T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/970
KARAR NO: 2025/1087
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2025
NUMARASI: 2021/839 E. 2025/61 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/05/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/01/2025 tarih ve 2021/839 E - 2025/61 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının peşin ödemesini yapıp tapusunu almış peşin ve sabit ödemeli üye konumunda olduğunu, bu durumun davalı kooperatifin ilgili genel kurul tutanaklarının, internet sitelerinde yaptıkları yayınların ve kooperatifle üyeler arasındaki çeşitli hukuk ve ceza davalarının bilirkişi raporlarında belirlendiğini, bu kararın alındığı genel kurulda söz konusu peşin ödemeye üyeleri zorlamak için peşin ödeme yapmayanlardan alınmak üzere aylık 2.000,00 TL aidat kararlaştırıldığını, sonuç olarak davacı ve davacı gibi birçok üyenin Genel Kurulca da benimsenen bu tutarı ödeyerek peşin ve sabit ödemeli üye konumuna girdiğini, ancak davalı kooperatif yönetiminin kooperatifi iyi yönetemediğini, 1163 sayılı Kanun ve Kooperatif Ana Sözleşmesine aykırı iş ve işlemler yaparak gerek davacıyı gerekse dava dışı başkaca üyeleri de zarara uğrattığını, ayrıca davalı kooperatifin davacının peşin ve sabit ödemeli üye olduğunu bilmesine rağmen davacıdan imalat maliyeti için aidat talep ettiğini ve bu durumla ilgili olarak her yıl Genel Kurul Toplantılarında yeni yeni kararlar aldığını, bu alınan kararların peşin ve sabit ödemeli üye konumun da bulunmayan üyeler için olduğunu, davacı ve benzeri durumdaki üyeleri kapsamadığını, her yıl davacı aleyhine bir icra takibi yapıldığını, davalı kooperatifin genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali için açılmış halen derdest 3-4 adet dosyanın olduğunu, davalı kooperatifin yöneticileri aleyhine “Zimmet, 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık” suçlarından açılmış ceza dosyalarının da mevcut olduğunu, davacının davalı kooperatife aidat ve bu aidattan kaynaklı gecikme faizi borcunun bulunmadığını, davacıya Kayseri 7. Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarname ile; “ aşağıda dokümanı yapılan aylara ilişkin toplam 53.560,00 TL aidat ile 23.271,00 TL gecikme faizi borcunuzu ana sözleşmenin 14. maddesi 2. fıkrasına göre ödenmesi gereken günden itibaren 45 ay geçmesine rağmen bugüne kadar ödemediğiniz tespit edilmiştir. Bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde borcunuzu tamamen ödemenizi aksi takdirde Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 14. maddesi hükümleri uyarınca Kooperatif ortaklığından çıkartılacağınızı ihtaren bildiririz.” şeklinde birinci ihtarnamenin gönderildiğini, davacıya iddia edilen borcun Ekim 2017 - Haziran 2021 dönemi için toplam 53.560,00 TL aidat ve 23.271,00 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 76.831,00 TL olarak belirlendiğini, davacının ve benzeri durumdaki tapu alan üyelerin sabit ve peşin ödemeli üye konumunda olduğunu, onlardan maliyet için ödeme istenmesinin mümkün olmadığını, davacıya borçlu olduğundan bahisle usul ve yasaya aykırı düzenlenmiş bir ihtarname gönderildiğini, ancak davacının davalı kooperatife aidat ve bu aidattan kaynaklı gecikme faizi borcunun bulunmadığını belirterek davacının davalı kooperatife peşin ve sabit ödemeli üye olduğunu ve neticeten davalı kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi ile davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin uygulamasında peşin ve sabit ödemeli üye uygulamasının bulunmadığını, buna ilişkin ne bir genel kurul kararı ne de ana sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, davacı tarafın davacı kooperatife 115.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, işbu hususta ihtilaf bulunmadığını, ancak davacı yanın iddia ettiği gibi peşin ve sabit ödemeli üye olmadığından ve davacı kooperatife olan aidat yükümlülüklerinin devam ettiğinden davacı kooperatifçe davacı yana gönderilen ihtarnamenin hukuka uygun şekilde düzenlenerek gönderildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde dayandığı temel delilin "kooperatifin internet sitesindeki yazıdır" dava dilekçesinde varsa yer alan eklerin davalı kooperatife tebliğ edilmediğini, davacı yanın ileri sürmüş olduğu "internet ilanı" beyanını kabul etmediklerini, davacı gibi bir kısım üyelerin kooperatife 100.000,00 TL ile 115.000,00 TL arasında ödemeler yaptıktan sonra akçeli hükümleri yerine getirmemeye başladığını ve kooperatifi finansal olarak sıkıntıya düşürdüklerini, şayet kooperatifin eski ya da şu anki yönetiminin bir usulsüzlüğü var ise bundan dolayı sorumluluğa gidileceğini, ancak davacı ile aynı iradeye sahip bir kısım üyelerin beyanları ve iradeleri özetle :”biz dairelerimizi teslim aldık dairelerini teslim almayan üyelere, kooperatifin borçlarına ve üyelikten ayrılanların çıkma payı alacaklarına karışmayız.” şeklinde olduğunu, davacı kooperatifte dairesini teslim alan bir üyenin yapmış olduğu en az ödeme tutarı 115.000,00 TL bandında olduğunu, 115.000,00 TL ödeme yapan üyelerin sabit fiyatlı peşin ödeme sisteminden yararlanan üye statüsünde olduğunun kabul edilmesi halinde tüm üyeler bu statüde olacağını ve böylelikle davalı kooperatifin hiç bir üyeden para talep edemeyeceğini, dairesini teslim alan tüm üyelerin en az 115.000,00 TL ödeme yaptığını, kooperatifin herhangi bir geliri kalmaması nedeni ile ortaklıktan çıkan üyelere çıkma payı alacağının ödenemeyeceğini, inşaatı %20 seviyesinde olan yaklaşık 30 ortağın dairelerinin tamamlanamayacağını ve bu kişilerin davacıdan ve davacı gibi 115.000 TL ödeme yapan üyelerden yaklaşık 40.000 TL fazla ödeme yapmalarına rağmen dairelerini teslim alamayacaklarını, diğer üyelerden tek farklarının ise inşaatlarının en son yapılacak blokta olduğunu, yüklenici firma olan... Ltd. Şti. 'ye olan ve mahkeme kararı ile sabit olan 9.000.000,00 TL' yi aşkın borcun ödenemeyeceğini, davacının 2009 yılından 2016 yılına kadar davalı kooperatife toplam 115.000,00 TL ödeme yaptığını, son ödemesinin 03.07.2017 tarihinde 4.250.00 TL mesken ve abonelik ödemesi olduğunu, 2017 yılından sonra herhangi bir aidat ödemesi yapmadığını, davacı yanın davalı kooperatife (kira alacakları hariç)53.560,00 TL anapara, 23.199,60 TL faiz olmak üzere 79.169,8 TL borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Muhasebeci bilirkişi Prof. Dr....31/03/2022 tarihli raporunda, davacının 29.06.2013 tarihli genel kurulun 8. gündem maddesinde alınan karar doğrultusunda davacının peşin bedelli sabit fiyatlı üye olduğunu belirttiğini, ancak söz konusu kararın peşin bedelli sabit fiyatlı üye alımına yönelik bir karar olmadığı, dosyada mevcut genel kurul kararları incelendiği, davacının sabit fiyat peşin bedelli ortak olmadığı, davacı taraf dava dilekçesinde davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ettiği ve bilirkişi raporunda kira alacağının da hesaplandığı, Yargıtay tarafından onanan Kayseri 1. ATM'nin 2018/540 E, 2019/979 K sayılı ilamı ile yoklukla malul olduğuna karar verilen 29.06.2018 tarihli genel kurulda alınan aidat kararının işbu ek raporda dikkate alınmadığını, bu doğrultuda yapılan hesaplamaya göre davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife 31.560 TL anapara ve 14.871,60 TL işlemiş faiz borcu hesaplandığı, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin emsal kararları da dikkate alınarak dosya kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda ek rapor alınmış, 08/11/2024 tarihli ek raporda özetle; davalı kooperatifin mahkemece iptal edilen ve kesinleşen 30.06.2017 tarihli genel kurulun 6. gündem maddesinde belirtilen 41.000 TL alınması maddesi, yoklukla malul olduğuna karar verilen ve kesinleşen 26.06.2018 tarihli ve 26.06.2019 tarihli genel kurullarda alınan kararlarda belirtilen aidatlar hesaplamada dışı tutulduğunda davacının davalı kooperatife dava tarihi itibariyle 17.560 TL anapara ve 11.826,60 TL işlemiş faiz borcu hesaplandığı anlaşılmakla davacının sonuç itibari ile davalı kooperatife borcunun olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yerel Mahkeme kararının gerekçesi olarak alınan bilirkişi raporları gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, Yerel Mahkemeye sundukları bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde de anlattıkları üzere bilirkişi raporlarının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme dosyasına rapor hazırlayan bilirkişi tarafından işbu dava ile aynı mahiyette olan davacısının ...'un, davalısının ...Yapı Kooperatifi olduğu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/595 E. sayılı dosyasına sunulan 11.01.2022 tarihli örneği Yerel Mahkeme dosyasına sunulan bilirkişi ek raporunun sonuç bölümünde;" Taraflarca kök raporumuza yapılan itirazlar değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin belirtmiş olduğu davacıya borç hesapladığımız genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğunun tespitine yönelik kararların mevcudiyeti ve kesinleşmesi durumunda davacının davalı kooperatife borcu olmayacaktır. Ancak söz konusu kararların kesinleşmediği dikkate alınırsa kök raporumuzdaki tutarlarda bir değişiklik olmayacaktır" şeklinde olduğunu, nitekim söz konusu dosyada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/595 E. 2024/774 K. sayılı kararı ile ekte sunulan kararda da görüleceği üzere davanın kooperatife aidat ve kira bedeli kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, dolayısıyla aynı durumda olan müvekkillerinden birinin davasının kabulüne karar verilirken diğerinin davasının reddedilmesinin usul ve yasaya uygun bir yönünün bulunmadığını, bu durumun en basit şekliyle aynı konuda aynı mahkemenin iki farklı dairesi arasında iki ayrı kararın ortaya çıkmasına sebep olacak ve adil yargılanma hakkını ihlal edeceğini, yine TMK.DAKİ emsal kararların dikkate alınması hususunun da çiğnenmiş olacağını, bununla birlikte Mahkeme tarafından saptanan peşin bedelli sabit üyelikle ilgili tespitine de kesinlikle katılmadıklarını, zira gerek hukuk mahkemelerinde gerekse ceza mahkemelerinde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda müvekkili ve benzeri durumdakilerin "peşin ve sabit ödemeli üye sayılmaları" gereği açık olduğunu, 29.06.2013 tarihli bu genel kurulun, 8.maddesinde konut bedellerinin görüşülüp karara bağlanması maddesine geçildiği ve verilen teklifler sonucu zemin kat daireler için 100.000 TL. son kat daireler için 110.000 TL,normal kat daireler için 115.000 TL. olmasına, bu bedelin 31.08.2013 tarihine kadar ödenmesine, verilen süre içinde ödemeyenler için inşaat maliyetinin yeniden tespitine karar verildiğini, bu karar iptal edilmediği gibi, daha sonra alınan bir başka genel kurul kararı ile geçersiz sayılmasına da karar verilmediğini, müvekkilinin de 31.08.2013 tarihinden önce bu bedeli ödediğini; o halde müvekkilinin peşin ve sabit ödemeli üye olduğu bu nedenle müvekkilinden maliyeti karşılamak anlamında aidat, kira vs. ad altında herhangi bir para talep edilemeyeceği, belki genel giderlere katkısının istenebileceğinin açık olduğunu, istenen paranın da genel gider değil, maliyet için aidat olduğunu, müvekkilinin, davalı Kooperatifte üye iken Genel Kurulca da onaylanan 115.000,00-TL(YÜZONBEŞBİNTÜRKLİRASI) ödeyenlerin tapularının verilmesi ve bundan sonra yapılacak konutların yap-sat usulü ile satılması kararı gereği peşin ödemesini yapıp tapusunu almış peşin ve sabit ödemeli üye konumunda olduğunu, bu durumun davalı Kooperatifin ilgili Genel Kurul tutanaklarının, internet sitelerinde yaptıkları yayınların ve kooperatifle üyeler arasındaki çeşitli hukuk ve ceza davalarının bilirkişi raporlarında da belirtildiğini, 2013 tarihli genel kurul için iptal davası açılmadığı gibi, daha sonraki bir genel kurulda bu karar kaldırılmadığını veya değiştirilmediğini, keza müvekkili ve benzeri durumdakiler için bir kazanılmış hak haline geldiğini, ayrıca davalı kooperatifin 2018 ve 2019 yıllarındaki genel kurul kararlarına ilişkin davalarda Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/396 E. 2024/663 K. Sayılı kararı ile davalı kooperatifin 26.06.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, yine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/50 E. 2024/670 K. Sayılı kararı ile davalı kooperatifin 30.06.2017 tarihli genel kurulda alınan kararlardan 6 nolu maddenin iptaline karar verilmiş ve her iki dosya da kesinleştiğini, dolayısıyla bu kararların da göz önüne alınarak inceleme yapılması gerektiğini, tüm bunlarla birlikte Yerel Mahkemece bir başka hukuka aykırılığın ise davanın tümden reddi kararına ilişkin olduğunu, zira bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini bildirmekle birlikte bir an dahi bilirkişi raporuna göre karar verilecek ise de davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiğini, zira dava değerinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 53.560 TL olduğunu, bilirkişilerce hesaplanan ve mahkemece gerekçede de belirtilen müvekkilinin 17.560 TL anapara ve 11.826,60 TL işlemiş faiz borcu olduğunun hesaplandığını, dolayısıyla dava değeriyle hesaplanan borç arasındaki fark olan 24.173,40 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddedildiğini, bu nedenle kararın kesinlikle hatalı olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/839 E. 2025/61 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı peşin ve sabit ödemeli üye olduğunu bu nedenle davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerde belirtilen miktarda borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacı davalının kendisine gönderdiği Kayseri 7. Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesinde Ekim 2017 — Haziran 2021 dönemi için toplam 53.560,00 TL aidat ve 23.271,00 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 76.831,00 TL alacak talebinde bulunduğunu, davalı kooperatife peşin ve sabit ödemeli üye olduğundan aidat bedeli istenmesinin mümkün olmadığını belirterek eldeki davayı açmıştır.
Davalı kooperatifte hiçbir zaman sabit fiyatla/peşin bedelle üyelik uygulaması bulunmadığını, tüm ortakların inşaatların finansmanı ve genel giderler yönünden aidat yükümlülüğünün bulunduğunu davacının kooperatife kira alacakları hariç ;53.560,00 TL anapara, 23.199,60 TL faiz olmak üzere toplam 79.169,8 TL borcu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Kayseri 7. Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi incelendiğinde; “ aşağıda dökümü yapılan Ekim 2017 — Haziran 2021 dönemi için toplam 53.560,00 TL aidat ve 23.271,00 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 76.831,00 TL borcunuzu ana sözleşmenin 14. maddesi 2. fıkrasına göre ödenmesi gereken günden itibaren 45 ay geçmesine rağmen bugüne kadar ödemediğiniz tespit edilmiştir.
Bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde borcunuzu tamamen ödemenizi aksi takdirde Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ile Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 14. maddesi hükümleri uyarınca Kooperatif ortaklığından çıkartılacağınızı ihtaren bildiririz.” şeklinde birinci ihtarname gönderilmiştir.
Mahkemece aldırılan 31/03/2022 tarihli raporda özetle; genel kurul kararları incelendiğinde peşin bedelli sabit fiyatlı ortak olmadığı Kooperatif genel kurullarında alman karar doğrultusunda davacının davalı kooperatife dava tarihi itibariyle 55.560 TL anapara ve 27.291,60 TL işlemiş faiz borcu hesaplandığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece aldırılan 23/11/2022 tarihli ek raporda özetle; genel kurul kararları incelendiğinde peşin bedelli sabit fiyatlı ortak olmadığı Kooperatif genel kurullarında alman karar doğrultusunda davacının davalı kooperatife dava tarihi itibariyle 31.560 TL anapara ve 14.871,60 TL işlemiş faiz borcu hesaplandığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece aldırılan 08.11.2024 tarihli ek raporda özetle; Davalı kooperatifin mahkemece iptal edilen ve kesinleşen 30.06.2017 tarihli genel kurulun 6. gündem maddesinde belirtilen 41.000 TL alınması maddesi, yoklukla malul olduğuna karar verilen ve kesinleşen 26.06.2018 tarihli ve 26.06.2019 tarihli genel kurullarda alınan kararlarda belirtilen aidatlar hesaplamada dışı tutulduğunda davacının davalı kooperatife dava tarihi itibariyle 17.560 TL anapara ve 11.826,60 TL işlemiş faiz borcu hesaplandığını, davacının ödemesi gereken kira tutarına ilişkin kararın iptal edilmediği, davacının ödemesi gereken kira tutarı kök raporumuz ekindeki tabloda bulunmakta olup 26.000 TL anapara ve 5.167,50 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığının belirtildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, dosya kapsamında temin edilen hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve denetlenebilir 08.11.2024 tarihli bilirkişi raporu da esas alınarak davacının peşin bedelli ve sabit ödemeli üye olmadığının da tespiti ile davalı kooperatife dava tarihi itibariyle 17.560 TL aidat anapara ve 11.826,60 TL işlemiş faiz 26.000 TL kira anapara borcu ve 5.167,50 TL işlemiş faiz olarak borçlu bulunması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Emsal Yargıtay 6. H.D 2024/1662 Esas,2024/3375 Karar)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/01/2025 tarih ve 2021/839 E - 2025/61 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2025