T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: Esas
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı sigorta şirketince ZMM poliçesi (Poliçe No: ...) ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 10/02/2024 tarihinde trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, incelenen kayıtlara göre meydana gelen elim trafik kazasında, davalı sigorta şirketince sigortalı ... araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla davacının aracında meydana gelen hem gerçek hasardan hem değer kaybından; davalı sigorta şirketi (kaza tarihinde belirlenen genel şartlar uyarınca poliçe limitleri dahilinde) de sorumlu olduğunu, bu bedellerin davalı sigorta şirketinden tahsili talepleri olduğunu, Gerçek Hasara İlişkin Bedelin Hesaplanmasının Gerekmekte olduğunu, hem araç sürücüsünün, hem araç sahibinin hem de sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu oldukları yerleşik yargı içtihatları ile de sabit olduğunu, Hesaplamada Hasarlı Parçaların Orijinalleri Baz Alınması gerektiğini, bu kapsamda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2021 Tarih.... Esas ve ....... Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, Hesaplamada İskonto Yapılmaması gerektiğini, Sigortanın sorumluluğunun, hasar sorumluluğu olduğunu, sigortacının sorumluluğunu azaltan yada kaldıran anlaşmaların da KTK'nin 111. Maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, bu sebeple iskontonun da baz alınmaması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2024 Tarih ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, Hasar Hesaplamasının KDV'li Yapılması gerektiğini, Sigortacı, sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu, yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV’den de sorumlu olduğunu, nitekim 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1. Maddesi uyarınca Türkiye’de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ver ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olduğunu, belirtilen bu nedenle hesaplamada KDV’li tutarlar baz alınması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/11/2017 Tarih 2016/18474 Esas ve 2017/10417 Karar sayılı ilamının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16052 Esas 2017/8418 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davaya konu tazmin talebini içeren trafik kazasının gerçekleşmesi ile beraber, davacının aracında meydana gelen zararın tespiti amacıyla sigorta şirketince bir eksper atanmış, hasar tespiti ilk olarak eksper tarafından yapılmış olduğunu, Sigorta şirketinin atamış olduğu eksper raporunda mevzuata uygun olmayan yan sanayi parça ve çıkma parça kullanılacak şekilde hesaplama yapılmış olduğunu, Orijinal yedek parçalarda ve işçiliklerde ise haksız ve hukuka aykırı bir şekilde iskonto uygulanmış olduğunu, Parça ve işçiliklere KDV uygulanmamış olduğunu, halbuki sigortacı, sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu, yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV’den de sorumlu olduğunu ayrıca hasar onarımı için belirlenen işçilik bedelleri piyasa rayicinin altında belirlenmiş olduğunu, davacının aracında hasar gören parçaların orijinal parça olmasına karşın, onarımında yukarıda açıklandığı üzere mevzuata uygun olmayan kullanılmış olduğunu, yine sigorta şirketi tarafından atanan eksper raporunda davacının aracında hasar gören parçaların mevzuata uygun parçalarla değiştirilmesi gerekirken bu hasarlı parçalar değiştirilmeyerek tamir edilme yoluna gidilmiş olduğunu, bu uygulama da yukarıda yer verdikleri üzere yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerden ötürü; araçtaki hasar bedelinin, orijinal parçalar baz alınarak, piyasa rayicine göre belirlenecek işçilik ve bunlara (işçiliğe ve orijinal parçalara) yansıtılacak K.D.V. dahil, bedellerde (işçilik bedeli ve orijinal parça bedeliden) herhangi bir iskonto yapılmadan gerçek hasar bedelinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekmekte olduğunu, nitekim, bu hususların ortaya çıkarılması amacıyla Sigorta Eksperi Mehmet Okatan tarafından rapor tanzim edilmiş ve de raporda bu hususa ayrıca ve açıkça yer verilmiş olduğunu, rapora bu dilekçenin ekinde yer verdiklerini, Kaza Sonrası Araçtaki Değer Kaybı Bedelinin Hesaplanması ve Tazmini Gerekmekte olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereği kaza sonrası aracın satılmak istendiğinde kazadan önceki haline göre 2. El piyasa rayiç bedelinde ortaya çıkacak fark ile hesaplanması, eş deyişle Reel Değer Kaybı'nın hesaplanması gerekmekte olduğunu ayrıca reel değer kaybı hesaplanırken, davacının aracının markası, modeli; aracın daha önceden hasar kaydının olmaması, aracın ikinci el pazarında gördüğü yoğun rağbet, değişen parçaların araç üzerindeki konumu, parça değişiminde uygulanan işlemler gibi olaya ilişkin hususların da göz önüne alınması gerekmekte olduğunu, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği ve diğer mevzuatlar gereğince davacının aracında oluşan hasardan ve değer kaybından, kazada kusuru bulunan sigortalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ve ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketi de sorumlu olduğunu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; zamanında bakımı yapılan, emsallerine göre temiz kullanılan davacının aracının emsallerine nazaran daha fazla değer kaybı yaşayacağı açık olduğunu, dosya kapsamında yapılacak olan inceleme ile beraber davacıya ait aracın kaza nedenli uğramış olduğu değer kaybının da taraflarına ödenmesi gerekmekte olduğunu, dava açılmadan önce, araçtaki değer kaybının tespiti bakımından bir eksper raporu alınmış, kabul anlamına gelmemekle beraber araçtaki değer kaybının 50.000-70.000 TL olabileceği raporlanmış olduğunu, anılan raporu dilekçe ekine eklediklerini, bu bedel de davacının zararının tam tazmininde yeterli kalmayacak olup, kabul anlamına gelmemekte olduğunu, davalı sigorta şirketine zararların giderilmesi amacıyla başvuruda bulunulmuş ancak davacının zararları giderilmemiş olduğunu, akabinde dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, açıklanan nedenlerden ötürü, davacının alacaklarının tahsil edilebilmesi amacıyla mahkemeye başvurmak zarureti hasıl olmuş olduğunu ayrıca dava açılmadan önce anılan zararların tespiti amacıyla yapılan ekspertiz ücretlerine ilişkin faturayı da bu dilekçe ekinde mahkemeye sunduklarını, TTK 1426. Madde uyarınca bu ücretin de davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; (Bilirkişi raporundan sonra bedel artırım dilekçesi sunulmak üzere) 10 TL hasar fark tazminatı ve 10 TL Değer Kaybı Bedelinden oluşan toplam 20 TL maddi tazminatın işbu belirsiz alacak davası ile beraber haksız fiil tarihinden (10/02/2024) itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile beraber davalı sigorta şirketinden tahsiline (sigorta şirketinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına), dava açılmadan önce yapılan eksper masrafları (1.200 TL ve 1.109,80 TL) ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı talebinde haksız olup, usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddi gerekmekte olduğunu, karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerekmekte olduğunu, davacının başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davacının 20/02/2024 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunmuş ve davalı sigorta şirketi tarafından 23/02/2024 tarihinde başvuran yandan eksik evrak talebinde bulunulmuş olduğunu, davacı yanın başvurusuna verilen bu cevaba rağmen davacı yan tarafından eksik evrak temini sağlanmamış olduğunu, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafa değer kaybı ve hasar onarım bedeli ödemesinin eksiksiz yapılmış olduğunu, dilekçe ekinde yer alan banka ödeme dekontlarından anlaşılacağı üzere 03/04/2024 tarihinde 17.500,00 TL değer kaybı davacı vekili hesabına, 03/04/2024 tarihinde de 71.150,00 TL hasar bedeli davacı hesabına ödenmiş olduğunu, böylece davacıya toplam da 88.650,00 TL ödeme yapmış olduklarını, davalı sigortacı tarafından bağımsız ekspertiz kuruluşların davacıya ait aracın ne kadar değer kaybına uğradığı ve onarımının ne kadar tutacağı konusunda denetime elverişli raporlar alınmak suretiyle bu ödemeler yapılmış olduğunu, böylece davalı şirket açısından poliçe sorumluluğu kalmamış olup davanın reddi gerektiğini, davacıya yapılan bu ödemeler, kusur, maddi poliçe limiti ve aracın değer kaybı/hasar onarım bedeline ilişkin durumu değerlendirilerek yapılmış olup, fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tutmakta olduklarını da beyan ettiklerini, davalı sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu kapsamda T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2016/6107 K. 2018/7206 ilamının dikkate alınması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında bakıldığında davalı şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 200.000,00 TL olduğunu, hasar-onarım bedeli olarak, düzenlenen ekspertiz raporu doğrultusunda, 03/04/2024 tarihinde, 71.150,00 TL hasar-onarım bedeli davacı Yaşar Kazu hesabına ödenmiş olduğunu, yine 03/04/2024 tarihinde bağımsız sigorta eksperince düzenlenen rapor doğrultusunda 17.500,00 TL değer kaybı tazminatı davacı vekiline ödenmiş olduğunu, hiç bir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde Z.M.M.S. Maddi hasar poliçe limiti 111.350,00 TL kaldığından davalı şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davalı şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerekmekte olduğunu, kdv bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, kdv dahil tüm zararlar davalı sigorta şirketince ödenmiş olup şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, Uyuşmazlık konusu araçta meydana gelen değer kaybı zararı, ekte sunulan değer kaybı hesap raporunda ve aşağıda görüleceği üzere iki farklı hesaplama yöntemi ile hesaplanmış olduğunu ancak ... E. ve .... K. sayılı AYM kararı doğrultusunda davalı şirket başvuran tarafa reel değer kaybı hesaplamasına göre 17.500,00 TL tazminat ödemesi yapmış olduğunu, reel hesaplama neticesinde yapılan bu ödeme ile tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar Ek-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplamasına Göre; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında 04.12.2021 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar, “Ek-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması” tablosunda yer alan kriterler esas alınarak, mağdur aracın meydana gelen kaza sonrası uğradığı değer kaybının 15.020,00 TL olduğu tespit edilmiş olduğunu, Reel Değer Kaybı Tazminatı Hesaplamasına Göre; Değer kaybı hesabında, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si,metal yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan kısımları ve aracın onarımında kullanılan parçaların niteliği gibi temel kıstaslar göz önünde bulundurularak14.02.2023 tarihli 2021/82 E. ve 2022/167 K. sayılı AYM kararı doğrultusunda Reel olarak 15.020,00 TL değer kaybettiğinin tespit edilmiş olduğunu, yapılan bu reel değer kaybı hesaplamasına göre 03/04/2024 tarihinde 17.500,00 TL değer kaybı tazminatı başvuran yana ödenmiş olduğunu, dolayısı ile işbu ödeme akabinde davalı şirket tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olup başvurunun reddini arz ve talep ettiklerini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için dilekçede belirtilen kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, iskonto uygulanması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, tek yanlı alınmış ekspertiz rapor ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, temerrüt tarihine açıkça itiraz ettiklerini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarında sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüş olduğunu, öncelikle davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini, yine davalı şirket tarafından değer kaybı ve hasar bedeli ödemesi eksiksiz yapıldığından davalı şirketin temerrüde düşmediğini, davacı taraf davalı şirkete 20/02/2024 tarihinde eksik evrak ile başvurmuş olup kabul anlamında gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde şirketin temerrüt tarihinin 04/03/2024 olduğunu beyan ettiklerini, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin faiz sorumluluğu bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu, zira başvuru sahibi vekilince gerekçesini anlayamadıkları bir şekilde ticari faiz isteminde bulunulmakta ise de; araç işleteni tacir olmadığı ve araç tescil belgesinde aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirtildiği gibi somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olan başvuru sahibinin işleten ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmamakta, tazminat talebi haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda da uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu belirterek, Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 10/02/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar ile değer kaybı zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı sigorta şirketine, SBGMM'ne, Hepiyi sigorta şirketine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
Dosyanın Makine bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi tarafından 09/06/2025 Tarihinde bilirkişi raporunun mahkememize sunulmuş olduğu incelenmesinde; "Kaza olayının maddi hasarlı ve üç taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki Kök Neden; sürücü Duran Kılıçaslan sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Asli Kusurlu Sayılan Trafik Kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, trafik ışıkları öncesi araç hızını düşürmemiş, önündeki araç ile takip mesafesini ayarlayamamış ve önündeki aracı güvenli mesafeden takip edememiş, araç hızını ayarlamayarak sürüş güzergahında kırmızı trafik ışıklarında bekleyen ... plakalı araca arkasından çarparak zincirleme kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü Duran Kılıçaslan'ın meydana gelen trafik kazasında Tamamen Sorumlu Olduğu,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ....'nun, .... plakalı araç sürücüsü.......'ın, kaza olayında bir ihmallerinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmedikleri, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi .....'ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 10.02.2024 tarihi itibari ile hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 77.050TL olduğu, Türkiye Sigorta A.Ş. Tarafından ....'ya 03.04.2024 tarihli 71.150TL hasar ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Hasar Bedelinin 5.900TL olduğu, Dava konusu araç için 10.02.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 40.975TL olduğu, .....Sigorta A.Ş. Tarafından .....'a 03.04.2024 tarihli 17.500TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 23.475TL olduğu, Kanaatime havi raporum, Sayın Mahkemenin bilgi ve takdirlerine saygı ile sunulur." şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 04/09/2025 Tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının 03/04/2024 tarihinde ayrı ayrı hasar ve değer kaybı ödemesi yaptığı ancak davacının tüm zararının yapılan bu ödeme ile giderilmediği anlaşılmakla eksik ödeme tarihi olan 03/04/2024 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğü anlaşılmış ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmiş olmakla birlikte hükümde sehven yılın 2025 olarak yazıldığı görülmüş olup, söz konusu tarihin maddi hata kapsamında yanlış yazılmış olduğu dava tarihi itibari ile de anlaşılmış ve karardaki faizin 03/04/2024 tarihinden itibaren başlatılmasının gerektiği bu şekilde açıklanmıştır.
Davacı tarafça kararda avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de, davalı sigorta tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 10/02/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumları ile hasar bedeli ve değer kaybı tazminat bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 09/06/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plakalı araç sürücüsü ....'ın meydana gelen trafik kazasında Tamamen Sorumlu Olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ....'nun, ... plakalı araç sürücüsü.......'ın, kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmedikleri, dava konusu araç için 10.02.2024 tarihi itibari ile hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 77.050TL olduğu, ...Sigorta A.Ş. Tarafından ....ya 03.04.2024 tarihli 71.150TL hasar ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Hasar Bedelinin 5.900 TL olduğu, dava konusu araç için 10.02.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 40.975TL olduğu, .... Sigorta A.Ş. Tarafından ....'a 03.04.2024 tarihli 17.500TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 23.475TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında bakiye tazminat taleplerinden sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 04/09/2025 tarihli talep artırım dilekçesi dikkate alınmış, yukarda faizin başlangıç tarihine ilişkin detaylı açıklama da yazılmış ve böylece, Davanın Kabulü ile, 5.900,TL Hasar fark bedeli ile 23.475,00TL bakiye değer kaybı tazminat bedeli olmak üzere toplam 29.375,00TL tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 03/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın Kabulü ile, 5.900,TL Hasar fark bedeli ile 23.475,00TL bakiye değer kaybı tazminat bedeli olmak üzere toplam 29.375,00TL tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 03/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.006,61-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 502,00-TL 'nin mahsubu ile eksik 1.077,11-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 502,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.357,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.097,50,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 29.375,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/10/2025
Katip
e- imzalıdır
Hakim
e- imzalıdır