Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Şikayetçi A..Ç..'nin 17/06/2014 tarihli celsede alınan beyanında şikayetçi olduğunu ve kamu davasına katılmak istediğini belirtmesine rağmen katılma istemi hakkında ilk derece mahkemesince bir karar verilmediği anlaşıldığından şikayetçi A..Ç..'nin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanması ile oluşan gerekçeli kararda katılanın adı ve soyadının gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek CMK.232/2-b maddesine muhalefet edildiği anlaşılmış ise de bu husus mahallince giderilebilir usuli hata olarak görüldüğünden eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Eleştiri konuları haricinde ;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)