T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2330
KARAR NO: 2024/2410
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2024
NUMARASI: 2023/1133 E. 2024/858 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 04/12/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/10/2024 tarih ve 2023/1133 E - 2024/858 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı ...Ltd Şti. akdedilen 03/04/2018 tarihinde 1.000.000,00-TL, 19/07/2019 tarihinde 2.500.000,00-TL ve 20/04/2020 tarihli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden 5.000.000,00-TL limit çerçevesinde kurumsal kredi açılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davalılar ... ve ...'ın ise 20/04/2020 tarihli kredi çerçeve sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarından dolayı bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç ve fer'ilerinden sorumlu olduklarını, davacı bankaca alacaklarının tahsilini teminen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/397 D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı sonrası Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, başlatılan icra takibine karşı davalı/ borçluların itiraz ederek, takibin durdurulmasını talep ettiklerini, davalı borçluların bu itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek; davalı borçluların Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının, yargılama ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı banka tarafından ...Ltd. Şti ile akdedilen 03/04/2018 tarihli 1.000.000-TL, 19/07/2019 tarihli 2.500.000 TL ve 20/04/2020 tarihli kredi sözleşmeleri çerçevesinde anlaşmaya varıldığı, müvekkillerin 20/04/2020 tarihli kredi çerçeve sözleşmesini borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarından dolayı kendi temerrütleri kapsamında borç ve ferilerinden sorumlu oldukları iddiasıyla Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında vaki itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığını, öncelikle asıl borçlu şirket...Ltd. Şti hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/615 Esas sayılı dosyasında 1 yıllık kesin mühlet verilmiş olup davacının alacağının tasdik edilecek proje kapsamında ödeneceğini, davacı tarafından asıl borçlu şirkete karşı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/615 Esas sayılı dosyasında verilen 26/06/2023 tarihli müdahale dilekçesinde 1.007.385,06-TL nakdi, 6.000-TL gayrinakdi alacağın bulunduğunun bildirildiğini, davacı banka tarafından 08/11/2023 tarihinde Kayseri Banka Alacakları Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde ise alacak miktarı 1.064.722,42 TL olarak belirtilmiş ve gecikme faizi olarak 141.306,71 TL talep edildiğini, davacı banka tarafından Ankara 62. Noterliği ... Tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin her iki müvekkili yönünden de usulüne uygun kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğini, davacı banka tarafından belirtilen ... takip numaralı tebliğ mazbataları sunulmuş ise de müvekkillerinin bu postalardan bilgisi bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte TBK m. 594 te yazılı ''Asıl borçlunun iflasına karar verilmiş veya borçlu konkordato istemişse alacaklı, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorundadır. alacaklının, borçlunun iflas ettiğini veya borçluya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda, durumu kefile bildirmesi gerekir.'' hükmüne aykırı biçimde davacı tarafından müvekkillerine süresinde yapılmış bir bildirim bulunmamadığını, dava dışı borçlu şirketin konkordato dosyasına 26/06/2023 tarihli dilekçe ile müdahil olan davacı bankanın öğrendiği andan yaklaşık 3 ay sonra 27/09/2023 tarihinde konkordato bildiriminde bulunması kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce bankacı bilirkişiden aldırılan 18/07/2024 tarihli raporda davacı bankanın müteselsil kefil olan davalılardan icra takip tarihi itibariyle 1.008.638,12 TL asıl alacak + 165.920,97 TL işlemiş faiz +2.545,24 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.177.104,33 TL alacağı olduğu hesaplanmıştır. Her ne kadar davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde takibe konu masraflar arasında takibe onu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin ihtiyati haciz dosyasında hükmolunan vekalet ücreti ve masrafların da olduğu ileri sürülmüş ise de eldeki dava itirazın iptali davası olup takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi hakimdir. Takip dayanağı belgeler kapsamında ihtiyati haciz kararına yönelik yapılan masraf ve hükmolunan vekalet ücretine ilişkin bir belgeye dayanılmadığı açıktır. Sonuç olarak davacı banka vekili tarafından takip talebinde 1.064,722,42 TL asıl alacak + 141.306,71 TL işlemiş faiz + 8.232.41 TL masraf olmak üzere toplam 1.214.261,54 TL alacak tutarı üzerinden takip yapıldığı görüldüğünden, taleple bağlılık kuralı gereğince Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalıların yapmış oldukları itirazın; 1.008.638,12-TL asıl alacak + 141.306,71-TL işlemiş faiz + 2.545,24 TL masraf olmak üzere toplam 1.177.104,33-TL yönünden iptali ile takibin 1.177.104,33-TL alacak miktarı üzerinden devamına, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarı olan 1.177.104,33-TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalı-borçlulardan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir. Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi, ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalıların yapmış oldukları itirazın; 1.008.638,12-TL asıl alacak + 141.306,71-TL işlemiş faiz + 2.545,24-TL masraf olmak üzere toplam 1.177.104,33-TL yönünden iptali ile takibin 1.177.104,33-TL alacak miktarı üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacak miktarın olan 1.177.104,33- TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalı-borçlulardan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2024 tarihli ve 2023/1133 E. 2024/858 K. Sayılı kararında; " Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi, ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalıların yapmış oldukları itirazın; 1.008.638,12-TL asıl alacak + 141.306,71-TL işlemiş faiz + 2.545,24-TL masraf olmak üzere toplam 1.177.104,33-TL yönünden iptali ile takibin 1.177.104,33-TL alacak miktarı üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. " Kararın fazlaya yönelik talebin reddi kararı eksik inceleme sonucunda verilen hüküm açıkça hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin fazlaya ilişkin talebin kısmına yönelik karar hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemenin, hükme esas alınan bilirkişi ve raporuna itiraz edilmiş ise de itirazları doğrultusunda bankacı bir bilirkişide rapor alınmadığını, bilirkişi raporuna süresi içinde gerek ana para gerekse de feriler yönünden eksik hesaplama yapıldığını, hüküm kurmaya yeterli olmadığı vs gerekçelerle yaptıkları itirazın reddedildiğini, ek rapor alınmadığını, bilirkişi ana para alacak kalemini 1.008.638,12-TL olarak eksik hesaplamış olup, takip tarihi itibariyle anapara alacak kalemlerinin 990.475,13TL 2.719,06TL ve 70.784,82TL olmak üzere toplam 1.064.722,42-TL olduğunu, raporun anapara alacak kalemi ve feriler yönünden eksik ve hatalı hesaplandığını, buna ilişkin yaptıkları itiraza rağmen bilirkişiden ek rapor alınmadığı yönüyle karar eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından, müvekkili banka tarafından yalnızca gönderilen ihtarname ve ihtarname tarihi esas alınarak hesap yapılmış olup, takip tarihi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, takip tarihinin 29/08/2023 tarihi itibariyle anapara alacak kalemleri toplamının 1.064.722,42-TLolduğunu, raporun anapara alacak kalemi yönünden eksik ve hatalı olduğunu, dosyaya sunulu kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında davalı/borçlular müvekkili banka ile arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda, banka defter ve belgelerindeki kayıtların delil olacağını, bunlara itiraz etmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğinden bankamız defter ve kayıtları esas alınacak olup, banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde ve gerekirse müvekkil bankaca T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek akdî cari faiz oranının tespiti halinde, davalıların yaptıkları itirazların ve bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğu ortaya çıkacağını, davalıların, uyuşmazlık halinde banka defterlerinin tek delil olacağını kabul ettiklerini, banka defterleri üzerinde inceleme yapıldığında davalılardan takipte yer alan miktar kadar alacaklı olduklarının ortaya çıkacağını, bilirkişi raporunda masraf kalemi 2.545,24-TL olarak eksik hesaplamış olup, takip tarihi itibariyle taraflarınca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/397 D. İş sayılı kararıyla ihtiyati haciz kararının alındığını, işbu karar kapsamında 4.700,00Tl vekalet ücreti ve 714,45 TL ihtiyati haciz masraf alacaklarının mevcut olup, bilirkişi tarafından masraf kaleminde göz ardı edildiğini, davalı/borçlular ... ve ..., söz konusu kredi çerçeve sözleşmesini müşterek borçlu-müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığından, imzalamış oldukları sözleşmelerden dolayı borç ve ferilerinden sorumlu olduğundan alacaklarının tahsilini teminen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/397 D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosya kapsamında mevcut karar kapsamında 4.700,00 TL vekalet ücreti ve 714,45TL masraf alacaklarının mevcut olup, bilirkişi tarafından göz ardı edildiğini, bu yönüyle raporun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 tarih ve 2023/1133 E, 2024/858 K. Sayılı Kararın sadece fazlaya yönelik talebin reddine yönelik kısmının kaldırılmasına ve akabinde davanın tam kabulüne , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, incelemesinde; ... A.Ş tarafından borçlular ... ve ... aleyhine, 1.064.722,42 TL asılı alacak 141.306,71 TL işlemiş faiz 8.232,41 TL masraf olmak üzere toplam 1.214.261,54-TL alacak üzerinden, 08/11/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak"Ankara 62. Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi,Kredi sözleşmeleri ve ekleri 1.064.722,42 TL "olarak gösterildiği ödeme emrinin 22/11/2024 tarihinde borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilince 22/11/2023 tarihinde takibe yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı Kanun'un “Teselsül karinesi” başlıklı 7 nci maddesinde de, iki veya daha fazla kişinin, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere adi işlerde borçlular arasındaki teselsül, kural olarak ancak borçluların alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğunu beyan etmeleri hâlinde mümkün iken, ticarî işlerde iki veya daha fazla kimse içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticarî nitelikteki bir iş dolayısıyla alacaklıya karşı müştereken borç altına girerlerse, bu yönde bir irade açıklamaları olmasa dahi, kanunen müteselsilen sorumlu olurlar. Teselsül karinesi uyarınca müteselsil sorumluluk ticarî borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlular ile kefiller hem de kefillerin kendi arasındaki ilişkilerde de söz konusu olur. Karinenin uygulanması için, borcun ayrıca kefil bakımından da ticarî olmasına gerek yoktur. Buna göre ticarî bir borca kefalet hâlinde, dış ilişkideki sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece, yani müteselsil kefalet açıkça bertaraf edilmediği takdirde, kefiller borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olurlar. Dolayısıyla alacaklı bu durumda önce asıl borçluya başvurmak veya taşınmaz rehnini paraya çevirmek yoluyla takip yapmak zorunda olmaksızın alacağın tamamı için asıl borçlu ve kefillere başvurabilir. Ancak bu durumda kefil veya kefillerden temerrüt faizi istenebilmesi için, taahhüdün yerine getirilmediğinin veya ödemenin yapılmadığının ihbar edilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2212 Esas 2023/4462 KararYargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.2022 tarihli 2019/(19)11-254 E. 2022/584 K. sayılı kararı)
Dosyaya sunulan 20.04.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini incelendiğinde davalıların 20.04.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının olduğu kefalet miktarının 5.000.000 TL olarak belirtildiği davalıların el yazısıyla "müteselsil" "20.04.2020" ibareleri ile davalıların isim ve imzalarının bulunduğu görülmüştür. Davaların sözleşmedeki imzaya itirazları bulunmamaktadır.
Bu durumda 6098 sayılı yasanın 583 ve 584. Maddelerinde belirtilen maddesindeki kefaletin geçerli koşulların oluştuğu görülmüştür.
Somut olayda kredinin asıl borçlusu dava dışı... Ltd. Şti.'nin konkordato talep etmesinden müteselsil kefil konumundaki davalılarının yararlanamayacağı, davalılarının kendileri için konkordato taleplerinin olmadığı, davacı bankanın davalılara karşı haklarını muhafaza edeceği ve davalılardan talepte bulunabileceği sabittir.(Yargıtay 11. H.D 2024/689 Esas 2024/3186 Karar)
Dosyanın incelenmesinde; Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Limited şirketi arasında 20.04.2020 tarihli 5.000.000,00-TL meblağlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine banka tarafından Ankara 62. Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarda toplam 1.0007.385,06 TL nakit 6.000 TL gayrı nakit kredinin ödeme tarihine kadar işleyecek faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatları ile birlikte tebliğden itibaren 1 gün içerisinde bankaya yatırılmasının ihtar edildiği, bankaca gönderilen ihtarı davalılara 17.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkemece aldırılan 18/07/2024 tarihli Bankacı bilirkişi raporundan özetle; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti arasında imzalanan 20.04.2020 tarihli 5.000.000,00-TL tutralı Genel Kredi Sözleşmesi'nin davalılar ..., ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, görüldüğünden, taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate aldığımız işlemiş faiz tutarına ve davalıların temerrüt tarihine göre, davacı bankanın davalı asıl borçludan icra takip tarihi itibariyle DBS kredisinden kaynaklanan 1.008.638,12 TL asıl alacak + 141.306,71 TL işlemiş faiz +2.545,24 TL İhtarname masrafı olmak üzere Toplam 1.152.490,07 TL nakit alacağının bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan 18.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda hesap kat tarihinden temerrüt tarihi olan tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapıldığı raporun bu anlamda somut veriler içerdiği ayrıntılı ve denetlenebilir mahiyette olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-1299 Esas 2021/779 Karar)
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve 6100 Hukuk Mahkemeleri Kanunu 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda istinaf edilen nihai karar da ayrıntıları yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/10/2024 tarih ve 2023/1133 E - 2024/858 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2024