T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: Menfi Tespit- Çek İptali
DAVA TARİHİ: 08/05/2025
KARAR TARİHİ: 23/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ... tarafından davalı ... Akü Lastik Oto. San. Ve Tic. A.Ş'ye lastik alımı ile ilgili ticari ilişki kapsamında Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde ki .... Nolu, düzenleme yeri Kayseri olan, 25.09.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek, Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde ki ...Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 01.10.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek, tanzim edilerek teslim edildiğini, çeklerim teslim alınmasının ardından davalı ... Akü Lastik Oto San. ve Tic. A.Ş tarafından 11/04/2025 tarih ve ... numaralı KDV dahil 250.000,00-TL bedelli fatura tanzim edildiğini, ancak davalı tarafça tanzim edilen faturanın çek bedellerini karşılamadığını ve faturada belirtilen ürünlerin hiç birinin tesliminin yapılmadığını, müvekkili ile davalı arasında başkaca ticari ilişki bulunmadığını ve ürün teslimi yapmayan davalı adına düzenlenen dava konusu çeklerin de geçerliliğinin kalmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından Kayseri 13. Noterliği'nin 25/04/2025 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile konu çeklerin iadesinin talep edildiğini, ancak çeklerin iadesinin yapılmadığını, bu süreçte herhangi bir ürün tesliminin de yapılmadığını belirterek, Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde ki .... Seri Nolu, düzenleme yeri Kayseri olan, 25.09.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek, Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde ki ...Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 01.10.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çeklerin ayrı ayrı iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması nedeni ile davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, davaya konu edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığından çeklerin iptali ile ödemeden men kararı verilmesini talep etmektedir.
Mahkememizin 09/05/2025 tarihli müteferrik kararının 2 nolu bendi gereği; Davacı vekiline 6325 sayılı kanunun 7155 sayılı kanun ile değişik 18/a-2 maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içinde sunulması, kesin süre içerisinde son tutanağın mahkememize sunulmaması ve ihtarın yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği hususunda ihtarlı tebligat çıkarıldığı görülmüştür.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, değişikliğin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğüne gireceği düzenlenmesi getirilmiştir (m.43/a).
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın çeklere ilişkin menfi tespit istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 09/05/2025 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın dava şartı arabuluculuk kapsamındaki davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunmak için ihtarlı davetiye çıkarıldığı, ancak süresi içerisinde arabulucu son tutanağının sunulmadığı görülmüştür.
Ayrıca mahkememizin 09/05/2025 tarihli müteferrik kararının 1 nolu ara kararı gereği; dava açarken ihtiyati tedbir talebi harcı olan 1.013,90-TL'yi yatırmadığı anlaşıldığından bu bedeli mahkememiz veznesine yatırması için iş bu müteferrik kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ihtiyati tedbir talebi harcının yatırılmaması ve yeniden mahkememize talepte bulunmaması halinde ihtiyati tedbir isteminden vazgeçmiş sayılacağının tensip tutanağının tebliğ ile ihtar edildiği, herne kadar ihtar süresi dolmamış ise de davanın arabulucu şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiği gözetilerek derdest dava ile birlikte talep edilen tedbir hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, emsal nitelikteki Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/4107 E. 2023/4319 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2023/1047 E. 2024/4340 K. Sayılı ilamında da açıklandığı üzere arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. Maddesi ( 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile değiştirilen) uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 8.538,75-TL'den mahsubu ile artan 7.923,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatıran davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/05/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır