T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1604
KARAR NO: 2025/1806
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2025
ESAS NO: 2025/241
KARAR NO: 2025/607
DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/10/2025
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/7 Esas sayılı dava dosyası ile görülen davadan dolayı müvekkilinin İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/7 Esas ve 2019/160 Karar sayılı 21/05/2019 tarihli kararı nedeniyle davalı şirketten alacaklı olduğunu, bu kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/3320 Esas 2023/601 Karar sayılı 14/03/2023 tarihli onama kararı ile kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/7 Esas 2019/160 Karar sayılı 21/05/2019 tarihli kesinleşmiş kararında ve yineYargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/3320 Esas 2023/601 Karar sayılı 14/03/2023 tarihli kararında belirlenen ve müvekkilinin davalı şirketten olan vekalet ücreti alacakları için İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu şirkete örnek 4-5 icra emrinin tebliğ edildiğini, davalıya tebliğ olanan icra emrine rağmen davalı şirketin bu borçlarını ödemediğini, icra takibi kapsamında borçlu şirketin taşınmazları üzerine yapılan haciz işleminden tapu kayıtları üzerindeki çok sayıdaki hacizlerden dolayı bir sonuç alınamayacağının anlaşılacağını, İİK'nun177/4. maddesinde "İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının borçlu hakkında doğrudan doğruya iflas talebini ileri sürebileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle mahkemeye müracaatla İİK'nun 177. maddesi kapsamında davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davalı borçlu ... Limited Şirketi'nin doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen yasal süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili duruşmaya katılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Eldeki davada dava tarihinin 26/01/2024 olduğu ve mahkememizin karar ilamı ile kaldırılan 2024/86 Esas ve 2024/878 Karar sayılı hükmünün karar tarihinin 30/09/2024 tarihi olduğu dikkate alındığında davalı borçlunun takibe konu ilama dayalı borcunu mahkememizin ilk kararının verilme tarihinden sonra icra dosyasına yatırıldığı ve bu sebeple davanın konusuz kaldığı görülmüştür. Bu nedenle davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek görülmemiş ve davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK'nun 331/1. maddesi). Mahkememizce, bu husus gözetilerek, tüm dosya kapsamı, deliller ve beyanlar incelendiğinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Tebligat Yönetmeliği'nin 18, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK'nun 73, 81, 82, 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, ilama dayalı takipte icra emrinin borçlunun kendisini vekille temsil ettirdiği ilam kapsamından açıkça belli olup icra emri vekile gönderilmesinin usule uygun olduğu, icra takip dosyasında borçlu vekilinin vekaletnamesinin bulunup bulunmamasının da sonuca etkili olmadığı, icra emrinin dayanak ilamda yazılı davalı borçlunun vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı borçlunun süresinde takip konusu borcu ödemediği, davalı borçlunun takip konusu borcu eldeki davanın açılış tarihinden ve istinaf karar ilamı ile kaldırılan 2024/86 Esas ve 2024/878 Karar sayılı hükmünün karar tarihinin 30/09/2024 tarihi olduğu dikkate alındığında davalı borçlunun takibe konu ilama dayalı borcunu mahkememizin ilk kararının verilme tarihinden sonra icra dosyasına yatırıldığı görüldüğünden davacının dava tarihi itibarı ile eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davalının ise bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm sebeplerle, davacının iflas talebi hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi ile HMK'nun 331/1. maddesine göre davacının davayı açıldığı tarihteki haklı olduğu, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği dikkate alınarak karar verilmek gerekmiş ve bu konuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın konusuz kalması nedeni ile ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerek yerel mahkeme dosyasında gerekse ki işbu dosyaya konu icra dosyasında yapılan tebligatlar usule aykırı olduğunu, zira ilgili icra dosyasında müvekkil şirkete ödeme emri tebliğe çıkarılmadığını, ödeme icra emrinin müvekkil şirkete çıkarılması gerekirken dosyada vekaleti dahi bulunmayan vekile çıkarılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket ödeme emrinin usule uygun şekilde kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle borçtan haberdar olamadığını, işbu davanın açılması akabinde borçtan haberdar olduğunu, sonrasında davaya konu İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesi ... esas sayılı dosya borcunu ödediğini, bu bağlamda davanın açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden müvekkil şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde; Ödeme emrinin şirkete değil Av ...'ya gönderildiği görüldüğünü, icra dosyasında müvekkil şirkete tebligat yapılmaması nedeniyle müvekkil şirket borçtan haberdar olamadığını, yerel mahkemede görülen işbu davada ise dava dilekçesinin tebligat zarfıyla gönderildiği son olarak T.K. 35'e göre şirkete tebligat yapılarak yargılamaya devam olunduğunu, ancak ifade etmek gerekir ki, elektronik ortamda yapılacak tebligata ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla ... tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin yönetmeliğin 5. maddesinin 1.fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre Ticari şirketlere tebligatın elektronik olarak yapılması zorunlu olduğunu, bu bağlamda İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin müvekkil şirketin elektronik tebligat adresine değil de Avukat ...'nın UETS adresine yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira ilgili dosyada tebligat yapılan vekile ait geçerli bir vekaletname dahi bulunmadığını, icra dosyasında gönderilen ödeme emri usule uygun olarak müvekkil şirkete tebliğ edilmediğinden şirketin borçtan haberi olmadığını, işbu davanın ikame edilmesi ile borçtan haberdar olan müvekkil şirket sonrasında borcu ödemiş ve icra dosyası infazen kapatıldığını, her ne kadar davanın konusuz kalması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde ise de, müvekkil şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu, işbu dava ikame edilmeden önce müvekkil şirkete usule uygun tebligat yapılmadığı gözetildiğinde yargılama giderinin davacı yan üzerinde bırakılması gerektiğini, bu bağlamda kararın müvekkil şirket aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılması gerektiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/241 Esas 2025/607 Karar sayılı kararının müvekkil şirket aleyhine hükmedilne yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf, gerekçeli karar da belirtildiği gibi, davalı borçlu, takip konusu borcu, eldeki davanın açılış tarihinden ve istinaf karar ilamı ile kaldırılan 2024/86 Esas ve 2024/878 Karar sayılı hükmün karar tarihi olan 30.09.2024 tarihinden sonra 11.11.2024 tarihinde 46.805,00 TL ve 13.11.2024 tarihinde 325,00 TL olmak üzere ödenmiş olması dikkate alındığında davanın konusuz kalması nedeni ile verilen karar doğrultusunda yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi doğru olduğunu, davalı yanın istinaf taleplerinin reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, ilamli icra takibine bağlı doğrudan iflas talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, işbu davanın açılmasına davalının kendi kusuruyla sebebiyet verdiğinin tespiti ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/06/2025 tarih ve 2025/241 E - 2025/607 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025