T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ: Av.
Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/12/2024
KARAR TARİHİ: 05/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/07/2024 tarihinde, saat 14:38 sıralarında, davacı ...'e ait ... plaka numaralı araç ile davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olduğunu, kazaya ilişkin olarak maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve ekspertiz raporunun dilekçe ekinde sunulmakta olduğunu, davacının aracı Ford Focus III Mca Style 1.5 Tdci 120 Sw Pws marka 2015 model hususi araç olup, davacının, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırmış olduğunu, kaza tarihine kadar aracın değişen herhangi bir parçası bulunmadığı gibi kaportasında da en ufak bir çizik bile söz konusu olmamış olduğunu, kazadan dolayı davacının aracı hasarlı hale gelmiş ve davacının aracında kazadan dolayı değer kaybı oluşmuş olduğunu, oluşan değer kaybından kaynaklı olarak, kazada %100 tam kusur bulunan ... plakalı aracın sigorta şirketine başvuru yapılmış ve ... ANONİM ŞİRKETİ'nce (Poliçe No: ...Acente No:....) davacıya kısmi bir ödeme yapılmış olduğunu, kısmi bir ödeme yapılmışsa da araç üzerinde meydana gelen değer kaybı çok daha yüksek olduğunu, bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplamalarda bu durum açığa çıkacak olduğunu, araç sürücüsünün trafik kurallarına riayet etmemesi sonucu sebep olduğu kaza sebebiyle davacıya karşı vermiş olduğu her türlü maddi ve manevi zararları araç sürücüsü olması hasebiyle ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85 sorumluluk kuralları gereğince ödemek zorunda olduğunu, bu sebeple araç değer kaybı tazminatının tahsili gerekmekte olduğunu, araçta oluşan değer kaybı tazminatı alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi açısından poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacın aracını bakım, onarım, tamir, parça bekleme gibi nedenlerle yaklaşık 2 ay kullanamamış olduğunu, davacının aracı bu süreç boyunca SMT OTOMOTİV (VN: ...) adlı firmada kalmış olduğunu, davacının bu süre zarfında aracından mahrum kalmış dolayısı ile davacının ikame araç tazminatı alacağı doğmuş olduğunu, oluşan bu zarardan davalı ... sorumlu olduğunu, değer kaybı talebinin tahsili amacıyla taraflarınca 12.10.2024 tarihinde davalı sigorta şirketinin hasariletisim@turkiyesigorta.com.tr e-posta adresine mail yoluyla başvuru yapılmış olduğunu, bu başvuru akabinde sigorta şirketince ... numaralı hasar dosyası açılmış, kısmi değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu, davacının aracının modeli, markası, rayiç değeri göz önüne alındığında meydana gelen değer kaybının çok daha yüksek olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, izah edilen nedenlerle bakiye değer kaybı alacağının tespiti ve davalılarca müştereken ve müteselsilen (sigorta yönünden poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere) taraflarına ödenmesi, ikame araç bedeli alacağının ise davalılardan ... yönünden taraflarına ödenmesi istemiyle işbu davayı ikame etme zarureti doğmuş olduğunu belirterek, belirsiz alacak davasının kabulü ile, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılara ait ... plakalı araçta meydana gelen bakiye ''değer kaybı'' için şimdilik 100,00-TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, meydana gelen trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacının aracını kullanamadığı süre zarfında doğmuş olan ikame araç bedeli tazminatı için şimdilik 100,00 TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan yalnızca ...'dan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı talebinde haksız olup, usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, davalı sigorta şirketinin, Rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, TTK.nun 1473.maddesinin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesinin, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2016/6107 K. 2018/7206 ilamının dikkate alınması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında bakıldığında davalı şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limitinin 200.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin ... numaralı hasar dosyası kapsamında Hasar-onarım bedeli olarak, aracın onarımını gerçekleştiren ... Oto Hizmetleri Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi (... KAYSERİ - SMT OTOMOTİV -...) hesabına düzenlenen ekspertiz raporu doğrultusunda, 04/11/2024 tarihinde, 125.479,29 TL hasar-onarım bedeli, 24/12/2024 tarihinde ise 25.095,85 TL KDV bedeli olmak üzere toplam 150.575,14 TL temerrüte düşmeden ödenmiş olduğunu, 23/10/2024 tarihinde bağımsız sigorta eksperince düzenlenen rapor doğrultusunda 37.500,00 TL değer kaybı tazminatının davacı vekiline ödenmiş olduğunu, hiç bir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde Z.M.M.S. Maddi hasar poliçe limiti 11.924,86 TL kaldığından davalı şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, davalı şirketin ancak sigortalısının "KUSURU" oranında sorumlu olduğunu, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmamakta olduğunu, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne her ne kadar kusur atfedilmişse de davacı aracını park edilmesinin yasak olduğu tam araçların dönerken kullandığı kısımda park etmiş ve kazaya asli kusuru ile sebebiyet vermiş olduğunu, mezkur kazada davacının asli kusurlu olduğunu, ayrıca belirtmek gerekir ki, sigortalı araç sürücüsü kaza anında olayın şokuyla kaza tespit tutanağını düzenlerken davacı tarafın da yönlendirmesiyle hatalı beyanlar vermiş olduğunu, bu sebeple kaza tespit tutanağı, sadece davacının beyanları doğrultusunda tanzim edilmiş olup hatalı olduğunu, bu sebeple sigortalı araç sürücüsüne kusur atfında bulunulması hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki kusur oranının tespiti çekişmeli olup bu hususun başka bir ihtimale yer bırakmayacak şekilde ortaya konması gerekmekte olduğunu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi "kusur bilirkişiliği" yönünden uzman bir kurum olup, kanun ile de bu konuda görevlendirilmiş olduğunu, bu minvalde dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/11-115 E., 2004/108 K., 25.02.2004 Sayılı İlamının dikkate alınması gerektiğini, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, Uyuşmazlık konusu araçta meydana gelen değer kaybı zararı, ekte sunulan değer kaybı hesap raporunda ve aşağıda görüleceği üzere iki farklı hesaplama yöntemi ile hesaplanmış olduğunu ancak...... E. ve .... K. sayılı AYM kararı doğrultusunda davalı şirket başvuran tarafa reel değer kaybı hesaplamasına göre 37.500,00 TL tazminat ödemesi yapmış olduğunu, Reel hesaplama neticesinde yapılan bu ödeme ile tüm sorumluluğu yerine getirilmiş olduğunu, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar Ek-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplamasına Göre; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında 04.12.2021 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar, “Ek-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması” tablosunda yer alan kriterler esas alınarak, mağdur aracın meydana gelen kaza sonrası uğradığı değer kaybının 36.588,00 TL olduğu tespit edilmiş olduğunu, Reel Değer Kaybı Tazminatı Hesaplamasına Göre; Değer kaybı hesabında, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si,metal yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan kısımları ve aracın onarımında kullanılan parçaların niteliği gibi temel kıstaslar göz önünde bulundurularak14.02.2023 tarihli ...... E. ve .... K. sayılı AYM kararı doğrultusunda Reel olarak 37.500,00 TL değer kaybettiğinin tespit edilmiş olduğunu, yapılan bu reel değer kaybı hesaplamasına göre 23/10/2024 tarihinde 37.500,00 TL değer kaybı tazminatı başvuran yana ödenmiş olduğunu, dolayısı ile işbu ödeme akabinde davalı şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olup başvurunun reddini arz ve talep ettiklerini, temerrüt tarihine açıkça itiraz Ettiklerini, davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini, yine davacı taraf davalı şirkete 12/10/2024 tarihinde başvurmuş olup kabul anlamında gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde şirketin temerrüt tarihinin 24/10/2024 olduğunu beyan ettiklerini, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu belirterek, Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep edilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Tacir olmayan davacının ticari işten kaynaklanmayan taleplerini tacir olmayan davalıya ticaret mahkemesinde yöneltmesinde görevsizlik söz konusu olduğunu, Ticaret mahkemesinin görev alanına giren işler kanunda belirtilmiş ve huzurdaki davanın bu işlerden olmadığını, Tazminat davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, Davacı ile davalı arasındaki davanın ticaret mahkemesinde görülmesi halinde görevsizlik söz konusu olacağını, bu sebeple davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı her ne kadar değer kaybı ve ikame araç bedeli talebini içeren davasını belirsiz alacak davası olarak açmış ise de talep edilen alacaklar belirlenebilir olduğundan hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddi gerekmekte olduğunu, zira bir davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerektiğini, somut olayda; meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracında hasarlanan parçalar bellidir; aracın modeli, yaşı, önceki kazaları, değişen parçaları belirli olup piyasadaki rayiç ikinci el fiyatı, her yaşa göre hasarlanmanın özelliği nazara alınarak değer kaybının ne kadar olduğu basit bir araştırma ile hesaplanabildiğini, aynı durum ikame araç bedeli için de geçerli olduğunu, hasarlanan aracın kaç günde onarılabileceği, onarım için gerekli olan makul süre, onarım süresinde ikame aracın kiralama bedeli vs. tüm bu bilgilere davacı tarafından ulaşabileceğini ayrıca davacı gerek kazayı ihbar yükümlülüğü gerekse işbu davanın değer kaybı yönünden açılabilmesi için gerekli olan ZMMS kapsamında sigorta şirketine başvuru dava şartı sebebiyle değer kaybı ve ikame araç bedelinin hesaplanmasına yönelik tüm bilgi ve belgeleri temin etmiş olduğunu, dava dilekçesi eklerinde sunulan fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, aracın detaylı görselleri, araç tamirine ilişkin fatura gibi tüm bilgi ve belgelerin ve hasarlı aracın kendisinin davacı elinde olması karşısında davacı için alacağın miktar ve değerinin belirsiz olduğundan söz etmek mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının bu anlamda aracında değer kaybından ve onarımda geçen süre ile kullanamamasından kaynaklanan zararının belirsiz alacak davası olarak açması yargılamada, hukuk önünde karşılıklı taraf olarak bulunan ve eşit davranılması gereken davacı ve davalı taraf yönünden, silahların eşitliği ilkesini zedeleyeceğinden hukuki menfaat yokluğuna dayalı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından ktk 100. maddenin atfıyla 97. maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine ikame araç bedeli talebiyle başvuru yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte belirtmek isteriz ki, davacı her ne kadar davalının kazada kusurlu olmasından bahisle ikame araç bedeli tazminatı talep etmiş ise de davalıya ait araç ... nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, bu nedenle davacının talep ettiği maddi tazminatlar sigorta kapsamında karşılanması gereken zarar kalemlerini oluşturduğunu, KTK md. 97 ve md. 100 gereğince husumetin sigorta şirketine yönetilmesi gerektiğini, bununla birlikte işbu davanın açılması için sigorta şirketine başvuru yapma zorunluluğu dava şartı olduğunu ancak somut davada davacı tarafından bu şekilde bir işlem tesis edilmediği görülmekte olduğunu, dolayısıyla davacının husumeti davalıya değil ilgili sigorta şirketine yöneltmesi, öncesinde ise sigorta şirketine başvuru yapması gerekmekte iken usul ve yasaya uygun şekilde yasal yollara başvurmadığı sabit olduğunu, bu nedenle mahkemeden davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı dava dilekçesinde mezkur kazanın meydana gelmesinde davalının %100 kusurlu olduğunu ve bu sebeple araçta meydana geldiği iddia dilen değer kaybından sorumlu olduğunu ileri sürmüş olduğunu ancak kaza tespit tutanağında kanaat getirilen kusur oranı yalnızca bir görüş niteliğinde olduğunu, zira Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2018/6414 E. ve 2020/4591 sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranı, tutanağı tutan polisin şahsi değerlendirmesinden ibaret olup bu konudaki tespit yetkisi hakime ait olduğunu, işbu dilekçe ekinde sunulan, kazanın hemen ardından çekilmiş fotoğraflardan anlaşılacağı üzere davacı aracını dik virajın devamına, araçların park etmesini engellemek amacıyla yolun her iki tarafına sağlı sollu yerleştirilmiş sabit dubaların (delinatörlerin) yanına park etmiş olduğunu, KTK Park Etmenin Yasak Olduğu Yerler ve Haller başlıklı 61. Maddesine göre duraklamanın yasaklandığı yerlerde ve park etmenin trafik işaretleri ile yasaklandığı yerlerde park etmek yasak olduğunu, yine aynı kanunun Duraklamanın Yasak Olduğu Yerler başlıklı 60. Maddesine göre rampalar ve bağlantı yollarında ve buralara, yerleşim birimleri içinde beş metre ve yerleşim birimleri dışında yüz metre mesafede ayrıca görüşün yeterli olmadığı tepelere yakın yerlerde ve dönemeçlerde duraklamak yasak olduğunu, davacının aracını park ettiği nokta dikkatle incelendiğinde sözü edilen kanun maddelerinin açıkça ihlal edildiği görülecek olduğunu, davacının aracını, park etmeyi engellemek için konulan dubalara rağmen yolu daraltacak şekilde dubaların yanına, rampanın hemen devamına ve dönemece park etmesi davacının kusurlu olduğunun birer kanıtı olduğunu, dolayısıyla somut olayda viraja hızlı girdiğinden bahisle davalıya %100 kusur isnat edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının %100 kusurlu olduğu iddiasına itiraz etmekle birlikte mahkemenin davacının kural ihlallerini dikkate almasını ve kusur değerlendirmesini bu doğrultuda yapmasını talep ettiklerini, davacının uğradığını iddia ettiği zararlardan davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, zira davalıya ait aracın ... şirketi nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, Mesuliyet limiti sınırsız olup sigorta poliçesi işbu dava ekinde sunulmuş olduğunu, nitekim Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesinde; “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.” hükmü ile poliçede teminat kapsamında olmak kaydı ile ZMMS limitleri üzerinde kalan kısmın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının kapsamına gireceği açıklanmış olduğunu, davacının, değer kaybı talebini ZMMS kapsamında diğer davalı ... A.Ş.'ye, poliçe limitini aşan talebini ise İMMS kapsamında yine ... A.Ş.'ye; İkame araç bedeli tazminatı talebini ise İMMS kapsamında ... A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tüm taleplerinden sigorta şirketi sorumlu olduğunu, tüketilmesi gereken yollar tüketilmeden sorumlu sigorta şirketine başvuru yapılmadan davalı aleyhine dava açılması husumetin yanlış kişiye yöneltilmesi anlamı taşıdığını, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafça aracın 2 ay süreyle kullanılamadığı ve bu sebeple doğduğu iddia edilen zarardan davalının sorumlu olduğunun ileri sürülmüş olduğunu, bu sorumluluk taraflarınca kabul edilmemekle birlikte günümüz şartlarında trafik kazası sonucu hasara uğramış bir aracın 2 ay boyunca onarımda kalması hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacı her ne kadar servise müzekkere yazılarak bilgi belgelerin teminini istemişse de aracın onarımı için gereken makul sürenin tayininde servise giriş-çıkış tarihlerinin esas alınması tek başına yeterli olmadığını, ayrıca servis işletmesinin eksikliğinden kaynaklanan hususlardan davalıların sorumlu tutulması mümkün olmadığını bu kapsamda Yargıtay 17. H.D. 2019/2260 E. 2020/5521 K. 13.10.2020 T. İlamının dikkate alınması gerektiğini, davacının dilekçesinde talebine dayanak yaptığı bazı vakıalar olmakla birlikte, bunlar somut ve açık olmadığını, davacının dava dilekçesinde değer kaybı talebiyle ZMMS şirketine başvuru yaptığını ve bu başvuru neticesinde sigorta şirketinin ödeme yaptığını beyan etmiş olduğunu ancak ödemenin ne kadar gerçekleştiği bilgisine yer vermemiş olduğunu, bununla birlikte aracın kaç km'de olduğu, daha önce kazaya karışıp karışmadığı, hangi parçalarının değiştiği, hasar tutarının ne kadar olduğu gibi bilgiler de yer almamakta olduğunu, dava dilekçesi oldukça soyut ve genel geçer ifadelerden oluşmakta olduğunu, halbuki HMK md. 194'te somutlaştırma yükü düzenlenmiş olduğunu, buna göre taraflar dayandıkları vakıaları, ispata elverişli bir şekilde somutlaştırmakla yükümlü olduğunu, aksi halde vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olduğunu, Yargıtay 22. H.D.E. 2016/4226 K. 2019/857 T. 15.1.2019 ilamının dikkate alınması gerektiğini, Somutlaştırma yükü yerine getirilmediğinden bahisle dava dilekçesindeki bu iddialara sağlıklı cevap vermenin mümkün olmadığını, sorumluluğu kabul etmemekle birlikte davacının talep ettiği her türlü değer kaybı alacağına itiraz ettiklerini, zira kendisine değer kaybı adı altında bir tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, hukukumuzda tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını belirterek, Davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yukarıda yer verdiğimiz beyanlar doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 07/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı ile aracın kaza nedeni ile kullanılmaması nedeni ile davacının ikame araç gideri zararı olup olmadığı varsa miktarı hususlarına ilişkindir.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine ve Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından 04/06/2025 Tarihinde bilirkişi raporunun mahkememize sunulmuş olduğu incelenmesinde özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki Kök Neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Asli Kusurlu Sayılan Trafik Kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, virajlı ve eğimli yolda daha dikkatli araç kullanmamış, kavşak öncesi araç hızını yeterince azaltmamış, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun kenarında sol tarafta park halinde bulunan araca arkasından çarpmış, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır.
Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında Tamamen Sorumlu Olduğu,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ve sahibi ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın .... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 07.07.2024 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 143.045,89TL olduğu, ... A.Ş. Tarafından ... Oto Hizmetleri firması adına 04.11.2024 tarihli 331.798,26TL toplu ödemesi yapıldığına dair ödeme dekontu görüldüğü, ödeme detayında 125.479,29TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme tutarının %20KDV hariç tutar ile örtüştüğü, buna istinaden Bakiye Hasarın 25.095,85TL olduğu, Dava konusu araç için 07.07.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 10.800TL olduğu, ikame araç ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontu görülmediği, Dava konusu araç için 07.07.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 55.000TL olduğu, ... A.Ş. Tarafından Ali Söylemez adına 23.10.2024 tarihli 37.500TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 17.500TL olduğu, Kanaatime havi raporum," şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili ve davalı ... ve ... A.Ş. vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya sunmuş oldukları görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 15/10/2025 Tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının 23/10/2024 tarihinde 37.500 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı ancak yapılan bu ödemenin davacının tüm zararını gidermediği alınan rapor ile anlaşılmakla davalının eksik ödeme ile söz konusu tarih itibari ile temerrüde düştüğü görülmüş ve kararda davalı sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesi ile en yüksek banka mevduat faizi talebinde bulunulmuş ise de, davalı tarafa ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faiz verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 07/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 04/06/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen trafik kazasında Tamamen Sorumlu Olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araç için 07.07.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 10.800TL olduğu, ikame araç ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontu görülmediği, dava konusu araç için 07.07.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 55.000TL olduğu, ... A.Ş. Tarafından .... adına 23.10.2024 tarihli 37.500TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 17.500TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı ...’ın kusurlu araç sürücüsü ve araç işleteni olarak, davalı sigorta şirketinin ise kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere değer kaybı tazminat talebinden sorumlu oldukları görülmüş, ikame araç gideri talebinden ise davalının kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 15/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, a)17.500,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 07/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)10.800,00-TL ikame araç giderinin olay tarihi olan 07/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile,
a)17.500,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 07/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)10.800,00-TL ikame araç giderinin olay tarihi olan 07/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.933,17-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 480,00-TL 'nin mahsubu ile eksik 1.025,57-TL harcın davalılardan(... A.Ş.'nin 634,19-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan(... A.Ş.'nin 2.349,82-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 480,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.335,20-TL harcın davalılardan(... A.Ş.'nin 825,65-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, keşif harcı gideri olmak üzere toplam 4.556,00-TL yargılama giderinin davalılardan(... A.Ş.'nin 2.817,31-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderilerinin kendi üzerilerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 28.300,00-TL vekalet ücretinin davalılardan(... A.Ş.'nin 17.500,00-TL'den sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
05/11/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır