T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/157
KARAR NO: 2023/2132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2022
NUMARASI: 2019/616 Esas 2022/844 Karar
DAVA: Tazminat (Destekten Yoksun Kalma Nedeniyle)
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH:07/12/2023
YAZILDIĞI TARİH:07/12/2023
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/616 Esas 2022/844 Karar sayılı ilamı davalılar vekilleri tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1166 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda davacı lehine hesaplanan 11.862,10-TL'nin 700,00-TL'sinin hüküm altına alındığını, kalan bakiye 11.162,10-TL yönünden taleplerinin devam ettiğini, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle bilirkişi raporunda hesaplanan 11.162,10-TL'nin davalı ... için kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketinin savunmasının ve dayanaklarının özetle; davacının dava konusu talebine ilişkin bir başvurusunun bulunmadığını, sigortacıya yazılı başvuruda bulunulması, başvuru tarihinden itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerektiği, bahsedilen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1166 Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tarafların kusur durumunun tespiti için rapor alınmasını, bu nedenle sigorta şirketine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'nin savunmasının ve dayanaklarının özetle; işbu davaya konu trafik kazasının 03/10/2016 tarihinde gerçekleştiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1166 Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafça muvduata uygulanan en yüksek faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulü durumunda uygulanması gereken faizin adi kanuni faiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın kabulü ile; 18.928,22-TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalı ...yönünden kaza tarihi olan 03.10.2016 tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 17/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsili ile davacı ...'na verilmesine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aynı kazaya ilişkin verilen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1166 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edilmemesi ve kesinleşmesi nedeniyle kesin hüküm itirazı nedeniyle bu davanın dinlenmeksizin reddi gerekirken mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki dava öncesi açılmış olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1166 Esas sayılı dosyasında verilen karara istinaden müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını ve işbu dosyanın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğini, davacı tarafın söz konusu kararı Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı takibe konu ettiğini ve icra dosyasına müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, 2017/1166 Esas sayılı dosyada davacı tarafın süresinde ıslah etmediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı gibi belirsiz alacak davasında yeniden bedel artırma imkanı olmasına rağmen bunu da yapmadığını ve kararı istinafa da taşımadığını, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiğini ve icra yoluyla ödeme yapıldığını, tarafları ve konusu aynı olan, daha önce açılmış ve kesin olarak hükme bağlanmış karar ve hatta bu kararın icra takibine konu edilerek alacağın tahsil edilmesi nedeniyle eldeki davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın söz konusu kararı istinaf etmeyerek kararı kabul ettiğini, dava şartlarının oluşmadığı muhakkak olup bu doğrultuda HMK 114/1-i "aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması." hükmü gereği dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekmekte iken davanın kabul edilmiş olması nedeniyle mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda davacının maddi zararının 18.928,22-TL olduğunun belirtildiğini, davacı tarafın dava değerini 11.862,10-TL olarak belirterek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1166 esas sayılı dosyasına istinaden kalan bakiyeyi talep ettiğini, bununla birlikte; dava türünün sigorta (trafik sigortasından kaynaklanan) şeklinde olup; bu sebeple HMK 316-322 maddeleri gereği basit yargılama usulüne tabi kılındığını, davacı tarafın dava dilekçesinde; bakiyeyi talep etmiş olup; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması halinde, geriye kalan haktan zımnen feragat edilmiş sayıldığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından Kayseri 2. asliye ticaret mahkemesi'nin 2017/1166 esas 2019/580 karar sayılı dosyası ile yargılama yapılmış olup, bilirkişi raporu ile hesaplama yapılmış ise de davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak karar verildiğini ve karar tutarının davacı tarafa ödendiğini bu sebeple öncelikle davacı tarafa yapılan ödeme tarihi itibariyle zararın giderilip giderilmediğinin denetlenmesinin gerektiğini, o halde bilirkişi tarafından öncelikle; ödeme tarihi göz önüne alınarak o tarihte ödenmesi gereken tazminattutarının hesaplanması gerektiğini ve bulunan tutar ile gerçekte ödenen tutarın karşılaştırılması gerektiğini, şayet ödeme tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutar ile gerçekte ödenen tutar arasında fahiş bir fark var ise güncellemenin yapılması gerektiğini, güncelleme yapılırken, gerçekte ödenen tutara ödeme tarihinden hesap tarihine kadar yasal faizin işletileceğini, ardından hesap tarihi itibariyle belirlenen tazminat tutarından, güncellenen tutarın mahsup edileceğini, fakat eldeki raporda, ödeme tarihindeki verilere göre müvekkili şirketin ödediği ve ödemesi gereken tutar belirlendikten sonra arada fahiş bir fark olup olmadığı tespit edilmeksizin doğrudan güncelleme yapıldığını, dosyanın bilirkişiye tevdii ile yeniden rapor alınması gerektiğini, TRH tablosu ve 1,8 teknik faiz üzerinden yeniden hesap raporu alınması gerektiğini, davadan önce şirkete başvuru yapılmadığına göre müvekkili şirket için temerrüt tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, mahkemece olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça ilk açılan dosyanın mahkeme dosyası açısından kesin hüküm teşkil ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın ilk açmış olduğu davayı ıslah etmediğini, bedel artırım yoluna da başvurmadan davasının kesinleştiğini ve mahkemee ilamında belirtilen bedelin kendisine ödendiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1166 Esas sayılı dosyası sonucunda mahkemenin 700,00-TL'lik destekten yoksun kalma tazminatının davacıya ödenmesine karar verdiğini, davacı tarafın söz konusu dava sırasında davasını ıslah etmediğini, talep artırım yoluna da başvurmadığını, kararın davacının istinafı olmadan kesinleştiğini ve icra takibi yapılması üzerine kendisine ödendiğini, yine bu nedenle de açıkça kesin hüküm teşkil eden mahkeme kararı bulunuyor olmasına dayanılarak davanın reddinin gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatından oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24/11/2022 tarih ve 2019/616 Esas 2022/844 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir.
HMK'nun 109.maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir..." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı ... tarafından 04/10/2017 tarihinde açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 700,00-TL için açıldığı, dava dilekçesinde davanın HMK'nın 109. maddesi kapsamında kısmi dava olarak açıldığının belirtildiği, aktüer bilirkişi raporu ile davacı ... yönünden zararın 11.862,10-TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra ıslah talebinde bulunulduğundan ıslah talebi kabul edilmeyerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/06/2019 tarih ve 2017/1166 Esas 2019/580 Karar sayılı kararı ile davacı ... yönünden 700,00-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmolunduğu, karara karşı yalnız davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2022 tarih 2019/2262 Esas, 2022/277 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden hatalı bulunduğundan karar bu yönden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Eldeki davada davacı ... nun Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1166 Esas 2019/580 Karar sayılı dosyasında hesaplanan 11.862,10-TL'den hüküm altına alınan 700,00-TL'nin mahsubu neticesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere bakiye 11.162,10-TL'nin davalılardan tahsilini talep ettiği görülmektedir. Eldeki dava Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1166 Esas 2019/580 Karar sayılı dosyasının devamı niteliğinde bir ek dava olup, başvuru dilekçesinin kısmi dava kapsamında olduğu, belirsiz alacak davası olarak tanımlanamayacağı, bu ek dava ile ancak önceki davada istenemeyen alacak kısmının talep edilebileceği, aynı taraflar arasında, aynı sebepten dolayı açılmış, neticelendirilmiş ve kesinleşmiş olan davada, kusur, tazminat miktarı, sorumluluk yönünden uyuşmazlığın çözümlenmiş olduğunun kabulü ile, ilk davanın devamı niteliğinde olan eldeki davada ilk davada yapılmayan veya yapılmış olup da değerlendirilmiş olan itirazların yapılamayacağı, bu sebeple davalılar vekillerinin yalnız bu yöndeki istinaf başvuru sebepleri haklı bulunmuş olup derdestlik ve kesin hüküm itirazlarının haklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla davacı tarafça Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1166 E. 2019/580 K. sayılı dosyasında aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan ve mahkemece hüküm altına alınmayan, davacı ... için 11.862,10-TL-700,00-TL=11.162,10-TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken güncellenen verilere göre yapılan hesaplama doğrultusunda 18.928,22-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2332 E, 2022/9291 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23456 E, 2022/6817 K. Sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkündür.
İlk derece mahkemesi kararındaki belirtilen hatalar bakımından gerekli düzeltmelerin yapılması amacıyla davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak Dairemizce duruşma açılmaksızın yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;
A-)Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
B-)Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/616 Esas 2022/844 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
11.162,10-TL destekten yoksun kalma tazminatının; davalı ... yönünden kaza tarihi olan 03.10.2016 tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 17/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine,
2-Alınması gereken harç 762,48-TL olup, peşin alınan 190,63-TL ve 133,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 438,85-TL karar ve ilâm harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan başvuru harcı 44,40-TL, ıslah harcı 133,00-TL ve peşin harç 190,63-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 167,60-TL ve bilirkişi ücreti 1.250,00-TL olmak üzere toplam 1.417,60-TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 835,96-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 11.162,10-TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 7.766,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul/red oranına göre hesaplanan 778,41-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 541,59-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
C-) Davalıların istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş olmakla;
1-) İstinaf karar harçlarının talep halinde davalılara iadesine,
2-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-)Davalı ... tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 56,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 276,70-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
4-)Davalı ... tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 100,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 320,70-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/12/2023