T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/03/2022
KARAR TARİHİ: 19/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile müteveffa ... arasında ihtiyaç kredisi sizleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda ...' nün 23/07/2020 tarihli toplam 82.324,44-TL geri ödeme tutarlı kredi kullandığını, müteveffanın kullandığı krediye bağlı olarak 23/07/2020 tarihinde hayat sigorta sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sigorta sözleşmesinde rizikonun sigorta poliçesinin tanzim tarihinden itibaren 1 yıl içinde gerçekleşmesi halinde vefat teminatının 6.618,24-TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müteveffanın sigorta poliçesinin tanzim tarihinden sonra 18/03/2021 tarihinde vefat ettiği göz önünde bulunduğunda kullanılan tüketici kredisine bağlı olarak yapılan hayat sigortası sözleşmesi kapsamında müvekkil bankanın poliçe bedeli alacağı 23/07/2020 tarihi itibariyle 60.618,24-TL olduğunu, müteveffanın söz konusu kredi borcunu müvekkili bankaya taksitler halinde öderken vefat ettiğini bu kapsamda müvekkili bankanın toplam 62.753,54-TL alacağı kaldığını, söz konusu bedelin ödenmesi için sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak tazminat talibinin reddedildiğini, müvekkili bankanın mağduriyetinin giderilerek söz konusu alacak davasının kabulüne karar verilmesini, davalı şirketin poliçe limitleri kapsamında müvekkilinin tüketici kredisinden kaynaklanan alacağın rizikonun gerçekleştiği tarih 18/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Muris ... Türkiye Halk Bankası A.Ş'den kullanmış olduğu dava konusu kredi sonrasında şirketleri ile banka arasında imzalanan Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi kapsamında hayat sigortası kapsamına dahil edildiğini, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin sigorta süresi içerisinde herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, bu kapsamda sigortalının vefat tarihi itibariyle şirketleri tarafından 23/07/2020 başlangıç tarihli, ... poliçe numaralı, 60.618,24 TL vefat teminat tutarlı hayat sigortası bulunduğunu, iş bu sigorta- sigorta bedeliyle sınırlı olmak üzere sigortalının sigorta süresi içerisinde vefat riskine karşı güvence sağlayan hayat sigortası olduğunu, teminatın kapsamı Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi özel şartlarına poliçe özel şartlarına ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, sigortalının vefat etmesi üzerine tazminat dosyasına ilişkin şirketlerine iletilen tüm evrakların incelendiğini, inceleme neticesinde sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen böbrek yetmezliği hastalığının bulunduğu tespit edildiğini, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen sigorta kurulma aşamasında şirketlerine beyan etmediği hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyası reddedilmiş olup şirketlerinin tazminat ret kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacının tarafın faiz talebi de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açıklanan sebeplerle sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen böbrek yetmezliği hastalığı bulunduğu, sigortalının söz konusu hastalığını şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, yapılmaması gereken bir sözleşmenin yapılmasına sebebiyet verdiği, sigorta öncesinden gelen ve şirketlerine bildirmediği hastalığına bağlı olarak vefat ettiği dosya kapsamıyla sabit olduğunu şirketlerinin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, Mahkememizce re'sen nazara alınacak diğer hukuki ve fiili sebepler çerçevesinde haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, mütevveffa Ali Görgülünün vefatından kaynaklı davalının davacıya hayat Poliçesi kapsamında ödeme yapıp yapmaması ve yapmasının gerekli olması halinde miktarı hususlarına ilişkindir.
SGK'ya yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi'nin ... sayılı görevsizlik kararı verilmekle mahkememize gönderilerek Mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilmiş olup, yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir.
Mahkememizce Uzman hekim bilirkişiden alınan 11/10/2022 havale tarihli raporda; davacılar murisi ...'nün 23.07.2020 tarihinden önce diyabetes mellitus ve kronik böbrek yetmezliği hastalıklarının mevcut olduğu, ölümünün de 23.07.2020 tarihinden önce mevcut hastalıkları ve bunların tıbbi komplikasyonları sonucu meydana geldiği, ölüm nedeni ile bu hastalıklar arasında direkt illiyet bağı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 13/01/2023 tarihli raporunda özetle; Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişi ile Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. arasında 23.7.2020 başlangıç tarihli “tüketici kredisi grup hayat sözleşmesi sertifikası” düzenlenildiği kayıtlı olduğu,Dosya kapsamındaki tıbbi belgelerden 23.7.2020 tarihli sözleşme öncesi kişide;” kalp hastalığı, periferik vasküler hastalık, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı,diyabetes mellitus, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi, esansiyel hipertansiyon, diyabetik nefropati, kronik böbrek yetmezliği, serebral palsi, nöropati, kalıtsal ataksi ile birlikte, diyabetik polinöropati, yürümede zorluk, periferik ve serebral serebrovasküler damar hastalıkları, venöz yetmezlik, cushing sendromu, adrenal bez malign neoplazmı, primer adrenokortikal yetmezlik” enflamatuar polinöropati, polinöropati, parapleji, epilepsi , kronik iskemik kalp hastalığı” tanılarının bulunduğu, 19.08.2020 tarihinde kadavradan böbrek nakli ameliyatı yapıldığı, 18.3.2021 tarihinde evinde öldüğü kayıtlı olduğu, Kişinin ölümünün kendisinde mevcut olan sözleşme öncesinden beri süregelen kronik hastalıklarına bağlı meydana gelmiş olabileceği, ancak ölümün evde gerçekleştiği, ölüm anına ait ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak muayene bulgusu, laboratuar tetkiki, radyografık tetkik, EKG bulgusu gibi herhangi bir tıbbi belge bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik incelemeler ile toksikolojik analizler de yapılmamış olduğu cihetle; Mevcut bulgular ile kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği, Kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinden sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıkların ölüm olayında etkisi ve katkısı olup olmadığı hususunda kesin değerlendirme yapılamadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29/03/2023 tarihli raporunda özetle;Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişi ile Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. arasında 23.7.2020 başlangıç tarihli “tüketici kredisi grup hayat sözleşmesi sertifikası” düzenlenildiği kayıtlı olduğu, dosya kapsamındaki tıbbi belgelerden 23.7.2020 tarihli sözleşme öncesi kişide;” kalp hastalığı, periferik vasküler hastalık, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı,diyabetes mellitus, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi, esansiyel hipertansiyon, diyabetik nefropati, kronik böbrek yetmezliği, serebral palsi, nöropati, kalıtsal ataksi ile birlikte, diyabetik polinöropati, yürümede zorluk, periferik ve serebral serebrovasküler damar hastalıkları, venöz yetmezlik, cushing sendromu, adrenal bez malign neoplazmı, primer adrenokortikal yetmezlik” enflamatuar polinöropati, polinöropati, parapleji, epilepsi , kronik iskemik kalp hastalığı” tanılarının bulunduğu, 19.08.2020 tarihinde kadavradan böbrek nakli ameliyatı yapıldığı, 18.3.2021 tarihinde evinde öldüğü kayıtlı olduğu, kişinin ölümünün kendisinde mevcut olan sözleşme öncesinden beri süregelen kronik hastalıklarına bağlı meydana gelmiş olabileceği, ancak ölümün evde gerçekleştiği, ölüm anına ait ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak muayene bulgusu, laboratuar tetkiki, radyografık tetkik, EKG bulgusu gibi herhangi bir tıbbi belge bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik incelemeler ile toksikolojik analizler de yapılmamış olduğu cihetle; Mevcut bulgular ile kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği, Kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinden sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıkların ölüm olayında etkisi ve katkısı olup olmadığı hususunda kesin değerlendirme yapılamadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 23/11/2023 tarihli raporunda özetle;Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişi ile Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. Arasında; 23.7.2020 başlangıç tarihli “tüketici kredisi grup hayat sözleşmesi sertifikası” düzenlenildiği kayıtlı olduğu,dosya kapsamındaki tıbbi belgelerden 23.7.2020 tarihli sözleşme öncesi kişide;” kalp hastalığı, periferik vasküler hastalık, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, diyabetes mellitus, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi, esansiyel hipertansiyon, diyabetik nefropati, kronik böbrek yetmezliği, serebral palsi, nöropati, kalıtsal ataksi ile birlikte, diyabetik polinöropati, yürümede zorluk, periferik ve serebral serebrovasküler damar hastalıkları, venöz yetmezlik, cushing sendromu, adrenal bez malign neoplazmı, primer adrenokortikal yetmezlik, enflamatuar polinöropati, polinöropati, parapleji, epilepsi , kronik iskemik kalp hastalığı” tanılarının bulunduğu, Adli dosyada kayıtlı tıbbi belgelerde; kişiye 19.08.2020 tarihinde kadavradan böbrek nakli ameliyatı yapıldığı, 18.3.2021 tarihinde evinde öldüğü kayıtlı olduğu, kişinin ölümünün kendisinde mevcut olan sözleşme öncesinden beri süregelen kronik hastalıklarına bağlı meydana gelmiş olabileceği, ancak ölümün evde gerçekleştiği, ölüm anına ait ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak muayene bulgusu, laboratuar tetkiki, radyografık tetkik, EKG bulgusu gibi herhangi bir tıbbi belge bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik incelemeler ile toksikolojik analizler de yapılmamış olduğu cihetle; Mevcut bulgular ile kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının tespit edilemediği, kişinin kesin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinden; Sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıkların ölüm olayında etkisi ve katkısı olup olmadığı hususunda kesin değerlendirme yapılamadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan 15/02/2024 havale tarihli raporda; Müteveffa ... ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan 'Tüketici Kredisi Grup Hayat Sertifikası' 1. Yıl vefat teminat tutarı olan 60.618,24 TL olduğu, Rizikonun gerçekleştiği 18.03.2021 tarihinden dava tarihi olan 15.03.2022 tarihine kadar işlemiş temerrüt faiz tutarının 10.820,36 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 27/03/2024 tarihli, ... karar sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 12/09/2024 tarih ve ... esas .... karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 18/02/2025 tarihli dilekçesinde, dava konusu alacağın, davalı tarafından ödendiğinden konusuz kalan davanın yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin işlemden kaldırılmasını talep etmiş ve duruşmada da davanın konusuz kaldığı tekrarlanmıştır.
Sonuç olarak; dosyada mevcut delil ve belgeler ile davacı vekilinin beyanı çerçevesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu ancak dava konusu alacağın dava devam ederken tahsil edildiği ve bu sebeple davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine ye olmadığına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan dava başında alınan 1.035,21 TL harcından mahsubu ile arta kalan 419,81 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, alınması gereken 1.035,21-TL karar ve ilam harcı ile 1.115,91-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekilinin sunmuş olduğu 18/02/2025 tarihli dilekçesi dikkate alınarak, yargılama boyunca masrafların davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde ilgilerine iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 840,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır