oranı, oluşan maddi hasar tutarı gibi hususlar değerlendirilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu; sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihi 21.1.2021 olduğunu, bu doğrultuda yeni genel şartlar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, bununla birlikte hasar ile kazanın illiyet bağının, hasar miktarlarının ayrı ayrı kanıtlanması gerekmekte olduğunu ayrıca dolaylı zararlar sigorta poliçesi teminatında olmadığını, bu nedenle dolaylı zararların davalı şirketten talep edilemeyeceğini, bunun yanında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2005 tarih ve 2004/12090E. 2005/9537K. sayılı kararı ile de “Kazanç Kaybı’nın” poliçe teminatı içerisinde değerlendiremeyeceği açık bir şekilde izah edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından, Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları gereği, ilgili belgelerle yapılan başvurulara derhal eksper ataması yapılarak, kusur durumu ve hasar miktarına göre mağdurların zararı karşılanmakta olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere trafik sigortası genel şartları gereği sigorta şirketinin temerrüdü ödemeye esas tüm belgeleri içerir başvurudan 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, dolayısıyla sigorta şirketi açısından ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için gerek hasar gerekse de kusura ilişkin tüm belgelerin tam ve ödemeye esas alınabilecek nitelikte olması gerektiğini belirterek, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, yapılan ödemeler ile davalı şirketin sorumluluğu sona erdiğinden davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı Melikgazi Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle: Yersiz açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu iş ticari bir iş olmadığı gibi, davalı Belediye Başkanlığının da tüccar olmadığını, Davacı taraf, dava konusu olayın davalı idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı iddiasında ise; idarenin eylemlerine karşı açılacak tazminat (tam yargı) davalarına bakmakla görevli mahkeme İdare Mahkemesi olduğunu, Mahkemenin görevli olmadığını, bu nedenle görev itirazında bulunuyor ve davanın görevsizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, Mahkeme davanın adli yargının görev alanına girdiğini düşünüyorsa; işbu davanın yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı, Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle bu açıdan da davanın görevsizlik nedeniyle reddini talep etiklerini; davaya konu olduğu belirtilen kaza yapan aracın davalı idare mülkiyetinde olduğunu ancak davalı idarenin aracın işleteni olmadığını, sicilde malik görünmesine rağmen aracın zilyedi olmayan, onun sevk ve idaresine müdahale edemeyen, her türlü sorumluluğu kendisine ait olmak üzere araç üzerinde hâkimiyeti bulunmayan araç sahibi dışında, başka kişilerin de işleten sıfatıyla sorumlu tutulmaları gerekmekte olduğunu, burada araç sahibi dışındaki kişilerin sorumluluğu, araç üzerindeki zilyetliğin fiilen kendisine geçmesiyle başlar ve bu zilyetliğin araç sahibine veya yetkili temsilcisine iadesine kadar devam eder; bu süre içerisinde motorlu aracın sebep olduğu zararlardan sorumluluk, araca zilyet olan ilgilisine ait olup, aracın gerçek işleteninin sorumluluğu tamamen ortadan kalkmakta olduğunu, davaya konu kazaya karışan araç üzerinde, davalı idarenin herhangi bir zilyetlik durumu söz konusu olmamakla aracın verdiği zararlardan sırf araç sahibi olması nedeniyle sorumlu tutulması düşünülemeyeceğini, dolayısıyla taraflarına sorumluluk izafe edilmesini kabul etmediklerini, Bu nedenle davalı idare açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu ayrıca davaya konu araçların sigorta poliçeleri ve varsa KASKO poliçeleri bulunma ihtimalinden dolayı bu kapsamda herhangi bir ödeme alıp almadıklarının araştırılması gerekmekte olduğunu, davaya konu davalı idare mülkiyetinde bulunan aracın sigorta poliçesi mevcut olup, bu bağlamda davacı tarafın bütün taleplerini sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, zira aksi durumda zorunlu trafik sigortası yapılmasının pek bir ehemmiyeti kalmayacağını, bu nedenle de davanın tarafları açısından husumetten reddi gerekmekte olduğunu, ayrıca işbu davaya yönelik zamanaşımı süreleri dolmuş ise, mahkemece bu açıdan da inceleme yapılarak, SÜRE yönünden de davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın araç değer kaybı ve araç mahrumiyetine yönelik tazminat taleplerini de kabul etmediklerini, zira aracın değerini etkileyen en önemli unsurlar aracın modeli, yaşı, markası, kullanılmışlığı, arabanın değişen parçasının çok olması, eksik ya da çalışmayan parçalarının bulunması gibi nedenler olduğunu, aracın zarar görmüş olması değerini düşürmeye tek başına yetmediğini, kaldı ki; bu objektif ve bilimsel olarak belirlenebilir bir miktar da olmadığını, dolayısıyla ortaya çıkmış kesin bir zarardan bahsedilemeyeceğini, davacının aracının tamirde bekleme süresinde araçsız kalmasından dolayı uğradığını iddia ettiği zararın da açıklatılması ve zararın nasıl ve ne şekilde ortaya çıktığını delilleriyle ortaya konması ve ispat edilmesi gerektiğini, sADECE yaptığı faaliyetten kaynaklı olarak araç kiralama işi yaptığından bahisle talepte bulunulması hakkaniyete aykırı olduğunu, huzurdaki davada, davacı; henüz meydana gelmemiş, zan ve tahminine dayalı zararın, ihtimale müstenit bir zararın, doğmamış bir zararın tazminini talep etmekte olduğunu, açıklanan hükümler uyarınca davacının tazmin taleplerinin hukuken korunması mümkün olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararlar fahiş ve gerçeklikten de uzak olduğunu, sorumluluk hukukunun genel kuralı uyarınca, idarenin sorumlu olabilmesi için hukuka aykırı eylemin bulunması, bir zararın meydana gelmesi, haksız eylemle zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması zorunlu olduğunu, dava konusu işlem ve eylemlerle davalı idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacıya ait aracın trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halinde olup olmadığının ve kazaya sebebiyet verecek herhangi bir kusurlu davranışının bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekmekte olduğunu, bu nedenle kusurluluk/kusur oranı açısından da değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın ihtiyati tedbir ve diğer taleplerinin reddini talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafça hem dava dilekçesinin, "Esasa İlişkin Açıklamalar" bölümünde hemde netice-i talep kısmında iki farklı talepte bulunulmuş olup, bu taleplerinin de açıklatılması gerekmekte olduğunu, davacı tarafa süre verilerek bu açıklamaların yaptırılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın öncelikle usulden aksi durumda esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 23/09/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı ile aracın kullanılmamasından dolayı ikame araç gideri ve kar yoksunluğu zararlarının olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar miktarından sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Noterler Birliğine, ... Türk Sigorta Şirketine, Zurıch Sigorta Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 28/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Bu raporun olay bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir.
Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde havanın açık ve görüş açısının uygun olduğu sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, ışıkta beklerken sağındaki araç konumunu kontrol etmemiş, aracın kör noktasında olma durumunu dikkate almamış, sürüş güzergahında önündeki yolun durumunu dikkate alarak sağa dönüş esnasında diğer aracın şeridine müdahale etmiş, dönüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü... kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi .... Gayr. Otom. Loj. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin kazanın meydana gelmesinde bir ihmalinin ve etkisinin olmadığı,Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 23.09.2022 olay tarihi itibarıyla 50.000TL Değer Kaybı tespit edildiği, Dava konusu araç için 23.09.2022 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 2.500TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 01/07/2024 havale tarihli dilekçesinde davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine 26/09/2022 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu şekilde temerrüde düştüğü anlaşılmış olup, başvurudan 8 iş günü sonrası olan 06/10/2022 tarihi itibari ile davalı sigorta yönünden temerrüt nedeni ile faize hükmedilmiştir.
Davacı vekilinin dava değerini açıklamaya ilişkin 06/06/2024 tarihli dilekçesini dosyaya sunduğu ve dilekçe ile 30 TL dava değerinden 20 TL’nin ikame araç gideri ve 10 TL’nin değer kaybı tazminatı için olduğunu beyan ettiği görülmekle kazanç kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin ara karardan dönülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/10791 E, 2017/4617 K sayılı ve 26.04.2017 tarihli kararında “Somut olayda; kaza 20.11.2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları A-3-m maddesine göre dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri, teminat dışında kalmaktadır. Yine aynı şekilde 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları A-6-k maddesi gereğince de gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. O halde bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybı poliçe teminat kapsamı dışında olduğu halde davalı sigorta şirketinin bu tutardan sorumlu tutulması ve davalı Halk Sigorta A.Ş vekilinin bu yöndeki savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş ve ilgili ilam gereğince ikame araç gideri/ araç mahrumiyeti zarar talebinin yansıma zarar kapsamında olması nedeni ile davalı sigorta şirketi yönünden teminat kapsamında olmadığından dolayı talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalıya ait aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle kararda yasal faiz uygulanması yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 23/09/2022 tarihinde meydana gelen olayda tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için olay yerinde makine mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak 28/01/3024 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plaka sayılı Davalı yan tarafından sigortalı araç sürücüsü ...’nın olayda asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı ile dava konusu ... plaka sayılı araçta 23.09.2022 tarihli kaza sonrası oluşan toplam Değer Kaybının 50.000 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın, meydana gelen trafik kazası sonrası aracın onarımda kaldığı süre boyunca araç mahrumiyetinin yaşandığı, bu süre hasar sonrası onarım işlemlerinde parça bekler durumu da göz önüne alınarak söz konusu onarım işlemlerinin 5 gün süreceği ve bu sürenin araç mahrumiyet süresi olarak değerlendirildiği, serbest piyasada emsal araç günlük kira bedelinin olay tarihinde ortalama 500 TL olduğu, bu durumda araç mahrumiyet zararının; 2500 TL olabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Alınan rapor gereğince davacıya ait ... plakalı aracın kazadan kaynaklı 50.000 TL değer kaybı zararının olduğu anlaşılmış olup, bu tazminat bedelinden davalı ... ile Kayseri Melikgazi Belediyesi’nin kusurlu araç sürücüsü ve aracın işleteni olarak, davalı sigorta şirketinin ise kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu görülmüş, davacı tarafın davalı sigortadan talep ettiği araç mahrumiyeti talebinden ise yansıma zarar olması nedeni ile poliçe kapsamında olmadığından davalı sigortanın sorumlu olmadığı, ancak diğer davalıların sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 01/07/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Değer kaybı tazminat talebine yönelik davanın KABULÜ ile, 50.000,00-TL tazminat bedelinin davalılar Kayseri Melikgazi Belediyesi ile ... olay tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (44.893,00-TL ile sınırlı) temerrüt tarihi olan 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı Sigorta şirketi hakkında açılan ikame araç giderine ilişkin davanın REDDİNE, Davalılar Kayseri Melikgazi Belediyesi ile ... hakkında açılan ikame araç giderine ilişkin davanın kabulü ile, 2.500,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Değer kaybı tazminat talebine yönelik davanın KABULÜ ile 50.000,00-TL tazminat bedelinin davalılar Kayseri Melikgazi Belediyesi ile ... olay tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (44.893,00-TL ile sınırlı) temerrüt tarihi olan 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı Sigorta şirketi hakkında açılan ikame araç giderine ilişkin davanın REDDİNE,
3-Davalılar Kayseri Melikgazi Belediyesi ile ... hakkında açılan ikame araç giderine ilişkin davanın kabulü ile, 2.500,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 3.586,28 -TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL peşin harç ile 897,00 TL ıslah harcından mahsubuyla eksik kalan 2.509,38 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (Davalı ... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumluğunun 2.253,07 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına, )
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 897,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.256,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumluğunun 1.128,43 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına, )
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 734,00-TL tebligat gideri, 9,25-TL müzekkere ve posta gideri, 2.200,00 -TL bilirkişi gideri, 1.912,35-TL keşif harcı, 750,00 -TL araç gideri olmak üzere toplam 5.605,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı ... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumluğunun 5.033,04 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına,)
7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
8-Davalı taraflarca yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davalı ... Türk Sigorta Şirketi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 -TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (Davalı ... Türk Sigorta Şirketi'nin sorumluğunun 2.873,15 TL'lik kısmından sınırlı tutulmasına,)
Dair, davacı ve davalı vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı, sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/09/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır