T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2128
KARAR NO: 2024/2277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/12/2023
NUMARASI: 2022/568 E. 2023/1114 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/11/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/12/2023 tarih ve 2022/568 E - 2023/1114 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde özetle ; Davalı banka tarafından, müvekkili şirket aleyhine ‘kredi sözleşmesine dayanılarak’ Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi... Es. sayılı dosyası ile takip başlatılmış, Müvekkilinin takibe süresinde itiraz ettiğini ancak hukuki bilgisizliği nedeniyle itirazlarını icra dairesine yapmak yerine noterden ihtar çekmek suretiyle yaptığından itirazlarının dosyaya girmediğini ve icra takibinin kesinleştiğini, Müvekkilinin davalı bankadan bir kredi talebinde bulunmadığını, kredi kullanmadığını, para da almadığını, davalı bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine takibe girişilmeden önce Ankara 38. Noterliği ... tarih, ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş, İhtarnamede “davalı banka ile müvekkil şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca müvekkiline kredi tesis edildiği ve kullandırıldığı, ancak kredinin geri ödemesinin yapılmadığı, bu sebeple kredinin kat edildiği…” yazılmış, Müvekkili tarafından keşide edilen Kayseri 12. Noterliği, ... tarih,... yevmiye nolu ihtarname ile “davalı bankaya borcunun olmadığı, kat ihtarnamesinde yer alan tüm alacak kalemlerine itiraz ettiği” cevaben bildirilmiş, daha sonra davalı banka tarafından müvekkili aleyhine icra takibine girişilmiş, müvekkili şirket hukuki bilgisizliği sebebiyle müdürlüğe başvurarak ödeme emrine itiraz etmek yerine Kayseri 12. Noterliği ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide etmiş ve ‘şirketin muhatap bankadan kullandığı bir kredi bulunmadığını’ açıkça beyanla ‘tüm alacak kalemlerine itiraz ettiğini’ bildirmiş, bu sebeple takibin kesinleştiği, beyan edilerek müvekkilinin davanın kabulü ile müvekkilin davalı bankadan bir kredi talebinde bulunmamış olması, kredi kullanmamış ve hiçbir para almamış olması karşısında müvekkilinin anılan takip sebebiyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkilline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili bankanın ... şubesi ile davacı şirket arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince banka tarafından firmaya Yurtdışı kartlara da işlem yapabilen Mail Order yetkili POS cihazı verildiğini, davacı firmanın yurtdışından rezervasyon aldığını belirterek 20.04.2019 -23.06.2019 tarihleri arasında 117 adet işlem gerçekleştirdiğini, bunlardan 24 adet de Toplam 61.186,33 USD tutarlık işleme itiraz edildiğini, davacı firmanın yapılan itirazları giderecek belgeleri bankaya ibraz etmemesi nedeniyle bankanın itiraz edilen tutarları ödemek zorunda kaldığını ancak davacı firmanın bu bedelleri bankaya ödemediğini, bu nedenle takip başlatıldığını, davacı tarafın borçlu olduğu Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası, takip talebi ve dayanak belgeler incelendiğinde karşı tarafın ileri sürdüğü tüm hususların asılsız olduğunu, Ankara 38. Noterliği'nin ...tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, takip talebi İle birlikte dosyaya eklenmiş olduğunu, İhtarnamede yer alan referans no başlıklı kısımın müvekkili banka alacağının risk numaraları olup ...,..., ..., ..., ... ... nolu riskler " diğer" başlığıyla belirtilmiş, ... ve ... nolu riskler ise business kredi kartı ve ek hesap başlığıyla belirtildiğini, banka ile davacı şirket arasında sözleşmeler imzalandığını, bankanın alacaklarının banka kayıtlarında yapılacak inceleme sonucunda açıklığa kavuşacağını belirterek, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı taraf davalı bankaya borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, mahkememizce alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; takip tarihi itibari ile, 639.856,24-TL asıl alacak + 5.865,35-TL işlemiş akdi faiz + 9.658,27-TL işlemiş temerrüt faizi + 776,18-TL BSMV + 638,98-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 656.795,02-TL davacının davalı bankaya borçlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporuna itibar edilerek takip nedeniyle yapılan hesaplamalar sonucunda, davalı tarafça talep edilen miktardan davacının borçlu olduğu kısımların çıkarılması ile Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyasından yapılan takip nedeni ile davacının davalıya 212,87-TL asıl alacak, 30.846,07-TL İşlemiş Akdi Faiz, 1.392,00-TL BSMV olmak üzere toplam 32.450,94-TL borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlılık kuralı gereği temerrüt faizi ve ihtarname masrafı yönünden reddine, ayrıca fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalının kötüniyetle icra takibi başlattığı dosyaya sunulan delil ve belgelerle ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasından yapılan takip nedeni ile davacının davalıya 212,87-TL asıl alacak, 30.846,07-TL işlemiş akdi faiz, 1.392,00-TL BSMV olmak üzere toplam 32.450,94-TL borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlılık kuralı gereği temerrüt faizi ve ihtarname masrafı yönünden reddine, ayrıca fazlaya ilişkin talebin reddine,Toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı taraf davalı bankaya borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, mahkememizce alınan 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; takip tarihi itibari ile, 639.856,24-TL asıl alacak + 5.865,35-TL işlemiş akdi faiz + 9.658,27-TL işlemiş temerrüt faizi + 776,18-TL BSMV + 638,98-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 656.795,02-TL davacının davalı bankaya borçlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporuna itibar edilerek takip nedeniyle yapılan hesaplamalar sonucunda, davalı tarafça talep edilen miktardan davacının borçlu olduğu kısımların çıkarılması ile Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasından yapılan takip nedeni ile davacının davalıya 212,87-TL asıl alacak, 30.846,07-TL İşlemiş Akdi Faiz, 1.392,00-TL BSMV olmak üzere toplam 32.450,94-TL borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlılık kuralı gereği temerrüt faizi ve ihtarname masrafı yönünden reddine, ayrıca fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalının kötüniyetle icra takibi başlattığı dosyaya sunulan delil ve belgelerle ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasından yapılan takip nedeni ile davacının davalıya 212,87-TL asıl alacak, 30.846,07-TL işlemiş akdi faiz, 1.392,00-TL BSMV olmak üzere toplam 32.450,94-TL borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlılık kuralı gereği temerrüt faizi ve ihtarname masrafı yönünden reddine, ayrıca fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece davanın esası anlaşılmadan hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin davalı banka nezdindeki kredi kullanmadığının tespit edildiğini, yerel mahkemece takibe konu edilen alacak iddiasının dışına çıkılarak davanın konusunu teşkil etmeyen bambaşka bir hukuki sebebe ilişkin alacak araştırması yapılmasının hatalı olduğunu, davalı tarafça işbu davanın açılmasından sonra 08.03.2022 tarihinde icra dosyasına borç sebebini değiştirir şekilde yeni ve müdürün imzası-mührü bulunmayan takip talebi ibraz edilmesinin de tek başına davanın haklılığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, takip açılırken alacaklı vekili tarafından e-imzalı olarak dosyaya sunulan takip talebi (EK-3) icra dosyasında mübrezdir ve anılan takip talebinde borç sebebi olarak yukarıda 1 numaralı başlık altında açıkladıkları şekilde kredi sözleşmeleri yazdığını, ancak işbu davanın açılmasından sonra davalı banka adeta davamızın haklılığını tesciller şekilde 07.11.2021 tarihinde sisteme önceki takip talebi ile alakası olmayan, borcun sebebinin değiştirildiği imzasız mühürsüz yeni bir takip talebi sunduğunu, esas ödeme emri ile asparagas ödeme emri arasında dağlar kadar fark olduğunu, müvekkiline gönderilen ödeme emri altında müdürlük mühürü ve uyap referans doğrulama kodu bulunmakta iken davalının sunduğu evrakta ne mühür ne de erişim kodu mevcut olmadığı hususuna dikkat çektiklerini, taraflarınca yazılı ve sözlü olarak defahatle açıklanmış olan bu hususun yerel mahkemece tümüyle göz ardı edilmiş olmasının tamamıyla hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın ve diğer feri taleplerinin kabulü gerektiğini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyası incelendiğinde hem takip talebinde hem de borçlulara gönderilen ödeme emrinde dayanak belge olarak üyelik sözleşmeleri ile ihtarnamenin dayanak belge olarak belirtildiğinin açıkça ortada iken karşı tarafça borçtan kurtulma yönündeki iddia ve istinaf sebeplerinin hukuki dayanaktan yoksun kaldığını beyan ederek davacı tarafın istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı davalı banka tarafından, müvekkili şirket aleyhine kredi sözleşmesine dayanılarak Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı bankadan bir kredi talebinde bulunmadığını, kredi kullanmadığını, bir tek kuruş paranın almadığını, davalı bankaya hiçbir borcu bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalı bankadan bir kredi talebinde bulunmamış olması, kredi kullanmamış ve hiçbir para almamış olması karşısında müvekkilin anılan takip sebebiyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı davacı ile üye iş yeri sözleşmesi imzalandığını, davalının iş yerinden yapılan bazı harcamaların belgelendirilmemesi üzerine yurt dışında kart hamili bankanın müşterisine ödeme yaptığını, ödediği bu bedelide Uluslar arası bankacılık kuralları çerçevesinde kendisinden talep ettiğini kendilerince bankaya ödeme yapıldığını belirterek eldeki takipleri ve davayı açtıklarını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkemece rapor doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacının davalıya davacının davalıya 212,87-TL asıl alacak, 30.846,07-TL işlemiş akdi faiz, 1.392,00-TL BSMV olmak üzere toplam 32.450,94-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde: Davalı banka tarafından davacı firma ... Limited Şirketi'ne ve ... aleyhine 19.11.2019 tarihinde 640.069,11 TL Asıl Alacak, 36.711,42 TL % 22 Akdi Faiz 6.654,56 TL % 28,6 Temerrüt faizi 2.168,18 TL BSMV 638,98 TL İhtarname Masrafı olmak üzere toplam 686.242,25 TL alacak üzerinden takip başlattığı takip dayanağı olarak
"Kredi sözleşmeleri, ihtarname, hesap özeti 686.242,25 TL " olarak gösterildiği görülmektedir.
Dosyaya sunulan 21.06.2023 tarihli rapor incelendiğinde; 1- Davalı Bankanın ...Şubesi ile davacı ...Limited Şirketi arasında 09.08.2018 tarihinde 29 sayfa ve 11 ana maddeden ibaret Ticari ürün ve hizmet paket sözleşmesi imzalandığı
2-Taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesinin 4.2 maddesi uyarınca üye işyeri sahibi ve yetkililerinin münferiden veya müştereken gerçekleştirecekleri mükerrer satış veya alacak belgeleri düzenlenmesi yada tahribat veya tahrifatla işbu belgelerin meblağının vesair unsurlarının değiştirilmesi, kart hamilinin bilgisi dışında kendisine nakit ödemeden POS para yapılması, mail order işlemlerinde kart hamilinin herhangi bir yazıı talimatı bulunmaksızın işlem yapılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar masraf ve hertürlü harcamalardan dolayı üye işyerinin Bankaya karşı sorumlu olacağı 4.3 maddesinde Bankanın üye iş yerince Gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlenmesi veya Harcama veya alacak belgesinin üye iş yerinden talep edilmesine rağmen süresi içinde ibraz edilmemesi halinde daha önce üye işyerine yapmış olduğu ödemeleri üye işyerinden geri isteyebileceği gibi henüz ödemesini yapmamış olduğu satış bedellerini Bankanın kart sahibine ödeme yükümlülüğü sona erinceye kadar üye işyerine ödemeyeceği şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
3- Davacı firma tarafından MAİL ORDER terminali üzerinden kredi kartı ile yapılan tahsilatlar için kredi kartı sahipleri tarafından 28.06.2019 tarihinde 14 adette toplam 45.595,87 USD olarak, 22.08.2019 tarihinde 3 adette 9.061,05 USD olarak, 28.08.2019 tarihinde 3 adette 9.068,38 USD olarak, 19.09.2019 tarihinde 5 adette 17.957,62 USD olarak, 29.09.2019 tarihinde 8 adette 19.057,10 USD olarak, 04.10.2019 tarihinde 1 adette 3.866,06 USD olarak, 17.10.2019 tarihinde 2 adette 3.446,31 USD olarak toplamda 36 adette 108.052,39 USD tutarındaki işlem için kredi kartı sahipleri tarafından itiraz edildiği,
4- Davacı firma tarafından MAİL ORDER terminali üzerinden kredi kartı ile yapılan tahsilatlar için kredi kartı sahipleri tarafından 05.11.2019 tarihinde 1 adette toplam 219,92 USD olarak, 25.11.2019 tarihinde 8 adette 5.065,36 USD olarak toplamda 9 adette 5.285,28 USD tutarındaki işlem için kredi kartı sahipleri tarafından itiraz edildiği
5-Kredi kartı sahipleri tarafından yapılan itirazlar için davacı firma tarafından yapılan tahsilatların geçerli olduğuna dair gerekli belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle itiraz süresi sonunda davalı banka tarafından kredi kartı sahiplerine itiraz tutarları ödenerek davacı firma hesabına borç kaydı yapıldığı
6-Davalı banka tarafından davacı firma adına ödenen ve firma hesabına borç kaydedilen 639.856,24 TL tutarın ödenmesi amacıyla 19.11.2019 tarihi itibariyle icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden sonra kredi kartı sahipleri tarafından yapılan itirazlar nedeniyle toplam 30.538,75 TL tutarında daha ödeme yapıldığı
7-Davalı bankanın davacı firmadan icra takip tarihi itibariyle Mail Order üzerinden yapılan satışlara itiraz nedeniyle kart sahiplerine ödenen tutarlardan kaynaklanan 639.856,24 TL asıl alacak + 5.865,35 TL işlemiş akdi faiz +9.658,27 TL işlemiş temerrüt faizi + 776,18 TL BSMV toplamı + 638,98 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 656.795,02 TL alacağının bulunduğu,
8-Davalı bankanın davacı firmadan dava tarihi itibariyle Mail Order üzerinden yapılan satışlara itiraz nedeniyle kart sahiplerine ödenen tutarlardan kaynaklanan 670.394,99 TL asıl alacak + 5.865,35 TL işlemiş akdi faiz % 22,00 ( 15.10.2019 -30.10.2019 tarihleri arası 15 gün ) + 414.356,25 TL işlemiş temerrüt faizi % 28,60 ( 30.10.2019 -17.12.2021 tarihleri 778 gün ) + 21.011,08 TL BSMV toplamı + 638,98 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.112.266,65 TL alacağının bulunduğu" Şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür
Takibe konu edilen kredilerin davacı şirketin sahibi olduğu üye işyeri işlemlerinden kaynaklı "CHARGEBACK / TERS İBRAZ" işlemlerinden kaynaklandığı bilirkişi raporunda belirtilmiş olunup kredi kartı ile yapılan bir işlemin ihtilafa dönüşmesi halinde, kart sahibi bankanın, işlem tutarını, işyerine ödeme yapan bankadan geri alma hakkı ve imkanı vardır ki literatürde bu işleme Ters İbraz (chargeback ) adı verilmektedir.
Harcama tarihlerinden itibaren belli süreler içinde harcamalara itiraz edilmesi halinde, kart çıkaran banka, harcamanın yapıldığı iş yerine ödemeyi yapan bankadan geri isteme hakkı vardır. Sebep kodlarına göre cahergeback süreleri 30/45 / 60/ 90 gün olarak gruplanmış olup, bu süre mesafeli işlemlerde 120 gün olup, istisnai bir kodda 180 günlük chargeback süresi vardır. 120 gün kesin bir süre olup, kart sahibi banka açısından hak düşürücü süredir: 121 inci gün chargeback hakkı ve imkanı ortadan kalkar ve kullanılamaz.
Davalı Banka ile davacı arasında 09.01.2018 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesinin düzenlendiği ve iş bu sözleşmenin de davalı tarafından imzalandığı davalının sözleşmedeki imzalarına itirazları ve imza inkarları bulunmadığı işlemlerin gerçek işlemler olduğu yönünde deliller sunmadığı görülmüştür.
Eldeki dava menfi tespit davası olup dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkemece aldırılan raporda dava tarihi itibariyle davalı bankanın davacıdan 1.112.266,65 TL alacağının olduğu belirtilmiş olunup karara karşı yalnızca davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuş olunması hususu dikkate alındığında davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/12/2023 tarih ve 2022/568 E - 2023/1114 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 14/11/2024