Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında her ne kadar katılana ait Serbest bölge alanı içerisindeki fabrikada hırsızlığa teşebbüs ettiği, mala zarar vermek ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarını işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmişse de;
Müdahilin aşamalardaki anlatımına göre hırsızlığın yapıldığı iddia olunan fabrikanın 1,5 yıldır atıl durumda olduğunun anlaşılması karşısında olayda işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçunun yasal koşullarının oluşmadığı, mala zarar vermek suçu yönünden de dosya içerisinde mevcut olup dairemiz heyetince incelenen güvenlik kamera görüntülerinin içeriğinden sanığın müdahile ait fabrikanın bahçe kısmındaki atık malzemelerden bir kısmını aldığının, kısa bir süre sonra serbest bölge görevlilerince sanığın aracına koyduğu malzemelerin sahaya bıraktırıldığı ve sanığın olay mahallinden uzaklaştırıldığının anlaşılması karşısında, 1,5 yıldır atıl olduğu anlaşılan ve fabrika içerisine de girdiği tespit edilemeyen sanığın mala zarar vermek suçunu işlediğinin sabit olmadığı bu nedenle mahkemenin işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek ve mala zarar vermek suçlarından beraat kararı yerine mahkumiyete hükmetmesi,
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde sanığın müdahile ait fabrikadan hırsızlığa teşebbüs ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da,tanık anlatımları ve güvenlik kamera görüntülerinden sanığın katılana ait atıl durumdaki fabrikanın telle çevrili bahçesinin içerisindeki atık malzemelerden 2 adet karton plastik kova ve ufak bir parça sac aldığı, alınan malzemelerin güvenlik görevlilerince tekrar alındığı yere bıraktırıldığı, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi alınan malzemelerin belli olup hurda ve atık malzeme olmaları nedeniyle değerlerinin hafif kabul edilmesi gerektiği mahkemece sanık hakkında TCK'nın 145.maddesinin tatbik edilmemesi suretiyle karar verilmesi hukuka aykırı olup, sanığın istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmekle, bu hukuka aykırılığın CMK'nın 280/1-a-c ve 303. maddeleri uyarınca olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
Sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek ve mala zarar vermek suçlarından mahkumiyetine ilişkin Kayseri 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.10.2019 tarih 2019/241 Esas ve 2019/802 karar sayılı hükmünün sanığın cezalandırılmasına ilişkin kısmının kaldırılarak,
"a-Sanığın üzerine atılı işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçunun yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle CMK'nun 223/a maddesi uyarınca BERAATİNE
b-Sanığın üzerine atılı mala zarar vermek suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE
c-Sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan tüm dosya kapsamından suça konu malın değerinin azlığı ve suçun işleniş şekli ve özellikleri dikkate alınarak TCK’nun 145. ve CMK’nun 223/4. maddesi gereği sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" şeklinde değiştirilmek suretiyle CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca istinafa konu karardaki hukuka aykırılığın bu şekilde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK 286. maddesi gereğince TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 27/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)