T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ: Av.
Av. -
DAVALI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2016
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Taraflar arasında 25/06/2015 tarihli sözleşme imzalanarak davacı şirketin davalı şirkete ait Hacı Saki Mah. Osman Kavuncu Cad. Kenarcık Sk. ... Kocasinan/KAYSERİ adresinde bulunan Kayseri Otel Projesi kapsamında otel inşaatının tüm dış cephe kaplama ve mantolama işlerinin davacı şirket taarfından yapılması husununda anlaşıldığı, davacı şirketin sözleşmeye uygun olarak imalat ve montaja başladığı, 28/12/2015 tarihinde ek protokol imzalanarak işin teslim süresinin uzatıldığı, davacı şirketin ek protokole uygun olarak davalı şirketin otel inşaatındaki dış cephe işlerini %90 oranında tamamladığı ve toplamda 750.784,00-€ + KDV bedelli iş yaptığı, davalı şirketin sözleşme gereği ödemesi gereken hakedişleri ödemediği, davalı şirketin 03/03/2016 tarihinde davacı şirketin çalışanlarını ve inşaat mahallinde bulunan bütün malzeme ve ekipmanları iş sahasından çıkarttığı, bu hususta tutanak düzenlendiği, davacı şirketin yaptığı ve yapmadığı işlerin tespiti amacıyla Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığı, davacı şirketin de Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile bir tespit yaptırdığı, davalı tarafın işin süresinde bitirilemediği ve temerrüde düşürüldüğü yolundaki iddiasının doğru olmadığı, davalı şirketin haksız olarak davacı şirketin teminat mektubunu paraya çevirdiği, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinin tespiti, davacı şirket tarafından yapılan işler nedeniyle yapılan alacaklarının tespiti, davalıya ibraz edilen teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiğinin tespiti ile davacı şirkete ödenmesi talebinden ibarettir.
CEVAP: Taraflar arasında 25/06/2015 tarihinde Kayseri Otel Projesi Cephe İşlemleri Sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin sözleşmenin ifasını temin amacıyla işin yüklenici tarafından sözleşmeye ve usûlüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunu denetleyip denetleyip kontrol edebilmek amacıyla dava dışı şirketlerle danışmanlık sözleşmesi imzaladığı, danışmanlık şirketinin yaptığı tespitlere göre davacı şirketin sözleme gereği üstlendiği edimlerin gereğini yerine getirmediği ve eksik işlerin belirlendiği, tarafların 28/12/2015 tarihinde biraraya gelerek ek protokol yaptıkları, ek protokol ile 30/01/2016 tarihine kadar davacı şirkete eksik işlerin tamamlanması için süre verildiği, ancak davacı şirketin ek protokolün 2. maddesindeki belirtilen süre ve şartları da yerine getirmediği, bunun üzerine Kayseri 7. Noterliği'nin 12/04/2016 tarih ..... yevmiye numaralı ihtarının çekildiği, inşaat sahasını davacı tarafın kendisinin terkettiği, davalı tarafın bir zorlamasının olmadığı, davacının eksik yaptığı işler sebebiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırdıkları, davacı iş sahibine çeşitli zamanlarda 495.120,00-€ ve ayrıca 71.425,00-TL ödemenin yapıldığı, davacının ödeme yapılmadığı yönündeki iddiasının da bu nedenle doğru olmadığı, davacı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği için bakiye hakedişleri isteyemeyeceği, davanın reddi dileğinden ibarettir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan 25/06/2015 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafça yapılan imalat ve montaj bedellerinin tespiti ile bu bedelin davalıdan tahsili ve davalıya ibraz edilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği hususunun tespiti istemine ilişkindir.
QNB Finansbank'a, Ziraatbankası'na, SGK İl Müdürlüğü'ne, yazılan müzekkerelere cevapların geldiği görülmüştür.
Mahkememiz 24/12/2019 Tarih 13 Nolu celsesinin 1 nolu ara kararı ile "Her ne kadar 18/10/2016 tarihli tensip zaptında davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu belirtilmiş ise de davanın niteliği ve değerinin de 100.000,00-TL'nin altında olması nedeniyle 7101 sayılı yasanın 61. Maddesi ile değiştirilen TTK 4/2 md'si gereğince yargılamaya basit yargılama usulü olarak devam edilmesine" şeklinde ara kararı kurulduğu görülmüştür.
Taraflar arasında 25/06/2015 tarihinde imzalanan Kayseri Otel Projesi cephe işleri sözleşmesi ve teknik şartnamesinde işverenin tüm hak ve talep haklarının sözleşmesel ve yasal olarak saklı kalmak üzere, iyi niyetli olarak yükleniciye tüm yükümlülüklerini yerine getirmek üzere 30/11/2016 tarihine kadar ek süre verildiğine dair dosya arasında yer olan Protokoldür başlıklı 28/12/2015 tarihli ek protokolün imzalandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut olan 07.03.2016 tarihli tutanak sureti incelendiğinde; tutanağın ... Metal Ltd. Şti. proje müdürü olduğu belirtilen ........ tarafından düzenlenmiş olan tutanak içeriğinde özetle, ... firmasının vermiş olduğu talimat gereği, işi bu haliyle yarım bırakıp gitme talimatı gereğince işverene ait şantiyeden tüm çalışanların şantiyeyi terk ettiği, yükleniciye ait tüm ekipmanlar, konteynır ve hurdalar dahil sahanın terk edildiğine dair işi bu tutanağın iş veren talebi üzerine yüklenicinin oluru ile tarafınca imzalanmış olduğu, 03.03.2016 tarihinde işveren firma tarafından işlerine son verildiği için el aletlerini ve konteynırları 07.03.2016 tarihinde teslim aldıkları ve şantiyeyi terk ettikleri anlaşılmıştır.
Dosya arasında yer alan Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....D.İş sayılı dosyası kapsamında mevcut bilirkişi heyeti raporunun tetkikinde; delil tespiti isteyenin ... Otel Tur. Ltd. Şti. olduğu, aleyhine tespit istenilenin ... Metla Ltd. Şti. olduğu, 08.03.2016 tarihinde yapılan tespitte, ... Metal Ltd. Şti.'nin otel inşaatının cephe işlerini sözleşmede verilen süre içerisinde işi tamamlamamış olduğu, yükleniciye işin bitmesi için 30.01.2016 tarihine kadar ek süre verilmiş olduğu, yüklenicinin ek süreye uymayarak 07.03.2016 tarihi itibariyle iş yerini ve işleri tüm işçiler ve ekipmanları ile birlikte terk etmiş olduğunun tutanakla tespit edildiği, ekte verilen dokümanda yapılan imalatların, yarım bırakılan imalatların ve eksik bırakılan imalat ile hatalı olan imalatların fotoğraflar ile birlikte tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan mevcut inşaat bilirkişisi raporunun tetkikinde; delil tespiti isteyenin ... Metal Ltd. Şti. olduğu, aleyhine tespit istenilenin ... Otel Tur. Ltd. Şti olduğu, 22.03.2016 tarihinde yapılan tespitte, otel inşaatında yapılan işler, eksik yapılan işler ile yapılmayan ve hatalı yapılan imalatların belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacı tanıkları ile davalı tanıklarının beyanlarının alınması hususunda ilgili yer mahkemelerine talimat yazılarak beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı Hüseyin Öztürk Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verdiği beyanında; "Ben davacı ..... şirketinde 3-4 ay kadar proje müdürü olarak çalıştım, tarihleri tam hatırlayamıyorum, ancak 2015 yılı içerisindeydi ve davaya konu sözleşmeden de haberim vardır, ben işe başladığımda davaya konu otelin imalat ve montaj işi devam ediyordu, işin büyük bir bölümü tamamlandı, dış cephede sadece 20 günlük iş kalmıştı, %80'in üzerinde iş tamamlanmıştı, davacı şirket hem benim ücretimin bir kısmını hem de diğer çalışan işçilerin ücretlerini ödemedi, ayrıca esnafın da ücretleri ödenmedi, her gün esnaf baskına geliyordu, bu nedenle iş yarım kaldı, yani işçiler ücretleri ödenmeyince işi yarım bıraktılar, yoksa malzemenin tamamı sahada mevcuttu, davacı şirketten ben vardım, benim yanımda .... adında bir teknik elaman vardı bir de Vildan isminde teknik elaman vardır, biz her gün son aşamaya kadar işyerindeydik, her gün kavga gürültü oluyordu, esnaflardan gelen alacaklılar oteli basıp adam dövmeye çalışıyorlardı, 3 kez de polis geldi, bunun üzerine de otel yetkilisi işyerini terk etmemizi istedi, biz de karşı tarafın isteği üzerine çıktığımızı belirten bir tutanak düzenleyip imzaladık, daha sonra otel terkedildi, ancak konteynır ve kalan tüm malzemeler otelde kaldı bunları alamadık, otel tarafından 52 bin EURO davacı şirket yetkilisine verildi, hatta ben bu parayı bloke edelim, 30.000,00 TL'sini işçilere verelim ve işi bitirelim diye talepte bulunuldu, ancak davacı işveren bu talebi yerine getirmedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı .....Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verdiği beyanında; "Ben konuyla ilgili hiçbir bilgim ve görgüm yoktur, neden tanık gösterildiğimi de bilmiyorum, ben ... firmasında çalışan bir işçiyim, davaya konu otel inşaatına da hiç gitmedim, sadece davacı firmanın otelde iş yaptığına ilişkin duyumum vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ..... Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verdiği beyanında; "Ben 2008 yılının Ocak ayından 2016 yılının Mart ayına kadar davacı ... firmasında saha sorumlusu olarak çalıştım, bu firma alüminyum giydirme cephe sistemi üzerine çalışır. Benim de şirketteki görevim saha sorumlusuydu. Saha sorumlusu olarak iş alınan yere gider burada yapılacak işlerin ölçülerini alır, fabrika merkezine bildirir, daha sonra da montaj aşamasında da takacak olan işçilere yerlerini gösterirdim. Şantiye şantiye gezer, yapılan işleri kontrol eder ve işlerin doğru bir şekilde yerine getirilmesine yardımcı olurum. Tarihini tam hatırlayamıyorum ancak 2015 yılının bahar ayları gibi davalı ... Otel Firmasına ait, Holiday Inn oteliyle ilgili olarak bir sözleşme imzalanmıştı. Ben bu sözleşmenin yapılması ve yerine getirilmesi aşamasında şantiye sorumlusu olarak görev yapmadım. Ben bu sırada Trabzon'da başka bir şantiyede görevliydim. Dolayısıyla benim taraflar arasındaki sözleşme ve yerine getirilmesi ile ilgili bilgilerim duyumlarıma dayalıdır. Ben bizim firmada çalışan teknik elemanlardan duyumlar aldım. Bizim firma, Holiday Inn dış cephe giydirme işini Alman alüminyum markası olan Şuka ile yapma konusunda anlaşmış. İşin yarısının yapıldığı döneme kadar devam ettiğini duydum. Alüminyum işinin %80'i bitirildikten sonra; cam işi için sipariş verildiğini duydum. Alüminyum giydirme işi tamamlanmaya yakın cam ölçüleri ortaya çıkınca ölçüler alınır ve cam siparişi verilir. Bu işte de cam siparişi verilmişti. Şirket yetkilisi olan ..... cam siparişini şirkette verir. Bu işte de vermişti. Duyduğuma göre sipariş verildikten sonra işveren davalı firma camları başka bir kombinasyonda istemiş. Ancak bu arada camlar da sahaya gelmiş. Bizim firma tarafından sipariş verildikten sonra davalı firma camları başka kombinasyonda istediğini mail olarak atmış, ancak gelen camların sözleşmeye uygun olduğunu biliyorum. Camlar kısmen takılınca, sahaya uygun olmadığı için kırılmış. Karşı taraf da attığımız maildeki camlar bunlar değildi diye karşı çıkmışlar ancak sözleşmeye uygun camlar takılmış ve davacı bizim firma tarafından sipariş verildikten sonra mail ile başka kombinasyonda camlar istenmiş. Bizim firmamızın bu hususu bilmesi mümkün değildir. Çünkü bu hususu bilebilecek yerler mimarlık bürolarıdır. Mimarlar ya da mühendisler bilebilir. Duyduğum kadarıyla alüminyum işinin %80'i bitmiş. Sadece kenar işi kalmış. Camlar da kısmi olarak takılmış. Duyduğuma göre karşı taraf işin geç kaldığı iddiasıyla otelin terk edilmesini istemiş. Bizim firma da maddi sorumluluklara göğüs gererek işi tamamlamak istemiş. Bunun üzerine karşı taraf el takım aletlerini rehin almış. Şantiyeden çıkılmasını istemiş. Arkadaşlarımız da şantiyeyi terk etmişler. Bazı firmamız malzemelerinin orada rehin olarak kaldığını biliyorum ancak iade edilip edilmediğini bilemiyorum. Sözleşmenin başında çek alındığını biliyorum. Sonrasında bizim firma yetkilisi biraz para istemiş ve işi bitirme talebinde bulunmuş. Ancak bu kabul edilmemiş. Davacı firma cam firmasına parayı verdiği için kendisi zor durumda kaldı. Genelde yapılan işlerde %20 kadar çek ile peşin ödeme alınır. Kalan ücret de işler tamamlandıkça hakedişler düzenlenerek ödenir. Normal işlerde işveren bize projeyi getirir. Biz uygularız ancak bu işte projeyi kim getirdi bilemiyorum. Bizim firma tarafından projenin temin edildiği hiç olmamıştır. Duyduğuma göre çalışan işçilerin bir kısım ücretleri davacı firma tarafından ödenmemiş, nedeni kendisi de hakedişi tam olarak alamadığındandır. Davacı firmanın muhattap olduğu esnafın ücretlerinin ödenmediğiyle ilgili bilgi sahibi değilim. Bizim firmanın camların uygun olup olmadığını kontrol etme gibi bir yükümlülüğü yoktur ancak bilgilerimize göre fark ettiğimiz takdirde bunu bildiririz. Camlar sözleşme ve şartnameye uygun olarak takılır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı Ozan .... Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verdiği beyanında; "Ben davacı ... şirketinde 2013 yılının sonlarından 2016 yılının Mart ayına kadar yaklaşık 2.5 yıl kadar çalıştım. Genel görevim şantiye sorumlusu olmaktı. 2-3 şantiyede çalışırdım. Davacı firma iflas etti ve 2016 yılının Mart ayının başlarında hepimizin işine son verildi. Ben Kayseri'deki 2 şantiyede birden görev yaptım. Şantiyenin biri de davaya konu olan işti. Bizim firma ile ... Otel firmasına ait otel inşaatının cephe alüminyum (giydirme cephe) işi için aralarında 2015 yılının Haziran ayı gibi sözleşme yapıldı. Temmuz ayında da işler başladı. Ben Aralık ayının 5 ya da 10una kadar Kayseri'deydim. Şantiyedeki bazı görevlilerle aramda sorun çıktı. Bana küfürlü konuşulunca ben de ayrılıp Ankara'ya döndüm. Merkezden takip etmeye başladım. Yılbaşından sonra da Diyarbakır şantiyesine gittim. Benim bulunduğum süre içerisinde %80 iş yapılmıştı. Sadece yük asansörü kaldırılıp ona göre yapılacak küçük bir bölüm vardı. Camlar da sahaya gelmişti. Camın ilk partisi Kasım ayından önce geldi. Camların %80i takıldıktan sonra otel yetkililerinden birisi bizim sipariş verdiğimiz camlar bu değildi dedi. Sözleşmede geçen camın bu olmadığını söyledi. Ben 20 günlük bir süre içerisinde cenazem olduğu için şantiyeye gidemedim. Bu süre içerisinde herkese başka bir cam istediklerine dair mail atılmış. Bana da mail atılmış. Cam siparişleri verilmeden önce mailler atılmış, ancak bu mailleri gereksizler bölümüne düşmüş, ben maili 20 gün sonra gördüm. Diğer arkadaşlar da gözden kaçırmışlar, kimse farkına varmamış, bu işte art niyet yoktur. Eğer telefonla teyit edilseydi sorun çıkmazdı. Fakat biz sözleşmeye uygun olan şekliyle yaptık. Daha sonra bizim firmanın patronu karşı tarafa benim de yanında bulunduğum sırada işi bitirmek istediğini, camın zararına katlanacağını, yeni camlar alıp takmak istediğini söyledi. Onların da kabul ettiğini ve bir protokol imzalandığını hatırlıyorum. Daha sonra bizim firma yeni camları sipariş etti. Hatta yanlış hatırlamıyorsam Konya firmasından sipariş edilmişti. Ben ayrıldıktan sonra camların takılmaya başlandığını biliyorum. Camların bitirilip bitirilmediğine dair bilgim yoktur. Ben sahada bir esnaf baskını olup olmadığını bilmiyorum. Benim bulunduğum süreçte bir problem yoktu ancak ben ayrıldıktan sonra yemekçi beni arayarak ücretin ödenmediğini söylemişti. 2016 yılının Ocak Şubat ayına kadar herkesin ücreti ödeniyordu. İşçilerin ücretlerinin de ödendiğini biliyorum. Ben otel işinin nasıl bırakıldığını ve otelde bizim firmaya ait malzeme kalıp kalmadığını bilmiyorum. Sadece bir kısım malzemenin kaldığını duydum. Davalı firma bize projeyi temin etti. Projenin uygulanmasını da davalı firma adına kontrol eden bir firma vardı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Zafer Tosun Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verdiği beyanında; "Ben bahsi geçen Davalı ... OTEL TUR İNŞ SAN VE TİC LTD ŞTİ'nin taşeron şirketi olan ... METAL CAM SAN TAAH MAK İTH İHR TİC LTD ŞTİ'nde işçi olarak 2016 yılında bir ay kadar çalıştım, Davacı ... Metal Cam San. Taah. Mak. İth. İhr. Tic. Ltd. Şirketi o dönemde işçilerin ve kendi bünyesinde taşeron olarak çalışan diğer şirketlerin paralarını, maaşlarını, yaptıkları işlerin karşılığını ödeniyordu ve ortam çok karışıktı, kavga çıkması an meselesiydi, bu sırada Davacı şirket işi bıraktıklarını söylediler, konteynırlarını alıp gittiler, ben be bütün işçiler de işten ayrıldık, herkezin söylediği Davalı ... Otel Tur. İnş. San. Ve Tic. Ltd.Şti.'nin iş yerinde bu gibi durumların olmasını istemediği için, taşeron davacı şirketin işçilerin maaşlarını ödemediği için işi bıraktırdığını sölüyordu, davacı şirkette çalışmış olduğum bir aylık dönemde ki maaşımı bende alamadım, davacı şirketin konteynırını alıp gittiğini gördüm, başka ekipmanlarının olup olmadığını, davalı şirkette kalıp kalmadığını bilmiyorum, benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Behrang Dabırı Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verdiği beyanında; "Ben mimar olarak çalışmaktayım, şuanda... Holding'te çalışmaktayım, dava konusu olayın meydana geldiği dönemde önce Grontmishe, sonra Sueko, daha sonra da direk mal sahibi ...'e mimar olarak çalıştım, şantiye şefliği yaptım, davalı ... şirketi ile davacı ... Şirketi arasındaki sözleşmeyi bizzat ben hazırladım ve bu sözleşme çok teknik bir sözleşmeydi, ... şirketi sözleşme gereğince verilen işleri 4 ayda bitireceğini beyan etti, süresinde tamamlanmaması halinde müeyyideler de belirlendi bunlar da ağır müeyyidelerdi, bunu bilerek imzaladılar, kendilerine taahhüt ettiği sürede söz konusu edimlerini yerine getiremediler, davacı şirket dış cephe kaplamasını yapacaklardı, organizasyonun tam yapılması halinde 4 ayda bitebilecek bir işti, ancak bitiremediler, davacı tarafça yanlışlıklar yapıldı, yanlış camlar monte edildi, söküldü, zaman kaybına sebebiyet olundu, Kayseri'nin soğuk olmasından dolayı süre 4 ay ile sınırlandırılmıştı, içeride çalışmak için dış kısmın kaplanması gerekiyodu ve bu gecikmeler oldu, tarihini tam hatırlamıyorum şantiyeye geldiğimiz bir sabah, davacı şirketin ekipmanlarını alıp ayrıldığını gördük, defalarca uyarılar yapılmasına rağmen tamamlamadılar, mal sahibi kalan işleri başka şirketlere yaptırmak zorunda kaldı, yanılmıyorsam 8 ay civarında bir sürede ancak işler tamamlanabildi, mevsim itibariyle de bir gecikme oluştu, bildiğim kadarıyla ... şirketi sözleşmede belirtilen iş bedelinin yarısını teminat mektubu karşılığında peşin aldılar, sözleşmede zaten iş bitince geri kalanın verileceği açıkça bellidir, benim bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... mahkememizin 04/12/2018 tarihli celsesinde verdiği beyanında; "Ben kaynakçı olarak görev yaparım. 2016 yılı gibi ... Ltd. Şti.'nin müteahhitliğini yaptığı otel inşaatında iki ay kadar ben kaynak işlerinde çalıştım. Paramı da ... Şirketinden aldım.benim kaynak işinde çalıştığım sırada bir gün işe gittiğimizde ... şirketi ve yetkilileri ile çalışanlarının işi bıraktığını öğrendik. Ben davacı şirketin işi bırakmasının sebebini tam olarak bilemiyorum. Davalı şirket yetkililerinin davacı şirket çalışanlarını işyerine almaması gibi bir duruma şahit olmadım. Davacı şirketin işi neden bıraktığını bilemiyorum. ... Şirketinin çalışanlarına gecikmeli olarak ödeme yaptığını, çalışanlarının yedikleri yemeklerin parası nedeniyle lokantanın da borcunu ödemediklerini ben duymuştum, sonradan ödeyip ödemediklerini ben bilmiyorum. Benim kaynak işinde çalıştığım bir gün ... şirketinin yetklilisi .... tüm çalışanları toplayarak biz artık işi bıraktık, siz de çalışmayı bırakın diye söylemişti, herhangi bir sebebp söylememişti." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce mahallinde 08/01/2019 günü, saat 14:00 itibarı ile refakate daha önce rapor düzenleyen bilirkişiler dışında bir inşaat mühendisi, bir borçlar hukukçusu ve bir mali müşavir bilirkişi alınarak keşif icrasına karar verilmiş olup, kararlaştırılan gün ve saatte keşfin icra edildiği, bilirkişi raporunun 06/05/2019 tarihinde dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ...., .... ve ......'nün 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında akdedilmiş olan ana sözleşme ve ek sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve sözleşmenin her iki tarafı da bağlayıcı nitelikte olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince, davacı yüklenici tarafın, otel inşaatının dış cephesini yapmak ile yükümlü olduğu, buna karşılık davalı iş sahibinin yapılacak iş karşılığında 564.618,00-TL Euro + Kdv ücret ödemekle yükümlü olduğu, dosya kapsamındaki tespit raporları, talaf beyanları ve taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında, davacı yüklenicinin 30.01.2016 tarihine kadar yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmeyerek, inşaatı) süresinde davalı iş sahibine teslim etmemiş olduğu, davacı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davranarak, yüklendiği işi süresinde ve gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle, davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğu, dosya kapsamı ve davalı ticari defter kayıtlarına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye veya başkaca bir ticari ilişkiye dayalı fatura tanziminin olmadığı, davalı tarafından davacıya 495.120,00 Euro karşılığı 1.528.223,60-TL nakden ödeme ve 327.007,78-TL hesaben ödeme olmak üzere toplam 1.604 648.75-TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacıdan 399.750,00 Euro (teminat mektubu tazmini karşılığı 1277.640,97-TL tahsilat yapıldığı, davalının 327.007,78-TL alacaklı kaldığı, davacı ticari defter kayıtlarına göre (mail ortamında gelen muavin dökümü dayanak) davalının 1.961.713,46-TL alacaklı göründüğü, dosya kapsamındaki tespit raporları ile (davalı tarafından düzenlenen tespit raporlarının birbirinden farklı ve çelişkili olması, heyetimizce keşif mahallinde yapılan incelemelerin tespit raporlarından yaklaşık 2 yıl sorra gerçekleştirilmesi ve dava konusu taşınmaz inşaatının tamamlanarak otelin faaliyete geçmiş olması nedenleriyle, davacı tarafın talep etmiş olduğu ve yapmış olduğu imalat ile montaj karşılığının hesaplanıp tespit edilmesinin mevcut durum itibariyle mümkün olmadığı, davaya konu edilen ve davacı tarafından davalı tarafa ibraz edilen 2 adet teminat mektubunun 07.03.2016 tarihinde nakde çevrilmiş olduğu, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin taraflar arasında akdedilmiş olan ek protokole aykırı olmadığı, ek protokolde, yüklenicinin yüklenmiş olduğu işleri süresinde ve gereği gibi ifa etmemesi halinde teminat mektuplarının nakde çevrilmesine davacı yüklenicinin muvafakat etmiş olduğu belirlenmiştir.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine itirazların tek tek incelenip değerlendirilmesi, dosya arasındaki tespit dosyalarında düzenlenen raporlar ve imalat kalemleri ile ilgili olarak bulunan farklılıklar tek tek tespit edilerek bu hususun ek raporda yazılması suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 31/10/2019 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilerek kök rapordaki değerlendirmede eksiklik ve hata bulunmaması nedeniyle kanaatlerinde bir değişiklik bulunmadığı belirlenmiştir.
Davacı tanıkları keşif mahallinde hazır edilmek suretiyle mahallinde 16/07/2020 günü, saat 14:00 itibarı ile refakate daha önce rapor düzenleyen bilirkişiler dışında bir inşaat mühendisi, bir borçlar hukukçusu ve bir mali müşavir bilirkişi alınarak rapor alınmasına karar verilmiş olup, kararlaştırılan gün ve saatte keşfin icra edildiği, bilirkişi raporunun 02/12/2020 tarihinde dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ....; "Ben davacı şirketin çalışanıydım. Dış cephe işinde sadece asansörlerin olduğu yerdeki dış cephe kalmıştı, diğerleri yapılmıştı. Ben 2014 Aralık ayında ayrılmıştım. Dış cepheki camlar takılmıştı, dış cephedeki bazı camların modelinin değişmesi olayı vardı, bunun için iki taraf birbiri ile anlaşmıştı fakat ben ayrılırken camların değişmesi olmamıştı. Dışarıda güneş kırıcı paneller ile önlerine gelen dekoratif camlar takılmamıştı. Biz bıraktığımızda %80 - %85 lik kısım bitmişti. Ben inşaat sorumlusu olarak ayrıldım, yerime ......adında bir arkadaş geldi, ben firmadan takibini yapıyordum, eksik olan malzemeleri gönderiyordum. Ben kendim işi bıraktığımdaki kısmı görerek biliyorum, ancak firma bıraktıktan sonraki kısmı duyduğum kadarıyla biliyorum. Ben benden sonraki kısımları tam olarak bilmiyorum, ancak arkadaşlardan duyduğum kadarıyla biliyorum. Çalışmış olduğum firma iflas ettiği için personel maaşı da alamıyordu, bu yüzden işi bıraktım. İskeleler doğu tarafta bittiği için iskeleler indirilmişti, Osman Kavuncu Caddesi tarafındaki iskele inmemişti, orada güneş kırıcı camların değişimi devam ediyordu. Ben işi bıraktığım da yani buradaki şantiye sorumluluğunu bıraktığımda spandıral bölge ile vizyon camlar takılmıştı, fakat iki patronun anlaşarak camların değiştirilmesi işleri yapılmamıştı. İlk takılan camlar sözleşmedeki şartlara göre takılan camlardı, daha sonra işveren firmanın danışmanı olan ve iş yapan cephe danışman firması adını hatırlamıyorum, bize mail attı. Özelliklerini belirttiği camların takılmasını, mevcut takılan camların takılmaması gerektiğini ve ileri sorun çıkmamasına yönelik mail attı, benim çalıştığım patron da istenilen camların değiştirileceğini söyledi, ama buna yönelik yazışma olup olmadığını bilmiyorum. Dış ahşap kompozit kaplama benim zamanımda başlamıştı, ancak yapışkan kalitesi yeterli olmadığı için yenisi getirilsin diye konuşuldu, sonra da ben ayrıldım, ayrıldıktan sonra da yapılıp yapılmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı .......; "Ben davacı şirkette şantiye şefi olarak çalışıyordum. Ben işi 03/03/2016 tarihinde bıraktım. Ben işi bıraktığımız aşamada otelin dış cephe kısmı zemin katlar haricindeki kısımlar tamamlanmıştı. Dış cehpede güneş kırıcı adı ile tabir edilen camlar haricindekiler takılmıştı. Diğerleri de malzemesi gelmişti, ancak takılma işlemi gerçekleşmemişti. Dış cephede güneş kırıcı ve dekoratif camlar dışındakiler yapılmıştı. Ben başladığımda zemindeki camlar yoktu, onları bitirdim, sadece güneş kırıcı camlar ile dekoratif camlar kalmıştı. Ben başladığımda diğer cephelerde iskele yoktu, sadece Osman Kavuncu caddesi kısmında iskele vardı. Biz işi bıraktığımızda da ön cephedeki iskele duruyordu. Bana göstermiş olduğunuz yerler biz 03 Martta işi bıraktığımızda yapılmıştı. Bununla ilgili resimler benim telefonumda da mevcut. İşlerin tamamı yapılmıştı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişiler ....., ... ve .....'ın 02/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafça yapılan imalatlara yönelik olarak herhangi bir fatura düzenlenmediği, ödemelerin tamamının da banka kanalıyla yapıldığı, bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari defter kayıtlarından hareketle çözülmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için davacının yapmış olduğu imalatın teknik bilirkişi tarafından belirlenmesi ve tespit edilen imalat bedelinden ödemelerin mahsubu ile davacı alacağının ortaya konulması gerektiği, taraflar arasında anahtar teslimi suretiyle birim fiyatlı eser sözleşme imzalandığı, sözleşmede davacının yapacağı imalat 15 ayrı iş kalemi olarak belirlenmiş ve her iş kaleminin metrajları ve birim fiyatları yazıldığı, davacı taraf davalıya sözleşmede belirtilen işlerin dışında ilave işler de yaptığı, yapılan ilave işler için sözleşme kurulmadığı, metrajlar ve fiyat belirlenmediği, hal böyle olunca işin metrajlarının ve yapıldığı yılın mahalli piyasa rayicine göre tutarının tespiti gerektiği, sözleşme ile ortaya konulan 15 ayrı iş kaleminin bedeli sözleşmede belirtilen fiyatlarla hesaplandığı, ayrıca ilave işlerin metrajı belirlenerek işin yapıldığı yıla ilişkin mahalli piyasa rayici kullanılarak değeri tespit edildiği, davacının sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yaptığı işlerin toplam bedelinin 782.728,16 Euro olarak tespit edildiği, davacının davalıdan olan alacağı hesaplanırken yapılan imalat bedellerinden davacıya yapılan doğrudan ve dolaylı ödemelerin mahsup edildiği, davacının davalıdan 665.754,94 Euro alacağı hesaplandığı, ancak mahkemece dava dışı Behrang Dabiri'ye davalı tarafça yapılan ödemenin bu tutardan mahsubu gerektiği kanaatine varılması durumunda davacı alacağının 665.754,94 Euro - 1.518,44 Euro =664.236,50 Euro olacağı, ayrıca davalının nakde dönüştürmüş olduğu teminat mektubu bedelleri bir cezai şart niteliğinde olmadığı değerlendirilerek davacı alacağına ilave edildiği, ancak mahkeme aksi kanaatte ise teminat mektubu bedelleri de alacak tutarından mahsup edilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Davacı vekili tarafından 12/06/2017 Tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Dava Dilekçemizin netice ve talep kısmında, Müvekkilce davalıya ibraz edilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği hususunun tespitine, Talebimizi dilekçemizden çıkartılarak Dava Dilekçemizi ıslah ediyoruz." şeklinde beyanlarının bulunduğu görülmüştür.
Islah dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkememiz..... Esas ... Karar sayılı 28/09/2016 Tarihli ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından 04/12/2021 Tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunulduğu, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Başkanlığının.... Esas .... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davalı vekili tarafınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Başkanlığının .... Esas .... Karar sayılı ilamının duruşmalı olarak temyiz edildiği, dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ..... Esas ...... Karar sayılı Yargıtay İlamı ile "Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına" dair karar verildiği ve bozulan dosyanın mahkememiz iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
Eldeki davanın taraflar arasında imzalanan 25/06/2015 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafça yapılan imalat ve montaj bedellerinin tespiti ile bu bedelin davalıdan tahsili ve davalıya ibraz edilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği hususunun tespitine ilişkin olduğunu, dosyadaki mevcut evraklar ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; taraflarının iş bu davanın tarafları ile aynı olduğu, her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat olduğu görülmüştür. İzah edilen tüm nedenlerle HMK'nın 166. maddesi gereğince mahkememiz dava dosyasının daha önce açılan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyası üzerinden birleştirilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin iş bu dosyası ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyanın aralarında bağlantı bulunması nedeniyle HMK 166/1- 4 Md gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin birleşen esas dosya üzerinden değerlendirilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/10/2025
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır