T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA İHBAR OLUNAN:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/10/2023 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç Ankara İli Ostim-Gimat semtinde bulunan PTT Başmüdürlüğünde park halinde iken davalı şirkete ait aracın geri geri gelirken davacıya ait aracın önüne çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, yapılan tespit neticesinde davacıya hiçbir kusur atfedilemezken, davalı şirkete ait aracın sürücüsü “ ... aracımla geri geri gelirken duran bu araca ön sağ kapıya vurdum. Mutemetle beraber kazanın fotoğraflarını beraber çektik. Suçumu kabul ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuş olduğunu, gerçekleşen kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelmiş ve davacı tamir süresi boyunca aracını kullanamadığından araç mahrumiyet zararına uğramış olup bu zararların tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu, kaza sonrası davalının sigorta şirketine hasar-onarım bedeli ve değer kaybı talebi için başvuruda bulunulmuş olduğunu, Sigorta şirketince davacıya 120.000,00-TL ödeme yapılmış ve artan talepleri poliçe limiti dolduğundan olumsuz sonuçlanmış olduğunu, hasara ilişkin sigorta şirketince ... numaralı hasar dosyası ile inceleme yapılmış olup söz konusu dosya kapsamında 190.121,95 TL tutarında hasar meydana geldiği tespit edilmiş olduğunu, ilgili hasar dosyasının dosya arasına celbini talep ettiklerini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2016/5293 K: 2017/8012 K.T:20.9.2017 ilamının dikkate alınması gerektiğini, meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluşmuş olduğunu, davacıya ait ... plakalı araç 2020 model Ford Cargo Kamyon olup kaza tarihi itibariyle araç değeri 3.000.000 TL olduğunu, araçta iskontosuz olarak toplam 182.158,79 TL tutarında parça değişimine ek olarak 36.431,75 TL KDV dahil edildiğinde 218.590,54 TL onarım görmüş olduğunu, T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E: 2021/3294, K: 2021/4214, K.t: 06.07.2021 İlamının, T.c. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E: 2021/21252 K:2022/5913 K.t: 25.03.2022 ilamının dikkate alınması gerektiğini, davalının, hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarının da tamamından sorumlu olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/2185, K. 2015/11238, T. 26.10.2015 nolu ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafça haksız fiil sorumluluğu gereği davacının değer kaybı zararının karşılanmasına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, ilgili araçta meydana gelen değer kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını talep ettiklerini, trafik kazasında, hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) konusunu oluşturmakta olduğunu, bu tazminatın/kazanç kaybının tazmini hususunda kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumlu olduğunu, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 24/10/2016 gün ve E:2014/10760 K:2016/9238 ve 25.12.2019 gün ve E:2018/24, K:2019/12495 sayılı kararları), davacıya ait aracın onarımının 25 gün sürmüş olup işbu süre üzerinden değerlendirilmesini talep ettiklerini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E: 2021/26777 K: 2022/11236 K.T: 29.09.2022 ilamının dikkate alınması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu 49. Maddesi hükmü, Karayolları Trafik Kanunu 85/1. Maddesi, Karayolları Trafik Kanunu 85/5. Maddesi ve Türk Borçlar Kanunu 49. maddesi hükmünün birlikte dikkate alınması gerektiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Haklı davanın KABULÜNE, Şimdilik 1.000,00-TL bakiye hasar bedeli, 1.000,00-TL değer kaybı bedeli ve 1.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplamda 3.000,00-TL'nin 07.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmak üzere enflasyon faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;huzurda görülen davada asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, asliye ticaret mahkemesinin görevsizliğine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacıya ait aracın şirket mülkiyetinde olmaması nedeniyle, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun açık olduğunu, Davacının ticari kazanç kaybı yerine araç mahrumiyet bedeli istemesinden de davacının aracını ticari amaçla kullanmadığını gözler önüne sermekte olduğunu, ancak huzurda ikame edilen dava görevsiz Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğunu, bu nedenle işbu davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, huzurda görülen davada yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, HMK madde 6’nın dikkate alınması gerektiğini, huzurda görülen davada davalının yerleşim yeri Kayseri değil, İzmir olduğunu, ilgili kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere davacı tarafından açılan itirazın iptali davası yetkisiz olarak Kayseri mahkemelerinde açılmış olduğunu, bu nedenle dosyanın yetki yönünden de reddine karar verilmesini, dosyanın yetkili ve görevli olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilerek sürücülerin kusur oranları hakkında rapor tanzim edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf her ne kadar davalıya ait aracın kusurlu olduğunu iddia etmişse de bu hususun taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, meydana gelen kaza sonrası kaza tespit tutanağı tarafları arasında tutulmuş olduğunu, bu tespit tutanağının Mahkemeyi bağlayıcılığı olmadığını, kusur oranlarının bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca kusura ilişkin ispat yükü davacı tarafın üzerinde olduğunu, davacının haricen aldırdığı eksper raporunun ise Mahkeme nezdinde tanzim edilecek bilirkişi raporuyla bir tutulması mümkün olmadığını, öncelikle davacıya ait aracın park yasağı olan yerde olup olmadığı, kaza saati ve trafiğin durumu, kazaya sebebiyet veren diğer aracın kusuru da göz önünde tutularak olay yerinde keşif yapılmasını ve kusur oranlarına ilişkin rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, Bilirkişi tarafından öncelikle yapılması gereken, olayın meydana geldiği yerin/ yolun incelenmesi ve ardından araçların bulunduğu konum göz önüne alınarak kazaya hangi aracın sebebiyet verdiğinin belirlenmesi olduğunu, neticeten tarafların kazanın etkisi altındayken üstelik polis memuru/jandarma nezareti olmaksızın kendilerince hazırladıkları trafik kazası tutanağının tek başına kusur izafesinde kullanılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, KTK Madde Madde 88'in dikkate alınması gerektiğini, hiçbir koşulda kabul anlamına gelmemek kaydıyla- araç sahibi olmayan sürücünün kusuru, müteselsil sorumlulukta sorumlular arasında zararın paylaştırılmasında önemli rol oynadığını, Y. 17. H.D. 13.12.2004 gün ve 2004/11618 E., 13223 K. İlamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket araç sahibi olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek aracın bakım ve muayenesini zamanında yaptırmakta olduğunu, bir an için davalıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğu varsayımında dahi; davalı şirketin meydana gelen kazada araç sahibi olarak hiçbir kusuru bulunmadığını, dolayısıyla meydana gelen kazada davacının uğradığı zarar ile araç sahibi davalı şirketin herhangi bir fiili arasında illiyet bağı olmadığını, davanın davalı şirket bakımından reddi gerekmekte olduğunu, talep edilen araç mahrumiyet bedeline dair süre olağan tamir süresinin üzerinde olduğunu, davacının talep ettiği araç mahrumiyet bedelinin de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, araç kiraladığına ve/ veya aracı kullanamadığı sürede uğradığı zarara ilişkin sözleşme, fatura, makbuz, fiş vs. ibraz etmediğini, böylesine bir zararın mevcudiyeti davacı tarafça ispat edilememiş olduğunu, dahası davacıya ait aracın kasko poliçesi kapsamında sigortalı olup olmadığı, kasko tarafından ikame araç hizmeti verilip verilmediği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmekte olduğunu, bu sebeple davacının ikame araç yardımından yararlandırılıp yararlandırılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, ayrıca kabul anlamı taşımamak kaydıyla Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre; araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmesi gerektiğini, başka bir deyişle, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs. gibi zorunlu giderlerin araç mahrumiyet zararından indirilmesi gerektiğine hükmedilmekte olduğunu, "...bu süreye tekabül eden araç kiralama bedelinden, bu süre içinde davacının yapması gerekli zorunlu giderler (yakıt masrafı v.s.) tenzil edilerek hesap yapılması gerekmektedir." (T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/4790 K. 2016/7260 T. 13.6.2016 – T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/2020 K. 2016/5739 T. 10.5.2016), davacının aracında meydana gelen hasar için 25 günlük tamir süresi de olağan makul sürenin üzerinde olduğunu, uzman makina mühendisi bilirkişiden alınacak rapor ile birlikte, araçta meydana gelen hasarın makul olarak kaç gün içinde giderilebileceği, servis tarafından tamirin hangi gün tamamlandığı, davacının aracını servisten teslim almakta gecikip gecikmediği gibi hususların açıklığa kavuşturulması gerekmekte olduğunu, fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun hasar tazminatı talebinin, reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasarın alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme neticesinde piyasa koşullarına uygun olarak tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, davacının icra takibinde konu ettiği işlemiş faizlerin kabulü mümkün olmadığını, davalı şirketin kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmakta olduğunu, dolayısıyla davanın Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın A.3. maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait araç için sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı beyan edilmiş olduğunu, işbu davaya Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin ihbar edilmesine ve ödeme beyanına bilgisinin sigorta şirketinden istenilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın görev ve yetki bakımından reddine, davacın davalı şirket bakımından husumet yokluğundan reddine, davanın davalı şirket bakımından esastan reddine, davanın davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne ihbarına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 07.10.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacı adına kayıtlı ... plakalı araçta hasar, değer kaybı ve aracın kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyeti zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Gelir İdaresi'ne, HDI Sigorta Şirketine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Araçların trafik tescil kayıtlarının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce alınan 04/02/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki Kök Neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Asli Kusurlu Sayılan Trafik Kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, hava, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş, park halindeki aracı ile geri geri manevrası esnasında çevredeki araçların konumunu kontrol etmemiş, manevra esnasında yardım talebinde bulunmamış ve araç hızını ayarlayamamış, aracının doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yaparak park halde bulunan araca çarpmış, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen olayda Tamamen Sorumlu Olduğu, Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sahibi ...' nın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; kazadaki araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücü ...' ın şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi Postaş Lojistik A.Ş.' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 17.10.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20 KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 190.121,92TL olduğu, ödeme yapıldığına dair banka dekontunun görülmediği, Dava konusu araç için 17.10.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 27.500TL olduğu, Dava konusu araç için 17.10.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 81.250TL olduğu, Kanaatime havi raporum,
Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirlerine saygı ile sunulur." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 23/05/2025 Tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava konusu talebe ilişkin Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Muş Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve davacının tacir olduğunun belirtildiği görülmekle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.
Davacı ve davalının tacir olduğu ve davalıya ait ... plakalı aracında trafik tescil kaydına göre ticari olduğu görülmekle davacı tarafın ıslah ile birlikte avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek kararda avans faize hükmedilmiştir.
Davacıya ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olması da dikkate alınarak davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini ikame araç olarak belirtip tespit edilen miktar yönünden talepte bulunmalarının yerinde olduğu değerlendirilmiş ve istem gereğince karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 07/10/2023 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumu ile davacıya ait ... plakalı araçta bakiye hasar bedeli, değer kaybı zararı ile aracın kaza nedeni ile kullanılmamasından kaynaklı davacının ikame araç gideri zararı olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış ve makine mühendisi bilirkişiden 04/02/2025 tarihli rapor alınmış olup söz konusu raporda, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen olayda Tamamen Sorumlu Olduğu, ... plakalı araç sahibi ...' nın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araç için 17.10.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20 KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 190.121,92TL olduğu, ödeme yapıldığına dair banka dekontunun görülmediği, dava konusu araç için 17.10.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 27.500TL olduğu, dava konusu araç için 17.10.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 81.250TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 23/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 190.121,95 TL hasar bedeli tazminatı talep edilmiş ise de, İhbar olunan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından davacıya ZMMS poliçesi kapsamında 08/08/2024 tarihinde 120.000 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı sunulan dekont ile anlaşılmış ve söz konusu miktarın rapor ile tespit edilen bedelden düşülmesi gerekmiş, davacının diğer talepleri yönünden ise herhangi bir ödemenin olmadığı ve davalının dava konusu taleplerden aracın işleteni sıfatı ile sorumlu olduğu anlaşılmış ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 70.121,92-TL bakiye hasar bedeli, 81.250,00-TL değer kaybı ve 27.500,00-TL ikame araç gideri olmak üzere toplam 178.871,92-TL'nin olay tarihi olan 07/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 70.121,92-TL bakiye hasar bedeli, 81.250,00-TL değer kaybı ve 27.500,00-TL ikame araç gideri olmak üzere toplam 178.871,92-TL'nin olay tarihi olan 07/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 12.218,74-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 5.052,76-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.480,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.738,38-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.445,44-TL'sinin davacıdan bakiye 2.154,56-TL'sinin ise davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 5.052,76-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.907,96-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.116,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.463,68-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 1.652,82-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
15/10/2025
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır