T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1952
KARAR NO: 2025/2138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/55 Esas, 2024/720 Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA:
DAVA TARİHİ: 20/01/2022
BİRLEŞEN 2023/553 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/01/2022
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 18/12/2025
YAZILDIĞI TARİH: 30/12/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas ve 2024/720 Karar sayılı kararı davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca, ... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, halen sol kolunu kullanamamakta olduğunu, ağız açıklığının yüksek oranda küçülmesi nedeniyle yemek yiyememekte olduğunu, ayrıca bacağındaki sorunlar nedeniyle kısa süreli dahi ayakta duramadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının kullanılamaz hale geldiğini ve perte ayrıldığını, ... plaka sayılı aracın araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin ... Üniversitesi ... Bölümü'nde ...sınıf öğrencisi olduğunu, son derece başarılı bir öğrenci olan müvekkilinin aynı zamanda bölüm birincisi olduğunu, söz konusu kazanın müvekkilinin vücudunda bıraktığı etkilerin, ameliyatlar ve hastane süreci nedeniyle müvekkilinin eğitim hayatı açısından son derece önemli olan fırsatları kaçırmak durumunda kaldığını, bu hususların müvekkilini manevi açıdan son derece yıprattığını bildirerek müvekkilinin uğramış olduğu zarara ilişkin fazlaya ilişkin hakları sakla tutarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00 TL (400,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 50,00 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 50,00 TL tedavi gideri) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılar ..., ... ve ...A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müvekkilinin uğramış olduğu manevi zarara ilişkin 75.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Birleşen 2023/553 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca,... plaka sayılı aracın çarpması sonucu müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un olay anında kırmızı ışıkta geçtiğini, taraflar arasında görülen Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/465 Esas sayılı dosyasından alınan kusur raporunda araç sürücüsü ...'un tam kusurlu, müvekkili ...'in ise her hangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas sayılı dosyası ile dava konusu olay nedeniyle maddi tazminat taleplerinin ... plaka sayılı aracın sahibi, şoförü ve trafik sigortacısı şirkete yöneltildiğini, yargılamanın devam ettiğini, Kayseri Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda müvekkilinin kaza nedeniyle 2 ay süreyle iş göremez hale geldiğini, tüm vücut fonksiyon kaybı ve/veya engel oranının %21 olduğunu, müvekkilinin ... Üniversitesi ... ... sınıf öğrencisi olduğunu, başarılı bir öğrenci olan müvekkilinin bölüm birincisi olarak mezun olduğunu, mezuniyetinin akabinde ... olarak mesleğini icra ettiğini, 01/03/2023 tarihinde ...Üniversitesi ...Bölümü'nde ... olarak çalışmaya başladığını, tazminat hesaplaması yapılırken müvekkilinin mezun olduktan sonraki mesleğinde alacağı ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle psikolojik durumunu da son derece etkilediğini, psikiyatrik tedavi gördüğünü, buna bağlı olarak ilaçlar kullandığını, davalı şirketin poliçede bulunan artan mali sorumluluk sigortası klozu uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri üzerinde kalan kısımdan sınırsız olarak sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk sonucunda da anlaşmaya varılamadığını, maddi tazminata ilişkin davanın belirsiz olacak davası olduğunu, davaya konu kaza nedeniyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas sayılı dosyası ile ... plaka sayılı aracın sahibi, şoförü ve ZMMS sigortacısına karşı maddi tazminat talebi ile dava açıldığını, iş bu dosya ile ise ... plakalı aracın kasko poliçesi sahibi davalı şirketten, ZMMS limitini aşan maddi tazminat miktarı yönünden alacak talebinin bulunduğunu, davaya konu olay aynı olduğu için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin uğramış olduğu zarara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik bedelinin sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 04/01/2021 - 04/01/2022 dönemine ilişkin olarak ... nolu poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, ancak poliçede manevi tazminat klozu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin talep edilen manevi tazminattan hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, bu poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 430.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, bu hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumunda olduğunu, bu nedenle hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına itirazları bulunduğunu, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri kullanmadığının belirtildiğini, davacının emniyet kemeri takmaması ile sakatlık arasında illiyet bağı olduğunu, davacıya ait tazminattan müterafik kusuru oranında tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine, davanın yetkili mahkemede açılmamış olması nedeniyle usulden reddine, aksi halde hukuki dayanaktan yoksun maddi tazminat davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; öncelikle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ... tarihinde meydana gelen kazanın davacının kullandığı ... plaka sayılı araç ile davalılardan ...'un kullandığı ...plaka sayılı araç arasında olduğunu, ...plaka sayılı aracın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalılardan ...A.Ş.'ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile ve ... Şirketi'ne ise kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeni ile davacı tarafın her ne kadar kusur iddiası ve tutanak mevcudiyetinden hareketle beyanı söz konusu ise de açılmış bir ceza davası ve sorumluluk yönünden kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığını, bu nedenle savcılık soruşturması ve ceza davasının davacının kusuru ya da müterafik kusur durumları yapılacak yargılama neticesinde alınacak raporu olması gerektiğinden davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacının eğitim gördüğü iddia edilen kurumlardan bilgi istenmesini, pandemi koşullarında uzaktan eğitim yapıldığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, ceza dosyasının kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının fahiş maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik taleplerinin kazanç elde etmeye yönelik olduğunu belirterek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kırmızı ışıkta geçtiği hususunu kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, trafik kaza tespit tutanağını ve kusur oranını kabul etmediklerini belirterek davacının maddi manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi özetle; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 30/12/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, talep edilen manevi tazminat talebini hakkaniyete uygun olmadığını, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, faiz taleplerinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucuna;
"1-Asıl dava ve birleşen davada davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 6.693,88-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00-TL tedavi giderinin davalılar ... ve ... için kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ...A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3.869.358,89-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... için kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ...A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan 16/12/2021 tarihinden itibaren ve davalı ...A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı ...A.Ş.'nin sorumluluğunun sakatlanma ve ölüm poliçe limiti olan 430.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ...A.Ş.'nin sorumluluğunun ZMMS limitini aşan 3.439.358,89-TLmiktarla sınırlı olmak kaydıyla)
2-Manevi tazminat davası yönünden feragat nedeniyle davanın REDDİNE, ..." dair karar verildiği görülmüştür.
Bu karar davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından süresinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin maaşının güncellendiğini, güncel maaşının da aktüerya hesabında tespit edilen bedelden daha fazla olduğunu, ayrıca dosya kapsamında sunmuş oldukları rapora itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere tespit edilen maddi tazminat miktarı ve maluliyet oranının düşük olduğunu, müvekkilinin hem maluliyet oranının hem de lehine hükmedilecek tazminat bedelinin daha yüksek olduğunu belirterek arz ve izah edilen nedenlerle, istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf ettikleri hususlar yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ... Şirketi vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporununa ilişkin itirazları bulunduğunu, raporun tanzim tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekleri uyarınca hazırlanması gerektiğini, raporda tespit edilen maluliyet oranı fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminat hesaplamasında TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, progresif rant hesabıyla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmiş olup davada uygulanmasının gerektiğini, hesaplamada net asgari ücret kullanılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle, tehiri icra taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas sayılı davada vermiş olduğu 16/07/2024 tarih ve 2024/720
Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ...A.Ş. vekili tarafından süresinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından davacının, 14/04/2022 tarihli ön inceleme zaptıyla ...Üniversitesi'ne sevk edilmiş olmasına rağmen...Üniversitesi raporunun ... tarihli olduğunu, davacının maluliyeti esas itibariyle mahkemenin sevki üzerine muayenesi yapılarak değerlendirilmediğini, dava öncesi tedavi evrakları üzerinden bir rapor hazırlandığını, bu raporda çelişkilerin bulunduğunu, yargılama süresince mahkemenin yönlendirilmesi üzerine alınmış ve içerik olarak itiraz haklarının doğduğunu bir maluliyet raporu bulunmadığını, davacı ...'in maluliyeti için alınan hatalı işbu rapora yönelik sundukları itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından nazara alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet oranının rasyonel olmadığını, raporlar arasında fahiş farklar olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hatalı sakatlık oranı üzerinden, maluliyete ilişkin çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile kurulan yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını, öte yandan maluliyete ilişkin tespitlerde üniversitelerden alınan raporların yetersiz kaldığının yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiğini, gerekli tespitlerin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından yapılmasının gerektiğini, bu nedenle mevzu bahis rapora istinaden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği maluliyete ilişkin tespitlerin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca alınan maluliyet raporunda imzası bulunan hekimler arasında ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimin imzası bulunmadığını, mahkemeye sunulan raporunda davacının psikolojik rahatsızlığının ömür boyu devam edip etmeyeceği noktasında bir saptama yapılmadığını, bu sebeple de maluliyet raporu yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, ilk derece mahkemesince poliçe teminat limitlerinin nazara alınmadan karar verildiğini, ayrıca tedavi gideri talepleri trafik sigortası teminatlarında olmadığını, buna ilişkin itirazları nazara alınmadan hatalı olarak kabul kararı verildiğini, kaza tarihi itibariyle trafik sigortası poliçe teminatı şahıs başına 430.000,00 TL olup davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin işbu tutar ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu teminat tek olup geçici iş göremezlik gideri talebi de işbu teminat dahilinde olduğunu, ilk derece mahkemesi sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici işgöremezlik tazminatını sanki ayrı teminatlardaymış gibi poliçe teminat limitlerini aşacak tutarlarda karar verdiğini, davacının tedavi giderine ilişkin talepleri trafik sigortası teminatları kapsamında olmadığını, sağlık sigortası olup olmadığına bakılmaksızın şahısların tüm tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının tedavi giderine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından itirazları dinlenmeksizin hatalı olarak kabul kararı verildiğini, hükme esas bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yöntemi 09/06/2021 tarihli kanun değişikliğine aykırı olduğunu, dolayısıyla değerlendirmeye ve denetime elverişli olmadığını, 09/06/2021 tarihinde KTK madde 90'da yapılan değişiklik sebebiyle TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz yasal olarak KTK'da düzenlendiğini, itiraza konu raporun kanuna aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında müvekkili sigorta şirketinin poliçe limiti gözetilmeksizin harçların tamamından müvekkili şirketin de sorumlu tutulmuş olmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ilamının hüküm kısmı incelendiğinde müvekkili şirket bakımından harçlar tayin edilirken sorumlu olduğu bakiye teminat limitinin dikkate alınmadığını, kararda 5. bentte de görüleceği üzere ıslah harcı hesaplanırken müvekkili şirketin sorumlu olduğu limitin üzerindeki tutar esas alındığını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında hükmedilen tutarların, müvekkili şirketin sorumlu olduğu tazminat tutarı ile oranlanarak sorumlu olunacak harç ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin tespiti gerektiğini, bu sebeple müvekkili şirketin diğer davalılar ile birlikte limitin üzerindeki harçlardan sorumlu tutulması yasa ve usule aykırı olup, bozma nedeni olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunduğundan hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm ile müvekkili sigorta şirketi aleyhine dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmesine hükmolunmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, verilen hüküm ile avans faiz işletilmesine hükmolunması haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek arz ve izah edilen nedenlerle, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas ve 2024/720 Karar sayılı 16/07/2024 karar tarihli ilamının istinaf denetimi yapılarak yeniden inceleme ve yargılama yapılmasına karar verilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ... vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas ve 2024/720 Karar sayılı dosyasından vermiş olduğu kararın usul, yasa, hak ve hakkaniyete aykırı olarak eksik, hatalı ve isabetsiz değerlendirme ile karar verildiğini, haksız ve özendirici kazanım imkanı bahşeden ve fahiş talepleri ihtiva eden hükmün istinaf incelemesinde müvekkili yararına kaldırılarak davanın reddi yönünde karar verilmesini, ... tarihinde meydana gelen kazada, davacının kullandığı ... plaka sayılı araç ile davalılardan ...’un kullandığı ...plaka sayılı araç arasında olduğunu, ...plaka sayılı aracın müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu, davalılardan ...A.Ş.'ye zorunlu, ... A.Ş.'ye ise kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine kaza tarihinden dava ikamesine değin 2,5 aylık süreçte tedavilerin çok çabuk sonuç verdiğini, ilk derece mahkemesinin delillerin takdirinde ve itirazların değerlendirilmesinde eksik inceleme ile isabetsiz hüküm kurması kararının hatalı olduğunu, davacının hızla ayağa kalktığından arabuluculuk sürecini de hızla geçip davayı açtığını, bu durum davacının iddia ettiğinin aksine kısa sürede toparlanıp az hasarla çok çabuk ayağa kalktığını ortaya çıkardığını, dolayısıyla davacının iş gücü kaybı ve geçici kayıp yaşamadığının anlaşıldığını, davacının maddi tazminat kapsamında yapılan harcamaların mufassal listesini belirtmediği gibi, devletçe karşılanmayan ödentilerin nelerden ibaret olduğunu da izah etmediğini, davacının fahiş maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik talepleri kazanç elde etme ve özendirmeye matuf olup tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporlar incelendiğinde erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki hükümlere uyulmadan alındığını, karara konu hüküm davacı yönünden tazminat yerine ticari kazanca dönüştüğünü, talebin dışında yürütülen ticari avans faizi ile davacının müreffeh bir hayat sürmesini sağlayacak fahiş bir tazminat kalemi oluştuğunu, kararı bu yönü ile de kabul etmediklerini, istinaf aşamasında lehe kaldırılması talebinde bulunduklarını, davacının yaşı, olayın şekli tedavi süreci gözetildiğinde geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun olmadığını, davacının eğitim gördüğünü iddia ettiği bölümde devam mecburiyeti ile öğrenci ders yoklama cetvelini düzenli olarak imza edip etmediği de ispata muhtaç bir husus olduğunu, müvekkilinin sonradan edindiği bilgiye göre davacının ... Üniversitesi'nde tam zamanlı... olarak ...olduğunu, davacının pandemi nedeni ile ekonomik daralmaların yaşandığı dönemde iş imkanı bulamayacağı iddiasının çürütüldüğünü, sonrasında ise davacının kariyer sahibi olarak tam zamanlı bir şekilde ...Üniversitesi'nde göreve başlamakla bir kayıp içinde olmadığını da gözler önüne serdiğini, davacının taleplerinin tamamen kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, hesap bilirkişisinin de raporunun bu anlamda sanki davacı ölmüşçesine bir raporla ve fahiş rakamları ihtiva ettiğini, davacının meydana gelen kazada yolu gereği gibi kontrol etmeyişi yanında yeşil ışığa geçişi beklemeden manevrası söz konusu olup; müterafik kusuru bulunduğunu, raporun gereği gibi tetkik ve irdeleme yapılmaksızın tanzim edildiğini, kusur raporuna itirazlarının irdelenmeden hüküm kurulduğunu, dosyanın İTÜ otomotiv kürsüsüne tevdii edilerek dosya muhteviyatı ve itirazları karşılar rapor aldırılması taleplerinin değerlendirilmeksizin fahiş raporlar ile isabetsiz bir hüküm kurulduğunu, davacı taraf davasını 16/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile daha önceden ıslah etmiş olup; ikinci ıslah dilekçesi ile talep artırım hakkı bulunmadığını, HMK'nın 176/2. maddesi gereğince "aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir" hükmü dikkate alındığında davacı tarafın yeniden ıslah yapabilme imkanı da bulunmadığını, dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde hem usul, hem de esas bakımından isabetsiz bir karar ile davacı tarafın kazanç elde etmesi yanında özendirici ve fahiş bir gelire müstehak olmasına neden olan bir karar usul ve yasaya, hak ve hakkaniyete aykırı olarak eksik, hatalı ve isabetsiz değerlendirme ile ittihaz edildiğini ileri sürdüğü Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 Esas ve 2024/720 Karar sayılı kararına itirazla; tehir-i icra talepli olarak istinaf ettikleri hükmün istinaf incelemesinde müvekkili yararına kaldırılarak davanın reddi yönünde karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarihli, 2022/55 Esas ve 2024/720 Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ...A.Ş. vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;
İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı Kanun'un 56/1. maddesi gereği manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca ...tarihli raporda özetle; "... Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'in ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol üst ekstremite (cerrahi olarak tespit edilen akromioklavikular eklem çıkığı ile omuzda mevcut hareket kısıtlılığı) patolojileri ile anksiyöz mizaçla giden uyum bozukluğu nedeniyle; iki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu| ve tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 21 (yüzde yirmi bir) olduğu" bildirilmiştir.
Eldeki davada, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan ...tarihli rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, bu raporun dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş davacı tarafının maluliyet oranına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde davacının gelirini gösterir bordrolar dosyaya kazandırılmış olup emsal nitelikteki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3218 Esas ve 2021/3885 Karar sayılı ilamı da gözetilerek karar tarihine en yakın tarihteki gelir esasa alınarak hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınmış olup ayrıca geçici iş göremezlik tazminatının hesabı da yaptırılmıştır. Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; hesap tarihinden sonra da işleyecek dönem hesabı yapılması gereklidir. İşlemiş/ işleyecek dönem hesabında; rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/06/1995 tarihli, 1994/9-628 Esas ve 1995/694 Karar sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2025 tarihli, 2025/4099 Esas ve 2025/9988 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle davacı vekilinin rapordan sonra dosyaya sunduğu güncellenmiş davacının maaşının aktüer bilirkişi raporunda tespit edilenden fazla olduğuna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı ...Şirketi vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Az yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince aldırılan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca ... tarihli raporda özetle; "... Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'in ...tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol üst ekstremite (cerrahi olarak tespit edilen akromioklavikular eklem çıkığı ile omuzda mevcut hareket kısıtlılığı) patolojileri ile anksiyöz mizaçla giden uyum bozukluğu nedeniyle; iki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu| ve tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 21 (yüzde yirmi bir) olduğu" bildirilmiştir.
Eldeki davada, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan ... tarihli rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, bu raporun dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek davalı ... Şirketi vekilinin davacının maluliyeti oluşmadığına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı ... Şirketi tarafından anlaşmalı medikal firmadan aldıkları raporda davacının kalıcı maluliyetinin olmadığının yazması nedeniyle ilk derece mahkemesince Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapor ile kendi medikal firmalarından aldıkları rapor arasında çelişki olduğu ileri sürülmüştür. Yargıtay uygulamalarına göre maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan alınması gerekli olup, davalı sigorta şirketinin iş göremezlik raporunun alınmasından sonra safahat geçiren yargılama sırasında anlaşmalı medikal firmadan usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olmayan hekim raporunun tazminat hesabına esas alınmasının ve bu raporun mahkemece usulünce alınan raporla çelişkili sayılamayacağından çelişkilerin giderilmesinin gerekmediği değerlendirilmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin bu konuya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı deliller, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf sebeplerine göre yapılan incelemede, kazaya karışan aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... Şirketi'nin poliçe hükümlerine göre poliçe limiti ile davacıya karşı sorumlu olmasına, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu kararın... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş ve TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiş (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı). olmasına göre aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yönteminin kullanılması ve 1,8 teknik faizin esas alınmamasının isabetli olmasına, bedensel zarara ilişkin tazminat hesabı yapılırken gerçek zararın belirlenebilmesi için gelirin doğru şekilde saptanması, hesaplama yapılırken davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanmasının gerekmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bilinen ve belgelendirilen gerçek geliri üzerinden hesap yapılmasının doğru olmasına, dolayısı ile mahkemece hükme esas alınan aktüer hesap raporunun karar vermeye elverişli olmasına, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmasına, SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının belirlenmiş olmasına, dosya kapsamına göre bu davalının temerrüt tarihinin mahkemece doğru tespit edilmiş olmasına, bu davalı nezdinde sigortalı olan ... plaka sayılı aracın trafik kayıtlarına göre kamyonet olmasına ve kullanım şeklinin yük taşıması, ticari olmasına göre temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesinin isabetli olmasına, neticeten mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davalı ... Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Eldeki davada, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan ...tarihli rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, bu raporun dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek davalı ...A.Ş. vekilinin davacının anılan rapora ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı ...A.Ş. tarafından anlaşmalı medikal firmadan aldıkları raporda davacının engel oranın %5 olarak değerlendirmeye alınması gerektiği kanaatinin bildirilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapor ile kendi medikal firmalarından aldıkları rapor arasında çelişki olduğu ileri sürülmüştür. Yargıtay uygulamalarına göre maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan alınması gerekli olup, davalı sigorta şirketinin iş göremezlik raporunun alınmasından sonra safahat geçiren yargılama sırasında anlaşmalı medikal firmadan usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olmayan hekim raporunun tazminat hesabına esas alınmasının ve bu raporun mahkemece usulünce alınan raporla çelişkili kabul edilemeyeceğinden çelişkilerin giderilmesinin gerekli olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı ...A.Ş. vekilinin bu konuya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı deliller, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf sebeplerine göre yapılan incelemede, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ...A.Ş.'nin poliçe hükümlerine göre poliçe limiti ile davacıya karşı sorumlu olmasına, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu kararın ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiş (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı). olmasına göre aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yönteminin kullanılması ve 1,8 teknik faizin esas alınmamadan hesap yapılmasının isabetli olmasına, bedensel zarara ilişkin tazminat hesabı yapılırken gerçek zararın belirlenebilmesi için gelirin doğru şekilde saptanması, hesaplama yapılırken davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanmasının gerekmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bilinen ve belgelendirilen gerçek geliri üzerinden hesap yapılmasının doğru olmasına, dolayısı ile mahkemece hükme esas alınan aktüer hesap raporunun karar vermeye elverişli olmasına, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmasına, SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının belirlenmiş olmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik zararının 6.693,88 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 2.000,00 TL şeklinde hesaplanmış olup söz konusu zararların davalı ...A.Ş. tarafından temin edilen zorunlu mali
sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle
430.000,00 TL) kapsamında kalıyor olması, davacının sürekli iş göremezlik zararının 3.869.358,89 TL şeklinde hesaplanmış olup, söz
konusu zararın davalı ...A.Ş. tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik)
sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL) aşması nedeniyle bu davalı
sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunun kabul edilerek buna uygun hüküm tesis edilmesinin isabetli olmasına, mütefarik kusur indirimi yapılmasını gerektirici neden bulunmamasına, dosya kapsamına göre bu davalının temerrüt tarihinin mahkemece doğru tespit edilmiş olmasına, bu davalı nezdinde sigortalı olan ... plaka sayılı aracın trafik kayıtlarına göre kamyonet olmasına ve kullanım şeklinin yük taşıması, ticari olmasına göre temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesinin isabetli olmasına, yine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda hata edilmemiş olmasına, özetle mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Eldeki davada ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan ... tarihli rapor mevzuata uygun kuruluşlardan, geçici iş göremezlik ve iş sürekli göremezlik yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, bu raporun dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş davalı ... vekilinin davacının anılan rapora ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı deliller, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf sebeplerine göre yapılan incelemede, kazaya karışan ...plaka sayılı aracın maliki ve işletini olan davalı ...'in işleten sıfatı ile ZMMS ve İMMS poliçelerini düzenleyen sigorta şirketleri ile birlikte müteselsilen davacıya karşı sorumlu olmasına, Adli Tıp kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli kusur raporunun Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/465 Esas sayılı dosyası ile eldeki dava dosyası kapsamındaki delillerle ve mevzuat ile örtüşmesine, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddelerinde "Genel Şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ...tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş ve TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiş (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı ilamı). olmasına göre aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yönteminin kullanılmasının ve 1,8 teknik faizin esas alınmamasının isabetli olmasına, bedensel zarara ilişkin tazminat hesabı yapılırken gerçek zararın belirlenebilmesi için gelirin doğru şekilde saptanması, hesaplama yapılırken davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanmasının gerekmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bilinen ve belgelendirilen gerçek geliri üzerinden hesap yapılmasının doğru olmasına, dolayısı ile mahkemece hükme esas alınan aktüer hesap raporunun karar vermeye elverişli olmasına, davacının tedavi gideri zararına yönelik adli tıp uzmanı bilirkişiden yerleşik uygulama çerçevesinde rapor alınmış olmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik zararının 6.693,88 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 2.000,00 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 3.869.358,89 TL şeklinde hesaplanmış olup söz konusu zararlardan davalı ...'in de işleten sıfatı ile sorumluluğunun bulunmasına, davacının 16/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ve 11/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi vermiş olup iki defa ıslah yapmamış olmasına, bu davalıya ait ... plaka sayılı aracın trafik kayıtlarına göre kamyonet olmasına ve kullanım şeklinin yük taşıması ve ticari araç olmasına göre temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesinin isabetli olmasına, kısaca mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda izah edilen sebeplerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ...A.Ş. vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-)1-) Davacı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-)Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
B-)1-) Davalılar ...'in, ...A.Ş.'nin ve davalı ... Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 264.909,78 TL istinaf karar harcından davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 66.228,00 TL, davalı ... Şirketi tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 66.228,00 TL ve davalı ...A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 7.492,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 124.961,78 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Davalı ...A.Ş.'nin sorumluluğunun 13.845,76 TL ile, davalı ...A.Ş.'nin sorumluluğunun ise 110.816,10 TL ile sınırlı olmak kaydı ile)
3-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
C-)1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT'nin 2/2. maddesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
2-)Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,
3-Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/12/2025