T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2022
KARAR NO: 2024/2157
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/06/2024
NUMARASI: 2022/521E. 2024/688 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 11/11/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/06/2024 tarih ve 2022/521 E - 2024/688 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 21.02.2017 tarih ... nolu "Ticari Paket Sigorta Poliçesi" poliçesi ile müvekkili şirketin iş yerlerinde yaşanabilecek iş kazaları neticesinde müvekkili şirkete hukuki koruma sağlamak maksadıyla aleyhine hükmedilecek her türlü tazminatın limit dahilinde koruma altına alındığı sözleşme imzalandığını, poliçenin geçerli olduğu 12.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete ait iş yerinde meydana gelen iş kazasında şirket çalışanı ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın mirasçıları tarafından Kayseri 8. İş Mahkemesi'nin 2021/28 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ve müvekkili şirketin 160.659,15-TL maddi, 160.000,00-TL manevi tazminat, 37.548,49-TL vekalet ücreti, 277,40-TL yargılama gideri ve tüm kalemler için ayrı ayrı yıllık adi kanuni faiz ödemeye mahkum edildiğini ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, mahkeme kararının İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine konu edildiğini ve müvekkili tarafından toplam 530.868,75-TL ödeme yapıldığını ve icra dosyasının kapandığını, akabinde davalı şirkete mezkur tazminat dosyasının henüz istinaf başvurusu süresi dolmadan evvel tazminatın rucü edilebilmesi için kanun yollarının tüketilmesi şeklinde bir şartın olup olmadığının e-posta üzerinden sorulduğunu; davalı şirketin cevabında ise böyle bir şartlarının olmadığının müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadıklarını ve ödeme talep edildiğini, davalı şirketin dosyanın mahkeme kanalıyla ihbar edilmemesi gerekçe gösterilerek müvekkiline yalnızca 347.254,89-TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin bu tutumunun açıkça hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından üstüne düşen tüm sorumlulukların yerine getirildiğinden bahisle 21.02.2017 tarih ... nolu Ticari Paket Sigorta Poliçesi'ne göre müvekkili şirketin Kayseri 8. İş Mahkemesi'nin 2021/28 esas sayılı dosyası üzerinden ikame edilen tazminat istemli dava neticesinde İstanbul 1. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasına ödenen tüm zararının bilirkişi marifetiyle hesap edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000,00-TL'nin davalıdan temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, davalı tarafça müvekkiline yapılmış olan 347.254,89-TL ödemenin yasal ödeme süresi dışında kalan süre bakımından temerrüt faizi işletilerek hesaplatılmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davaya konu alacağın 2 yıllık rücu zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili şirketin genel merkezinin İstanbul olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağın, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, Kayseri 8. İş Mahkemesi'nin 2021/28 esas sayılı dosyasındaki yargılamanın müvekkili şirkete ihbar edilmemesi nedeniyle fer'i alacaklardan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin eksik ödeme yaptığı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında imzalanan ibraname uyarınca müvekkili sigorta şirketinin davaya konu iş kazası bakımından sorumluluğu kalmadığını, poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, poliçedeki riziko adresi ile kaza yerinin uyumlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Taraflar arasında düzenlenen 21/02/2017 tanzim tarihli ticari paket sigorta poliçesinin 3. Sayfasında bulunan işveren mali mesuliyet teminatı klozuna göre manevi tazminat talepleri de dahil olmak üzere davalı sigorta şirketinin davacıya ait iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda iş verene yüklenebilecek hukuki sorumlulukları teminat limiti ile sınırlı olmak üzere teminat altına aldığı, buradaki düzenlemeye göre işverenin kazada ki kusur oranının bir önemi olmadığı,12/12/2017 tarihinde meydana gelen kazada ... isimli işçinin vefat ettiği, mirasçılar tarafından açılan dava ve icra takibi sonrası davacı iş verenin mirasçılara 530.868,75-TL ödeme yaptığı, 04/05/2022 tarihli ibranameye göre davalı sigorta şirketinin davacıya 152.089,41-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminat, 95.165,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 347.254,89-TL ödeme yaptığı, ödenen tutarlar yönünden davacının davalıyı ibra ettiği, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, bu nedenle ibraname tutarının üzerinde kalan kısım yönünden davacının talep hakkının bulunduğu, Kayseri 1. İş Mahkemesi'nin 2020/242 Esas sayılı dosyası sebebiyle ödenen 64.997,64-TL ve Kayseri 8. İş Mahkemesi'nin 2021/28 Esas sayılı dosyası sebebiyle ödenen 252.089,41-TL nin poliçe limiti olan 500.000,00-TL'den mahsubu halinde bakiye poliçe limitinin 182.912,95-TL kaldığı, iş mahkemesi dosyası davalı sigorta şirketine ihbar edilmediğinden davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı, bu şekilde 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun 1. Durum olarak yapılan hesaplamasının kanun ve içtihatlara daha uygun olacağı, buna göre hesaplanan 179.739,71-TL'den davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından 25/05/2022 tarihinde ödeme yapıldığından faizin de bu tarihten itibaren ticari avans faizi olarak belirlenmesi gerekmiştir.
Dava dilekçesinde 9.000,00-TL eksik ödenen tazminat bedeli ve 500,00-TL ibranamede ödenen bedelin geç ödenmesinden kaynaklı faizin tahsili olmak üzere 9.500,00-TL talep edilerek ve bu bedel üzerinden harçlandırılarak davanın açıldığı, ıslah dilekçesinde ise arttırılan talep sonucu ayrı ayrı belirtilmeyerek sanki dava dilekçesinde tek kalem olarak 9.500,00-TL talep varmış gibi toplam talebin 9.500,00-TL'den 179.739,71-TL'ye yükseltildiği, yükseltilen bu tutarın 500,00-TL'sinin ibraname tutarı olan 347.254,89-TL'nin geç ödenmesinden kaynaklı faiz talebine ilişkin olduğu, ancak davacı tarafından İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin tarihinin 01/02/2022 olduğu, bu ödeme yapıldıktan sonra yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketince ibranamede belirtilen tutarın faizi ile birlikte davacıya ödendiği, bu kısım yönünden davalının ibra edildiği, ibra edilen kısma ilişkin olarak yeniden talepte bulunulması mümkün olmadığından 500,00-TL'lik faiz talebi yönünden açılan davanın reddine, bakiye ıslah edilen kısım yönünden ise temerrüt tarihi olan 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kısmen kabulü ile, 179.239,71-TL'nin 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 10/06/2022 tarihinden, bakiye 170.239,71-TL'sinin ise 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 500,00-TL işlemiş temerrüt faizi talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde talep etmiş olduğu miktarların 2 yıllık rücu zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemenin hatalı olarak 252.089,41 TL olarak belirtildiğini, halbuki, müvekkili şirket tarafından 347.254,89-TL ödeme yapıldığını, bu hususun bilirkişi raporunda da yazdığını, dekont ve ibranamenin açık olduğunu, bilirkişinin maddi hata yaptığını, Kayseri 8. İş Mahkemesinin 2021/28 E. 2021/216 kararında hükmedilen manevi tazminat miktarının o günün şartları uyarınca olağanüstü yüksek olduğunu , müvekkili şirketin davaya ihbar edilmediğinden gerekli savunmayı yapamadığını, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtlandığını, işverenin mms genel şartları ve TTK 1446. ve 1448. maddesi gereği sigortacının artan zarara katlanma yükümlülüğünün bulunmadığını, mahkemenin bu itirazlarını değerlendirmediğini, taraflar arasında imzalanan ibraname uyarınca, ana para ve faiz bakımından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, tartışılması gereken tek hususun hakları saklı tutulan mahkeme ve icra masrafları olduğunu, tekrar faiz hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçe limitinin bile hatalı tespit edildiğini, müvekkili şirketin davaya ihbar edilmediğinden hükme esas alınan raporda işverene atfedilen kusur tayininin kabul etmediklerini, kusur durumunun tespitinin açıkça hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun belirlenirken eksik sigorta durumunun tespiti için kaza tarihindeki işçi sayısı ve poliçedeki işçi sayısının araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunun kaza tarihindeki işçi sayısına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan hazarlandığını, dava konusu olayın çözümünün özel bilgi gerektirdiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki bilirkişi sigorta hukuku alanında uzman olmadığını, heyet atanması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düştüğünü, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek itirazlarının kabulü ile Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.06.2024 tarihli 2022/521 E. 2024/688 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların, hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialardan öteye geçmeyen soyut iddialar olduğunu beyan ederek davacının istinaf isteminin ve tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava sigorta şirketine karşı sigorta poliçesi kapsamında açılmış olan alacak davasıdır.
Taraflar arasında ...A.Ş.... Bölgesi.... Cad. No: ... .../Kayseri adresinde kurulu bulunan işyerinde meydana gelecek kazalardan dolayı iş verenden talep edilebilecek maddi ve manevi zarar taleplerini karşılamak amacıyla 20.02.2017-20.02.2018 tarihlerini kapsar şekilde "Ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalandığı imzalandığı, poliçede manevi tazminat taleplerinin poliçeye dahil olduğu kaza başı teminat miktarının ise 500.000,00 TL olarak belirlendiği,...A.Ş. İşyerin de tarihinde meydana gelen kaza sonucu dava dışı 3. Kişiler tarafından Kayseri 8. İş Mahkemesinde dava açıldığı yapılan yargılama sonucu 2021/28 Esas 2021/216 Karar 21.12.2021 tarih sayılı ilam ile davacı aleyhine 152.089,40 TL maddi 160.000 TL manevi tazminata karar verildiği, dava dışı 3. Kişilerin bu karara istinaden davacı şirket hakkında İstanbul 1. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında 467.822,01 TL miktar üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından icra dosyasına 01/02/2022 tarihinde 530.868,75 TL TL olarak ödeme yapıldığı, davalı sigorta şirketince davacıya 25/05/2022 tarihinde 152.089,41 TL maddi 100.000 TL Manevi tazminat, 95.165,48 TL 04.01.2018 tarihinden itibaren işlemiş faiz karşılığı olmak üzere toplamda 347.254,89 TL ödeme gerçekleştirildiği davacı tarafından 04.05.2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin ödenen tutar oranında ibra edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketinin iş yerinde meydana gelen kaza sonucu meydana gelen ölüm olayının teminat dahilinde olmadığı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır.
Kayseri 8. İş Mahkemesinin 2021/28 E. 2021/216 K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ... ve ..., davalısının ... Aş., dava konusunun 12/12/2017 tarihinde iş kazasında ölen ...'ın destek göreni davacılar tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, yargılama neticesinde davacı ... yönünden 71.430,25 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, davacı ... yönünden ise 80.659,15 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın 12/12/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür.
İstanbul 1. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının ... ve ..., takip borçlusunun ... Aş. olduğu, takip dayanağının “Kayseri 8. İş Mahkemesinin 2021/28 esas 2021/216 K. 21/12/2021 karar sayılı karar tarihli ilamı” şeklinde açıklandığı, alacaklının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 467.822,01 TL alacağın tahsili amacıyla 18/01/2022 tarihinde ilamlı icra takibi başlattığı, takip borçlusu tarafından icra dosyasına 01/02/2022 tarihinde 530.868,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davacı davasını 06.03.2024 tarihinde ıslah ettiğini bildirmiştir.
04.05.2022 tarihli ibraname incelendiğinde: Kayseri 8. İş Mahkemesinde dava açıldığı yapılan yargılama sonucu 2021/28 Esas 2021/216 Karar 21.12.2021 tarih sayılı ilamına dayanılarak İstanbul 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takipten dolayı dava ve icra dosyası nedeniyle doğan kalemler hariç poliçe şartları dahilinde yapılan 152.089,41TL maddi 100.000 TL Manevi tazminat, 04.01.2018 tarihinden işlemiş 95.165,48 TL faiz olmak üzere 347.254,89 TL ödemenin ( detayları ekte 152.089,41 TL maddi 100.000 TL Manevi tazminat, 95.165,48 TL işlemiş faiz olarak gösterildiği)- şekilde toplam 347.254,89 TL 'lik kısma ilişkin mutabakata varıldığı, İcra dosyasına konu zarardan dolayı (dava ve icra dosyası nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) ödenen tutarlar yönünden sigorta şirketini başka bir sorumluluğunun kalmayacağı, iş bu tutarlar yönünden sigorta şirketinin ibra edildiği, bu tutarlar yönünden sigorta şirketine karşı herhangi bir itiraz defi ve her ne nam altında olursa olsun bir talep dava ileri sürülemeyeceği, ödenen tazminat tutarı kadar kısmın dava ve talep haklarının sigorta şirketine devir ve temlik edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilmesi mümkündür.
Davacı, dava dilekçesiyle davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmişse de davacı tarafından icra dosyasına 23/11/2021 tarihinde 113.240,82 TL olarak ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle alacak belirli bulunduğundan, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir. Ancak davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olması, dava dilekçesinden, davacının belirli olan alacağının bir kısmını dava ettiğinin açıkça anlaşılması, davacı yanca yapılan ıslahla davanın tam dava haline getirilip harcının da ikmal edilmesi hususları hep bir arada gözetildiğinde davanın kısmi dava olarak açıldığının ve akabinde ıslahla tam davaya dönüştürüldüğünün kabulü gerekir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 25.04.2022 tarih, 2021/6122 Esas, 2022/3370 Karar)
Davacı dava dilekçesiyle 9.500 TL değer göstermek suretiyle zararın tazmini için belirsiz alacak davası açmış, akabinde 06.03.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 37.479,45 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, ıslah dilekçesinin kendisine tebliği üzerine, ıslahla artırılan tutar bakımından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere huzurdaki dava kısmi dava olup, bu nedenle zamanaşımı sadece dava dilekçesiyle talep edilen tutar bakımından kesilecek, dava dilekçesinde talep edilmeyen alacak bakımından ise işlemeye devam edecektir.
Poliçe tanzim tarihi ve riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1420.maddesine göre:“Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.” şeklindedir.
Somut olayda, davacı tarafından 01.02.2022 tarihinde ödeme yapıldığı, davanın 10.06.2022 tarihinde açıldığı, davanın kısmi dava olduğu, ıslahın ise 06.03.2024 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde ıslahla arttırılan miktar bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 nci maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının ıslaha karşı zaman aşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11. H.D 2023/1236 Esas 2024/4586 Karar- 2022/5308 Esas 2024/2231 Karar- 2022/4555 Esas 2024/1207 Karar )
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 md uyarınca kabulü ile davalının ıslaha karşı zaman aşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir .
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/06/2024 tarih ve 2022/521 E - 2024/688 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 11/11/2024