T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/952
KARAR NO: 2025/1080
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2024
NUMARASI: 2022/1404 E. 2024/1219 K.
ASIL DAVADA;
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/12/2022
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN 2024/531 E. 2024/1135 K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/05/2025
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2024 tarih ve 2022/1404 E - 2024/1219 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili tarafından Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına yapılan 255.576,13 TL ödemenin, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın 18.11.2011 tarihinde karıştığı trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiğini, kazada ...'un vefat etmesi sebebiyle müvekkili aleyhine, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/311 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talepli dava açıldığını, 22.12.2020 tarihinde konu dosya ile ilgili olarak karar verildiğini, müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, konu ilam Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, müvekkili, borçlu olarak kayıtlı olduğu Gülşehir İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına 08.07.2022 tarihinde 255.576,13 TL ödeme yaptığını, müvekkili, konu icra dosyasından dolayı araçları üzerinde haciz olması sebebiyle, ödeme yapmak zorunda kaldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç için davalı ... A.Ş. tarafından hem zorunlu mali mesuliyet poliçesi hem de maximum ticari kasko poliçesi tanzim edildiğini, zorunlu mali mesuliyet poliçesinin poliçe numarası...; maksimum ticari kasko poliçesinin poliçe numarası... olduğunu, müvekkili Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında müştereken ve müteselsilen borçlu olduğundan borcun tamamını icra tehdidi altında ödemek durumunda kaldığını, bu sebeple davalının da müvekkili ile birlikte bu borçtan müşteren ve müteselsilen sorumlu olacağını bu sebeple kusur oranları öne sürülerek kusura göre ödeme yapılmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, sigorta şirketinin hem zorunlu mali mesuliyet hem de maximum ticari kasko poliçe limitlerinin tamamı ile konu borçtan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, öncelikle zorunlu mali mesuliyet poliçe had ve teminat limitleri ile sınırlı olarak; zorunlu mali mesuliyet poliçesi limitlerinin tüketilmesinin ardından kasko poliçesi poliçe had ve teminat limitleri ile sınırlı olarak davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/531 esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın ... tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... vefat etmiş olduğunu, kazada ...'un vefat etmesi sebebiyle davacı aleyhine, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/311 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talepli dava açılmış olduğunu, 22.12.2020 tarihinde konu dosya ile ilgili olarak karar verilmiş olup, davacı aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olduğunu, konu ilamın Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına konu edilmiş olduğunu, davacının borçlu olarak kayıtlı olduğu Gülşehir İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına 08.07.2022 tarihinde 255.576,13 TL ödeme yapmış olduğunu, davacının, konu icra dosyasından dolayı araçları üzerinde haciz olması sebebiyle, ödeme yapmak zorunda kalmış olduğunu, ödemeye ilişkin dekont ve tahsilat makbuzunu sunduklarını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç için davalı ... A.Ş. Tarafından hem zorunlu mali mesuliyet poliçesi hem de maximum ticari kasko poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, Zorunlu mali mesuliyet poliçesinin poliçe numarası...; maksimum ticari kasko poliçesinin poliçe numarası... olduğunu, davacı tarafından Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas numaralı dosyası sigorta şirketine ihbar edilmiş olduğunu, bu sebeple davacı tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatının poliçe had ve teminat limitleri ile sınırlı olarak, öncelikle zorunlu mali mesuliyet poliçesinden, poliçe limitlerinin tüketilmesini takiben maximum ticari kasko poliçesinden, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, davacının Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında müştereken ve müteselsilen borçlu olduğundan borcun tamamını icra tehdidi altında ödemek durumunda kalmış olduğunu, bu sebeple davalının da davacı ile birlikte bu borçtan müşteren ve müteselsilen sorumlu olacağı bu sebeple kusur oranları öne sürülerek kusura göre ödeme yapılması taraflarınca kabul edilemez olduğunu, Sigorta şirketi hem zorunlu mali mesuliyet hem de maximum ticari kasko poliçe limitlerinin tamamı ile konu borçtan sorumlu olduğunu, Sigorta şirketinin davacının ödediği tazminatı davacıya geri ödemek ile davacının haklarına halef olacak ve işbu halefiyet hakkı doğrultusunda kusurlu taraflara ödediği tazminatı rücu edecek olduğunu, Sigorta şirketinin davacının haklarına halef olması sebebiyle kusura ilişkin itirazı davacıya karşı ileri süremeyeceğinin açık olduğunu, KTK m.91'de belirtildiği üzere sigorta ve kasko poliçesi tanzim ettirmek ile işleten, üçüncü kişilere verdiği zararlardan dolayı kendi sorumluluğunu sigorta ettirmekte olduğunu, Sigorta sözleşmesi, sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemek amacıyla düzenlendiğini, bu ilişkide sigorta ettirenin yararı güvence altına alınmakta olduğunu, Sigorta ettiren, sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat tutarını zarar gören üçüncü kişilere ödemişse,sigortacının, sigorta ettirenin zararına zenginleştiği kabul edileceğini, bu durumda davacının, trafik poliçesi ve kasko poliçesi kapsamında davalının sorumluluğunda olan bir tazminat miktarını ödediği ve davalının davacının yaptığı ödeme oranında zenginleştiğinin açık olduğunu, KTK madde 88’in dikkate alınması gerektiğini, BK 142. madde uyarınca, zarar görenin dilediği borçluya başvurma hakkı olduğunu; dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabileceğini, müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumlu olduklarını, Sigorta şirketi ise, KTK m. 91 gereğince yaptığı zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesi ile işletenin KTK m. 85/1 gereğince ortaya çıkacak olan kusursuz sorumluluğunu üstlenmekte ve ortaya çıkan zararı belirli limitlerle karşılamayı taahhüt etmekte olduğunu, dolayısıyla şartları gerçekleştiğinde sorumluluğunun doğması bakımından sigorta şirketi, işletenin kusurunun bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sorumlu tutulacağını, Sigorta şirketi de davacı ile birlikte müteselsil sorumlu olacağından kusur oranında hesaplama yapılması hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğundan ve icra dosyasında araçları üzerine haciz konulduğundan borcun tamamını ödemek zorunda kalmış olduğunu, davacının borçtan müştereken ve müteselsilen sorumluluğun bulunduğu yerde sigorta şirketinin kusur oranında ödeme yapması kabul edilemeyeceğini, Sigorta şirketinin poliçe düzenlemesinin amacı davacının zararını teminat altına almak olduğundan davacıya ödediği oran üzerinden ödeme yapmak durumunda olduğunu, Sigorta şirketinin kusurundan fazlasını ödediği gibi bir iddiasının mevut olması halinde, davacıya ödediği tazminatı kusurlu kişilere rücu etmesi gerekmekte olduğunu, davacının aracı için davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet poliçesi ve maximum ticari kasko poliçe tanzim edilmiş olması sebebiyle, borçtan davacı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açık olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen... poliçe numaralı maximum ticari kasko poliçesinde manevi tazminat talepleri de poliçenin bedeni zararlar limitleri ile teminat kapsamına dahil edilmiş olduğunu, bu sebeple davacı tarafından ödenen 255.576,13 TL maddi ve manevi tazminatın sigorta şirketinden öncelikle zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında, poliçe had ve teminat limitlerinin tüketilmesini takiben kasko poliçesi kapsamında tahsil edilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21.12.2004 tarih 2004/1636 Esas ve 2004/12698 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacının ileride meydana gelebilecek malvarlığındaki azalmaları teminat altına almak amacı ile Davalı sigorta şirketinden zorunlu mali mesuliyet ve kasko poliçesi tanzim ettirmiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olan bir borcun davacı tarafından ödenmesi sebebiyle sigorta şirketi sebepsiz zenginleşmiş olduğunu, bu sebeple davacı tarafından ödenen 255.576,13 TL'nin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 253.576,13'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davacının ödemiş olduğu tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsil edilememesi sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, taraflarınca açılan tarafları ve konusu aynı olan davanın şu an Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1404 Esas sayılı dosyası ile devam etmekte olduğunu, usul ekonomisi gereğince iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini vekaleten talep ettiklerini belirterek, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla şimdilik 253.576,13 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, öncelikle zorunlu mali mesuliyet poliçe had ve teminat limitleri ile sınırlı olarak; zorunlu mali mesuliyet poliçesi limitlerinin tüketilmesinin ardından kasko poliçesi poliçe had ve teminat limitleri ile sınırlı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Asıl dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğ edilmesini, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, huzurdaki davada anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddinin gerekeceğini,
yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvurunun zorunluluğu getirildiğini, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, davacı yanın, kabul anlamına gelmemek üzere, kendi kusurunu aşan ödeme yapmasının ve bu tutarın tamamını müvekkili şirkete rücu etmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
davaya konu yargılamadaki manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, huzurdaki davaya konu ödemeye dayanak manevi tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket ancak sigortalı araç kusuru nispetinde sorumlu olacağını, bu hususun manevi tazminat bakımından da gözetilmesini talep ettiklerini, dava konusu kaza sonucunda hayatını kaybeten ...'nun eşi ve çocukları tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle müvekkili şirket aleyhine açılan ve halen derdest olan nevşehir 2. asliye hukuk mahkemesi'nin 2019/87 esas ve 2021/101 karar sayılı davası da göz önünde bulundurulma gerektiğini, anılan bu yargılamada diğer davalılar ve müvekkili şirket aleyhine teselsül hükümlerine göre müteveffanın eşi ve çocukları bakımından 199.568,88-TL maddi ve 68.000-tl manevi tazminata hükmedildiğini, kararın kısmen icraya ödendiğini, halen derdest olduğunu, İMS sigortası zorunlu trafik sigortasının teminat limitini aşan durumlarda da sorumluluğunun doğacağı düşünüldüğünde dava konusu kaza nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ya da maddi zarar kalemlerinin ZMS teminat limiiti kapsamında kalıp kalmadığının net olarak tespitinin ve kabul anlamına gelmemek üzere şayet zorunlu trafik sigortasının teminat limitinin aşılması söz konusu olursa manevi tazminata hükmedilirken bu durumun da gözetilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, öncelikle zamanaşımı defini ve başvuru şartının gerçekleşmemiş olması ve davacı yanın talebinin poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle davanın reddini, sigortalı araç sürücüsü kusursu olduğundan huzurdaki davanın reddini, yapıldığı iddia olunan ödeme belgelerinin ve ödemeye dayanak icra takip dosyanın ve nevşehir 2. asliye hukuk mahkemesi'nin 2018/311esas ve 2020/320 karar sayılı dosyasının huzurdaki dosyaya kazandırılmasını,
kusur durumunun tespiti için karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden ve adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden rapor alınmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin ancak kusur nispetinde sorumlu tutulabileceğinin dikkate alınmasını,
davanın yukarıda bilgileri verile ... a.ş.'ye ihbarını,
aleyhe hüküm kurulacak olması halinde sgk tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkili şirket’in sorumluluğundan tenziline,
karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/531 esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, zamanaşımı def’ilerinin olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 73. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından huzurdaki davada rücusu talep edilen ödeme 08.07.2022 tarihli olup huzurdaki dava 09.07.2024 tarihinde ikame edilmiş olduğunu, nitekim rücusu talep edilen ödemeye dayanak Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/311 E. Sayılı dosyası davalı Şirket'e ihbar edildiğini, hal böyleyken davacının birlikte sorumluluktan haberdar olduğu da aşikar olduğunu, huzurdaki dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz etmekte olduğunu, davacı yanın, kabul anlamına gelmemek üzere, kendi kusurunu aşan ödeme yapmasının ve bu tutarın tamamını davacı şirkete rücu etmesinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı şirket, ancak ve ancak sigortalı aracın kusuru nispetinde sorumlu olabileceğini, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/311Esas ve 2020/320 Karar sayılı dosyası kapsamında alınan kusur raporunda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın %50 ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı yarı römork takılı ... plaklı çekicinin %50 kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, davalı şirketçe sigortalı araç ... plakalı araç olduğunu, kazada kusurlu olduğu tespit edilen diğer araç ise davalı şirkete sigortalı olmadığını, Tramer kayıtlarında kaza tarihinde ... plakalı aracın ... A.Ş. Tarafından sigortalı olduğu görülmekte olduğunu, fakat anılan dosyadaki yargılama %100 kusur üzerinden ilerlemiş, kusur nispetinde sorumluluk hususu gözetilmemiş olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/311Esas ve 2020/320 Karar sayılı dosyada alınan 24.3.2020 tarihli hesap raporunda %100 kusur nispetinde tazminat hesaplaması yapılmış ve davacı ... için 41.917,75-TL ve davacı ...için 56.902,77-TL tazminat hesaplanmış olduğunu, dosya da bu hesap raporuna itibar edilerek, ... için 41.917,75-TL ve davacı ...için 56.902,77-TL olmak üzere toplam 98.820,52-TL maddi tazminatın ve ... çin 10.000-TL, ...için 10.000-TL, ... için 6.000,00-TL ve ... için 6.000-TL manevi tazminatın ..., ..., ...Ltd. Şti. Ve Nevşehir Belediye Başkanlığı'ndan müteselsilen tahsiline karar verilmiş olduğunu, davacı yan da bu kararı istinaf / temyiz etmeksizin karara istinaden başlatılan icra dosyasına karar gibi ödeme yaptığını iddia etmekte olduğunu, oysaki yukarıda da belirtildiği gibi, huzurdaki davaya konu Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/311Esas ve 2020/320 Karar sayılı dosyasında yargılama davacının işleteni olduğu araç kusurundan fazlası için hüküm kurulmuş davacı tarafından da bu hüküm ödenmiş olduğunu, yani davacı yan, dava konusu dosyada sigortalı aracın kusurunu aşan bir ödeme yapmış olduğunu, kusuru aşan miktarda kurulan hükmün de kabullerinde olmadığını, davaya konu yargılamadaki manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu, taraflarınca huzurdaki davaya konu ödemeye dayanak manevi tazminat miktarının kabulü mümkün olmadığını, kaldı ki yukarıda da belirtildiği gibi yapıldığı iddia olunan ödemeye dayanak karar %100 kusur nispetinde verilmiş olduğunu, oysaki davalı şirketin ancak sigortalı araç kusuru nispetinde sorumlu olacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu hususun manevi tazminat bakımından da gözetilmesini talep ettiklerini, huzurdaki dava konusu kaza sonucunda hayatını kaybeden ...'nun eşi ve çocukları tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı şirket aleyhine açılmış ve halen derdest olan Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 Esas ve 2021/101 Karar sayılı davası da göz önünde bulundurulması gerektiğini, anılan bu yargılamada diğer davalılar ve davalı şirket aleyhine teselsül hükümlerine göre müteveffanın eşi ve çocukları bakımından 199.568,88-TL maddi ve 68.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, karar kısmen icraya ödenmiş olduğunu, halen derdest olduğunu, Mahkemece gerekli görülmesi halinde bu dosyanın da huzurdaki dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, son olarak İMS sigortası Zorunlu Trafik Sigortasının teminat limitini aşan durumlarda da sorumluluğunun doğacağı düşünüldüğünde dava konusu kaza nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı ya da maddi zarar kalemlerinin ZMS teminat limiiti kapsamında kalıp kalmadığının net olarak tespiti ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere şayet Zorunlu Trafik Sigortasının teminat limitinin aşılması söz konusu olursa manevi tazminata hükmedilirken bu durumun da gözetilmesi gerekli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde davalı Şirketin dava tarihinden ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, zira daha evvel bir temerrütten bahsedilmesi mümkün olmadığını, bu hususta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/8401 E.,2018/3203 K. sayılı ve 22.03.2018 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz istenilmesi hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olay trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup herhangi bir ticari yönü bulunmamakta olduğunu, kaldı ki davalı şirketin de ancak huzurdaki dava ile temerrüde düşmüş olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davada davalı şirket aleyhine hüküm kurulması halinde; davalı şirketin kusur nispetinde sorumluluğu ... A.Ş.'ye rücu edebilecek olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın ihbar edilmesi gerekli olduğunu belirterek, öncelikle zamanaşımı defi ve başvuru şartının gerçekleşmemiş olması ve davacı yanın talebinin poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle davanın reddine, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan huzurdaki davanın reddine; kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yapıldığı iddia olunan ödeme belgelerinin ve ödemeye dayanak icra takip dosyanın ve Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/311Esas ve 2020/320 Karar sayılı dosyasının huzurdaki dosyaya kazandırılmasına, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin ancak kusur nispetinde sorumlu tutulabileceğinin dikkate alınmasına, davanın ... A.Ş.'ye ihbarına, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin davalı Şirket’in sorumluluğundan tenziline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Toplanan deliller alınan bilirkişi raporları, temin edilen bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilmiş olup, davacının 08/07/2022 tarihinde yapmış olduğu sigorta ödemesine dayalı olarak asıl dava ve birleşen dosyada yapmış olduğu sigorta ödemesinin rucüen davalı sigortacıdan tahsilini talep ettiği, davacıya ait aracın sürücüsü her ne kadar kazada diğer araç sürücüsü ile birlikte yarı yarıya kusurlu ise de araç sürücülerinin, bu araçların malik ve işleteni ile bu araçları kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kapsamında teminat altına alan sigortacıların hak sahiplerine karşı maddi tazminat bakımından müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, araç sürücülerinin ve işletenlerinin ise manevi tazminat bakımından müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, bu araçlara ilişkin ihtiyarı mali mesuliyet klozu içerir diğer sigorta poliçelerinin ve kasko sigorta poliçelerinin ZMMS poliçe teminat limitlerinin üzerinde meydana gelen zararlar bakımından sorumlu olduğu ayrıca somut olayda olduğu gibi düzenlenen kasko sigorta poliçesi kapsamında davacının maddi ve manevi tazminat talepleri ile karşı karşıya kalması halinde ihtiyarı mali klozu çerçevesinde bedeni ve maddi zararlar bakımından 100.000,00-TL manevi zararlar bakımından 100.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığı, poliçede ayrıca hukuksal koruma klozunun da bulunduğu, bu sebeple belli ölçülere kadar harç yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi sorumluluklar yönünden de poliçe limiti kapsamında koruma altına alındığı dolayısıyla davalı sigorta şirketi meydana gelen kaza nedeniyle yalnız ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunmayıp, kasko sigorta poliçesi kapsamında da sorumluluğu bulunduğu, yapılan hesaplamalar çerçevesinde davacı tarafından yapılan tüm ödemenin toplamının maddi ve manevi tazminat dahil 130.820,52-TL olduğu, bu tutarın bir kısmına kaza tarihinden itibaren bir kısmına ıslah tarihinden itibaren işletilen yasal faiz ile birlikte olmak üzere asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı toplamının 199.782,10-TL olduğu, bu tutara tahsil tarihine kadar işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, icra harçları ve diğer ferileri olmak üzere tahsil tarihi itibariyle 255.576,13-TL olduğu, davacının ödemiş olduğu maddi ve manevi tazminat tutarı 130.820,52-TL olmakla birlikte bu tutarın 98.820,52-TL'lik kısmının maddi tazminata ilişkin olduğu 32.000,00-TL'lik kısmının ise manevi tazminata ilişkin olduğu, davalının işletenin sorumlu olduğu sürücünün kusuru oranında ZMMS poliçesi kapsamında sorumlu olduğuna ilişkin savunması hukuken yerinde olmakla birlikte somut dosyada yapılan tazminat ödemeleri dikkate alındığında poliçe teminat limiti olan 200.000,00-TL'nin altında bulunduğu hatta poliçe teminat limitinin yarısı tutarında olan 100.000,00-TL'nin de altında bulunduğu, manevi tazminata ilişkin toplam asıl alacak tutarının 32.000,00-TL'nin kasko poliçesindeki manevi tazminat klozu dahilinde 100.000,00-TL poliçe limitinin altında bulunduğu, bu sebeple benimsenen bilirkişi kök raporunda da belirtildiği üzere dava kendisini usulünce ihbar olanan davalı ... Anonim Şirketinin diğer zarar sorumlularına kusuru nispetinde rucü hakkı saklı kalmak kaydıyla zararın tamamından ferileri ile birlikte davacı sigorta ettirene karşı sorumlu olduğu, davacının dava dilekçesindeki talebinin 2.000,00-TL, birleşen dosyadaki talebin 253.576,13-TL olduğu, ve her iki dosya bakımından toplam talep sonucunun 255.576,13-TL olduğu ve bu tutarın davacının hak sahiplerine icra dosyası kapsamında yapmış olduğu ödeme ile aynı tutarda olduğu ve talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacının asıl dava ve birleşen dosyaya da ayrı ayrı davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Asıl dava yönünden Davanın kabülü ile; 2.000,00-TL alacağın (ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00-TL ve İMMS poliçe limiti olan 100.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) ödeme tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Kayseri 2. ATM'nin 2024/531 Esas sayılı dosya yönünden; Davanın Kabülü ile; 253.576,13-TL alacağın (ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00-TL ve İMMS poliçe limiti olan 100.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) ödeme tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, davacı yanın rücuen tazmin talebinin dayanağı olan ve ihbar olunan sıfatı ile yer aldıkları Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas numaralı dosyasında alınan Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas dairesi raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün %50, diğer araç sürücüsünün %50 kusurunun tespit edildiğini, ATK raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının açıkça %50 olarak belirtilmişken Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas numaralı dosyasında ödeme dayanak mahkeme kararında sigortalının %100 kusuru esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacı tarafından karar uyarınca ödeme yapılan Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında müştereken ve müteselsilen borçlu konumda bulunduğunu, %100 kusur oranı esas alınarak hüküm kurulduğu göz önüne alındığında Sigorta Şirketi'nin yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusur olan %50 oranında sorumlu bulunabileceğini, kalan tutar yönünden araç sürücüsü ...’a yahut diğer sorumlulara rücu edebilme imkanı bulunmakta iken ödenen tutarın tamamı için müvekkili Sigorta Şirketi'ne rücuen tahsil amacıyla davanın ikame edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, zira yapılan ödeme sonrasında kusur oranında taraflarca rücu edilmesi gerekmekte iken tüm tutar yönünden müvekkili Sigorta Şirket'ine başvurulmasında hukuki yarar bulunmamakta olup sigorta şirketinin sorumlu bulunmadığı bir tutar yönünden ödeme yapması sonucunu doğurabileceğini, davanın, rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin,bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olduğunu, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulduğunu, diğer bir deyişle; tazminatı ödeyen davacının, ancak kusuru oranında taraflara rücu edebileceğini, ancak açılan davada görüleceği üzere müvekkili Şirket'in kusurunun aşılarak tüm tutar yönünden rücuen tazminat davasının ikame edildiğini, iş bu hususun hukuka aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından yapılması gerekenin, yeni bir bilirkişi raporu dosyaya kazandırarak tarafların kusur oranlarının tespitini yapmak, akabinde tarafların kusurları oranında sorumluluklarının tespitini sağlamak olduğunu, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğu değerlendirildiğinde tüm sorumlulara karşı dava açılmaksızın yalnızca -kabul anlamına gelmemekle birlikte- sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında sorumluluğu tespit edilen müvekkili Şirket'e ödenen tüm tazminat miktarı için dava açılmasının mümkün olmadığını, karara dayanak bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında müşterek ve müteselsil hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe kapsamı dahilinde olduğunda müşterek müteselsil sorumluluk ilkesinin burada uygulanmaması gerektiğini, müvekkili şirketin, nezdindeki poliçe sebebiyle davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi, sigortalı araç sürücüsünün bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasında kusurlu olmasına bağlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün, davacının söz konusu maluliyetinin meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının espit edildiğinden müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını, ancak hükme esas alınan Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas numaralı dosyasında bilirkişi raporunda davacının %50 kusuru, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusur tespit edildiğini, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin... tarih ...-...-2019/.../... sayılı raporunda sonuç olarak "Davalı sürücü ...'un %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, Davalısürücü ...'un %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu " kanaatine varılarak bu şekilde rapor tanzim ve ibraz edildiğini, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas numaralı dosyasında mahkeme ilamında ise müşterek müteselsil hüküm tesis edildiğini, ... A.Ş. Tarafından tüm dosya borcunun ödendiğini, ödemenin akabinde ödenen tüm tutar için müvekkili Şirket aleyhine işbu davanın ikame edildiğini, ancak ... A.Ş.'nin ancak sigortalı araç sürücüsünü kusur oranında yapılan ödeme için müvekkili şirkete başvurabileceğini, diğer tutarların davalı sürücü ...'un %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu göz önüne alındığında ...’a yahut diğer sorumlulara rücu edilmesi gerektiğini, oysa ki kabul anlamına gelmemekle birlikte alınan ATK kusur raporuna müvekkili Şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusur oranı %50 olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunda müteselsil hesaplama yapılması ve sigortalı aracın kusuru oranında ve poliçe kapsamında değerlendirme yapılmamış olmasının ... A.Ş. Tarafından ödenen tutarın tamamının yani %100 kusur oranı üzerinden talepte bulunulduğunu ve bu yönde hüküm kurulmuş olmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının %10 kusur varsayılarak hesaplama yapıldığını, ancak müvekkili şirket’in; Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru oranında olduğunu, işbu hatalı hesaplama neticesinde müvekkili şirket sigortalısının kusurunun %100 olacak şekilde son derece hatalı bir hüküm tesis edildiğini, alınan kusur raporlarında müvekkili şirket sigortalısının %50 kusuru tespit edilmiş olmasına rağmen davacı tarafından diğer sorumluların da sorumlu olduğu tüm tutarlar yönünden rücuen tazminat davası açılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ancak poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle müteveffanın mirasçıları tarafından diğer davalılar ve müvekkili şirket aleyhine teselsül hükümlerine göre müteveffanın eşi ve çocukları bakımından ikame edilen Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 Esas Ve 2021/101 Karar sayılı davası kararı uyarınca 199.568,88-TL maddi ve 68.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tazminat uyarınca Nevşehir İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyada toplamda 242.473,07 TL ödeme yapıldığını, işbu ödemelerin bildirilmiş olmasına karşılık yerel mahkeme tarafından yapılan ödemenin değerlendirilmediğini ve poliçe teminat limitinden tenzil edilmediğini, müteveffanın eşi, çocuklarına yapılan ödemelerin kişi başına kaza teminatından tenzil edilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından yapılan ödemelerin hesaplanan tazminat tutarının tamamından tenzil edilmediğini, müvekkili şirketin ancak ve ancak poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, bu nedenle yapılan ödemelerin tamamının poliçe teminat limitinden tenzil edilmesi ve olası bir tazminata hükmedilmesi halinde kalan teminat üzerinden karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından müteveffanın eşi ve çocukları tarafından ikame edilen Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 ESAS VE 2021/101 karar sayılı davası kararı uyarınca 199.568,88-TL maddi ve 68.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tazminat uyarınca Nevşehir İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyada toplamda 242.473,07 TL ödeme yapıldığını, işbu ödemelerin bildirilmiş olmasına karşılık yerel mahkeme tarafından yapılan ödemenin değerlendirilmediğini ve poliçe teminat limitinden tenzil edilmediğini, yapılan ödemelerin poliçe teminat limitinden tenzil edilmeksizin yeniden poliçe teminat limitinin tamamı olan 268.000 TL'den hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 esas dosyada davacılara yapılan ödemenin poliçe teminat limitinden tenzili gerektiğini, müvekkil şirket tarafından müteveffanın eşi ve çocukları tarafından ikame edilen Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 ESAS VE 2021/101 karar sayılı davası kararı uyarınca 199.568,88-TL maddi ve 68.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tazminat uyarınca Nevşehir İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyada toplamda 242.473,07 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin tespit edilerek poliçe teminat limitinden tenzil edilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararında tahsilde mükerrerlik olmamak kaydı ile daha önce yapılan ödemelerin poliçe teminat limitinden tenzil edilerek hüküm kurulmuş olması gerektiğini, ancak yapılan ödemelerin beyan edilmiş olmasına rağmen bu hususa hiç değinilmeden poliçe teminat limiti üzerinde hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müteveffanın destekleri tarafından ikame edilen Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/87 ESAS 2021/101 Karar sayılı kararı doğrultusunda davacının eşi ve çocukları lehine tazminata hükmedildiğini, işbu karara istinaden Nevşehir İcra Müdürlüğü ...İcra dosyası ile müvekkili Şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından 242.473,07 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, icra dosyasının celbi ile yapılan ödemelere ilişkin detayların görüleceğini, bu hususun birden fazla defa yerel mahkemeye bildirilmiş olsa da mahkeme tarafından eksik inceleme yapılarak yapılan ödemelerin poliçe teminat limitinin tamamı olan 268.000 TL'den tenzil edilmediğini ve limit üzerinde ikinci bir hüküm kurulduğunu, hükme esas hesap raporunda müvekkili ... aş. tarafından hasar aşamasında ve başlatılan takibe istinaden gerçekleştirilen ödemenin ödeme tarihindeki veriler ile değerlendirildiğinde yeterli olduğunun tespit edildiğini, işbu sebeple davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (“Yerel Mahkeme”) 2022/1404 Esas, 2024/1219 K. sayılı ve 26/12/2024 tarihli Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın müvekkili şirket yönünden reddini talep etmiştir.
Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin Nevşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında yapılmış olup, taraflarınca müvekkilinin Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında yapılmış olan ödemenin iadesinin talep edildiğini, iki dosyanın birbirinden bağımsız olup, sigorta şirketinin mesnetsiz iddialarına itibar edilmemesini, yargılama sırasında sigorta hukukunda uzman bilirkişiden rapor alındığını ve ilgili raporda müvekkili tarafından yapılan ödemenin trafik ve kasko poliçesi teminat limitleri dahilinde kaldığının bilirkişilerce tespit edildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararında davalının iddia ettiği gibi bir hatanın bulunmadığını beyan ederek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Asıl dava, üçüncü kişiye ödeme yapan sigortalının ödediği bedeli ... numaralı ticari kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortacıdan talebine ilişkin açılan tazminat davasıdır .
Birleşen dava, üçüncü kişiye ödeme yapan sigortalının ödediği bedeli ... numaralı ZMM sigorta poliçesi kapsamında sigortacıdan talebine ilişkin açılan tazminat davasıdır .
1-Asıl dava yönünden:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Asıl dava, üçüncü kişiye ödeme yapan sigortalının ödediği bedeli ... numaralı ticari kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortacıdan talebine ilişkin açılan tazminat davasıdır .
Davacı tarafından dava değeri 2.000 TL olarak bildirilmiş olunup bu bedel üzerinden harç yatırıldığı görülmüştür.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece 26/12/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL’dir.
Anayasa Mahkemesinin 2023/182 esas-2024/203 karar sayılı,04/12/2024 tarihli ve Resmi Gazetenin ... tarihli ... sayılı sayısında yayımlanan kararıyla, 6100 sayılı HMK na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı kanunun 44. Md ile eklenen ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan "...341 inci ve 362 inci..." ibaresi ile "....362 inci..." ibaresinden sonra gelen "...ve..." kelimelerinin Anayasa aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş olması, Danıştay 12. Dairesinin emsal 2021/6033 esas-2021/5638 karar sayılı içtihadı ve yerleşmiş istikrarlı içtihatları ile Anayasanın 153. Maddesinde yer alan Anayasa mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm birlikte gözetildiğinde ; Her ne kadar işbu iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmişse de, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecek olması nedeniyle, dairemizce verilen işbu istinaf karar ilamı yönünden dava tarihi olan 2022 yılında kesinlik sınırı dikkate alınması gerekmektedir.
Dava tarihi 22.12.2022 tarihi olup dava değeri 2.000 TL olduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK 341/2-4 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000 TL’dir.
Kabul edilen 2000 TL hem dava tarihi hem de karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından davalının asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Birleşen dava yönünden :
Birleşen dava, üçüncü kişiye ödeme yapan sigortalının ödediği bedeli ... numaralı ZMM sigorta poliçesi kapsamında sigortacıdan talebine ilişkin açılan tazminat davasıdır .
Davacı işteni olduğu ve davalı sigorta şirketi kapsamında sigortalı ... plakalı aracın ... tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiğini, ...'un vefat etmesi sebebiyle destekten yoksul kalan yakınlarınca aleyhine, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/311 Esas sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talepli dava açıldığını mahkemece yapılan yargılama sonucu 22.12.2020 tarihinde maddi tazminat davasının kabulüne manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, ilamın Gülşehir İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, Gülşehir İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasına 08.07.2022 tarihinde 255.576,13 TL ödeme yaptığını belirterek ödediği bedeli davalıdan rücuan talep etmiştir.
Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 27.09.2011-27.09.2012 başlangıç bitiş tarihli ... numaralı ZMM sigorta poliçesi, 28.11.2010 -28.11.2011 başlangıç bitiş tarihli ... numaralı ticari kasko sigorta poliçesi imzalandığı görülmüştür.
Gülşehir İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde dava dışı mütevefa ...'un yakınlarınca ..., ...Limited Şirketi, Nevşehir Belediye Başkanlığı, ... hakkında 29.06.2021 tarihindeNevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas, 2020/320 Karar sayılı ilamı dayanak yapılarak 199.782,10 TL üzerinden ilamlı takip yapıldığı, davacı tarafından 08.07.2022 tarihinde 255.576,13 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/311 Esas, 2020/320 Karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2263 Esas 2023/1632 Karar 05.10.2023 tarih sayılı ilamı ile kesinleştiği görülmüştür.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2263 Esas 2023/1632 Karar 05.10.2023 tarih sayılı ilamı incelendiğinde; trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...'un %50 oranında kusurlu, ... plaka sayılı çekici sürücüsü ...'un %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek hükm edilen tazminatların davalılar ..., Nevşehir Belediye Başkanlığı, ..., ...Ltd. Şti.'den müteselsilen tahsil edilmesine karar verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 1459. Maddesinde, Sigortacının, sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK 'nun " Sigorta değeri" başlıklı 1460. maddesi; "Sigorta değeri sigorta olunan menfaatin tam değeridir."
6102 sayılı TTK'nun "Sigorta bedeli" başlıklı 1461. Maddesi ;(1) Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır. "
Sorumluluk Sigortalarının konusunu düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 1473. Maddesi; (1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."
Sorumluluk Sigortalarında doğrudan dava hakkı başlıklı 6102 sayılı TTK'nun 1478. Maddesi; " (1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."
Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 62 nci maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanun'un 162 nci maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 nci maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacılar, zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecekleri gibi yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçerek her bir failin kusuru oranında da talepte bulunabilirler.
2918 sayılı KTK'nun "İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlıklı 85. Maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
"Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu" başlıklı 91. Maddesi ;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."
"Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller" başlıklı 95. maddesi:"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir."
"İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümler" başlıklı 100. Maddesi;
Bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97 nci maddesi ve zaman aşımına ilişkin 109 uncu maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır."
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, davacının ödeme yaptığı miktarların poliçe kapsamında kalmasına, 6102 sayılı TTK 1409/1 hükmü gereği Sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden poliçe teminat tutarı kadar sorumlu olmasına, sigortalı tarafından yapılan ödemenin teminat limitleri dahilinde olmasına, sigorta poliçesinin düzenleme amacına, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yapmakla sigortalısına halef olup diğer davalılara rücu imkanının bulunmasına dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4.H.D 2022/6390 E, 2024/9817 K). Bu nedenlerle istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl Dava yönünden;
A) 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2024 tarih ve 2022/1404 E - 2024/1219 K sayılı nihai kararının; Davalı vekilinin istinafa konu dava değerinin/kabul edilen karar miktarlarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılmış olan maktu istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
Birleşen Dava yönünden
B-1)KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2024 tarih ve 2022/1404 E - 2024/1219 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 17.321,78-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.331,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 12.990,78 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2025