Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık K1 hakkında basit hırsızlık suçundan verilen düşme kararına yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun yapılan değerlendirmesi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 gün ve 2012/6-1142 Esas, 2013/17 sayılı kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 253. maddesinde düzenlenen uzlaşma asıl olarak soruşturma evresinin bir kurumu olarak düzenlenmiştir. Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde, Cumhuriyet savcısı dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. CMK'nın 253/16. fıkrasında: “Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler” ve aynı maddenin 18. fıkrasında ise “Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez” hükmü getirilmiştir.
CMK'nun 254. maddesi; "(1 )Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.”
CMK'ya göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesi; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra aşağıdaki durumların varlığı hâlinde, uzlaştırma işlemleri soruşturma aşamasında belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır:
a) Kovuşturma konusu suçun hukukî niteliğinin değişmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması,
b) Soruşturma aşamasında uzlaşma teklifinde bulunulması gerektiğinin ilk olarak mahkeme aşamasında anlaşılması,
c) Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenmeksizin doğrudan doğruya mahkeme önüne gelen uzlaşmaya tâbi bir fiilin varlığı,
ç) Mahkeme aşamasında kanun değişikliği nedeniyle fiilin uzlaşma kapsamına girmesi.
(2) Mahkeme, uzlaştırma işlemlerine ilişkin tebligat ve yazışmaları duruşma gününü beklemeksizin dosya üzerinden de yapabilir.
(3) Mahkeme aşamasında yapılan uzlaşma teklifi reddedilmesine rağmen, taraflar uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç duruşmanın sona erdiği açıklanıp hüküm verilmeden önce mahkemeye başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.”
Bu düzenlemeler karşısında, mahkeme tarafından uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi, ancak fiilin uzlaşma kapsamında olduğunun kovuşturma evresinde anlaşılması halinde mümkündür. Duruşmada delillerin ortaya konup tartışılması üzerine suçun niteliği değişebilir veya suçun uzlaşma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde, uzlaşma imkânının bu aşamada da tanınması amaçlanmıştır. Buna göre uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma safhasında yapılması gerektiği, kovuşturma aşamasında uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak "suçun uzlaşma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde" mümkündür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alınıp değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasında müdahil ile sanıklar arasında usulüne uygun olarak yapılan uzlaştırma işleminde tarafların uzlaşamamaları üzerine, sanıklar hakkında davanın açıldığı, mahkemenin ise kim tarafından verildiği belli olmayan havalesiz ve tarihsiz tarafların isimleri ile altlarında imza bulunan bir dilekçeye istinaden sanık hakkında basit hırsızlık suçundan açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış olup istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
1-Sanık …. hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun yapılan değerlendirmesi;
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini, aleyhe istinaf talebi olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık .... hakkında TCK'nın 141/1 maddesi uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebi ile 13/05/2019 tarihli iddianamenin düzenlendiği, sanık hakkında TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı, iddianame içeriğinde bu suçun anlatılmadığı, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 06/05/2014 tarih, 2012/6-1486 Esas ve 2014/238 sayılı kararında belirtildiği üzere CMK'nın 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye göre, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen TCK'nın 165/1. maddesinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması ve sanığın eyleminin diğer sanık ile birlikte TCK 141/1 maddesinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olup sanığın istinaf itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMK'nın 283/1 maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Esastan red kararı yönünden CMK'nın 286/2-h maddesi, bozma kararı yönünden 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)