T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1814
KARAR NO: 2024/1975
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/05/2024
ESAS NO: 2022/1418
KARAR NO: 2024/559
A) 2022/1418 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI:
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ZararNedeniyle)
B) BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/1073 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
STİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:24/10/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih ve 2022/1418 Esas 2024/559 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
A) MAHKEMEMİZİN 202022/1418 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nin maliki olduğunu, dava dışı alkollü araç sürücüsü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, 03.10.2020 tarihinde dava dışı ... plakalı sivil ekip aracına ve dava dışı polis memuru ...'e çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirket tarafından ZMMS Sigorta Poliçesi kapsamında 193.735,00 TL tazminat ödendiğini, Karayolları Motorlu Araçlar B.4.c maddesi uyarınca, yapılan ödemelerin sigortalıdan rücuen tazmini amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı yanca icra takibine itiraz edildiğini, davanın kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe haksız itirazının iptaline, takibin 193.735,00-TL asıl alacak, 10.497,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 204.232,01-TL üzerinden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Söz konusu kaza esnasında araç sürücüsünün müvekkili olmaması sebebiyle husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde "kaza anında karşı tarafın aracının duraklama halinde olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin önündeki duraklayan aracın solundan geçmesi gerekirken sağından geçtiği," şeklinde ikrar edilmesine rağmen müvekkilinin KYTK nın 54. Maddesini ihlal ettiğinin iddia edildiğini, dava dışı 3. Kişi olan ...'nin kanun maddesine göre herhangi bir ihlalde bulunmadığı için tutanağın bu şekilde tutulmasının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dışı 3. kişi ...'nin her ne kadar olay anında yasal sınırın üzerinde (0.75 promil) alkollü araç kullandığı tespit edilmiş ise de, söz konusu kazaya ilişkin olarak asli kusurlu olma durumunun tek başına alkolün etkisiyle oluşamayacağını belirterek davanın reddine, davacı tarafından davaya dayanak olan icra takibini kötü niyetli olarak başlatmış olması nedeni ile müvekkili lehine icra takibine konu alacağın %20si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesi karar verilmesini talep etmiştir.
B) BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/1073 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı ...'nin maliki olduğu, dava dışı alkollü araç sürücüsü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, 03.10.2020 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirket tarafından ZMMS Sigorta Poliçesi kapsamında tazminatın ödendiğini, Karayolları Motorlu Araçlar B.4.c maddesi uyarınca, yapılan ödemelerin sigortalıdan rücuen tazmini amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyası kapsamında takip başlatıldığını, (yetkisizlikle gönderilen Ankara 11. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası). davalı yanca icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, akabinde uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülebilmesi amacıyla arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını ve bu süreçte anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Sokağı'ndan ... Bulvarı istikametine seyir halindeyken ... önüne geldiğinde önünde aynı istikamette duraklayan ... plakalı sivil ekip aracından inen ...'e ve sağ ön kapı kısmına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, görevleri içerisinde yetkili ve görevli memurlar tarafından usulüne uygun olarak tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağında, işbu kazada dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...''nin asli ve tam kusurlu olduğunu; kaza sırasında 0.75 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kusurlu ve alkollü dava dışı araç sürücüsü ...'nin sebebiyet verdiği kaza neticesinde, kazada yaralanan dava dışı üçüncü kişi ...'e yapılan maluliyet ödemesinin rücusunun yargılaması Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1418 E. Sayılı dosyandan devam ettiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1418 E. Sayılı dosyasına konu trafik kazası ile işbu dava konusu aynı kaza olup usul ekonomisi gereğince dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Trafik - Makine Mühendisi Bilirkişi ..., Nörolog (doktor) bilirkişi ... ve Sigorta Ve Ticaret Hukuku Mevzuatı Alanında Nitelikli Hesap Bilirkişisi ... 04/03/2024 tarihli raporunda özetle; Meydana gelen bu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında kazanın oluşumuna etken durumuyla ... plakalı davalı taraf araç sürücüsü ...; kendi sorumluluğunu kapsayan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun kusur yönleriyle; (48), (52/b) ve (54/a-4) maddeleri ile aynı kanunun asli kusurlardan (84/j) maddesinin kural ihlali neticesinde, meydana gelen bu kazada Asli ve Tam Kusurlu (%100) olduğu, şahsın mevcut alkol düzeyinin araç sürme becerisini ne düzeyde bozduğunu tespit edecek, olay anında nörolojik muayene bulguları olmamakla birlikte, yol durumunda kazaya neden olabilecek bir durumun olmaması, sürücünün 30 km hız sınırı olan bölgede dönüş yaptığı esnada düşük hızda kaza yapması, kazanın davacıya ait araç sürücüsünün sağa dönüşü esnasında yolun sol tarafında iki kişinin birbirini kovaladığını görmesi neticesi dikkatini sol tarafa vermesi neticesi meydana geldiği anlaşılmakla alkol düzeyi ile ilgili genel değerlendirmeler dikkate alındığında kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği, talebe konu kazada Davalı Sigortalının Maliki Olduğu Araç Sürücüsü ...'nin kaza anı itibariyle 0,75 promil alkollü olduğu anlaşılan davaya konu olan kazada, Araç Sürücüsünün Kazada %100 tam kusurlu olduğu, almış olduğu alkolün, kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olmadığı anlaşılmakla kazanın salt alkolünde etkisi ile meydana gelmediği anlaşıldığından davalı sigorta şirketince dava dışı 3. şahsa ödemiş olduğu tazminat bedellerini açıklanan sebeplerle; Kaza tarihinde geçerli olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4. Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı üst başlıklı maddesinin “ c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ” maddesi ile TTK'nın 1472 maddesi (Halefiyet) gereği rücuen talep etme hakkına sahip olmadığı anlaşılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. A) MAHKEMEMİZİN 2022/1418 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA: 1-Davanın REDDİNE, B) BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/1073 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI 1-Davanın REDDİNE..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dava konusu kazanın münhasır alkol etkisi ile gerçekleştirilmiş olmakla birlikte 2015 yılında yürürlüğe giren genel şartlar kapsamında sürücüsünün alkollü olmasının yeterli olduğunu, münhasır alkol şartı arandığını, mahkeme tarafından verilen kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme tarafından davalı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve haklı davanın kabulüne karar verilmesini veya kabulüne karar verilmek üzere dosyanın mahalli mahkemeye gönderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından talep edilen usul ve yasaya aykırı mesnetsiz istinaf talebinin reddini, davacı tarafından davaya dayanak olan icra takibini kötü niyetli olarak başlatmış olması nedeni ile müvekkili lehine icra takibine konu alacağın %20 si oranıda kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Asıl ve birleşen davalar, itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.Asıl ve Birleşen davalarda dava dosyaları bağımsızlıklarını korurlar. Bu nedenle asıl ve birleştirilen davalarda istinaf konusu değerin kesinlik sınırının altında olup olmadığı ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre birleştirilen davada reddedilen ve istinafa konu edilen değerin (11.340,24-TL) olduğu görülmüştür.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 21/05/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 28.250,00-TL’dir.
Somut olayda hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik miktarı 28.250,00 Türk Lirası olup, bu miktarı geçmeyen kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının birleşen dava yönünden yapmış olduğu istinaf dilekçesinin /başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebine gelince;
Dosya kapsamında toplanan deliller ve tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler, ilk derece mahkemenin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmaması dolayısıyla istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, işbu davada davalının vekille temsil olunması, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi uyarınca tazminat isteminin tümden reddi halinde davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alınmayarak davalı lehine maktu vekalet ücreti yerine yanılgılı değerlendirme ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Bu yönden davacının istinaf talebi yerinde görülmüştür.Ancak bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamaya gerektirmemesi nedeniyle hükmün bu kısmının düzeltilmesi suretiyle yeniden karar verilmiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin ASIL DAVA YÖNÜNDEN istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının belirtilen yönden kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 21/05/2024 tarih ve 2022/1418E - 2024/559K sayılı kararına ilişkin BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN YAPTIĞI istinaf başvurusunun HMK 352/1-b gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin ASIL DAVA YÖNÜNDEN YAPTIĞI istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 21/05/2024 tarih ve 2022/1418E - 2024/559K sayılı kararının (istinafa konu edilmeyen bölümleri aynen tekrar edilmek sureti ile) KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine ,buna göre;
"A) MAHKEMEMİZİN 2022/1418 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 2.466,62 TL harçtan mahsubu ile artan 2.039,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.13/4 gereğince hesap edilen 17.900- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B) BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/1073 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
3-Davacı tarafın asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf aşamasında ayrı ayrı yatırmış olduğu 427,60'ar TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafın asıl dava yönünden istinaf aşamasında yapmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafın birleşen dava yönünden istinaf aşamasında yaptığı istinaf posta/yargılama giderlerinin ve 1.169,40TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ise kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2024