Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
SSÇ hakkında TCK'nın 142/2-d,143,168/1,31/2,62. maddeleri uyarınca netice olarak belirlenecek cezanın 5 ay 25 gün olması gerekirken 5 ay 23 gün olarak belirlenmesi aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK'nın 50/3.maddesinde, daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olma koşuluyla fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceğinin, aynı kanunun 50/5. maddesinde uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtilmesi karşısında, SSÇ ........'nın sabıka kaydının bulunmaması, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olan SSÇ ........ hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 5 ay 23 gün hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi uyarınca para cezası veya tedbire çevrilmesi zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı olup, SSÇ müdafiinin istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmekle, bu hukuka aykırılığın CMK'nın 280/1-a-c ve 303. maddeleri uyarınca olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
SSÇ ........ hakkındaki hırsızlık suçuna ilişkin kurulan hükümde 7. fıkranın çıkartılarak, yerine
"Suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının, TCK'nın 50/3 maddesi gereğince 173 gün adli para cezasının çevrilmesine,
Suça sürüklenen çocuğa verilen 173 gün adli para cezasının, TCK'nın 52/1-2-3.maddesi gereğince kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak bir gün karşılığı olarak takdiren 20 TL’den hesaplanarak toplam 3.460 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki fıkraların eklenmesi
Bu hususlar dışında yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla SSÇ müdafinin istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)