T. C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1867
KARAR NO: 2024/1853
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/05/2023
NUMARASI: 2021/534 Esas 2023/462 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH:06/12/2024
YAZILDIĞI TARİH:06/12/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2021/534 Esas 2023/462 Karar sayılı kararı taraf vekilleri tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;...tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki, dava dışı... adına tescilli ... plakalı araç ile dava dışı sürücü... sevk ve idaresindeki davalı...AŞ tarafından sigortalanan... plakalı aracın kazaya karışması neticesinde yaya olarak bulunan ...'in vefat ettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle trafik sigortası olmamasından bahisle hak sahipleri tarafından davacı sigorta şirketine aleyhine dava açıldığını, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 Esas 2021/249 Karar sayılı kararı ile hak sahipleri lehine manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, kazaya ilişkin Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/212 Esas sayılı dosyası ile dava dışı sürücüler ... ile... kusurlu bulunduklarını, toplamda davacı için toplamda 179.293,45-TL ödeme yapıldığını, mahkeme kararında davacı ile davalı sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu tutulduklarını, müştereken müteselsilen hükmedildiğini, icra takibinin o şekilde yapıldığını, davalı sigorta şirketinin mahkeme kararına istinaf talebinde bulunduğunu, bu sebeple icra takibine ödeme yapmadığını, bu nedenle davacının ödemek durumunda kaldığını, toplamda 179.293,45-TL olmak üzere davacı tarafından davalı sigorta şirketi adına ödeme yapıldığını, rücuen tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, ihtiyati haciz kararı talep ettiklerini, bu nedenlerle davalı sigorta şirketine yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamını, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerektiğini, haciz taleplerinin yerinde olmadığını, davalı sigorta şirketinin Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında istinaf yoluna başvurduğunu, icra dosyasına ise 375.000,00-TL tutarlı teminat mektubu sunduğunu, davalı şirketin davacıya ödememe yapmamak için mal kaçırma yoluna başvurmayacağının aşikar olduğun, ihtiyati haczin zaruri olduğunu ispatlanmasının gerektiğini, bu nedenle ihtiyati haciz karından rücu edilmesi gerektiğini, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/909 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takip konusu asıl alacak (157.314,15+4.186,72) 161.500,87 TL olmak üzere toplam 161.500,87 TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı...A.Ş'nin sorumluluğu poliçe limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit nitelikte olmayan tazminat alacağı niteliğinde olması nedeniyle yasal koşulları oluşmayan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine," dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının ardından müvekkili kurum ve davalı sigorta şirketi aleyhine Adana Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ... tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/212 Esas sayılı dosya ile kovuşturma yapılmış olup, ceza dosyasında da dava dışı sürücüler ... ve... kusurlu bulunduğunu, bu nedenle bahse konu başvuruya ilişkin olarak müvekkili ...nezdinde açılan ... ve ...sayılı hasar dosyasına iletilen evraklar ile hak sahiplerinin başlatmış olduğu Adana Genel İcra Dairesi ...Esas sayılı icra dosyasına, 07.05.2021 tarihinde toplamda 350.213,47 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 8.373,43 TL stopaj olmak üzere toplamda 358.586,90 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemeler ... hasar numaralı dosyaya istinaden 175.106,73 TL asıl alacak ve 4.186,72 TL stopaj olmak üzere toplamda 179.293,45 TL dir. ( ... İÇİN YAPILAN ÖDEME ) ... hasar numaralı dosyaya istinaden 175.106,74 TL asıl alacak ve 4.186,71 TL stopaj olmak üzere toplamda 179.293,45 TL şeklinde olduğunu, ( ... A.Ş. İÇİN YAPILAN ÖDEME ) Toplamda 358.586,90 TL ödeme ... ve...A.Ş. yönünden yapıldığını, ... A.Ş. ile birlikte müteselsilen sorumlu olan müvekkil kurum icra işlemleri ile muhatap olmamak için...A.Ş. aleyhine hükmedilen bedelleri de ödemek durumunda kaldığını ve bu ödenen bedele ilişkin müvekkili kurum nezdinde ... hazar numaralı dosya açıldığını, bu sebeple iş bu davamız ... hasar numaralı dosyaya istinaden 175.106,74 TL asıl alacak ve 4.186,71 TL stopaj olmak üzere toplamda 179.293,45 TL olmak üzere, müvekkili...tarafından, davalı...a.ş. adına yapılan ödemeye ilişkin olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adana 2. ATM dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken kabul kararı verilmiş olmasının hatalı olduğunu, bekletici meseleye ilişkin itirazları gözetilmeden hüküm tesis edildiğini, söz konusu karar kesinleşmeden bu karara göre yapılan ödemenin rücuen talep edilmiş olmasının MK 2 gereği dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, öncelikle kusur çelişkilerinin en süt kurum olan Karayolları Fen Heyeti tarafından değerlendirilmesi gerekirken, dosya kapsamında hiçbir kusur raporu alınmadan kesinleşmeyen ve kusur nedeni ile istinaf edilen esas dosyada mevcut kusur raporuna göre değerlendirme yapılması ve hüküm kurulmasının hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, davanın esastan reddedilmemesi halinde ise temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine istinaf vekalet ve yargılama giderlerinin davacı üzerine yüklenmesini, kabul anlamına gelmemek üzere alehe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti, sigortalının kusur oranı ve zarara uğrayanın da müterafik kusuru dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle tazmin edilen zararın rücu istemine yönelik icra takibine yönelik yapılan borca itirazın iptaline ilişkindir.
Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2023 tarih, 2021/534 Esas 2023/462 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararı süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf edilmiş ve dosya istinaf incelemesi için dairemize gelmiştir.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
Somut olayda, ... tarihinde ZMMS'i olmayan ... yönetimindeki...plaka sayılı araç ile davalı sigortanın ZMMS7i olduğu...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde yaya ...'in vefat ettiği, hak sahipleri tarafından davacı ...nın ve davalı...Aş'nin de içinde olduğu kişilere karşı Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. 2021/249 K.sayılı dosyasıyla destekten yoksun kalma tazminatı ve ve manevi tazminat davası açıldığı, bu dosya içerisinde alınan ve hükme esas yapılan İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan heyetten alınmış bilirkişi heyet raporuna göre, trafik kazasının meydana gelmesinde... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporu neticesine müteveffa ...'in annesi... lehine 128.602 TL., babası... lehine 71.750-TL. Destekten yoksun kalama tazminatına hükmedilmiş olduğu, hak sahipleri tarafından Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilamının Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğu ve davacı... tarafından icra tehdidi altında 350.213,47 TL.'nin ödenmiş olduğu ve Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. 2021/249 K.sayılı kararının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.HD'nin denetiminden geçerek, davalı...Aş'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca reddedilmesi suretiyle 19/12/2023 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça 6098 sayılı TBK'nın 62/2.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu miktarın rücuen tahsili amaçlı olarak Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla davalı sigorta aleyhinde icra takibi yapıldığı davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine, takibin 161.500,87 TL. üzerinden devamına karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Müteselsil sorumluların her biri, zarar görenin uğramış olduğu zarar nedeniyle doğan tazminatın tamamından sorumlu olup, bu sorumluluk borcun ödenmesine kadar devam eder.
Zarar göreni ödeme yapmak suretiyle tatmin eden bir müteselsil borçlu, ödeme yapmakla zarar gören alacaklının haklarına halef olur ve şartları bulunduğu takdirde, diğer müteselsil borçluya rücu başvurusunda bulunma hakkını kazanır.
TBK’nun 62’nci maddesi müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkiyi düzenlemiştir. Bu maddeye göre, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur ve buradaki rücuda teselsül değil, pay esası geçerlidir. TBK'nun 62.maddesindeki düzenleme, sorumluluk hukuku yönünden bir rücu düzeni öngörmüştür. TBK'nun 167. maddesi ise, sözleşmeye dayalı müteselsil borçlarda rücu düzenini belirlemiştir. Aynı husus KTK'nun 88/II. maddesinde de araç işletenin sorumluluğu yönünden düzenlenmiştir.
Müteselsil sorumlular arasında rücu hakkının kullanılması için öncelikle, ödeme yapılarak zarar görenin tatmin edilmiş olması gerekmektedir. Zarar görene ödeme yapmadan, diğer müteselsil borçludan talepte bulunulması mümkün değildir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 61. ve 62. maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açması ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir.
Eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, davamızın alacağı değil bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Diğer bir deyişle; olay nedeniyle davacı şirket tarafından ödenen zarar miktarı, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilir. (Yargıtay 4.HD'nin 17/06/2021 tarih ve 2021/9699 E. 2021/3268 K. sayılı ilamı)
Şu halde; davacı taraf, rücuda teselsül olmayacağından, davalı sigortanın eylemlerinden sorumlu olduğu...'ın %50 oranındaki kusuru dikkate alınarak, davacının ödediği meblağın davalının eylemlerinden sorumlu olduğu...'ın kusuru oranında davalı sigortadan rücu edebilir. Rücu davasına esas ve müteveffa ...'in yakınları tarafından Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. 2021/249 K.sayılı dosyasıyla açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasında davacı... ve davalı...Aş'nin her iki de davalı konumunda olup, bu dosya içerisinde İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınmış ve hükme esas yapılmış olan kusur raporu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.HD'nin 19/12/2023 tarih ve 2022/490 E. 2023/2459 K.sayılı karar ilamı ile kesinleşmiş olduğundan tarafları bağladığından, yeniden kusur raporu alınmasına yönelik davalı istinafının yerinde olmadığı, yine davalı tarafın Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. 2021/249 K.sayılı kararının istinafında, tüm istinaf sebepleri Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.HD'nin 2022/490 E. 2023/2459 K.sayılı karar ilamı ile reddedilmiş olduğundan, HMK'nın 30.maddesi gereği usul ekonomisi gözetilerek HMK'nın 165.maddesi uyarınca Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. 2021/249 K.sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması yönündeki istinafının da yerinde olmadığı görülmüştür.
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. 2021/249 K.sayılı dosyasının incelenmesinden müteveffa ...'in annesi... lehine hükmedilen 128.602-TL. ve babası... lehine hükmedilen 71.750-TL.'nin faizinden davacı... 19/04/2016 tarihinden itibaren, davalı...Aş. ise 07/06/2019 tarihinden itibaren sorumlu olup, tarafların trafik kazasının meydana gelmesinde eylemlerinden sorumlu oldukları kişiler her ne kadar %50 oranında-eşit kusurlu iseler de, faizin başlangıcı hususunda davacı ...nın şahsi sorumluluğunun daha fazla olduğu, bunun da mahkemece bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu ve bu durum gözetilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Davacının davalılara rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının ve davalının sorumlu olduğu gerçek miktarın saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiği ve alacak haksız eyleme dayandığı için alacak likit (muayyen, belirli) olmadığından, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/5666 Esas, 2021/2342 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
A-) 1-) Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-) Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
B-) 1-) Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 11.032,12-TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 2.758,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.274,12-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
C-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
2-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,
3-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/12/2024