T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 19/09/2024
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen, ... maliki ve ... sürücüsü olduğu... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 25.05.2023 tarihli trafik kazası neticesi ... plaka sayılı araç ağır şekilde hasarlanmış olduğunu, mezkur kazanın meydana gelmesinde sigortalı... plaka sayılı araç sürücüsü ... kusurlu olduğu ve ehliyetinin bulunmadığı, trafik kazası tespit tutanağı ve ifade tutanakları ile sabit olduğunu, mezkur kaza sonrası ... plaka sayılı aracın onarımı için 41.250,00-TL ve değer kaybı zararı için 9.375,00-TL ödeme yapılmış olduğunu, sonrasında ... plaka sayılı araç maliki ... tarafından bakiye hasar ve değer kaybının tazmini amacıyla davacı şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmış olup 2024.E.61194 - K-2024/292175 sayılı dosyası neticesi başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi... E. sayılı dosyasına karşılık; 17.500,00-TL bakiye hasar tazminatı ve 16.875,00-TL bakiye değer kaybı tazminatı, 17.691,48-TL ilam ve icra vekalet ücreti, 2.800,56-TL işlemiş faiz, 7.853,46-TL yargılama gideri ve icra masrafı olmak üzere müvekkil şirket tarafından 19.07.2024 tarihinde toplamda 62.720,50-TL ödeme yapılmış olduğunu, mezkur kazada davacı şirket nezdinde sigortalı... plaka sayılı araç sürücüsünün ehliyetsiz halde araç kullanması sebebi ile rücu talebinde bulunulması zorunlu hale gelmiş olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları/ B.4 bendi gereğince davacı şirketin ödemiş bulunduğu sigorta tazminatını sigortalısından talep hakkı mevcut olduğunu, B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlemesine göre, Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. "Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise," denildiğini, tüm bu hususlar nazara alındığında davacı şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereği davalı-sigortalıya rücu hakkının oluştuğunun sabit olduğunu, huzurdaki davadan önce davalı yana, poliçe kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili hususunda başvurulmuşsa da bu başvurumuz sonuçsuz kaldığını, bu kapsamda alacağın tahsili amacıyla karşı taraf aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile (Örnek 7) ilamsız icra takibine geçilmiş ancak karşı taraf itirazı ile takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, Sigortalı aracın kullanım amacı ticari olduğundan, huzurdaki davayı Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açma zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, Davalı/Borçlu yanın Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına ileri sürdüğü borca itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, Davalının %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Davacının Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Türkiye Sigorta Anonim Şirketine, Erciyes Vergi Dairesine ve Kayseri Genel İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakın dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Davanın konusu TTK 4. maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir. Ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur.
Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nin ... E, ...... K sayılı kararında “…Somut olayda; davacı vekili, davalının sigortalısı olduğunu, kendisine ZMMS ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı kaza neticesinde, zarar gören 3. kişiye poliçe kapsamında ödeme yaptığından bahisle, yaptığı ödemelerin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalı sigortalısından tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasıdır. Kazaya karışan davalı aracı 2016 model Mercedes GLE 350 d 4MATIC AMG hususi otomobil ve kullanım amacı hususi olup, davalının da tacir olmayıp, gerçek kişi olması nedeniyle davalı tüketici sıfatını, sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi niteliğini taşımaktadır. Dava tarihi (02/04/2021 ) itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir.” denildiği görülmüş olup, iş bu davada da davalıya ait... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacı hususi olup, davalı ......’ın dava tarihi itibari ile faaliyeti terk edip öncesinde de işletme hesabına göre defter tutması nedeni ile tacir olmadığının görülmesi sonucu taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu ve bu nedenle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesinde olduğu anlaşılmış ve mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Mahkememsinde Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/02/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır