T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1924
KARAR NO: 2025/2034
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/07/2024
NUMARASI: 2021/985 Esas, 2024/748 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
DAVA TARİHİ: 31.12.2021
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 11.12.2025
YAZILDIĞI TARİH: 11.12.2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/985 Esas, 2024/748 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...'a ait, ...'ın oğlu ...'ın sevk ve idaresindeki aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu neticelenen tek araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin araçta yolcu olarak bulunduğunu ve tamamen kusursuz olduğu bu kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını, ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, müvekkilinin kalıcı şekilde yaralandığını, kazanın ardından davacının hastanede kaldığı süre boyunca çeşitli müdahaleler ile birlikte ağır bir tedavi gördüğünü, müvekkilinin kaza nedeniyle çenesinin kırılması ve 7 adet dişini kaybetmesi nedeniyle yalnızca dişlerini yaptırma için 30.000,00TL'ye yakın masrafı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tespit tutanağında yer aldığı üzere kaza tarihi itibariyle geçerli ... poliçe numaralı 10/10/2020 başlangıç ve 10/10/2021 bitiş tarihli trafik sigortası poliçesi ile davalı şirketine sigortalı bulunduğunu, yapılan başvuru 10/09/2021 tarihinde davalı şirkete gönderildiğini, sigorta şirketince taraflarına kaza tarihinden önce satıştan dolayı poliçenin iptal olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe bulunmadığını, aracın kaza tarihinden başka bir şahıs üzerine kayıtlı gözüktüğü gerekçesiyle başvurularının reddedildiğini, davalı sigortanın red gerekçesine binaen Güvence Hesabına başvuru yapıldığını, aracın kazadan sonra satışının yapıldığını, kaza tarihi olan ... tarihinde aracın ... poliçe nolu ...dan poliçesi bulunduğunu zeyil tanzim tarihinin 26/01/2021 olup zeyil başlama tarihi 30/10/2020 (geriye dönük yapılmış) hatalı bir işlem olduğu şeklinde cevap verildiğini, kaza tarihi itibariyle aracın ...dan poliçesinin bulunduğunun bildirildiğini, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili lehine 100,00TL maddi tazminatın(50,00TL geçici ve 50,00TL sürekli iş göremezlik) ve şimdilik 100,00TL tedavi giderleri ile 100,00TL bakıcı giderlerinin poliçe limiti uyarınca kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sigorta poliçesinin ve dosyadaki soruşturma evraklarının incelenmesinde; kazaya karışan ... kazanın tek taraflı trafik kazası olduğu, davacıların yolcu konumunda olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz soruşturma dosyasını dosyamız arasına almış, kaza tespit tutanağını incelenmiş olup, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Kayseri İli, ... İlçesi... Mah. üzerinde seyir halindeyken araçta davacının da bulunduğu sırada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlamıştır.
- Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde;
Mahkememiz Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde ve ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor almıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3153 E,2021/2473 sayılı ilamı doğrultusunda) Anılan düzenlenme uyarınca mahkememizce rapor almıştır. Anılan raporların incelenmesinde Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından sunulan raporda, 3 ay geçici iş göremez olduğu, %0 oranında sürekli iş göremez olduğu, 1 hafta bakıcıya muhtaç olduğu tespit edilmiştir. İtirazlar sonrası ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda 4 ay geçici iş göremez olduğu, %5 oranında sürekli iş göremez olduğu, bakıcıya muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. tespit edilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca herhangi bir itiraz olmadığından ve usuli kazanılmış hak oluşturulduğundan raporlar arasında çelişki değerlendirmeye alınmamıştır.
-Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması ve Adli Tıp Uzmanından SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporların değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik zararının 11.303,60 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının 34.217,92 TL ve sürekli iş göremezlik zararının ise 914.971,53 TL olduğu tespit edilmiştir. Alınan raporun yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas kabul edilmiştir.
- Mahkememizin tedavi giderinin ve geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu halde tedavi giderlerinin ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Anılan gerekçeler uyarınca davacıların ıslah istemleri dikkate alınarak maddi tazminat isteminin, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutularak kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı bakıcı gideri olmadığından ilgili talep reddedilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca dava tarihindeki faiz işletilmesi talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Davacının ticari avans faizi işletilmesi talebi ise kazaya karışan araç ticari olmadığından reddedilerek; davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 11.303,60 TL geçici iş göremezlik zararı, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 34.217,92 TL SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 475.521,52 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatından geçici iş göremezlik zararının ve SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri zararının karşılanması, sakatlık/ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanması ve poliçe limitleri ile sınırlı olması ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakıcı giderine ilişkin davasının reddine, davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve kaçınılmaz tedavi gideri zararına ilişkin alacağı ticari avans faizi işletilmesi talebinin reddine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, kaza tarihi itibari ile müvekkili şirket tarafından tanzim edilmiş bir poliçe bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olan poliçe satış nedeniyle iptal edildiğini, poliçenin kaza tarihini kapsamadığını, bu nedenle davanın müvekkili şirket lehine reddi gerekirken ilk derece mahkemesinin kabul yönünde hüküm kurmasının hatalı olduğunu, sonuç olarak poliçenin geçerlilik tarihi zeyilnameden ve satıştan da anlaşıldığı üzere 10.10.2020-30.10.2020 tarihleri arasında olup kazanın ise ...tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle poliçenin kaza tarihini kapsamadığını, davanın reddi gerektiğini, ilk derece mahkemesinden aracın satıldığına dair hususun tespiti açısından Noterler Birliğine müzekkere yazılması talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesinin taleplerini değerlendirmeden, eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğunu, ilk derece mahkemesinin haksız yere müvekkili şirketi tazminattan sorumlu tuttuğunu, ayrıca poliçe teminatına da riayet etmeyerek tazminatın tamamından müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, bu yönüyle de kararın bozulması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından aldırılmış olan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, aldırmış olan maluliyet raporunun eksik inceleme sonucunda tespit edildiğini, heyetin davacı ile görüşmeden yerinde muayene etmeden tedavi evrakları üzerinden maluliyet tespiti yapıldığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte kusur raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu ile KTT arasında çelişkinin mevcut olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;
Dava, trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunması, davalı sigorta şirketi tarafından bu aracın ZMMS'nin yapılmış olması ve söz konusu sigorta poliçesinin kaza tarihinde de geçerli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-)Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 32.482,87 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 8.129,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 24.353,87 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
6-) Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1. ve 2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2025