(5271 S. K. m. 35, 233, 260, 279, 280)
İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunan tarafından yapılan istinaf talebinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280 maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçesi içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İlk Derece Mahkemesi kararının, hakkında katılma kararı verilmeyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına suçtan zarar gören sıfatıyla tebliğ edildiği, sanığın üzerine atılı suçlar yönünden 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nun mağdure için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu,( Benzer yönde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/3714 esas 2016/3418 karar sayılı ilamında; “….. Mahalli mahkemece verilen hükmün 5271 sayılı CMK'nun 35/2, 260, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2 maddeleri gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliği üzerine anılan kurum tarafından da temyiz edildiği anlaşılmakla, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Suça sürüklenen çocuk ......... ve sanık ......... hakkında çocuk olan maktul .........'a yönelik nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından açılan kamu davalarında, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, suça sürüklenen çocuk ......... ve sanık ......... müdafileri, katılan vekili ile suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, maktul .........'a yönelik kasten öldürme ve yağmaya teşebbüs suçlarından suça sürüklenen çocuk .........'nın mahkumiyetine, sanık .........'ın ise beraatine dair kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin bu nedenle sair yönleri incelenmeksizin, sanık .........'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretine teşebbüs suçundan mahkumiyetine dair hükmün ise bağlantı nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 29/09/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
…..” şeklinde belirtilmiştir.)
Anlaşıldığından, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı açısından CMK'nın 233. ve 234 maddelerinde belirtilen haklarının kullandırılmaması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-e, 289/1-d maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Kararın CMK' nın 286/2 maddesi gereğince KESİN olduğuna,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)