T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - T.C. No:... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16474-74285-54061] UETS
DAVALI : ... - ... KAYSERİ
VEKİLİ: Av. ... - [ ] UETS
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 02/04/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette şeklen 42.000 adet payın sahibi olduğunu, sahip olduğu payların toplam paya oranının %5,59 olduğunu, müvekkilinin bu paya 18/09/1979 yılında vefat eden babası ...'tan iktisap ettiğini, müvekkilinin babasının vefatı ile müteveffaya ait payların da dahil tüm tereke miras yoluyla davalı şirkete intikal ettiğini, ancak ilerleyen aşamalarda kardeşler arasında anlaşmazlıklar çıktığını, davacının sürekli olarak şirket yönetiminden dışlandığı, mobinge uğradığı, şirket işleri ile ilgili bilgi talep ettiğinde verilmediği, kar payı verilmediğini, şirketten ayrılanların şirket mal ve haklarından ödenen ayrılma paylarına rağmen ayrılan ortakların hisselerinin davacıya da hisse oranında dağıtılmaması, yönetici ortaklarının haksız şekilde hisselerinin devamlı artmasına rağmen davacının payının aynı kaldığını, bu nedenlerle davacının gerçek hisse payının tespitine, davalı Şirket yetkililerinin davacı, annesi ve diğer kardeşlerinin imzalarını taklit etmek veya verilen vekaleti kötüye kullanmak sureti ile şirket ortaklıktan çıkarma ve hisselerin düzenlenilmesine yönelik genel kurul kararlarının yokluk ya da butlanının tespitine, davacının gerçek hisse payının tespiti sonrasında terditli taleplerinden öncelikle fesih şartları oluşan ve özellikle faaliyeti kalmayan davalı Turpet A.Ş.'nin feshine, aksi kanaatte olunması halinde ise davacının gerçek ayrılma akçesi hesaplanarak, belirlenerek kendisine ödenmesine ve haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait hisse oranının %5,59 olup, dolayısıyla sermayenin en az onda birini temsil eden paya sahip bulunmayan davacının kanunen şirketin feshini talep etme hakkı ve yetki olmadığını, müvekkili şirketçe alınan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının muvazaalı olduğunu iddia etmekte ve buna istinaden kendisine ait gerçek hisse payının tespitini talep etmekte olduğunu, ancak muvazaa iddiasının zamanaşımına uğradığını, iptal davası açmak üzere kanunda öngörülen hak düşürücü sürelerin de geçtiğini, şirketin kurucusu ...'un 1979 yılında gerçekleşen vefatı üzerine sağ kalan eşi ve 10 çocuğunun miras yoluyla şirkette hisse sahibi olduğunu, akabinde toplamda 11 mirasçı tarafından 10/12/1979 tarihinde mirasçılardan yönetim kurulu başkanı olan Kasım Turgut'a oldukça geniş ve kapsamlı yetkiler içeren bir vekaletname verildiğini, davacı tarafın o tarihte bir öğretmen olup cahil veya kandırılmaya müsait profilde bir insan olmadığını, dolayısıyla bizzat imzaladığı vekaletnamenin içeriğinden haberdar olup annesi ve kardeşleriyle birlikte hiç tereddüt etmeden ilgili vekaletnameyi imzaladığını, vekaletin kötüye kullanılması gibi bir durumdan bahsedilemeyeceğini, davacının iddialarının aksine, müvekkili şirkette yapılan sermaye artışlarının hiçbirinde davacıdan sermaye artışında payına düşen miktar talep edilmeksizin kendisine bedelsiz olarak hisse verilmek suretiyle 1979 yılında miras yoluyla kazanmış olduğu %4,50'a tekabül eden 45 adet hissesinin bugüne kadar muhafaza edildiğini ve davacının bugün itibarıyla %5,60 oranında 42.000 adet hisse sahip olduğunu, dolayısıyla bu durumun dahi tek başına davacının iddialarının aksine müvekkili şirket ve idarecilerinin iyi niyetli bir tutum sergilediklerinin göstergesi olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Petrol San. Ve Tic. A.Ş'nin, ... Nakliyat ve Tic. A.Ş'nin ve ... Vagon Endüstrisi San. Ve Tic. A.Ş'nin sicil dosyalarının birer sureti ile bu şirketlere yönelik tüm genel kurul kararları dosyamız arasına celbedilmiştir.
Bünyan, Kocasinan ve Melikgazi Tapu Müdürlüklerine müzekkere yazılarak dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların takyidatlı tapu kayıtları celbedilmiştir. Kayseri Defterdarlığı'na ve Kayseri SGK Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalı şirketin güncel borcu bulunup bulunmadığı araştırılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı şirket adına kayıtlı Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesinde bulunan 13971 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 13972 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 13973 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 13974 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 13978 ada 2 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı ...'nin hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin kabulüne, HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 100.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde taşınmazlardaki davalı ...'nin hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği teminatın yatırılması üzerine Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ortağı olduğu davalı ... Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin fesih koşullarının bulunup bulunmadığı, fesih yerine uygulanabilecek alternatif çözümler bulunup bulunmadığı, bu doğrultuda davacının ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesinin belirlenmesi taleplerinde haklı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı.
Eldeki davada davacı taraf, ... Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, kendisinin Kayseri ili dışında çalıştığını, bu payın 18/09/1979 yılında vefat eden babası ...'tan iktisap ettiğini, davacının sürekli olarak şirket yönetiminden dışlandığı, mobinge uğradığı, şirket işleri ile ilgili bilgi talep ettiğinde verilmediği, kar payı verilmediğini, şirketten ayrılanların şirket mal ve haklarından ödenen ayrılma paylarına rağmen ayrılan ortakların hisselerinin davacıya da hisse oranında dağıtılmaması, yönetici ortaklarının haksız şekilde hisselerinin devamlı artmasına rağmen davacının payının aynı kaldığını, bu nedenlerle davacının gerçek hisse payının tespitine, davalı Şirket yetkililerinin davacı, annesi ve diğer kardeşlerinin imzalarını taklit etmek veya verilen vekaleti kötüye kullanmak sureti ile şirket ortaklıktan çıkarma ve hisselerin düzenlenilmesine yönelik genel kurul kararlarının yokluk ya da butlanının tespitine, davacının gerçek hisse payının tespiti sonrasında terditli taleplerinden öncelikle fesih şartları oluşan ve özellikle faaliyeti kalmayan davalı Turpet A.Ş.'nin feshine, aksi kanaatte olunması halinde ise davacının gerçek ayrılma akçesi hesaplanarak, belirlenerek kendisine ödenmesine ve haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacı vekiline, yokluk ya da butlan taleplerine konu ettikleri kararların hangi kararlar olduğunu (hangi tarihli kararın hangi maddesi) ve her bir karara ilişkin ayrı ayrı yokluk/butlan gerekçelerin açıklanması için dava dilekçesinin netice-i talep kısmını açıklamak üzere HMK'nın 119/1-ğ ve 119/2 maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiş olup kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmemesi halinde genel kurul kararlarının yokluk ya da butlanının tespitine yönelik davanın açılmamış sayılacağının ihtar olunmuştur.
Davacı vekili 24/06/2025 tarihli açıklama dilekçesinde netice olarak; Bu açıklamalar çerçevesinde özetle; eldeki terditli davadaki öncelik talebin davacının ortağı olduğu davalı ... Petrol San, ve Tic. A.Ş.'nin feshine karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ikincil talebin ise davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ve payına isabet eden (gerçek hisse oranları ile) ayrılma akçesinin ödenmesinin talep edildiği belirtilmiştir. Aynı dilekçede dava dilekçesi içeriğinde açıklanan davacının gerçek çıkma hissesinin ve payının belirlenmesi amacıyla, hisse devirlerine ya da hisse devirleri karşılığı ayrılan ortaklara şirketten verilen malların tespiti ile buna yönelik alınan aş genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının butlan/yokluk yaptırımının bir ön sorun olarak ele alınması, bu şekilde davacının gerçek çıkma hissesinin belirlenerek payına isabet eden gerçek çıkma hisse payının ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Netice itibariyle eldeki dava, şirketin haklı nedenle feshi bu talebin kabul görmemesi halinde davacının ortaklıktan çıkarılması ve gerçek hisse oranına göre ayrılma akçesinin ödenmesine ilişkindir. Anonim şirketlerde haklı sebeplerle feshin düzenlendiği 6102 sayılı TTK'nın 531/1 hükmünün "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." düzenlemesini haiz olduğu, bu davanın ancak sermayenin en az onda birini temsil eden payların sahipleri tarafından açılabileceği, dava tarihi itibariyle davacıya ait hisse oranının %,5,59 olduğu dolayısıyla sermayenin en az onda birini temsil eden paya sahip bulunmayan davacının kanunen şirketin feshini talep etme hakkı ve yetkisi olmadığından davacının terditli davasındaki ilk talebi olan şirketin feshi talebinin reddine karar verilmiştir. Hemen burada belirtmek gerekir ki davacı tarafça gerçek hisse oranının tespitinin mahkememizce ön sorun olarak incelenmesi talep edilmiş ise de bu iddianın ön sorun olarak incelenemeyeceği, davacının hisse oranının tespitine ilişkin ayrıca dava açması ve yapılacak yargılama neticesinde hisse oranının en az sermayenin en az onda birini temsil ettiğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmesinden sonra buna bağlı haklarını kullanabileceği açıktır.
6102 sayılı TTK'da anonim şirkette ortağın pay devri serbestisi kuralı çerçevesinde ortaklıktan çıkmayı isteme hakkı yoktur. Diğer bir anlatımla ortağa, hisse devri ile ortaklıktan çıkma hakkı kural olarak tanındığından ortağın çıkma istemli dava hakkı bulunmamaktadır.
Davacının ikincil talebi; ise davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ve payına isabet eden (gerçek hisse oranları ile) ayrılma akçesinin ödenmesidir. Anonim şirketlerde çıkma ve çıkarılma müessesi bulunmayıp (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/4601 E. 2025/4721 K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/2215 E. 2025/966 K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/2457 E. 2024/4876 K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/889 E. 2023/4758 K. Sayılı kararı bu yöndedir), buna benzer müessese şirketin haklı nedenle feshine ilişkin düzenleme olarak 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi; "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir" hükmünü haizdir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere davacının dava tarihi itibariyle payının, sermayenin onda birinin altında olması nedeniyle fesih isteminde de bulunamayacağı açıktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/12495 E, 2014/2202 K. sayılı emsal ilamı) Davacının terditli ikincil talebi netice itibariyle şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/4601 E. 2025/4721 K. Sayılı kararında da açıklandığı üzere davacının payına isabet eden gerçek hisse bedelinin ödenmesi talebi ortaklıktan çıkma talebi anlamına geldiği ancak kural olarak anonim şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi limited şirketlere ilişkin hükümlerin anonim şirketler bakımından uygulanma imkanı da bulunmadığından ikincil talebin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı dava açılırken davacıdan peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 922,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/10/2025
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır