T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1228
KARAR NO: 2025/1266
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2025 ARA KARAR
NUMARASI: 2025/426 Esas
DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 19/06/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/426 Esas sayılı ve 08/05/2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacılar ..., ... ve ... tarafından davalılar ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi aleyhine açılan Kayyımlık ticari şirket ortaklığının tespiti ile pay defterine işlenmesi istemli dava dosyasında davacılar vekili tarafından 08/05/2025 tarihli dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi kararı ile; yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki ihtiyati tedbir talebinin davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması istemine dayalı olduğu, şirketlerin hali hazırda organ eksikliğinin olduğu yönünde bir iddia bulunmadığı gibi dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerin davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması istemi yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmaması nedeniyle bu aşamada davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması için yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davacılar vekilinin talebinin reddine karar verilmiş "1-Davacıların ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ;Şirketler, TTK 596/2 gereğince müvekkillerin sermaye paylarını devralmalarını üç ay içinde açıkça ve yazılı olarak reddetmediklerinden, TTK 596/4 maddesi uyarınca müvekkiller şirket paylarını miras yoluyla doğrudan iktisap ettiğini, her iki şirketin müdürü olan ...'ün, muris ...’ün oğlu olması ve veraset ilamı başvurusunun bizzat kendisi tarafından yapılmış olması dikkate alındığında, şirketlerin ölüm tarihi olan 22.01.2023 itibarıyla müvekkillerin mirasçı sıfatı ve pay iktisabını öğrendiği açıktır; bu durumun aksini kabul etmek ise hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, diğer müdür ... ile ortak ... ise ...'ün eşinin (...) kardeşleridir ve onlar da ölüm tarihi olan 22.01.2023 itibarıyla müvekkillerin mirasçı sıfatını ve pay iktisabını öğrendiğini, müvekkillerin şirket paylarını miras yoluyla iktisabı ölüm tarihi olan 22.01.2023 tarihinde öğrenilmiş olmakla birlikte, müvekkillerden ... tarafından 02.10.2024 tarihli ihtarname ile şirket ortaklığının tescili talebinde de bulunulduğunu , mirasçı sıfatıyla ortaklık haklarını haiz bulunan müvekkiller, şirketin pay defterine işlenmemiş, genel kurul toplantılarına davet edilmediğini; şirket içi işlemler, mali belgeler ve kâr dağıtımına ilişkin hususlarda kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkillerin şirket yönetiminden dışlanması neticesinde, şirket müdürü/müdürleri tarafından şirket, tek taraflı olarak ve müvekkillerin katılımı sağlanmaksızın yönetildiğini, bu süreçte şirket tarafından hangi işlemlerin gerçekleştirildiği, şirket malvarlığında önemli değişiklikler yapılıp yapılmadığı (örneğin gayrimenkul satışı, borçlanma, üçüncü kişilere kefalet verilmesi, kredi kullanımı vb), kar payı dağıtımı yapılıp yapılmadığı, usulsüz harcamaların bulunup bulunmadığı, şirket malvarlığının azalmasına yol açan işlemler ile şirket imkânlarının diğer ortaklarca şahsi menfaatler doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı hususları müvekkillerden gizlendiğini, murisin vefatının üzerinden yaklaşık 2,5 yıl geçmiş olmasına rağmen, miras paylarına ilişkin devir işlemlerinin gerçekleştirilmemesi; müvekkillerin şirket kayıtlarına erişimlerinin engellenmesi; ticari ve mali belgelere, şirket hesap ve kayıtlarına ulaşmalarının sürekli olarak engellenmesi; diğer ortaklarca yasal sürece başvurmamaları yönünde baskı kurulması ve müvekkillerin çeşitli vaatlerle oyalanmaları; nihayetinde müvekkillerin hissedar olmalarına rağmen şirketin karar ve yönetim süreçlerinden tamamen dışlanmaları, şirket nezdinde usulsüz işlemler yapıldığına dair haklı şüpheleri her geçen gün artırdığını, şirket müdürleri, geçimlerini davalı şirketlerin gelirleri üzerinden sağlamaya devam ederken, müvekkillere ise yaklaşık 2,5 yıllık süre boyunca hiçbir ödeme yapılmadığını, ...’ün vefatının ardından herhangi bir genel kurul toplantısı yapılmadığı gibi, hayatta olduğu dönemde de uzun bir süre genel kurul toplantısı yapılmadığını, bu durum, şirketin yönetim mekanizmasının uzun süredir işlememekte olduğunu ve ciddi bir yönetim boşluğunun oluştuğunu açıkça gösterdiğini, şirket müdürlerinin yukarıda açıklanan tutum ve davranışları birlikte değerlendirildiğinde, hareket noktalarının şirket menfaatlerinden çok şahsi çıkarları olduğu, bu nedenle de iyi niyetle hareket etmedikleri açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle de, mevcut müdürlerinin şirketi yönetmeye devam etmesi, şirketi ekonomik yönünden telafisi imkânsız zararlara sokacak ve müvekkillerin haklarına halel getirilecek olması nedeniyle işbu dava sonuçlanıncaya kadar, davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/426 Esas sayılı dosyasından verilen '' davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması'' talebinin reddine ilişkin 08.05.2025 tarihli kararın kaldırılarak, davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Yapılan inceleme sonunda derdest dava : "...SONUÇ VE TALEP : Yukarıda açıklanan gerekçelerle,1-) Mevcut müdürlerinin şirketi yönetmeye devam etmesi, şirketi ekonomik yönünden telafisi imkânsız zararlara sokacak ve müvekkillerin haklarına halel getirilecek olması nedeniyle, işbu dava sonuçlanıncaya kadar teminat aranmaksızın, mümkün olmaması halinde uygun teminat karşılığında davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanmasına,
2-) Muris ...'ün ... Limited Şirketinde sahip olduğu 310 hisse karşılığı 1.162.500 TL esas sermaye payının, miras hisseleri oranında 32 pay kabul edilerek;2 payının ...'ye, 3 payının ...'ye, 3 payının ...'ye aidiyetinin tespiti ile hisse devirlerinin pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkiller adına Ticaret Sicilinde tesciline ve tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanına,
3-) Muris ...'ün ... Limited Şirketinde sahip olduğu 350 hisse karşılığı 8.750 TL esas sermaye payının, miras hisseleri oranında 32 pay kabul edilerek;2 payının ..., 3 payının ..., 3 payının ...'ye aidiyetinin tespiti ile hisse devirlerinin pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkiller adına Ticaret Sicilinde tesciline ve tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanına karar verilmesi..." taleplerine ilişkindir.
Davacı tarafça istenen davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi hakkında mahkemesince verilen 08/05/2025 tarihli gerekçeli ara karala: "..Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki ihtiyati tedbir talebinin davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması istemine dayalı olduğu, şirketlerin hali hazırda organ eksikliğinin olduğu yönünde bir iddia bulunmadığı gibi dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgelerin davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması istemi yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmaması nedeniyle bu aşamada davalı şirketlere tedbiren yönetim kayyımı atanması için yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davacılar vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacıların ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir. Davacılar vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 08/05/2025 tarihli gerekçeli ara kararında (şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara karar) mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; sözkonusu ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak sunulanların, işbu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek HMK 389 vd gerekse 4721 sayılı TMK'nun "Temsil" başlıklı 426. maddesinin 3. bendinde, TMK'nun "Yönetim" başlıklı 427. maddesinin 4. bendinde,TMK 403/2 maddesinde, TMK 426/3 maddesinde ve TMK 427/4 maddesinde yasaca aranan gerekli
ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmemesi, bu nedenlerle de sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yasal ve yaklaşık ispata dair yasaca aranan yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedenleriyle davacılar vekilinin işbu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , 08/05/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiş olduğundan, işbu ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacılar vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/426 Esas sayılı, 08/05/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacılar tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 md leri uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025