T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1081
KARAR NO: 2025/1235
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
ESAS NO: 2021/73
KARAR NO: 2021/996
DAVANIN KONUSU: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/06/2025
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2021 tarih ve 2021/73 Esas - 2021/996 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...... A.Ş'nin ... şube kodlu "..."nin müşterisi olduğunu, 2013-2014 yıllarında müvekkil hesabında olması gereken paranın bulunmadığını fark ederek durumu araştırdığında, o dönem adı geçen şubede müdür yardımcılığı yapmakta olan ... isimli banka personeline bu durumun sebebini sorduğunu, adı geçen personel müvekkiline cevaben Hafta sonları ...Bank'taki bir işlem borsasında varant alım satımı yaptığını yine bu işlemlerden birinde müvekkile ait paranın batırıldığını bu sebeple rıza dışı çekilen paranın müvekkilin hesabına geri aktarımının sağlanamadığını, bahse konu parayı taksit taksit ödeyeceğini, kendisinin müdür olarak başka bir şubeye atanmak üzere olduğunu, şikayet etmesi halinde işinden olacağını beyan ettiğini, müvekkilinin haricen yaptığı araştırmada davalı banka personeli tarafından müvekkil ...'un herhangi bir yazılı, sözlü yahut sesli bir talimatı alınmaksızın ... nolu yatırım hesabından Forex piyasasına yüzlerce bin lira tutarında para aktarıldığını, bu para ile ... Bank üzerinden yüksek riskli bir yatırım aracı olan Varant işlemleri yapıldığını, bu işlemler neticesinde hesaptan çekilen nakit paranın kaybedildiğini, bu sebeple paraların kendisine iade edilemediğini öğrendiğini, müvekkilinin iyi niyet göstererek şüpheliye zaman tanıdığını ve zararının giderilmesini beklediğini, geçen sürede zararının giderilmemesi üzerine avukatı aracılığı ile İş Bankası'na durumu bildirdiğini, İş Bankası tarafından görevlendirilen müfettişler müvekkiline olay tarihine göre yapılan IP araştırmasına göre şüphelinin bilgisayarından müvekkilin hesabı kullanılarak mesai saatleri içerisinde borsada işlem yapıldığını, şüphelinin yatırım danışmanı olmamasına rağmen bu işlemleri yapmasının başlı başına bir hata olduğunun beyan edildiğini, banka çalışanı ... müvekkilinin banka hesabında bulunan para ile müvekkilin hiçbir yazılı veya sözlü talimatı olmadan banka bilgisayarından Varant işlemleri yapmak suretiyle müvekkilin parasını tasarruf ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, davalı bankanın adı geçen personeli müvekkilin hesabı üzerinden yalnızca varant işlemleri yapmakla kalmamış, yine 2013-2014 yıllarında müvekkilin İş Bankası ... Şubesi nezdindeki kredi kartlarına ait puanlarla şahsi alışverişlerini yaptığını, kredi kartı ekstrelerinde görüldüğü üzere adına satın alma işlemleri yaptığını, Türkiye İş Bankası'nın prestijine gölge düşürmemek gayesi ve zararının ... tarafından giderileceği ümidi ile bugüne kadar şikayet ve ihbarda bulunmadığını, alacağını hukuki yollardan alacağını tahsil etme gayretiyle başlattığı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, banka personeli ... hakkında suç ihbarı ve şikayet neticesinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/2167 Sor. sayılı dosyası ile ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalı banka, kasti hukuka aykırı hareketlerle müvekkilin maddi zarara uğramasına neden olan personeli çalıştırması ve müvekkilin zararına engel olamaması sebebi ile zararı tazmin etme yükümlülüğünde olduğunu belirterek müvekkilin uğradığı maddi zarar tutarının, zararın meydana geldiği tarihen itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi (3095 s.k.) ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak müvekkil ...'a verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ... Şubesi nezdinde yer alan davaya konu ... hesap numaralı yatırım hesabından ve davaya konu davacıya ait kredi kartından yapılan tüm işlemler davacının bilgisi, onayı, rızası ile kendi hakimiyet alanında gerçekleştirdiği işlemler olduğunu, davacı tarafın anılan hesaptan ve kredi kartından yapılan işlemlerden haberi olduğunu, kendi isteği, talebi, bilgisi dahilinde ve onayıyla gerçekleştirdiğinin yazılı delillerle sabit olduğunu, davacı davaya konu yatırım hesabında yapılan tüm işlemlerden işlemlerin tümünün davacının telefonuna gönderilen mobil onay kodu girilmek sureti ile gerçekleştirildiği müvekkil Banka kayıtları ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde bahsettiği kredi kartından yapılan tüm işlemlerden haberdar olduğunu, 6098 sayılı Borçlar Kanununda belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğunu, davacının sözde zarar/alacak/talep haklarının zaman aşımına uğradığını, davanın zamanaşımı süresi dolduktan çok sonra ikame edildiğini, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeni ile esasa girilmeksizin reddine karar verilmesini, belirsiz alacak davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde şimdilik 10.000,00-TL diyerek harca esas değer belirttiğini, davaya konu olan yatırım hesabından ve kredi kartından yapılan işlemlerde sözde uğradığı zararına ilişkin ne kadar talepte bulunacağını hesaplayabileceği ortada olup, hesap ekstrelerinden tespit edilebileceğini, öncelikle belirtmek isteriz ki, davacının dava konusu ettiği ... numaralı yatırım hesabı 09.02.2010 tarihinde müvekkil Banka ... Şube nezdinde, müvekkil Banka ile davacı arasından imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında açıldığını, varantlar tıpkı hisse senetleri gibi Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören kıymetler olduğunu, Varantlar, elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir vade sonunda veya belirli bir vadeye kadar alım ya da satım hakkını veren menkul kıymetleştirilmiş opsiyonlar olduğunu, Varantların Borsa İstanbul'da (BIST) işlem gören kıymetler olduğunu, hisse senetlerine benzer şekilde hafta içi 10:00 – 18:00 saatleri arasında işlem gördüğünü, davacı ise aksi iddiası ile dava konusu yatırım hesabından 2013-2014 tarihlerinde yapılan işlemleri dava konusu ettiğini, müvekkil Banka çalışanı dava dışı ... tarafından, davacının herhangi bir yazılı, sözlü veya sesli talimatı olmaksızın haftasonları varant alım-satımı yapılarak, sözde kendisinin paralarının batırıldığını belirttiğini, oysa dava konusu ... yatırım hesabına ait hesap özeti incelendiğinde; yapılan tüm işlemlerin hafta içi olduğu anlaşılacak ve ayrıca müvekkil banka kayıtları incelendiğinde tüm işlemlerin davacının telefonuna gelen "mobil onay kodu" girilmek sureti ile gerçekleştirildiğinin ortaya çıkacağını, davacının aksi iddiaları mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve iyi niyetli olmadığını, müvekkil banka ile davacı arasından imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında ... numaralı yatırım hesabını 09.02.2010 tarihinde açtığını, anılan hesaptan varant alım-satım işlemlerini yapmadan evvel Varant Risk Bildirim Formu'nu onayladığını, bu onaydan sonra anılan hesabından işlemler yaptığını, yaptığı işlemlerde kârda elde ettiğini, daha sonrasında sözde zarara uğraması üzerine müvekkil Banka'ya kusur aftetmeye çalışarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, oysa tüm işlemler, davacının kendi isteği, talebi, bilgisi dahilinde ve onayıyla gerçekleştiğini, müfettişler tarafından düzenlenen soruşturma raporuna göre de tüm işlemlerin davacının talimatı ile gerçekleştiğinin belirlendiğini, davacının yatırım hesabındaki tüm işlemlerin davacı isteği, talebi, bilgisi dahilinde ve onayıyla gerçekleştirdiğini, huzurdaki davanın son derece haksız ve kötü niyetli olduğunun açıklıkla ortada olduğunu, davacının müvekkil banka nezdinde başkaca yatırım hesabının da mevcut olduğunu, aynı tarihlerde bu hesabından da varant alım-satım işlemleri yapılmasına rağmen, o hesaptan yapılan işlemlere ilişkin hiçbir iddia ve itirazı olmaması da davacının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, davacı dava konusu etmediği banka nezdindeki diğer yatırım hesabından da 2013-2014 yıllarında bir çok işlem yaptığını, bu işlemlerinden kârda elde ettiğini, her nedense kar elde ettiği işlemleri ile ilgili olarak bilgilendirilmediği, yapılan işlemlerden haberdar olmadığı yönünde bugüne kadar herhangi bir iddia ve itirazda da bulunmadığını, dava konusu yapılan işlemlerin tümü, davacı bilgisi ve onayında olduğunu. davacı internet bankacılığı hesaplarına girerken sadece kendisinin bilebileceği internet şifresi ve halen kullanımında olduğunu belirttiği telefonuna gelen mobil onay kodunu girerek giriş sağladığını, mobil onay kodları kullanılarak internet şubesine girilmesi suretiyle, yapılan tüm işlemlerin davacını bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, davacı kendi rızası ile gerçekleştirmiş olduğu işlemlerden doğan zararını dava dilekçesinin tamamına hâkim olmuş bulunan iyi niyetten tümüyle uzak, gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunma tavrı ile müvekkil bankadan tahsil etmeye çalıştığını, davacı hesaplarındaki zarar bakiyesini sözde 2013 yılında öğrenen davacının, yatırım hesaplarından gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yaklaşık 5-6 yıl boyunca herhangi bir şikayette bulunmamasının mümkün olmadığı da apaçık ortada olduğunu, davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin bilirkişilerce de belirlendiğini bu nedenlme müvekkili banka çalışanına kusur atfedilemeyeceğini, davacı iddialarının tamamen dayanaksız, kayıtlar örtüşmeyen, kötü niyetli iddialar olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer verdiği aleyhe tüm iddia, beyan, anlatım, yorum ve taleplerin gerçek dışı, kötü niyetli, hukuki ve maddi dayanaklardan yoksun olduğunu, dilekçe içeriğine ve ilgisiz, fahiş ve yersiz talepler olduğunu, haksız, hakkaniyete aykırı ve dayanaktan yoksun davanın tüm talepler açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Toplanan tüm deliller, dosya kapsamı, dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve mahkememizce de hüküm kurmaya elverişli bulunan rapor ve ek rapor içerikleri dikkate alındığında, davacının iddialarının aksine yapılan tüm ınternet bankacılığı işlemlerinin taraflar arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmeleri içeriğine uygun olduğu ve yatırım hesapları ile ilgili hükümlerinde yer aldığı, Varant Risk Bildirim Formunun davacı ...tarafından 09.09.2011 tarihinde ınternet kanalıyla onaylandığı, davacının bankaca verilen müşteri numarası ile şifreyi / şifrelerini kullanmak suretiyle gerçekleştirilen işlemlerin kendisi tarafından yapılmış sayılacağı, banka kartlarının ve kredi kartlarının kullanımına ilişkin olarak Interaktif Bankacılık Hizmeti uygulamaların da aynen geçerli olduğu, müşteri olan davacının İnteraktif Bankacılık İşlemleri için kendi iradesiyle belirlediği parola, şifreleri ve diğer kişisel bilgilerinin üçüncü şahıslar tarafından internet teknolojileri kullanılarak uzaktan ele geçirilmesini engellemek konusunda önlemleri almak zorunda olduğu, davacının cep telefonuna gelen şifreyi 3. kişilerle paylaşması sonucu oluştuğunu iddia ettiği zararının davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, davalı bankanın bu işlemlerin yapılmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, davacının ispat edilemeyen davasının ..." gerekçesiyle Açılan davanın REDDİNE, karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada davalı banka tarafından düzenlenilen teftiş raporu esas alınarak yeni bir bilirkişi raporu tanzim ettirilmiş olup bu hususun yargılamanın temel ilkelerine aykırı olduğunu, zira davalı tarafça düzenlenen müfettiş raporunun taraflı olmasının mümkün olmadığını, istinafa konu kararın gerekçesinde müvekkilinin varant sözleşmesini dijital ortamda onayladığına değinilmiş ise de dava dilekçesindeki iddialar incelendiğinde bahse konu eylemin davalı banka personeli tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin yeterince incelenmediğini, Yargıtay hukuk genel kurulu E. 2017/11-153 K. 2019/916 T. 19.9.2019 tarihli içtihatı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/11-153 K. 2019/916 T. 19.9.2019) davalı bankanın, kasti hukuka aykırı hareketlerle müvekkilinin maddi zarara uğramasına neden olan personeli çalıştırması ve müvekkilinin zararına engel olamaması sebebi ile zararı tazmin etme yükümlülüğünde olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/73 esas, 2021/996 Karar sayılı 10/11/2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın kabulü ile müvekkilin uğradığı maddi zarar tutarının, zararın meydana geldiği tarihen itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi(3095 s.k.) ile birlikte davalı ... a.ş.'den alınarak müvekkili ...'a verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde açıklanan ve Daire Başkanlığı tarafından re’sen gözetilecek gerekçelerle; Davacı tarafın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2021 tarihli, 2021/73 E. ve 2021/996 K. Sayılı hukuka uygun kararına ilişkin haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, davacının davalı banka nezdindeki yatırım hesabında usulsüzlük yapıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı ile davalı banka arasında bankacılık hizmet sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının hesabında gerçekleşen varant alım satım işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmayıp bu işlemlerin davacının bilgisi dahilinde, davacının şifresi ve parolası kullanılarak yapıldığı, şifre ve parolanın güvenliğinin davacının sağlaması gerekip üçüncü kişilerle paylaşmaması gerekmekte olmakla davacının gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklandığı anlaşılan zararın davalı bankadan talep edilemeyeceği, davalı bankaya kusur yüklenemeyeceği anlaşılmakla davanın reddi yönündeki karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/11/2021 tarih ve 2021/73 E. - 2021/996 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/06/2025