T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR :1-
2-
3-
VEKİLİ: Av.
DAVALI:1
VEKİLİ: Av.
DAVALI:2-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/10/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ... sahibi olduğu ... plakalı araca, davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın çarpması sonucunda davacının aracı ağır hasar almış, uzun bir süre davacı tarafından aracın kullanılamamış olduğunu, tüm bu nedenlerle araçta meydana gelen değer kaybının ve davacının aracı kullanamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedelinin ödenmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuş olduğunu, 04.04.2024 tarihinde araç sahibi davacı ...’ın ... plakalı aracına davalı ...'a ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla, davalı ... dönel kavşak içinden gelen davacıya ait araca geçiş hakkı vermeyerek sağ yan kısımlarına çarpmış olduğunu, kaza sonucunda davacıya ait 2015 model Renault Clio marka model aracı ağır hasar almış olduğunu, davalı sürücü meydana gelen kazada Karayolları Trafik Kanunun 57/1-B maddesinde belirtilen dönel kavşağa gelen sürücülerin dönel kavşak içindeki araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ederek asli ve tam olarak kusurlu olduğunu, nitekim düzenlenen kaza tutanağında da bu husus belirtilmiş olup, kaza nedeniyle davacıya ait aracın sürücüsüne herhangi bir kural ihlali yüklenmemiş olduğunu, kaza nedeniyle davacıya ait aracın sağ tarafı tamamen parçalanmış parçaların tamamı değişime uğramış olduğunu, kaza sonrası alınan eksper raporuna göre davacıya ait araç için yapılan masraf bedeli toplam 192.527,26 TL olduğunu, iş bu evraklarda davacıya ait araçtaki değişen ve onarımı yapılan parçalar detaylı olarak açıklanmış olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedeli ve davacının aracı kullanamadığı dönem için araç mahrumiyet bedelinin taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, davacıya ait aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri tespit edilerek, aradaki değer kaybının taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, konuyla ilgili Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/6916 E. 2015/14987 K. sayılı 24/12/2015 tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle yaklaşık 30 gün... Araçlar Otom. LTD Şti de tamir görmüş olduğunu, bu hususla alakalı öncelikle... Araçlar Otom. LTD Şti 'ye müzekkere yazılarak davacıya ait ... plakalı aracın servise giriş ve çıkış tarihlerinin sorulmasını talep ettiklerini, bu süre zarfında davacının aracından mahrum kalmış olduğunu, bu nedenle araç kiralama şirketlerinden davacıya ait aracın günlük kiralama bedelinin sorularak, tamir süresi içerisinde mahrum kalınan bedelin tespitini talep ettiklerini, konuyla ilgili Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 201510936 E., 2016/1324 K. sayılı 08/02/2016 tarihli ilamının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2014/17779 E. 2014/14956 03/11/2014 tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, davalı ... Sigorta A.Ş ... plakalı aracın 4102300420260 poliçe poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğunu, taraflarınca davalı şirkete 24/10/2024 tarihinde email sistemi üzerinden başvuru yapılmış ve başvuruya aynı gün davalı şirketten email üzerinden dönüş yapılmış ve yine taraflarınca Kayseri Arabuluculuk Bürosunun... büro numaralı ... dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak taraflar arasında dava konusu olaya ilişkin herhangi bir anlaşma sağlanamamış olduğunu, davanın maddi tazminat talepleri yönünden belirsiz alacak davası olduğunu, davalı taraf ...'ın davacılardan ...'a ait araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu araç sürücüsü ..., ... ve ...'ın bebeği ... yaralanmış olduğunu, buna ilişkin Kayseri 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Dosyası ile davalı ... hakkında ceza davası açılmış olduğunu, davacılardan ... o tarihte hamile olup çarpma neticesinde hem yaralanmış hem de bebeğini kaybetme korkusu yaşayarak derin bir üzüntü yaşamış olduğunu, davacılardan ... ve 6 aylık bebeği de aynı araçta yaralanmış olup aynı zamanda davacının bebeği yönünden endişe ve korku yaşamış olduğunu, kazada herhangi bir kusuru olmayan davacıların yaşamış oldukları bu üzüntünün verdiği manevi zararlarının telafisi uğrunda davalı ...'tan davacıların her biri adına ayrı ayrı olmak üzere 8.000,00 TL manevi tazminatın alınarak ödenmesine hükmedilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik geçici olarak; 100,00 TL araç değer kaybı bedelinin kazanın meydana geldiği 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere), 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kazanın meydana geldiği 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, Davacılar ... ve ... adına 8.000'er TL manevi Tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile davalı ...'tan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava haksız ve hukuka aykırı olup dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının talep ve iddialarının kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dilekçesinde belirtilmiş olan trafik kazasından dolayı davacı tarafın aracında oluşan maddi zararlar(eksper incelemesi nezdinde tespit edilen tutar ve değer kaybı ödemeleri) sigorta şirketince giderilmiş olması ve ayrıca davaya konu aracın hasarının yetkili serviste bedeli ödenerek giderilmiş olması, bahse konu aracın 9 yaşında ve 222512-km olması ile daha önce trafik kazasına karışmış olması nedeniyle orjinal parça zorunluluğu olmaması, iddia edilenin aksine değer kaybının olmaması nedenleriyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, bu sebeplerle davanın hukuki yarar yokluğundan usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, ayrıca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunlu olup davacının bu şartı tamamlamamış olması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, Davacı Tarafın Olayın(trafik Kazasının) Oluş Şekline İlişkin Dava Dilekçesindeki Açıklamaları Tek Yanlı ve Hakkaniyete Aykırı Olup Kabul Edilemez olduğunu, 04.04.2024 tarihinde Davacı ...(bozyel) sevk ve idaresindeki -içerisinde davacının da yolcu olarak bulunduğu- ... plakalı araç kavşağa kontrolsüz, sinyal vermeksizin, şerit ihlali yaparak ve hızlı bir şekilde girmiş, Turgut Reis caddesinden Bağdat Caddesi istikametine doğru şeritinde normal hızında seyir halinde olan davalı yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, davacı tarafça dilekçesinde her ne kadar kazanın dönel kavşağa gelen davacı tarafa ilk geçiş hakkını vermemekten kaynaklandığı ve tek kusurlu tarafın davalı olduğu iddia edilmiş ise de ... plakalı araç sürücüsü davacı ... dönel kavşağa kontrolsüz, sinyal vermeksizin ve hızlı bir şekilde girmesi nedeniyle meydana gelmiş olduğu açıkça görmezden gelinmiş olduğunu, bu nedenle davalıya kusur yükleyen kaza tespit tutanağının ve davacının iddialarının taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davaya Konu Trafik Kazasının Oluşumunda Davacı Tarafın İddialarının ve Kaza Tespit Tutanağının Kabulün Aksine Davacı Araç Sürücüsü ...(bozyel) Kusurlu olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar davalı ...'ın tek kusurlu olduğunu beyan etmiş ise de gerek davacının kazanın oluşumuna ilişkin vermiş olduğu ifadeleri, gerek kazayı gösteren video kayıtları, gerek bir kısım inceleme tutanakları ve davalının olay anı ile sonrasına ilişkin aşamalardaki tutarlı ifadeleri kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...(bozyel)'in kusurlu olduğunu ortaya koymakta olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ..., KTK m.53/c-1 ve KTK Yönetmeliği m.102'ye (dönüş işareti vermeyerek) aykırı hareket ederek kusurlu davranmış olduğunu, davacı tarafın yani ... plakalı aracın sürücüsü ... dönel kavşakta sola dönüş yaparken işaret vermeyerek hatalı ve kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiği kazaya ilişkin görüntü kayıtları ve davalının ifadeleriyle de açıkça ortada olduğunu, haliyle kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ... dönüş işareti vermediğinden kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü Rabia Kayhan(bozyel), KTK m.53/c-2 ve KTK Yönetmeliği m.102'ye (Hızını azaltmayarak) aykırı hareket ederek kusurlu davranmış olduğunu, davacı tarafın içinde bulunduğu aracın sürücüsü ... dönel kavşakta sola dönüş yaparken hızını azaltmayarak hatalı ve kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiği kazaya ilişkin görüntü kayıtları ve davalının ifadeleriyle de açıkça ortada olduğunu, haliyle kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ... hızını azaltmadığından kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...(bozyel), KTK m.53/c-3 ve KTK Yönetmeliği m.102/c-1'ye (orta adaya bitişik şeritten kavşağa girmeyerek) aykırı hareket ederek kusurlu davranmış olduğunu, davacı tarafın içinde bulunduğu aracın sürücüsü ... dönel kavşakta sola dönüş yaparken orta adaya bitişik şeritten kavşağa girmeyerek ve ada etrafında dönerken gereksiz şerit değiştirerek hatalı ve kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiği kazaya ilişkin görüntü kayıtları ve davalının ifadeleriyle de açıkça ortada olduğunu, haliyle kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ... orta adaya bitişik şeritten kavşağa girmediğinden ve ada etrafında dönerken gereksiz şerit değiştirdiğinden kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği açıkça ortada olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise karşı tarafın içinde bulunduğu aracın sürücüsü ...(bozyel)'in mütefarik kusurunun dikkate alınması gerekmekte olduğunu, Mobese görüntülerinde Kaza Anının görülMEdiğe polis tutanaklarında belirtilmiş olmasına rağmen kaza tespit tutanağında uzman/bilirkişi olmayan polis memurları tarafından yapılan kusura ilişkin değerlendirme kabul edilemeyeceğini, haliyle davacı tarafın kusurlu olduğu açıkça ortada olup davacı tarafın davalılın tek kusurlu taraf olduğu yönündeki beyanları gerçeklerle bağdaşmadığını, yukarıda Yer Verdikleri İtirazları Dikkate Alınarak Kusur Oranının Tespiti İçin Dosyanın ATK Bilirkişisine Tevdii Gerekmekte olduğunu, Kaza Tespit Tutanağında yer alan ve trafik uzmanı bilirkişilerin tespitine dayanmayan kusura ilişkin açıklamaların taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, Yargıtay 17. HD, 17.01.2019 tarih ve E. 2016/2286, K. 2019/338 sayılı ilamının müterafik kusur yönünden dikkate alınması gerektiğini, davalının davaya konu trafik kazası sonrası hiç vakit kaybetmeksizin davacı tarafın yardımına koşmuş, 112 Acil Yardıma ulaşılmasını talep/ temin ederek Ambulans ve Polis gelene kadar çevredeki vatandaşlarla birlikte araçtakilere yardımcı olmuş, davacı tarafın da hızlı olması/ hızını düşürmemesi, davacıların emniyet kemeri takıp/takmama durumu, çocuk koltuğu ile seyahat edip/etmeme durumu, davacıların içinde bulunduğu araç sürücüsünün orta adaya bitişik şeritten kavşağa girmeyerek ve ada etrafında dönerken gereksiz şerit değiştirmesi, dönüş işareti vermemesi, nedeniyle kazanın oluşumunda/ zararın artmasında davacı tarafın içinde bulunduğu araç sürücüsünün(.../...ın) müterafik kusurlu olduğu durumları hep birlikte değerlendirildiğinde TBK'nun 52. maddesi uyarınca tazminatın tamamen kaldırılması veya indirilmesi gerekmekte olduğunu, davaya konu değer kaybı talebinin işbu kaza bahane edilerek taraflarına yüklenmek istenmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın davasının ve taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 17. HD'nin 2016/4987E., 2016/7193K. sayılı ve 13.6.2016 tarihli ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davaya konu ... plakalı araç TRAMER SBM kayıtlarından görüleceği üzere daha önce de kazaya karışmış olup davacının değer kaybı taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu (tramer sbm kayıtları ve sigorta hasar/kaza dosyası), bahse konu araç kazadan önce büyük hasarlı kaza geçirmiş ve 9 yaşında ve 222512-km bir araç olup davaya konu kazanın 38GV839 plakalı aracın orjinalliğini etkilemediği açıkça ortada olduğunu, tam aksine 38GV839 plakalı aracın tamiriyle birlikte yeni yedek parçalar takılmış, araç boyanmış ve onarılmış haliyle bu yapılan işlemler sonucu aracın kıymeti de artmış olduğunu, davacı araç yönünden orijinal parça takma zorunluluğu olmadığını, bu nedenle de bahse konu araçta değer kaybı oluşmamış olup davacının taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, dava öncesi sigorta şirketince alınan değer kaybına ilişkin eksper raporu esas alınarak, değer kaybına ilişkin yeniden bilirkişi heyet raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın ikame araç bedeli talebi ve ikame araç bedeline ilişkin 30 gün aracın serviste kaldığından bahisle İkame araç bedeli talebi hatalı ve çok yüksek olup davacının İkame Araç Bedeli Taleplerinin Reddi Gerekmekte olduğunu, Yargıtay 17. HD'nin 14.11.2006 tarih ve E. 2006/5225, K. 2006/8352 ve E. 2008/2243, K. 2008/4182 sayılı kararlarının dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının aksine davacıların durumunun "basit bir tıbbi müdahale (btm) ile giderilebilir nitelikte olduğu" ve herhangi bir lezyon tespit edilemediği atk raporuyla sabit olduğunu, bu nedenle de davacının hukuka ve hakkaniyete aykırı iddia ve tazminat taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, kayseri 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında Kayseri Şehir Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinden aldırılan 16.04.2024 tarihli ATK Raporlarının dikkate alınması gerektiğini, ATK raporunda açıkça manevi tazminat talebine konu yaralanmanın "Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu," kanaati bildirilmiş olup bahse konu rapor davacının manevi tazminat taleplerini ispatlar nitelikte, mahiyette ve kuvvette olmadığını, Yargıtay 17. HD, 30.06.2020 tarih ve E. 2019/4534, K. 2020/4135 sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın (... plakalı aracın sürücüsü Davacı ...) kavşağa kontrolsüz, sinyal vermeksizin, şerit ihlali yaparak ve hızlı bir şekilde girerek kendi kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği (müterafik kusuru), olayın eylemin ağırlığı ve niteliği düşünüldüğünde bahse konu manevi tazminat talebinin, davacı tarafından hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olduğu açıkça görülmekte olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın davalıya dava öncesi herhangi bir bildirimde bulunmamış olup bu usule aykırılığın da göz önünde bulundurularak ilgili (Faiz vs.) istemleri bakımından dava tarihi esas alınması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından avans faiz talebinde bulunulmuş olup trafik kazasının ticari bir işletmeyle ilgisinin olmaması ve davalının da tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle davacının avans faizi taleplerinin de reddi gerekmekte olduğunu belirterek, tüm bu açıklanan nedenlerle, davalı şirketin işleteni olduğu aracın kazada kusurunun olmaması da göz önünde bulundurularak, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin haksız ve yersiz olması sebebiyle davanın usulden ve esastan reddinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu trafik kazası 04.04.2024 tarihinde meydana gelmiş olup zamanaşımın süresi 2 yıl olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde 04.04.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... Plakalı araç 21.08.2023 - 21.08.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 4102300420260 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ... adına kaza tarihi itibarıyla, hasar halinde araç başına 200.000,00 TL azami sorumluluk hadleri ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın meydan gelmesi akabinde davacı tarafından araç hasarı ve değer kaybına ilişkin davalı şirkete yapılan başvuru doğrultusunda ...nolu hasar dosyası açılmış olduğunu, davalı şirket tarafından davacının araç hasarına ilişkin toplamda 192.527,26-TL ödeme yapıldığını, Değer kaybına ilişkin ise 7.473,14-TL ödeme yapılarak kaza tarihi itibariyle teminat limiti olan 200.000-TL ödeme yapılmış olduğunu, davalı şirketin araç başına teminat limitinin tamamı olan 200.000-tl'nin tamamını ödemekle sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, maddi teminatın hepsi ödenmekle teminat limiti tükendiğini, bu nedenle, değer kaybı bedeline ilişkin zararlarını davalı şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketi; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olmakta olduğunu, davalı şirketin meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti gerekli olduğunu, değer kaybı hesabı yapılırken öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) daha önce kazaya karışıp karışmadığı hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın kaza tarihindeki hasarsız hali piyasa rayiç değerinin tespiti ile davaya konu kaza sonucu hasarları onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri tespit edilerek, aradaki farkın değer kaybı zararı olarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu, bu durumda mahkemece öncelikle araç hasarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespitine yönelik olarak davacının varsa kasko şirketince aldırılan ekspertiz raporu da istenerek ve incelenmek suretiyle yukarıda açıklanan hususları göz önüne alarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybının tespiti konusunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2020/89 E., 2021/1988 K. Sayılı kararında da araç değer kaybı hesabının nasıl yapılacağı ifade edilmiş olduğunu, hükmüne paralel olarak, aracın kaza geçmişi, marka ve modeli, hasarın nitelikleri, onarımda görmüş olduğu işlemler, kullanılmışlık düzeyi (km'si), yası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle değer kaybına ilişkin tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın değer kaybı hesabının yapılabilmesi için gerekli bilgilerden olan; davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının, aynı bölgeye daha önceden hasar almış olup olmadığının ve kaza tarihinde kilometresinin kaç olduğunun tespitini talep ettiklerini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.04.2018 Tarihinde 2017/4316 Esas, 2018/4380 Karar Sayılı Kararının dikkate alınması gerektiğini, davada talep edilen, davalıya ait araç maddi hasarlı trafik kazası sonucu "araç mahrumiyet bedeli" hem trafik sigortalı genel şartları hem de KTK'ya göre teminat dışı olduğunu, sunulan tasdikli trafik poliçe örneğinden de anlaşılacağı üzere "manevi tazmınat" taleplerı poliçe teminatı kapsamına dahil olmadığını, bu sebeple davalı şirketin manevi tazminattan sorumlu olmayacağını, davacının kaza tarihinden itibaren isleyecek avans faizi talebi haksız ve yersiz olduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmekte olduğunu, davalı şirket temerrüde düşmüş olmadığnı, her halde faize hükmedilecek ise davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, davalı şirket nezdinde tanzim edilen trafik poliçesindeki kaza tarih itibariyle 200.000-TL'lik teminat limitinin tükenmiş olması sebebiyle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 04/04/2024 tarihinde meydana gelen Trafik kazası nedeni ile davacı ...’a ait araçta değer kaybı zararı ile aracın kullanılamaması nedeni ile davacının araç mahrumiyeti zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve meydana gelen olay nedeni ile davacıların manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
... Sigorta Şirketine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kayseri 23. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 16/04/2025 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...'nun tanık beyanında ; "Davacıların komşusu olması nedeniyle tanıdığını, bildiği kadarıyla kazadan sonra davalı tarafından herhangi bir maddi manevi yardımı olmadığını, davacılar ... kaza esnasında hamile olduğu için halen manevi sıkıtılar devam etmekte olduğunu, olay olduğu gün geceye kadar davacıların hastanede kaldıklarını, bilgi kadarıyla Esra'yı kazadan sonra ambulansla hastaneye götürdüklerini" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 30/04/2025 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı Necmettin Şafak'ın tanık beyanında ; "davalı oğlu olduğunu, kaza esnasında araç içerisinde olduğunu, oğlunun biraz kavşağı geçtiğini, bu esnada davacı tarafın sürücüsü çok hızlı bir şekilde gelerek kendilerine vurduğunu, sürücü araçtan çıktığını ve suçlu benim ben vurdum diye bağırdığını, araçta 3 bayan olduğunu, olayda oğlunun kusurunun olmadığını, olaydan sonra oğlu karşı tarafa bir kaç defa gidip geçmiş olsun dediğini, kendisi rahatsız olduğu için gidemediğini, karşı tarafın zararını oğlunun sigorta şirketi karşıladığını, bu şekilde bu dava açılması kendilerini manevi açıdan çok üzdüğünü, kendi arabalarını kendilerinin yaptırdığını, bunun dışında davacı tarafa herhangi bir ödemelerinin olmadığını" şeklinde beyanın alınmış olduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 04/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde havanın açık ve görüş açısının iyi olduğu sürüş güzergahında kendisine hitaben bulunan yol ver trafik levhasına uymamış, kavşak öncesinde araç hızını azaltmamış, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamış ve solundan gelen diğer araç sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermemiş, kavşakta aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsünün ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
Dava konusu araç için 04.04.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 8.400TL olduğu,
Dava konusu araç için 04.04.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 67.500TL olduğu,
" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 11/04/2025 tarihli talep artırım dilekçesini dosyaya sunmuş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça dava konusu talebe ilişkin olarak davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalı sigorta tarafından 04/10/2024 tarihinde 7.473,14 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı ancak yapılan ödemenin davacının tüm zararını gidermediği ve bu nedenle davalının temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş olup, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanmasının gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 04/04/2024 tarihinde meydana gelen olayda tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 04/01/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği ile dava konusu araç için 04.04.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 8.400TL olduğu ve dava konusu araç için 04.04.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 67.500TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağının ve Kayseri 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında alınan raporun kusur yönünden birbiri ile uyumlu olması ve diğer hususlarda yapılan inceleme ve tespitin yeterli olması nedeni ile başkaca rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davacının bakiye değer kaybı tazminat talebinden davalı ...’ın kusurlu sürücü ve araç işleteni olarak, davalı sigorta şirketinin ise kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu görülmüş, davacının ikame araç gideri talebinden ise, davalı ...'ın kusurlu araç sürücüsü ve aracın işleteni olarak sorumlu olduğu anlaşılmış, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce yapmış olduğu 7.473,14 TL değer kaybı ödemesi bilirkişi raporu ile tespit edilen 67.500 TL miktardan düşülmüş ve davacının bakiye 60.026,86 TL değer kaybı tazminat alacağının bulunduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 11/04/2024 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Maddi tazminat davasının kabulü ile, 60.026,86-tl bakiye değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'tan olay tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden dava değeri olan 100,00 TL ile sınırlı olmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 04/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 8.400,00-TL ikame araç giderinin olay tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden ise, davalının olaydaki kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumu, davacıların olaydan kaynaklı yaralanma durumları, davacıların yaşamış olduğu üzüntüler, tanık beyanları, talep edilen miktar hep birlikte dikkate alınmış ve böylece, Manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 8.000,00-TL davcı ... için 8.000,00-TL olmak üzere toplam 16.000,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'tan tahsili ile davacılara hak ettikleri bedellerin ayrı ayrı verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Maddi tazminat davasının KABULÜ ile,
A)60.026,86-TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'tan olay tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden dava değeri olan 100,00 TL ile sınırlı olmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 04/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
B) 8.400,00-TL ikame araç giderinin olay tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Manevi tazminat davasının KABULÜ ile, davacı ... için 8.000,00-TL davcı ... için 8.000,00-TL olmak üzere toplam 16.000,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'tan tahsili ile davacılara hak ettikleri bedellerin ayrı ayrı verilmesine,
3-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.674,24 TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harç ile 890,18 TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.356,46 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,(davalı ... Sigorta A.ş'nin sorumluluğunun 4,91 TL ile sorumlu tutulmasına, )
4-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.092,96 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ile 890,18 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafça yargılama boyunca yapılan, 237,50 TL tebligat gideri, 105,50 TL posta ve müzekkere gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.843,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, (davalı ... Sigorta A.ş'nin sorumluluğunun 2,69TL ile sorumlu tutulmasına, )
7-Manevi tazminat davası yönünden davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan, 237,50 TL tebligat gideri, 105,50 TL posta ve müzekkere gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.843,00 TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacılar ... ile ...'a verilmesine
8-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... lehine A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya verilmesine,(davalı ... Sigorta A.ş'nin sorumluluğunun 100,00 TL ile sorumlu tutulmasına, )
9-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... lehine A.A.Ü.T. uyarınca 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak iş bu davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden davacı ... lehine A.A.Ü.T. uyarınca 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak iş bu davacıya verilmesine,
10-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde davacıya iadesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, (davalı ... Sigorta A.ş'nin sorumluluğunun 5,55 TL ile sorumlu tutulmasına, )
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır