T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: sas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/01/2025
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 01/04/2024 tarihinde Kayseri ili Melikgazi ilçesinde Erenköy mahallesi Ardıçtepe caddesinden 3500. caddeye doğru müvekkiline ait Abdullah Koyunca sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile seyir halindeyken dava dışı ...' e ait ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç sürücüsünün ters yöne girmesi nedeniyle kaza meydana geldiğini; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını; çünkü mahkemenin tazminat hakkında karar vereceği miktar davacı tarafından hesaplanamayacağını, belirlenemeyecek nitelikte olduğu, alacağın miktarı dava esnasında bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile tespit edileceğinden alacağın miktarının belirlenmesinin taraflarınca beklenemeyecek olduğu ve dolayısıyla bu gibi durumlarda belirsiz alacak davasının açılabileceğini, müvekkiline ait ... plakalı aracın ... poliçesi ile 28/11/2023 - 28/11/2024 taraihleri arasında geçeli olmak üzere aveon global sigorta anonim şirket nezdinde kasko poliçesi bulunduğunu, davada kasko poliçesinin tanzim edildiği sigorta şirketine karşı açıldığını; Ticaret Mahkemelerinde görülen davalarda zorunlu arabuluculuk düzenlendiğini; arabuluculuğa başvurulduğunu; arabuluculuk süreci anlaşamama olarak kapatıldığını; eksper raporunda yazılı olan parça bedelleri orijinal parça bedeli olmadığını; ayrıca parçalara uygulanan iskonto oranları dikkate alındığı takdirde fahiş oranlar olduğunu; açıklanan nedenlerle müvekkili lehine hasar farkı zararıın şimdilik 10,00 TL’sini kaza tarihinden itibaren (01/04/2024) işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: dava konusu davacının faaliyet alanı ile ilgili olmadığını, tüketici hukuku kapsamında bir tüketici işlemi olduğunu, mevcut dosya ve delil durumunun açık olduğunu, uyuşmazlık TKHK kapsamında "kasko poliçesi" kapsamında tüketici mahkemesi görev alanında yer aldığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili sigorta şirketi bu hasar kapsamında " ibra " edildiğini, davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da ortada sözleşme ilişkisinden kaynaklı bir maddi hukuk uyuşmazlığı söz konusu olduğunu, ilgili kasko poliçesinin varlığını bir kısım olarak kabul edip, bir kısmını yok saymanın mümkün olmadığını; tüketici işlemine konu "sözleşme-poliçe" bir bütün olduğunu ve gerek yargılama aşamasında gerekse bilirkişi incelemesinde tüm inceleme ve değerlendirmelerin sözleşme yani kasko poliçesi maddeleri esas alınmasını, müvekkili şirket nezdinde 28.11.2023 / 28.11.2024 vade tarihli ... numaralı “genişletilmiş kasko paket sigorta poliçesi” ile sigortalı ...
plaka sayılı araç maliki, 01.04.2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 1135074 sayılı hasar dosyası açıldığını ve poliçede karşılıklı kabul görmüş maddelere istinaden eksper raporu doğrultusunda müvekkili sigorta şirketi ile anlaşması bulunan özel servis tarafından ibraname ile aracın sigortalıya teslim edildiğini, yapılan onarım ile ilgili işçilik ücreti anlaşmalı servis olan RS servis oto hizmetleri sanayi ve dış ticaret anonim şirketi'ne 13.11.2024 tarihinde 44.633,84 TL olarak fatura karşılığında ödendiğini, tedarik işlemlerini gerçekleştiren tedarikçi firmaya (mfa motorlu araçlar sanayi ve ticaret limited şirketi) 13.11.2024 tarihinde 34.631,36 TL kdv dahil ödeme yapıldığını, mini onarım işlemlerini gerçekleştiren firma olan rs servis oto hizmetleri sanayi ve dış ticaret anonim şirketi’ ne 13.11.2024 tarihinde 7.191,35 TL ödeme fatura karşılığında kdv dahil olarak yapıldığını, başvuru öncesi yapılan ödemeler davacı tarafından bildirilmediğini, tüm zarar müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davacı tarafından ödemenin yetersiz olduğuna dair dosyaya hiçbir kanıt sunulmadığını, müvekkili şirket kdv’den sorumlu olmadığını,
sigortalı firmanın kdv mükellefi bir firma olması ve şirketimize yansıtma faturası ibraz etmesi gerekmekte olup, ancak fatura ibraz edilmesi halinde müvekkili şirketin kdv ödemesinden sorumluluğunun doğacağını, açıklanan nedenlerle; 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun madde 3 de yer alan tanımlar içerisinde tüketici ve tüketici işlemleri açıkça yer aldığını, davacının tüzel kişilik olması tüketici olmadığı anlamına gelmemekle birlikte, ayrıca tüketici işlemi kavramı kapsamında sigorta sözleşmeleri de ayrıca ve açıkça belirtildiğini, yürürlükte bulunan "kasko poliçesi genel şartlarının" ve sigortalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında "aynen tazmin" söz konusu olduğunu ve ibraname nedeniyle "zenginleşme yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu sigortalı davacının aracında meydana gelen hasarın genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememizin 08/05/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; HMK’nın 266-268 maddeleri uyarınca dosyanın re'sen seçilecek bir makina mühendisi ve bir sigorta uzmanından oluşturulacak iki kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile; dosya kapsamındaki kamera kaydı, belgeler, araçların hasarlandığı yer hasarlanma şekli ve tüm hususlar göz önünde bulundurularak dava konusu kazanın kimin kusuru meydana geldiğinin tespiti amacıyla kaza anına ait kroki çizilerek kural ihlallerinin tespiti, davaya konu aracın Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti, davacının aracındaki hasar onarım suretiyle giderilmekle birlikte orjinal olmayan fark parça bedeli şeklinde alacağın bulunup bulunmadığı ve bu suretle araç hasar fark bedeli bulunup bulunmadığı varsa bu zarar tutarının tespiti, hususlarında zararın kapsamının belirlenmesi noktasında rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Sigorta Bilirkişisi Yönünden; dosya kapsamında bulunan ... plakalı araca ait SMT sigorta ekspertizlik hizmetleri tarafından hazırlanan .... dosya nolu Oto Hasar Ekspertiz raporu incelendiğinde; Tespit Edilen Hasar Miktarı Yedek parça toplamı 44.981,94 TL, İşçilik toplamı 26.100 TL, KDV 14.216,39 TL olmak üzere Genel Toplam 85.298,32TL hesaplandığını, davalı sigorta şirketi tarafından, hasarla ilgili dava dışı .....Oto Hizmetleri Sanayi Ve Dış hesabına 13.11.2024 tarihinde 44.633,84 TL hasar dosya ödemesi yapıldığını, dava dışı ....s Oto Hizmetleri Sanayi Ve Dış hesabına 13.11.2024 tarihinde 7.191,35 TL hasar dosya ödemesi yapıldığını, dDava dışı .... Araçlar Sanayi Ve Ticaret hesabına 13.11.2024 tarihinde 34.631,36 TL hasar dosya ödemesi yapıldığını, toplam ödenen hasar miktarı 86.456,55 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Makine Mühendisi Yönünden; ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gece vakti, görüşün sokak aydınlatma ve araç ışıklarıyla sağlandığı ve açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağa yaklaşmadan önce hızını azaltması gerekirken azaltmadığını, dönüş manevralarında gireceği yolun gidişe ayrılan kısmına girmesi gerekirken şerit ihlali yaptığını ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğunu;
... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'nun ise gerçekleşen kazanın oluşumu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı değerlendirildiğini, dosya kapsamında bulunan ... plakalı aracın 01/04/2024 tarihli kaza öncesi hasar kaydının olmadığını, tüm parçalarının orijinallığını koruduğu, araç rayiç bedeli (kaza tarihinde) ile hasar bedelinin kıyaslandığında tamirinin ekonomik olduğu,
... plakalı aracın 01/04/2024 tarihli kaza sonucu oluşan hasar bedelinin; Hasar Bedeli İskontolu; 81.667,46-TL, %20 KDV dahil toplam hasar bedeli iskontolu; 98.000,95-TL, Hasar bedeli iskontosuz; 102.849,78-TL, %20 KDV dahil toplam hasar bedeli iskontosuz 123.419,73-TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili 13/06/2025 tarihli talep arttırım dilekçesiyle 10,00-TL hasar farkı bedeli maddi tazminatın 11.534,40-TL arttırarak 11.544,40-TL'ye yükseltmiş, talep arttırım dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş ve talep arttırım harcı da yatırılmıştır.
Sonuç olarak; kaza tarihi olan 01.04.2024 günü ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı; davacının aracında meydana gelen hasarın, araç hasar tarihi itibariyle poliçe limiti içerisinde kabul edilmek suretiyle davacının aracında meydana gelen hasarların davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket olduğundan davalının görevsizlik itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı şirket kaza nedeniyle davacıya, 86.456,55 TL ödeme yapmıştır. Davacı taraf kazada kusursuzdur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar miktarı iskontolu şekilde 98.000,95 TL olarak tespit edilmiştir. Buna göre ödenen bedel mahsup edildiğinde davacının talep artırım dilekçesi ile istediği 11.544,40TL'nin bakiye hasar bedeli ile uyumlu olduğu dolayısıyla davacının alacağını poliçe, bilirkişi raporu, hasar dosyası ve dosyada münderiç sair deliller ile ikmal ettiği görülmüştür. HMK 190 maddesi gereğince haklılığı ispat edilen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ İLE; 11.544,40-TL maddi tazminatın 27/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 788,59-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 615,40-TL harcı ve 615,40-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 442,21-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.318,30-TL, tamamlama harcı 615,40-TL posta ve tebligat masrafı 1.055,00-TL, bilirkişi ücreti 8.000,00-TL olmak üzere toplam 10.988,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 11.544,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.11/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır