T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1775
KARAR NO: 2025/1520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/07/2025 ara karar
NUMARASI: 2025/665 Esas
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/09/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 2025/665 E ve 23/07/2025 tarihli ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin iptali dava neticeleninceye kadar ihtiyaten ödemeden men kararı verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi ara kararında; "...HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/2. maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 392. maddesine göre ise mahkemem gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir.
HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda tam kanaat değil kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu kabul edilmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimali gözardı edilmemelidir, bu sebepledir ki davacının haksız olma ihtimali dikkate alınarak HMK'nın 392. maddesi uyarınca teminat alınması gerekir.
Somut talep nedeniyle ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, dava dosyası içerisinde bu konuda bir delil olmadığı, konunun yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında davacı vekilinin dava konusu çeklerin üzerine ihtiyaten ödemeden men kararı konulması talebinin dosya kapsamına göre bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili ... tarafından, davalı ... A.Ş. 'ye lastik alımıyla ilgili ticari ilişki kapsamında ; ... Bankası A.Ş. nezdinde ki ... Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 25.09.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek, ... Bankası A.Ş. nezdinde ki ...Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 01.10.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek'in tanzim edilerek teslim edildiğini, davalı tarafça, çeklerin teslim alınmasının ardından ; düzenleyicisinin davalı ... A.Ş. 'nin olduğu 11.04.2025 Tarih ve ... numaralı KDV dahil 250.000,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, ancak davalı tarafça, tanzim edilen faturanın ; hem teslim edilen çek bedellerini karşılamamakta hem de faturada belirtilen ürünlerin hiç birinin fiili tesliminin yapılmadığını,
(Davalı tarafça düzenlenen faturalar dosya içerisine sunulmuştur.) davacı müvekkili tarafından, fiili teslimi yapılmayan ve vermiş olduğu çek bedellerini karşılamayan 11.04.2025 Tarih ve ... numaralı faturaya karşılık olarak ; düzenleyicisinin davacı müvekkili ...'ın olduğu 25.04.2025 Tarih ve ... numaralı KDV dahil 250.000,00 TL bedelli İADE faturası tanzim edildiğini, davacı müvekkili ile davalı taraf arasında başkaca ticari ilişki bulunmamakla birlikte ürünlerin teslimini yapmayan davalı adına düzenlenen dava konusu çeklerin de geçerliliğinin kalmadığını, işbu nedenle davacı müvekkili tarafından, Kayseri 13. Noterliği'nin ... Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile konu çeklerin iadesinin talep edildiğini, bahsi geçen ihtarnamenin 29.04.2025 tarihinde davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebellüğ edildiğini, ancak davalı tarafça, geçen süre içerisinde konu çeklerin iadesi yapılmamış olmakla birlikte herhangi bir ürün tesliminin de yapılmadığını, işbu nedenlerle konu çeklerin iptali ve ödemeden men kararı verilmesi için mahkemeye başvurma zaruretlerinin hasıl olduğunu, davacı müvekkili tarafından, usulüne uygun ihtarname ile netice elde edilememesinin ardından arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak görevlendirilen arabulucunun her ne kadar davalı tarafa ulaşmaya çalışmış ise de hiç bir iletişim yolundan netice elde edemediğini, davalı tarafın, adresine çıkan evrakları iade ettirdiğini, resmi kayıtlarında görünen telefon aramalarına yanlış numara olduğu söylenerek yüzüne telefonlar kapatıldığını, görevli arabulucu tarafından tüm iletişim yolları tüketilmiş olmasına karşılık karşı yan kötü niyetli olarak iletişimlere dönüş yapmadığını, işbu nedenle Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun Büro Dosya No: ... - Arabuluculuk Numarası:... sayılı müzakeresi 18.07.2025 Tarihinde "Anlaşamama" tutanağı ile kapatıldığını, davacı müvekkili tarafından, yasal olarak ihtarda bulunulmasının haricinde davalı işyerine gidilmiş olup konu çeklerin iadesi hakkında konuşulmak istenildiğini, ancak davacı müvekkilinin davalı işyerine gittiği zaman ; içeride herhangi bir ürünün bulunmadığını, herhangi bir ticaret yapıldığına ilişkin bir unsurun dahi bulunmadığını görmekle birlikte davalının işyerinde çalışan işçiler ve komşu esnaf ile yapmış olduğu görüşmelerde ; davalı işyeri vekilinin, bir çok kişiyi çeşitli vaatler ile dolandırmış olduğunu, hatta çalışan işçilerin maaşlarını hak edişlerini ödemek bir yana adlarına kredi kartları çıkarttırarak çalışanları çeşitli borçlar altına soktuğunu ve şuan da nerede olduğunu, ne yaptığını kimsenin bilmediğini öğrendiğini, işbu hususun öğrenilmesinin ardından davacı müvekkilinin, davalı işyeri vekili hakkında suç duyurusunda bulunmuş olup hali hazırda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/22952 Soruşturma sayılı savcılık dosyası nezdinde soruşturma tahkikatının devam ettiğini, davalı tarafın, tüm şubelerinin kapanışını vermesinin ardından sadece şirket merkezi olan...Kısmı ... Cad. No:... ... / Kayseri adresinde bulunan işyerinin kapanışını vermemiş olduğu ancak ticaretine ilişkin tüm ürün, tezgah ve sair hususları tahliye ettiğini ve ticareti bıraktığının öğrenildiğini, davalı tarafça, dava konusu çeklerin karşılığındaki ürünlerin tesliminin yapılmamış olup davacı müvekkilinin başkaca nedenden kaynaklanan herhangi bir borcu yahut ticaretinin de bulunmadığını, şuan için her ne kadar çeklerin tarihleri gelmemiş olsa da yargılamanın devamı süresinde muaccel olacaklarının aşikar olduğunu, aynı zamanda dava konusu çeklerin halen davalı ya da üçüncü kişilerce elden çıkarılma veya tahsil edilme ihtimali bulunduğundan, telafisi güç zararların doğmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, eldeki davalarına izah etmiş oldukları hususların ve delillerinin yaklaşık ispat külfetini sağlamış olduğunun açık olmakla birlikte işbu nedenle telafisi imkansız zararların meydana gelmesinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle eldeki menfi tespit ve çeklerin iptali davaları neticelenene kadar ihtiyaten ödemeden men kararı verilmesini talep etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, ancak Yerel Mahkemece ; 23.07.2025 tarihli ara karar ile, dava konusu çekler hakkında talep etmiş olduğumuz “ihtiyaten ödemeden men” taleplerinin HMK m.389 vd. uyarınca yaklaşık ispat şartı oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, işbu hususun dosya kapsamına, usule, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, dosya kapsamında sunmuş oldukları tüm bilgi, belge ve sair dokümanlar ile yaklaşık ispat şartının fazlasıyla oluştuğunu, bu belgelerin HMK m.389/1 anlamında, hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracak ve gecikmesinde ciddi zarar doğuracak durumun varlığına dair kuvvetli emareler olduğunu, tedbir verilmemesi halinde telafisi imkânsız zarar doğacağını ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/665 Esas sayılı dosyası nezdinde ki 23.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, dava konusu çekler yönünden öncelikle teminatsız olarak ihtiyaten ödemeden men tedbiri verilmesine, aksi kanaatte olunması durumunda ise dava konusu çekler yönünden uygun ve makul bir teminat karşılığında ihtiyaten ödemeden men tedbiri verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Yapılan inceleme sonunda derdest dava:
"...DAVA KONUSU: Keşidecisinin davacı müvekkil ... olduğu ve Lehtarın davalı ... A.Ş. Olduğu ;
... Bankası A.Ş. nezdinde ki ... Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 25.09.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli,
... Bankası A.Ş. nezdinde ki ...Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 01.10.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli,
Çeklerin ayrı ayrı iptalleri ile bu çeklere konu borcun olmadığının tespiti (Menfi Tespit) talebimizdir....Dava konusu çeklerin, tedavüle çıkarıldığı, üçüncü kişilere ciro edildiği bilgisi alınmıştır. Ancak kim tarafından ciro edildiği ve şu an hangi hamilin elinde bulunduğu davacı müvekkil tarafından bilinmemektedir. Çek henüz vadesi gelmemiş olmasına rağmen, çekin hamil tarafından kötü niyetli şekilde işleme konularak icra tehdidi oluşturabileceği düşünülmekte olup, müvekkilin ileride karşılıksız çek suçu ile yargılanma ve icra takibine uğrama tehlikesi bulunmaktadır. İşbu nedenle dava konusu çeki elinde bulunduran hamillerin tespiti ve eldeki davadan haberdar olmaları için Sayın Mahkemenin uygun göreceği şekilde ilanen tebligat işlemi yapılmasına, yine uygun görülecek iş ve işlemlerin yapılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Davalı tarafça, dava konusu çeklerin karşılığındaki ürünlerin teslimi yapılmamış olup davacı müvekkilin başkaca nedenden kaynaklanan herhangi bir borcu yahut ticareti de bulunmamaktadır. Şuan için her ne kadar çeklerin tarihleri gelmemiş olsa da yargılamanın devamı süresinde muaccel olacakları aşikardır. Aynı zamanda dava konusu çeklerin halen davalı ya da üçüncü kişilerce elden çıkarılma veya tahsil edilme ihtimali bulunduğundan, telafisi güç zararların doğması kuvvetle muhtemeldir. Eldeki davamıza izah etmiş olduğumuz hususların ve delillerimizin yaklaşık ispat külfetini sağlamış olduğu açık olmakla birlikte işbu nedenle telafisi imkansız zararların meydana gelmesi de kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle eldeki menfi tespit ve çeklerin iptali davamız neticelenene kadar ihtiyaten ödemeden men kararı verilmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. İşbu nedenle konu çeklere ilişkin eldeki dava neticelene kadar ihtiyaten ödemeden men kararı verilmesini Sayın Mahkemeden vekaleten arz ve talep ederiz. ... SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve de Sayın Mahkemece resen tespit edilecek sair nedenlerle (Her türlü talep, dava ve şikayet hakkımız saklı kalmak üzere) ;
Telafisi güç zararların doğması kuvvetle muhtemel olmasından dolayı eldeki davamız neticelenene kadar ihtiyati tedbir kararıyla çekler hakkında ihtiyaten ödemeden men kararı verilmesini,
Haklı davamızın kabulü ile keşidecisinin davacı müvekkilin olduğu lehtarın davalı olduğu ; ... Bankası A.Ş. nezdinde ki ... Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 25.09.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli ve yine... Bankası A.Ş. nezdinde ki ...Seri Nolu, Kayseri Düzenlen Yeri, 01.10.2025 Keşide Tarihli, 250.000,00 TL bedelli çeklerin ayrı ayrı iptaline,
Davacı keşideci müvekkil ...'ın, konu çeklere ilişkin davalı lehtar ... A.Ş. 'ne herhangi bir borcunun mevcut bulunmadığının (Menfi Tespit) tespitine,
Davalı hamilin kimliği bilinmediğinden, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak ilanen tebliği ile eldeki davanın ihbar edilmesine,
Tüm yargılama ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi..." talebine ilişkindir.
Davacı tarafça istenen ihtiyati tedbir hakkında mahkemesince 23/07/2025 tarihli gerekçeli ara kararla :
"...HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/2. maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 392. maddesine göre ise mahkemem gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir.
HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda tam kanaat değil kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu kabul edilmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimali gözardı edilmemelidir, bu sebepledir ki davacının haksız olma ihtimali dikkate alınarak HMK'nın 392. maddesi uyarınca teminat alınması gerekir.
Somut talep nedeniyle ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, dava dosyası içerisinde bu konuda bir delil olmadığı, konunun yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında davacı vekilinin dava konusu çeklerin üzerine ihtiyaten ödemeden men kararı konulması talebinin dosya kapsamına göre bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
2)Kararın bir suretinin taraflara tebliğine, tebligat masrafının davacının gider avansından karşılanmasına,
Dair, karar tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar..." karar verilmiştir.
Davacı vekili işbu ara kararını 12/08/2025 tarihinde sunduğu dilekçesiyle süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; İhtiyati tedbir talebine konu kambiyo senedi vasfındaki çekler yönünden istenen ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbirin, talebe konu çekin niteliği itibariyle bir ödeme aracı olarak kabul edilen ve yasa gereği ciro kabiliyetini de haiz olması nedeniyle 3. Kişilerin işbu çeklerden kaynaklı kambiyo hukukuna ilişkin haklarını da etkileyecek şekilde HMK 389.vd. maddesi gereğince sözkonusu ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilmesinin usul ve yasal olarak mümkün olmaması ayrıca sözkonusu ihtiyati tedbirin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması ,bu nedenlerle istinaf edilen ara kararda istinaf edilen hususlar yönünden usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı dolayısıyla ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ileri sürdüğü ve yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli kararında yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, istinaf edilen ara kararda, usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de tedbir talep eden davacı tarafın yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 23/07/2025 tarihli, 2025/665 Esas sayılı ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacıdan peşin olarak alındığından hakkında harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025