T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/612
KARAR NO: 2025/784
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/02/2025
ESAS NO: 2023/1120
KARAR NO: 2025/113
DAVANIN KONUSU: Menfi tespit,istirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 18/04/2025
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/02/2025 tarih ve 2023/1120 E - 2025/113 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi ... olan, Denizbank ... Şubesi'nin 01/04/2023 keşide tarihli 147.500,00-TL bedelli ... seri numaralı çekin müvekkili şirket uhdesinde iken kaybolduğunu, işbu çekin kaybolması sebebiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/736 Esas sayılı dosyası üzerinden çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı konulması talebinde bulunulduğunu, mahkemece çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, Kuveyt Türk Katılım Bankası'nın ... tarihli cevabında çekin ... tarafından bankaya ibraz edildiğinin bildirildiği, ibraz ve çek görüntüleri incelendiğinde dava konusu çekin müvekkili şirketin uhdesinden çalınarak, üzerine müvekkili şirketin kaşesi basılmak ve kaşenin üzerine müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan sahte imza atılmak suretiyle ciro edildiğini, bu imzanın ... tarafından atıldığının tespit edilmesi üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu bildirerek söz konusu çekin iptaline, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, mezkur çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 31/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına bakıldığında davaya konu çekin keşidecisinin ... olduğunu, bu şahsın aynı zaman da çekin lehtarı konumundaki ... Ltd. Şti nin ortağı ve kurucusu olduğunu, yani ...'in kendi kurucu odluğu şirkete şahsi çekini verdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği üzere iş bu çekin ... tarafından çalındığını, ... isimli şahsın da kuvvetle muhtemeldir ki soyisimlerin aynı olması sebebiyle ... ile yakın akraba olduğunu, aile arasında ne amaçla ne için yaşandığı anlaşılamayan bir olay neticesinde iş bu çekin, müvekkilin alacaklı olduğu ... isimli şahıs tarafından cirolanarak müvekkile verildiğini, müvekkilinin ne davacı şirketi ne de çek keşidecisi ...i tanımadığını, aralarında nasıl bir ticaret veya iş yapıldığını da bilmediğini, çekin üzerindeki imzaların gerçek sahiplerine ait olup olmadığını bilebilecek durumda ve konumda olmadığını, gerçekten iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan müvekkilinin iş bu olayda asıl mağdur olan kişi olduğunu, alacağını alamadığı gibi birde böyle haksız ve mesnetsiz bir davaya muhatap olan müvekkilinin mağduriyetinin daha da arttığını, kendi aileleri içerisinde olduğu anlaşılan bir anlaşmazlığın faturasının müvekkile yüklenmesi haksız mesnetsiz bir çaba olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının hem usül hem esas açısından sorunlu olan iş bu haksız davasının reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizce davacı şirket yetkilisi ...'in imzasını taşıyan belge asılları celp edilmiş, huzurda imza örnekleri alınmış ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi - Adli Belge İnceleme Şubesi' nden rapor alınmış olup ... tarihli raporda, çekte yer alan 1. Ciro imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği sonucuna varıldığı rapor edilmiştir. Bu şekilde lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalının 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacıda olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-2738 Esas 2021/1513 Karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Netice itibariyle davacı şirket dava konusu çekte lehdar konumunda olup çekteki lehdar cirosunun davacı şirket yetkilisine ait olmadığı bilirkişi raporu ile sabit olduğundan sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3848 Esas 2021/4459 Karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Ancak Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün ... tarihli Uzmanlık Raporunda tetkike konu çekin arka yüzündeki “... İNŞAAT...” ibareli kaşe izi üzerinde atılı bulunan birinci ciranta imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında uygunluk görülmüş, belirtilen imzanın ... elinden çıktığı, bu çekin ön yüzündeki “01.08.2023” ibareli yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, ..., ..., ..., ... ve ...'in elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediği gözetildiğinde davalının çeki iktisap etmekte ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmadığı, davalının Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/76932 soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olarak yer almadığı, HMK nın 226-1-c maddesi gereğince bu hususta yemin teklif edilemeyceği bu nedenle de çekin iadesi veya iptalinin bu davalının ticari ilişkide bulunduğu kişilerden alacağını tahsil etme hakkını engeller nitelikte olduğu, bu nedenlerle davacının çekin iptali ve iadesine yönelik sair istemlerinin reddine karar vermek gerekmiş olup, taraflarca talepte bulunulmadığından kötüniyet tazminatı hakkında hüküm tesis edilmemiştir. 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Dava konusu edilen Deniz Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait, 01/04/2023 keşide tarihli, ... çek nolu, 147.500,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının çekin iptali ve iadesine yönelik sair istemlerinin REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı yanın söz konusu çeki müvekkilin kötü niyetle iktisap ettiği iddiası asılsız olduğunu, bu iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkil bu çeki dava dışı ... ile yapmış olduğu ticaret karşılığı aldığını, çekin keşidecisi ve lehdarı şirket yetkilisi arasındaki akrabalık bağı, muvazaalı iş ve işlemler ile yine aralarında yaşanan husumetin iyi niyetli ve 3.kişi konumundaki son yetkili hamil müvekkilimizi bağlaması ve olumsuz sonuçlarından müvekkilimizin etkilenmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, keşideci ile lehtar arasında daha evvel keşide edilmiş çekler de incelenmesi gerektiğini, son hamil müvekkilinden önce mevcut olan ciro nedeniyle davanın müvekkilimize karşı yönlendirilmeside doğru olmadığını, dava konusu çekin keşidecisi ...'dir. Bu kişi aynı zaman da çekin lehtarı konumundaki ... Ltd. Şti'nin ortağı ve kurucusu olduğunu, yani ... kendi kurucu oluğu şirkete şahsi çekini keşide ettiğini, iş burada açıkça muvazaalı işlemlerde yapılmış olup her türlü şikayet haklarımızı saklı tuttuklarını, iddia edildiği üzere dava konusu çek lehtar ...Ltd. Şti. Uhdesindeyken kaybolduğunu, davacı yan çekin kaybolmasından sonra çeki ...'in çaldığını ve daha sonrasında imza taklidiyle çekin ciro edildiğini beyan ettiğini, yargılama sırasında çekin üzerindeki imzalar bilirkişilerce incelendiğini ve ''Tetkike konu çekin arka yüzündeki “... İNŞAAT...” ibareli kaşe izi üzerinde atılı bulunan birinci ciranta imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında uygunluk görülmüş, belirtilen imzanın ... elinden çıktığı kanaatine varılmıştır.'' çeki çaldığı ve imza taklidiyle çeki ciro eden ... ve ...'in aralarında yakın akrabalık ilişkisi bulunduğunu, aile arasında ne amaçla ne için yaşandığı anlaşılamayan bir olay neticesinde işbu çek, müvekkilin alacaklı olduğu ... isimli şahsa ciro edildiğini, ... isimli kişi müvekkille bir ticaret yaptığını ve bu ticaret sonucunda müvekkil ...'tan alacaklı bulunduğunu, ...'ın elinde bulundurduğu, ...'in çalıp, sahte imzasıyla ciroladığı, çeki müvekkile borcunu ödemek amacıyla verdiğini, iyiniyetli üçüncü şahıs konumundaki son hamil müvekkilimizin hakları korunması gerektiğini, müvekkil yapmış olduğu ticaret sonucu aldığı dava konusu çekin üzerindeki imzaların gerçek sahiplerine ait olup olmadığını bilebilecek durumda ve konumda olmadığını, gerçekten iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan müvekkilim iş bu olayda asıl mağdur olan kişi olduğunu, alacağını alamadığı gibi birde böyle haksız ve mesnetsiz bir davaya muhatap olan müvekkilimin mağduriyeti daha da arttığını, davacı tarafın müvekkile yönelik, ''dava konusu çek davalı tarafından da kötü niyetle iktisap edilmiştir.'' beyanı da kesinlikle kabul edilemeyeceğini, kendi aileleri içerisinde olduğu anlaşılan bir anlaşmazlığın faturasının müvekkile yüklenmesi haksız mesnetsiz bir çaba olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının hem usül hem esas açısından sorunlu olan işbu haksız davasının reddi gerektiğini, müvekkil yapmış olduğu ticaret sonucu aldığı dava konusu çekin üzerindeki imzaların gerçek sahiplerine ait olup olmadığını bilebilecek durumda ve konumda olmadığını, gerçekten iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan müvekkilim iş bu olayda asıl mağdur olan kişi olduğunu, alacağını alamadığı gibi birde böyle haksız ve mesnetsiz bir davaya muhatap olan müvekkilimin mağduriyeti daha da arttığını, davacı tarafın müvekkile yönelik, ''dava konusu çek davalı tarafından da kötü niyetle iktisap edilmiştir.'' beyanı da kesinlikle kabul edilemeyeceğini, kendi aileleri içerisinde olduğu anlaşılan bir anlaşmazlığın faturasının müvekkile yüklenmesi haksız mesnetsiz bir çaba olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının hem usül hem esas açısından sorunlu olan işbu haksız davasının reddi gerektiğini, kısmen reddedilen istirdat talebinin reddedilmiş olması davada müvekkilinin lehine vekalet ücreti ve yargılama gierlerinin ödenemsine hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı müvekkilden alınıp davacıya verilmesi kararının kabulü mümkün olmadığını, HMK Madde 326'ya göre davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağını, HMK'nın anılan maddesi gereği kısmi kabul ya da ret olan davalarda yargılama giderleri ve vekalet ücreti haklılık payı oranında paylaştırılacağını, davacı tarafından açılan dava ilk derece mahkemesi tarafından kısmen kabul olduğunu, kısmi kabul olan bu davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verildiğini, kurulan bu hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 04.04.2017 tarih ve 2016/15792 E. , 2017/2748 K. Sayılı kararının emsal olduğunu, ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçeler ve Yargıtay içtihatları uyarınca, davaya konu olan çekin müvekkil ...'ın eline geçme sebebi kötü niyet taşımayan, ticari ilişki sonucu alınan bir çek olduğunu, müvekkilin çeki bankaya ibraz ettiğinde dava sürecini öğrenmesi ve ardından çeki iade etmesi iyi niyetli olduğunun aleni bir göstergesi kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkile karşı olan kötü niyet iddiasını kanıtlayamadığını, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararda bu hususlar dikkate alınmadan bir hüküm kurulduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda da kurulan eksik hüküm gereği müvekkil hakkında verilmiş olan bu dilekçeye konu karar usule ve yasaya aykırı bir karar olduğunu, müvekkilin iyi niyetli olduğu ve bu davanın bir tarafı olmadığı sayın mahkemenizce yapılacak olan inceleme sonucu ortaya çıkacağını, iş bu nedenle, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.02.2025 tarih ve 2023/1120 E 2025/113 K sayılı kararının kaldırılarak dosyanın yeniden değerlendirilmesini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 04.02.2025 tarih ve 2023/1120 E 2025/113 K sayılı kararına karşı istinaf başvurumuzun kabulüne, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekteki imza, müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, bu hususta yerel mahkemece imza incelemesi yapılmış ve iddiamızın doğruluğu sübut bulduğunu, dosyadaki tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davalının kötü niyetli olduğunu, ayrıca davalı taraf, dava konusu çekle alakalı herhangi bir alacağının olmadığını ilgili savcılık dosyası ifadesinde bildirdiğini, tüm bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddi için iş bu istinafa cevap dilekçesini mahkemenize sunma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, davaya konu edilen çekte şirket kaşesi ve imzanın sahte olarak düzenlendiği iddiası ile davalıya borçlu olmadığının tespiti, çekin iptali ve istirdadı istemine yöneliktir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davaya konu çekte lehdar olan davacının cirosunun sahte olduğunun tespiti ile son hamil olan davalıya işbu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının sahte ciroyu bilerek işbu çeki iktisap etmekte kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun yeterli delillerle ispat edilememesi nedeniyle çekin iptali ve istirdadı talebinin reddine dair kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/02/2025 tarih ve 2023/1120 E - 2025/113 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 10.075,72 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.519,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.556,32 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 17/04/2025