Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı Sanık ….. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK'nun 191/1 maddesi uyarınca yargılamaya iddianamenin kabul kararı okunarak başlanması gerektiği halde okunmamış ise de sonuca etkili görülmemiştir
CMK'nun 238/3 maddesi uyarınca katılma talebi konusunda sanığın görüşü sorulduktan sonra karar verilmesi gerekirken sanıktan diyeceği sorulmadan katılma talebinin kabulüne karar verilmiş ise de sonuca etkili görülmemiştir.
08/10/2019 tarihli duruşma tutanağında ve gerekçeli kararda zabıt katibi imzası eksik ise de mahallinde tamamlanabilir bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Sanık hakkında TCK'nun 86/2 maddesinde düzenlenen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilme gerekçeleri arasında TCK'nun 58/3 maddesine de yer verilmiş ise de; sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığından TCK'nun 58/3 maddesinin de uygulanma imkanının kalmadığı anlaşılmış, hapis cezasının tercihinde dayanılan diğer gerekçeler yerinde görüldüğünden bu husus sonuca etkili görülmemiştir,
Bu eleştiri konuları haricinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, ancak;
Mahkemece tekerrüre esas alınan Divriği Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/336 Esas 2015/59 Karar sayılı ilamının incelenmesinde 25/02/2010 tarihinde işlenmiş olan basit yaralama suçundan dolayı verilmiş kesin nitelikte 3000-TL Adli Para Cezasına ilişkin olduğu ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2019/12290 esas, 2019/10978 karar sayılı ilamda da belirtildiği üzere; 20/07/2016 tarihinde yürürlükten kalkan 1412 Sayılı CMUK 305/son maddesi uyarınca 1412 sayılı yasanın 305/son maddesinin yürürlükten kalktığı 20/07/2016 tarihinden önce işlenmiş suçlardan dolayı hükmolunan kesin nitelikteki adli para cezası mahkumiyetlerinin tekerrüre esas alınamayacağı halde tekerrüre esas alındığı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başkaca bir mahkumiyet kaydının da bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmış olmasının hatalı olduğu anlaşılmış ise de; bu hususun CMK'nun 280/1-d maddesi uyarınca Dairemizce düzeltilebilir bir hata olduğu değerlendirilmekle;
CMK'nun 280/1-d maddesi uyarınca;
İncelenen Hükümdeki
"9 - Sanık hakkında Divriği Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/02/2015 tarih ve 2014/336 E. 2015/59 K. Sayılı ilamı ile neticeten adli para cezasına mahkum olduğu, cezanın 06/06/2016 tarihinde yerine getirildiği ve 3 yıllık tekerrür süresi geçmediği anlaşıldığından mahkememizce verilen sonuç cezanın TCK'nun 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,"
İbarelerinin hükümden çıkartılmasına,
Düzeltilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunan Sanık .......'nın ileri sürdüğü diğer nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)