Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı suçu işlerken bıçak kullandığının anlaşılması karşısında 6136 sayılı yasanın 15/4 maddesinde düzenlenen sırf saldırıda kullanılmak için bıçak taşımak suçundan dolayı zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince her zaman işlem yapılabileceği mümkün görülmüştür.
Katılan tarafından sanığa yönelik işlendiği iddia edilen kasten yaralama suçuna ilişkin soruşturma aşamasında tefrik kararı verildiği iddianame anlatımından anlaşılmakla ilgili soruşturmanın akıbetinin sorulması ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise karar ve eklerinin bir suretinin dosya içerisine alınması, kamu davası açılmış ise dosyanın incelenmesi ile birleştirme hususunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilerek CMK.280/1-f maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1) Katılan hakkında düzenlenen 13/12/2017 tarihli raporda yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun belirtildiği ancak 26/12/2017 ve 20/06/2018 tarihli raporlarda ise yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının belirtildiği anlaşılmakla sanığın hukuki durumunun tespiti için ilgili tüm tıbbi evrakların temini ile birlikte katılanın mevcutlu olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine sevk edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin sağlanması gerektiğinin lüzumu,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK'nin 61 ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; sanığın TCK. 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen "1 yıl 6 ay" hapis cezasının, TCK. 87/1-a maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında, hesap hatası yapılarak "2 yıl 12 ay" hapis cezası yerine, "3 yıl" hapis cezasına hükmedilmiş ise de; hükmedilen cezanın 5 yıla çıkartılması nedeniyle sonuç ceza doğru belirlendiğinden, bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı,
4) TCK.87/1-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıl olarak belirlenmesinin gerektiği ancak TCK.87/son maddesinin uygulanmasından bahsedilerek hükümde karışıklığa neden olunması ve sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında TCK. 87/1-son maddesi gösterilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
5) Katılanın beyanlarının alındığı 18/12/2018 tarihli celsede 18 yaşını ikmal etmediği halde psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmayarak ve görüntü veya seslerin kayıt altına alınmayarak CMK.236/3 ve 52/3-a maddelerine muhalefet edilmesi
Nedenleriyle CMK.280/1-f maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK.284/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)