T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/39
KARAR NO: 2024/718
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:01/11/2023
NUMARASI:2021/432 Esas 2023/965 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
KARAR YAZMATARİHİ: 03/07/2024
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı vekili tarafından İstinaf yoluyla incelenmesi istenilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının ... ili ... ilçesinde güneş enerjisi santrali kurulum montaj ve yapım işi için anlaştığını ve iş bitiminde toplamda 82.600 Amerikan Doları ödeme yapılacağının kararlaştırılmış olduğunu, yapılan ve teslim edilen işin bedeli olarak, iş bitiminde davacı şirket tarafından ... tarihli ve ... numaralı 82.600 dolar bedelli e-arşiv Fatura düzenlenerek davalıya (borçlu) gönderilmiş ve davalı tarafından da faturaya itiraz edilmemiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 21/2: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." maddesi uyarınca davalının faturaya itiraz etmeyerek faturayı ve içeriğini kabul etmiş olduğunu, davalı (borçlu) tarafından, yapılan işin bedeli olarak davacı şirkete belirli tarihlerde Türk Lirası olarak ödeme yapılmış ve ödeme günündeki dolar kuru baz alınarak Türk Lirasından Amerikan Dolarına çevrilmiş olduğunu, davalı (borçlu) tarafından yapılan ödemelerin, 1-24.08.2020 tarihi 7.250,00 TL karşılığı 998 Dolar (kur:7,26), 2-08.09.2020 tarihi 50.000,00 TL karşılığı 6.711 Dolar (kur:7,45),3-18.09.2020 tarihi 50.000,00 TL karşılığı 6,640 Dolar (kur:7,53), 4-09.10.2020 tarihi 100.000,00 TL karşılığı 12.658 Dolar (kur:7,90), 5-13.10.2020 tarihi 150.000,00 TL karşılığı 18.987 Dolar (kur:7,90), 6-04.12.2020 tarihi 50.000,00 TL karşılığı 6.432 Dolar (kur:7,77), 7-08.12.2020 tarihi 100.000,00 TL karşılığı 12.820 Dolar (kur:7,80) olmak üzere davalının davacıya toplamda 65.249 Amerikan Doları ödeme yaptığını ve 17.351 Amerikan Doları borcu kalmış olduğunu, davalının 17.351 Amerikan Doları kalan borcunu ödememesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasıyla 17.351 Amerikan Doları yabancı para cinsinden alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmış, ödeme emri tebligatı 30.03.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve borçlunun 01.04.2021 tarihinde takibe, borca ve ferilerine itiraz etmesi sebebiyle aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek davanın kabulüyle Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile fiili ödeme günündeki döviz kuru üzerinden hesaplanacak olan Amerikan Doları alacak için itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin devamına, haksız ve kötü niyetle borca itiraz eden davalı (borçlu) aleyhine yabancı paranın icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile imzalanan sözleşmenin bedeli KDV dahil 70.000 $ olduğunu, davacı her ne kadar davalı ile imzalanan anlaşma ile belirlenen bedelin 82.600 $ (70.000 $ asıl alacak + 12.600 $ KDV) olduğunu iddia etmekteyse de bu iddiasının mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, davalı şirket ile davacı tarafın sözleşmenin şartlarını telefonla, yüz yüze ve mail ortamı üzerinden görüşmüş olduklarını, 25.11.2020 tarihinde saat 09:27' de mail yolu ile davacı tarafından davalıya yapılacak işle alakalı olarak imzalanmak istenen bir sözleşme sunulmuş olduğunu, söz konusu sözleşmenin 3. Maddesinde bahsi geçen işin toplam bedeli 70.000$ + 12.600$ KDV olarak belirtilmiş akabinde davalı ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde sözleşmede yer alan 12.600$ lık KDV kısmı kaldırılarak KDV dahil 70.000$'a anlaşma sağlanmış olduğunu, sözleşme içerisinde belirtilen kalemlerin yapılmamış olması sebebiyle söz konusu eksiklerin bedelinin sözleşmede anlaşılan bedelden mahsubu da gerekmekte olduğunu, kötüniyetli davacının tazminat sorumluluğu olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının kötüniyetle sözleşme dışı alacak kalemleri oluşturduğu ve bu alacak bedelleri üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlattığı açık olması nedeni ile davacı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.751 USD/35.632 TL asıl alacak ve 218,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.851,36 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen toplam alacak bedeli olan 35.851,36 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar kararda faturaya itiraz edilmiş olması yönünde gerekçe yazılmışsa da takip dayanağı 82.600USD bedelli faturaya süresi içinde yapılmış bir itiraz bulunmadığını, bu haliyle gerekçe hatalı olup, takip dayanağı fatura kesinleşmiş ve içeriği kabul edilmiş sayılması gerektiğini, kesinleşen fatura içeriğinin aksini ispat yükümlülüğü karşı tarafta olduğunu, davalı tarafça da fatura içeriğinin aksi ispatlanamamış olup davanın tam kabulü gerektiğini, kesinleşmiş fatura içeriği olmasına karşın, gerekçede GES sözleşmesinin sadece bedel kısmı dikkate alınarak anlaşma bedelinin 70.000USD olarak değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu, nitekim, dosyaya sunulan 70.000USD bedelli sözleşmede müvekkilinin imzası bulunmadığını, davalıya tebliğ edilen, süresinde itiraz edilmeksizin kesinleşen ve davalı tarafından kabul edilmiş sayılan dava konusu faturayla ilgili davalının Form BA beyanının olmaması da davalının kötü niyetini gösterdiğini,Sözleşme hükümleri, sözleşme bedeli hariç tarafların kabulündedir ve bedel hariç sözleşme hükümleri konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, bu sözleşmenin "işin bedeli ve ödeme tablosu" başlıklı maddesinde "iş bitiminde yüklenici işin bedelini kontrolör e fatura edecek, kontrolör de işveren e fatura edecektir" şeklinde hüküm bulunduğunu, burada davalı, kontrolör olarak bulunduğunu ve müvekkili tarafından kontrolöre, kontrolör davalı tarafından da işveren dava dışı ... 'e işin bedeli fatura edileceğini,Dava dilekçesi ekinde sunulan keşif özetinde de işin maliyetinin yaklaşık 82.600USD olduğu görüleceğini,. maliyetin altında bir anlaşma yapılmasının düşünülmesi mümkün değildir ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ancak bu husus da dikkate alınmadan mahkemece anlaşma bedeli olarak 70.000USD tespit edilmesi hatalı olduğunu,Dava konusu takip talebinde USD alacağın ödeme tarihindeki fiili kur üzerinden tahsili talep edilmişken, her ne kadar asıl alacak USD olarak gösterilmişse de işlemiş faiz hesabının ve işlemiş faizle birlikte toplanan alacağın TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, bu haliyle faiz, asıl alacak, para birimi yönlerinden de karar hatalı olduğunu, verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.
İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle açılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile ... İli, ... İlçesi Güneş Enerji Santrali Kurulum Montaj ve Yapım İşi için anlaşıldığını, işin bitiminde 82.600,00.-USD ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, 29.01.2021 tarihinde 82.600,00.-TL bedelli faturanın davalıya gönderildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, 65.249,00.-USD ödeme yapıldığını, 17.351,00.-USD borcun kaldığını, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında açılan takibe itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edilmiştir.Davalı vekili, sözleşme bedelinin KDV dahil 70.000.-USD olduğunu, davacı tarafından 25.11.2020 tarih, saat 09:27'de sözleşme sunulduğunu, görüşme neticesinde "12.600.USD KDV" lik kısmın kaldırılarak KDV dahil 70.000.-USD bedelle anlaşma sağlandığını, saat 10:42'de de davacıya iletildiğini ve imzalandığını, faturaya süresinde itiraz edildiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesi hükmünde tanımı yapılan ve “eser sözleşmesi” niteliğinde olan akdî ilişkinin kurulduğu ve davalı tarafından davacıya 65.249,00.-USD işbedelinin ödendiği çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş bedelinin miktarına ilişkin bulunmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz. Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine göre KDV'den sorumlu olan mal ve hizmeti alan kişi ise de bu vergiyi devlete yatırmakla yükümlü olan kişi, mal ve hizmeti teslim eden kişidir. Mal ve hizmeti teslim eden kişi bu vergiyi yatırmakla yükümlü olduğu gibi, aynı mal ve hizmet nedeniyle kendisinin daha önce yatırdığı KDV'yi de indirme hakkına sahiptir. İndirimin sonucu ise her aşamada aynı oranda KDV yeniden ödenmiş olmayıp sadece o aşamada yaratılan katma değer vergilendirilmiş olmaktadır. Vergi yükümlüsü KDV'yi mal veya hizmeti alan kişiden tahsil edip devlete yatıracağından KDV'yi alıcıdan tahsil etmelidir. Tahsil etmemiş ise KDV'yi yatıracak yükümlü olarak KDV'yi üstlenmiş olacaktır. KDV'nin bedele dahil olup olmadığı vergi hukukuna ait bir sorun olmayıp, borçlar hukukuna ilişkin bir konudur. KDV'nin bedele dahil olup olmadığı sözleşmede kararlaştırılmış ise buna göre toplam bedel belirlenir. Sözleşmede bu konuda açık bir kararlaştırma yok ise KDV'yi yatırmakla yükümlü ve bunun sonucunda kendi ödediği KDV'yi indirme hakkına sahip olan mal veya hizmeti verenin, ödemek zorunda olduğu KDV'yi de ekleyerek bedeli belirlediği ve karşı tarafa bu bedeli bildirdiğinin kabulü gerekir. Eser sözleşmelerinde de KDV'nin hariç veya dahil olduğuna dair bir açıklama bulunmuyor ise bu bedelin KDV'yi de içerdiği ve ayrıca KDV istenemeyeceği kabul edilmelidir. 3065 sayılı Kanun'un 57. maddesine göre perakende satışı yapılan mallara ait etiketlerde Katma Değer Vergisinin satış fiyatına dahil olup olmadığı açıkça belirtilir. Vergi satış fiyatından hariç ise bunun miktarı ayrıca gösterilir. Bu maddenin sonucu olarak KDV'nin hariç olduğu açıkça gösterilmemiş ise fiyata dahil olduğu anlaşılır. Bu madde perakende satış ile ilgili olsa da bu düzenlemenin mantığı kıyas yoluyla eser sözleşmelerine uygulandığında da aynı sonuca varılır. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.10.2004 tarih, 2004/19-456 Esas, 2004/531 Karar sayılı kararında da sözleşmede açıkça belirtilmemiş ise bedele KDV'nin dahil olduğu belirtilmiştir. Bu karar taşınmaz satışına ilişkin olsa da eser sözleşmeleri için de emsal niteliktedir.Somut olayda; Davacı yüklenici tarafından 25.11.2020 tarih saat 09:27'de gönderilen e- postada sözleşmede işin bedelinin 70.000,00.-USD +KDV 12.600.-USD olmak üzere 82.600,00.-USD olarak belirtildiği, davalı tarafından davacıya 25.11.2020 tarih saat 10:42'de gönderilen e-posta da ise sözleşme bedelinin 70.000.-SD olarak belirtildiği, işin ise tarafların imzasının bulunduğu iş teslim teslim tutanağı ile teslim edildiği, Mahkemece ... A.Ş. yazılan müzekkereye verilen cevap ekinde sözleşme sureti gönderilmiş olup sözleşme bedelinin 70.000.-USD olduğu, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmayacağından bu yöne ilişkin davacı vekilinin istinafı yerinde değil ise de takip talebinde alacağın USD cinsinden belirtildiği ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilli talep edildiğinden, mahkemece 4.751,00.-USD asıl alacak ve 27,63.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.778,63.-USD üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılmasına ve esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/432 E. 2023/965 K. sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;
B-Davanın Yeniden Esasıyla İlgili Olarak;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın 4.751,00.-USD asıl alacak ve 27,63.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.778,63.-USD üzerinden İPTALİNE, 4.751,00.-USD asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen toplam alacak bedelinin karşılığı olan 35.851,36.-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının İİK 67. maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine,
4-Alınması gereken 2.449,01- TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 1.923,13 TL peşin harçtan mahsubuyla eksik kalan 525,88 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 1.923,13- TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 149,70- TL tebligat, 241,00- TL posta ve müzekkere ücreti, 4.500,00- TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.890,70- TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 1.157,48- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan, 69,50 TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 53,05 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının ilgililerine iadesine,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.500,92 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 312,41 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 1.007,59 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
C- İstinaf Yargılaması Yönünden;
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan 234,00 TL yargılama gideri ve 738,00.-TL İstinaf başvuru harcından ibaret toplam 972,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Kararın İlk Derece Mahkemesi taraflara tebliğine,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra mahal mahkeme yazı işleri müdürünce başvuranlara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a. Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2024