Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hırsızlık suçuna konu paranın 170-TL olması karşısında Yargıtay 17.Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarih, 2018/6330 Esas ve 2019/7715 K.sayılı ilamında belirtildiği üzere"1-5237 sayılı TCK'nun 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/12/2009 tarih 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, ".. daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinin uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını 5237 sayılı TCK'nun 3. maddesinde öngörüldüğü üzere "İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı" olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında "Suçun işleniş şekli ve özellikleri" de dikkate alınmalıdır. 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama " yapılması gerekirken bundan kaçınılması suretiyle fazla ceza tayini
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK'nun 62.maddesinin uygulanması sırasında cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak hesap edilmesi gerekirken 2 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak hesap edilmek suretiyle fazla ceza tayini.
Kanuna aykırı olup, sanığın istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmekle, bu husus CMK'nın 280/1-a-c ve 303. Maddeleri uyarınca olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
Hükmün suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle cezada artırım yapılmasına ilişkin 2.fıkrasından sonra gelmek üzere 3.fıkra olarak "3-Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan paranın satın alma gücü ve suç tarihindeki asgari ücretin %10'dan daha az bir değere karşılık gelmesi nedeniyle değerinin azlığı gözönüne alınarak sanığa verilen cezanın TCK’nun 145/1.maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirilerek sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" fıkrasının eklenmesine,
Hükümdeki etkin pişmanlığa ilişkin 3.fıkranın 4.fıkra olarak teselsül ettirilerek bu fıkradaki " 2 yıl 6 ay hapis " ibaresinin " 1 Yıl 8 Ay hapis" olarak değiştirilmesine,
Hükümdeki TCK'nun 145.maddesinin tatbik edilmemesine ilişkin 4.fıkranın kaldırılmasına
Hükümdeki TCK'nun 62.maddesinin uygulanmasına ilişkin 5.fıkradaki "2 yıl 1 ay 15 gün hapis" ibaresinin "1 Yıl 4 Ay 20 gün hapis" olarak değiştirilmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLMESİNE,
Mahkeme kararının sair kısmında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/02/2020 oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)