T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1815
KARAR NO: 2024/1987
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/06/2024
ESAS NO: 2023/1024
KARAR NO: 2024/645
DAVANIN KONUSU: Kredi Garanti Fonu Kefaletinde Kullandırılan Ticari Kredilere İlişkin Davalar (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:30/10/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2024 tarih ve 2023/1024 Esas 2024/645 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı ... anonim şirketi tarafından davacı müvekkili aleyhine kayseri banka alacakları icra müd. ... e ve ... e sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı bankaya böyle bir borcu bulunmadığını, ttk 5/a maddesi gereğince menfi tespit davası dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğundan taraflarınca zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, kayseri arabuluculuk bürosu arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davalı taraf ile anlaşılamadığını, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiğini, açıklanan nedenler ve mahkemenizce re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda;
davalı taraf ile borçlu şirket arasından imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklı alınmış olan kefaletin iptalini, kayseri banka alacakları icra müd.... e ve ... e sayılı icra takibinin müvekkili yönünden iptalini,
öncelikle ve ivedilikle tedbiren kayseri banka alacakları icra müd. ... e ve... e sayılı icra takibinin durdurulmasını,
alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Huzurdaki davanın kısmi dava şeklinde görülmesi mümkün olmadığından davacıya harcı tamamlamak üzere süre verilmesi aksi halde davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde dava değeri 1000,00 TL olarak gösterildiği ve anılan tutar üzerinden harç yatırıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğunu ancak davanın niteliği itibari ile kısmi mi yahut belirsiz mi açıldığı belirtilmediğini, bu halde davanın kısmi olarak açıldığının kabulü gerektiğini, davacı taraf, sözleşmelerin imzalandığı tarihlerde şirket ortağıdır ve şirket ortaklarının şirket borcuna kefaletlerinde eş muvafakati aranmadığını, davadışı asıl borçlu şirketin müvekkili bankaya borçlu olmadığıın, bu nedenle kefaleten sorumluluğun bulunmadığı iddiası da gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Toplanan deliller, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacı her ne kadar eş rızası bulunmadığından kredi kefaletinin geçersiz olduğunu ve bu sebeple dava ve takip konusu borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek bu davayı açmış ise de; davacının kredi kullandırımı sırasında asıl borçlu şirketin en yüksek paya sahip ortağı ve yöneticisi olduğu, bu sebeple 6098 sayılı TBK m.584/ek fıkra 3 hükmü uyarınca eş rızasının aranmayacağı, dolayısıyla davacının eşinin davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirket tarafından kullandırılacak kredilere kefaleti için eş rızasının aranmayacağı, davacının kefaletinin bu sebeple geçerli olduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen davanın reddine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama süresinde yanlış değerlendirme yapıldığı kanaatinde olduklarını, dosyada müvekkilinin uğramış olduğu mağduriyetin giderilmesi adına açılan davalarının reddi hükmünün yasaya ve usule aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından davacı müvekkili aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü tarafından ... Esas,... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı müvekkilinin takip alacaklısı bankaya takibe dayanak nitelikte bir borcu bulunmadığını, takiplerde davalı şirketin ... Ltd Şti nin kullanmış olduğu kredilerden kaynaklanan borcun ödenmemesine binaen akit firma şirkete ve müşterek ve müteselsil kefil olan müvekkili ...'a ödeme emri gönderdiğini, davalı şirket tarafından başlatılan icra takibi kanuna ve usule aykırı olması nedeni ile itiraz edildiğini, müvekkili ... Ltd Şti nin tarafı olduğu kredi sözleşmesine şahıs olarak kefil olduğunu, müvekkilinin söz konusu kredi sözleşmesine kefil olduğu sırada evli olduğunu, müvekkilinin evliliğine ilişkin ayrılık kararının söz konusu olmadığını, bu hususun nüfus kayıtlarının incelenmesi durumunda teyit edileceğini, taraflarınca açılan menfi tespit davasında davalı taraf ile borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklı müvekkili adına alınmış olan kefaletin iptali, Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı icra takiplerinin müvekkili yönünden durdurulması ile iptalini, davalı şirket tarafından haksız ve hukuksuz olarak başlatılan icra takipleri nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminata mahkum edilmesini, ve haklı davalarında davalı tarafa yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yükletilmesine dair karar verilmesi gerekirken davalarında taleplerine ilişkin karar verilmeyip açıklandığı üzere yerel mahkeme tarafından davanın reddine ilişkin karar verilmesini hukuk ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme tarafından verilen kararı kabul etmediklerini, kararın kaldırılması ve davayla ilgili olarak yeniden yargılama yapılasını mahkemeden taktir ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile, hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacının başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın (davalı ile dava dışı şirket arasındaki ) ticari kredi sözleşmesine kefillikten kaynaklandığı görülmüştür. Davalının kefil olarak imzasının bulunduğu işbu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 584/3 maddesi hükmünün yürürlükte olduğundan eş rızasının aranmayacaktır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince dava konusu kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borçlarından dolayı kefil sıfatıyla sorumluluğunun devam ettiğine yönelik tespitinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak huzurdaki davanın menfi tespit davası olması dolayısıyla davacının dava dışı şirket ile davalı arasında akdedilen kredi sözleşmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle (ve halen) dava konusu yaptığı takipler yönünden muaccel bir borcu var olup olmadığı, var ise ise miktarının tespiti açısından (yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle) dosyanın konusunda uzman bankacı bir bilirkişiye tevdii ile tarafların, mahkemenin ve İstinaf/Yargıtay denetimine uygun şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece belirtilen hususlarda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, bu şekilde eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda hüküm tesis edildiği sonuç ve kanaatine varılarak, HMK'nun 353/1-a.6.maddesi gereğine Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN istinafa konu edilen 27/06/2024 tarih ve 2023/1024 E - 2024/645K sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden davacı taraftan tahsil edilen istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 16/10/2024