Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hırsızlık suçuna konu paraların cami içerisinde bulunan kışlık oda olarak isimlendirilen oda içerisindeki dolabın içerisinden alınmak suretiyle çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın suçu ibadethane sayılan cami içerisinde işlediği, 28.06.2014 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK'nın 142/1-a maddesindeki “Kamu kurum ve kuruluşlar” ile “İbadete ayrılmış yerlerde bulunan” cümlelerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olsa bile, bu yerler aynı zamanda bina vasfında olduğundan dolayı bir fiille iki bendin (142/1-a ve 142/2-h) ihlal edilmesi nedeniyle, TCK'nın 44. maddesi gereği ağır olan TCK'nın 142/2-h maddesine göre sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayin edildiği, istinaf başvurusunda bulunan C. Savcısının istinaf itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)