Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık ........ hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;
Müdahil ........'ın, ........ plakalı aracının akü dolap kapağının zorlanarak açıldığını beyan etmesi, sanığın ise akü muhafaza dolap kapağının açık olduğunu aküleri bulundukları yerden söküp aldıklarını savunmuş olması ve olay sonrası hırsızlık yapılan araçtaki zarara ilişkin bir tespitinde bulunmaması karşısında; sanık hakkında mala zarar vermek suçuna esas delillerin nelerden ibaret olduğu gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık ........ hakkında müdahil ........'a ait ........ plakalı araçtan yaptığı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;
Sanığın gece vakti aküleri çaldığı yönündeki beyanı dışında suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiğini gösterir kesin kanaat oluşturacak delillerin nelerden ibaret olduğunun kararda gösterilip tartışılmaması,
Sanığın savunmasında suça konu akülerin yer aldığı ........ plakalı araca ait akü muhafaza dolabının kapağının açık olduğu yönündeki savunması ve bunun aksine bir tespitin de yapılmamış olması karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken TCK'nın 142/2-h maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3) Sanık ........ hakkında Mağdur ........'ya ait ........ plakalı araçtan yaptığı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi;
Mağdur ........'nın hırsızlık yapılan kamyondaki akülerin bulunduğu muhafazanın kilitli olmadığı yönündeki beyanı karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken TCK'nın 142/2-h maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
4) Sanık ........'un suça konu aküleri sattığı yeri göstererek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; Yargıtay 17.Ceza dairesinin 15.09.2015 tarih, 2015/2334 Esas ve 2015/5936 K sayılı ilamı da (...Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi ...)gözetildiğinde, sanığın suç nedeniyle elde ettiği menfaat belirlenerek kazanç müsaderesine konu olmak üzere mahkeme veznesine yatırması için süre verilerek sanığın bedeli yatırması halinde sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin tatbikinin gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarih, 2019/11781 Esas ve 2020/3381 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçların gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıl üzerine çıkması dikkate alınarak CMK'nın 150/3 maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmemesi
Hukuka aykırı olup istinaf başvurusunda bulunanın istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, 7188 sayılı Yasanın 27. maddesi ile değişik CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)