Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın cezaevinden gönderdiği 28/08/2019 tarihli dilekçesi ve ekinde bulunan raporda akıl hastası olduğunu beyan etmesi karşısında; sanığın psikolojik tedavi görüp görmediği araştırılıp, tedavi görmüş ise tedavi evrakları da celp edilip, sanığın suç tarihinde TCK'nın 32. maddesi uyarınca, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından rapor alınması gerektiği gözetilmemesi ve müdahil .............'ın çalınan ayakkabının değerinin 120 TL olduğunu beyan etmesi karşısında, sanık hakkında TCK 145 maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanığın istinaf itirazı bu sebeplerle yerinde görüldüğünden CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)