T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1970
KARAR NO: 2024/2126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2024
ESAS NO: 2024/7
KARAR NO: 2024/487
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 31/10/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/05/2024 tarih ve 2024/7 E - 2024/487 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye ve 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığımı, davalının kooperatif üyesi olduğunu vei ferdileştirme ile taşınmaz temin ettiğini, davacı kooperatifin halen tasfiye aşamasında olmağığını, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişileri ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konut teslimi yapamadığını, mağduriyetlerin büyüdüğünü, üyelcfin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda ümitlerini yitirdikleri bir aşıımaîia kooperatif ve mağdur üyelerin bir araya gelerek taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ve borçların ödenmesi için süratle çalıştığını, bu doğrultuda kooperatiflen taşınmaz tı%min eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşıldığı, üyelerden ödenmeyen maliyğt bedelleri için davalar açıldığını, Kayseri ATM'de 160'dan fazla dava açıldığını, mahkemeîbe davanın kabulüne karar verildiğini ve istinaf mahkemesince onandığını, temyiz başvuruğunda Yargıtay 6. H.D.'nin 2021/6290 E, 2022/521 K sayılı ilamında kooperatif inşaatlarırın tamamı bitmeden kesin maliyet delip edilemeyeceği gerekçesiyle erken dava sebebiyle yerel mahkeme kararının bozulduğunu, Yargılay'ın söz konusu kararı sonrasında birçok yerel mahkemenin bu kararı emsal kabul ederek davaların reddi yönünde karar verdiğini, istinaf mahkemelerinin merci mahkemenin kabul yönündeki kararlarının kaldırdığını, bu davalardaki üyelerin tamamının üye olmadıkları, kooperatifle ilişiklerinin kesildiğini ileri sürdüklerini, Yargıtay ilgili kararında bu konudaki uyuşmazlığa noklayı koyduğunu ve üye olduğunu kabul ettiğini, kooperatifçe inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğinin bahse konu Yargıtay kararında belirtildiğini, hal böyle olunca davalının istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcundan sorumlu olacağını, kooperatifçe alınan genel kurul kararları doğrultusunda davalının aidat borcu olduğunu, davalı borcuna ilişkin aidat çizelgesini dosyaya sunduklarını, davalının 2005 yılı Ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi gereken tutardan şimdilik 9.000-TL talep ettiklerini, kooperatif aidat borçlarına zamanâşımı işlemesinin söz konusu olmayacağı belirterek şimdilik 9.000-TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının talebinin kötü niyetli olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davalının 01.12.20211 tarihinde kat irtifakı tapusunu, 12.02.2014 tarihinde ise kat mülkiyeti tapusunu aldığını, bu tarihten sonra hiçbir bağı kalmadığını ve genel kurullara çağrılmadığını, üye olarak hiçbir genel kurula iştirak etmediğini, ödemelerini o zamanki yönetimin talepleri doğrultusunda zamanında ve eksiksiz yerine getirdiğini, davalıya önceki yönetim tarafından çıkartılan bedelin ödenmesi halinde topunun devredileceği taahhüdünde bulunduğunu, davalının emekli ikramiyesini kooperatif borcuna yatırdığını, davalının üyelik ilişkisinin sona erdiğini, kooperatifçe tapunun verildiğini bu sebeple talebin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kaldırma ilamı doğrultusunda aldırılan 28/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; davalıya teslimi yapılan dairenin ... Mahallesi ... ada ... parsel ...Blok...Kat ... numaralı bağımsız bölüm olduğu, 12/12/2012 tarihinde tapu devrinin davalıya yapıldığının anlaşıldığı, davalı kooperatifin kuruluşundan 2022 yılına kadar üyelerin yapmış olduğu ödemeleri (141.252,50-TL) ortağın hesabına kaydettiği, ancak tahakkuk eden tutarlar 2022 yılına kadar kaydetmediği, 2022 yılında davalı hesabına 334.220,00-TL topluca tahakkuk (aidat+ara ödeme) yaptığı, ayrıca 2023 yılında 60.000,00-TL üye aidatı tahakkuku yaptığı, toplam tahakkuk tutarı 394.220,00-TL olarak kayıtlara işlendiği, bu durumda davanın ticari defterlerinde davalıdan 394.220-141.252,20=252.967,50-TL alacak oluştuğunu hesaplandığı, dava dilekçesi ekindeki hesap ekstreleri incelendiğinde Temmuz/ 2012 döneminde dava dışı ... hesabından davacı hesabına 56.020,00-TL aktarım yapıldığı, ayrıca Aralık/2012 döneminde 17.440,00-TL toplu ödemesi olduğuna ilişkin kayıt bulunduğunun tespit edildiği, kooperatif merkezinde kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde davalı ile davacı arasında herhangi bir ibralaşma olup olmadığına dair bilgi sunulmadığı, davalıya verilen ... ada ... parsel ... Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm için davalıya 28/02/2011 tarihinde maliyet çıkarıldığı, davalının ödemesi gereken 140.476,58-TL toplam maliyetten eskalasyon farkı 7.384,30-TL mahsup edildiğinde ödenmesi gereken tutarın 133.092,28-TL olduğu, davalının yaptığı ödemenin 141.252,50-TL olmasından dolayı kesin maliyet bedelinden borcu kalmadığı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarında tapu devri sonrası aidat tutarının hesaplanmasının talep edildiği, davalıya devri yapılan daire için hazırlanan maliyet raporunda üst yazı bulunmadığı, ancak kooperatif yönetimince ... ada ...parsel üzerine yapılan B ve C Blokların maliyetine ilişkin 23/12/2011 tarihinde yönetim kurulu kararı alındığının görüldüğü, bu durumda maliyet raporunun tarihinin 23/12/2011 olarak kabul etmek gerektiği, bu tarihten davacının talep ettiği, Mayıs/2022 dönemine kadar kooperatif genel kurul kararlarına göre hesaplanan aidat tutarı 140.450,00-TL olduğu, davalının söz konusu dönemde herhangi bir ödemesi görünmediği konusunda görüş bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporunda davalının ödemesi gereken aidat tutarının 140.450 TL olarak hesaplandığı,davacının talebinin ise 40.158,00 TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. Davanın KABULÜ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 01/06/2022 tarihinden, 31.158,00-TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 16/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından iş bu dava dosyasında daha önce davanın kabulüne yönelik karar verilmiş ise de söz konusu karar Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi 2023/2347 E. 2023/2371 K. Sayılı ilamı ile istinaf talebimizin kabul edilmiş ve karar kaldırıldığını, her ne kadar kaldırma kararında bilirkişilerden kapsamlı şekilde ek rapor alınması yönünde karar verildiğini, yerel mahkeme yine eksik inceleme neticesinde aynı kararında ısrar ederek yeniden davanın kabulüne karar verdiğini, öncelikle müvekkil ..., daha önce kooperatifçe kendisine tebliğ edilen kesin maliyet bedelini ödediğini, 02.12.2011 tarihinde Kat İrtifak, 12.02.2014 tarihinde ise Kat Mülkiyet tapusunu aldığını, dosyada yer alan ve müvekkile gönderilen kesin maliyet hesaplarından anlaşılacağı üzere davacı tarafça tüm giderler eklenerek kesin maliyet hesabı çıkarıldığını ve üyelere tebliğ edildiğini, müvekkilde davacı kooperatif tarafından çıkartılan bu maliyet raporunu esas alarak ödeme yaptığını, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere müvekkil ..., 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda dava konusu bağımsız bölüm için 141.352 TL ödeme yaptığını, dolayısıyla müvekkilin herhangi bir borcu kalmadığını, ana sözleşme 61/e maddesinde 'tüm konutlar tamamlanmadan önce kura sonucu kendine konut tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyet tapusunu alarak ortaklıktan ayrılmak istemesi halinde tamamlanmış ve tahsis edilmiş konutların kesin maliyet bedeli belirlenerek tapusu verilebilir. Bu şekilde konutunu teslim almak isteyen üyelerden ilerde çıkabilecek tüm ortaklara yansıtılması gereken müşterek giderler ile erken konut teslimi ile sağlanan faydanın karşılığı olarak konutun teslim tarihindeki kesin maliyet bedelinin %10'u ayrıca alınır” Şeklinde düzenleme bulunduğunu, müvekkile gönderilen tarihli kesin maliyet bedeline dikkat edilecek olursa kesin maliyet bedeli ve kesin maliyet bedelinin %10'u kadar genel gider payı da peşinen alındığını, genel gider payı adı altında alınan tutar ana sözleşme 61/e maddesinde konutunu erken teslim alan üyelerden alınan ve konutu teslim aldıkları tarihte hesaplanan kesin maliyetin %10'u tutarındaki rakam olup ana sözleşme uyarınca müvekkilin kooperatif ile ilişiğinin kesildiğini, müvekkilin yeniden üye olmak gibi bir talebi ve kooperatife başvurusu bulunmadığını, genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelleri resmi belge olup yıllarca hazirun listesinde yer almayan, kooperatiften çıkan ve tekrar üye olma talebi de bulunmayan müvekkilin davacı kooperatif tarafından kendiliğinden hazirun listesine eklenerek genel kurulda borç çıkartması kanuna aykırı olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle daha önceki beyanlarımızı tekrar eder, söz konusu haksız ve hukuksuz kararın kaldırılması gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.05.2024 Gün ve 2024/7 E. 2024/48 K. dosyasında verilen kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesine uyulduğunu, haklı davanın ve alacağın sürdüğünü, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, emsal nitelikteki başka bir davanın, istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili istemi ile davacı kooperatifin davalı kooperatif üyesi aleyhine açmış olduğu alacak talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, ispatlanan alacak üzerinden davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/05/2024 tarih ve 2024/7 E - 2024/487 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 2.743,19 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 685,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.057,39 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024