T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1353
KARAR NO: 2025/1521
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/04/2025
NUMARASI: 2023/636 E. 2025/335 K.
MAHKEMEMİZİN 2023/636 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2023
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ 2023/637 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA :
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/09/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/04/2025 tarih ve 2023/636 E - 2025/335 K kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Mahkemenin 2023/636 Esas sayılı asıl dava dosyasında; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; " müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satılmış ve teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edilmiş ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, ancak kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, bunun üzerine ilgili fatura bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla davalı borçluya yönelik Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip başlatıldığını, davalı tarafa 30/05/2023 tarihinde kapalı tebligat ile gönderilmek üzere davalıya yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, mezkur tebligat 04/06/2023 tarihinde tebellüğ edilmiş olup davalı tarafından işbu takibe itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, ancak önemle belirtmek gerekir ki karşı tarafın takibe itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira müvekkil şirketin fatura alacağı kaynaklı olarak davalıdan alacağı bulunduğunu, davalıya yönelik başlatmış olduğumuz icra takibi itiraz yoluyla durdurulduğundan icra takibine itirazın iptalini, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinin devamını, davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve davalı tarafça ödenmeyen fatura bedellerinin tazmini amacıyla başlatılan ve işbu davaya konu vade farkı faturalarının kaynağı takip olan Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan mesnetsiz itirazın iptali amacıyla dava ikame edilecek, işbu dava dosyasının ikame edilmesi ve esas numarası alması sonrasında mahkemenize bildirilecek olup, bildirim akabinde işbu davaların birleştirilmesini " talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; " müvekkil şirket yıllardır davacı şirket ile ticaret yapmakta olup, davacı şirketten tedarik ettiği tüm ürünlerin bedellerini eksiksiz olarak ödediğini, davacı şirketle yaklaşık 7 yıldır ticaret yapan müvekkil şirket son ticarette davacının teamül haline gelen yükümlülüklerini ifa etmemesi dolayısıyla müvekkil zarara uğratıldığını, yapılan ticarette davacı şirket tarafından müvekkil şirkete garanti kapsamında bazı hak ve yetkiler tanınmış olup, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle yani var olan sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkil, eksik ve hatalı ürünler için ödeme yapmaktan imtina etmiş, gelen lenslerden ihtiyacımızı karşılamayan lensler yerine farklı numaralarda aynı tip lenslerle değiştirmek istemiş, ancak tedarikçi firma satışa konu lensleri normal fiyatların çok çok üzerinde fiyat biçerek müvekkilin değişim talebini reddetmiş, bu lensleri müvekkil üzerinde bırakarak kullanılamaz atıl durumdaki lensler nedeniyle müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, teslim edilen lenslerin bir çoğunun hem kullanılamaz numara aralığında olması hem de bazı lenslerin ÜTS kaydı olmaması nedeniyle bu lenslerin %90'ı müvekkil şirket tarafından zaten kullanılmadığını, kullanılabilir durumda olan lensler ile yapılan ameliyatlar SGK'ya fatura edilemediğini, ÜTS kaydı bulunan, miadı ileri tarihte dolacak olan ve müvekkil şirketin ihtiyaçlarını karşılayabilecek numaralar ile değiştirilmesini talep etmişse de davacı şirket Garanti Şartları'nda belirtilen yükümlülüklerinden kaçınarak müvekkilin zarara uğratılmasına sebebiyet verdiğini, davacı şirket teamül kurallarına aykırı davranarak müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet vermiş, ihtiyaç karşılığında müvekkile teslim edilen lenslerde değişim sağlanamadığını, miadı yakın ve ÜTS kaydı bulunmayan lensleri müvekkile teslim ederek tabiri caizse ellerinde kalan lensleri müvekkile zorla aldırmaya çalıştıklarını, tüm bu nedenler dolayısıyla davacı tarafından haksız ve yersiz davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini " talep etmiştir.
Mahkemenin 2023/637 Esas sayılı dava dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satılmış ve teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edilmiş ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, ancak kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, bunun üzerine işbu davaya konu fatura bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla davalı borçluya yönelik takip başlatıldığını, davalı borçlu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak 25.05.2023 tarihinde yetkiye, ödeme emrine, borca, ferilerine ve faiz oranına itirazda bulunmuştur ve akabinde icra takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan yetki itirazı sebebiyle dosyanın Kayseri İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verildiğini ve bu doğrultuda dosya Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla dosya kayda girdiğini, her ne kadar davalı borçlu tarafından borca itiraz dilekçesinde takip talebindeki alacak tutarları ile fatura tutarlarının uyuşmadığı iddia edilmişse de takip talebi ve dayanak belgeler incelendiğinde fatura alacaklarının tamamının doğru bir şekilde talep edildiğini, davalı borçlunun itirazlarının tamamının mesnetsiz olduğunu, bu doğrultuda icra takibine yönelik itirazının iptal edilmesine ve TTK'nın 1530. maddesi uyarınca tedarik ilişkisine uygulanan faiz oranının takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Kayseri İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasındaki takibin devamına icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "... İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir.
Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davacı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davalı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin birleşen 2023/637 Esas sayılı dosyası için; Davacının davasının usulden reddine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Mahkememizin 2023/636 Esas sayılı dosyası için; Davacının davasının kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 34.493,79-TL asıl alacak ve 3.039,44-TL asıl alacak olmak üzere toplam 37.533,23-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacaklara takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İtirazın iptaline karar verilen 37.533,23-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraflarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru ve davalı tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin 2023/637 e. sayılı dosyası yönünden verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, davaya konu icra dosyasında takibin itiraz ile durdurulmasına karar verildiğini, hal böyle olmasına karşılık yerel mahkemenin ödeme emrinin tebliğ edilmediği gerekçesiyle takibin usulsüz olduğuna yönelik değerlendirmesinin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, yerleşik ve güncel yargıtay kararları doğrultusunda ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan itirazın geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacağı dosya kapsamında müvekkili şirket ticari defterleri incelenerek oluşturulan 13.03.2024 tarihli tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ticari defterlerin kesin delil niteliğine haiz olduğu açık olup davalı tarafından işbu delili çürütecek nitelikte bir delilin de dosyaya sunulmadığını, bu sebeple davanın kabulü ile itirazın iptaline karar veirlmesini talep ettiklerini, yerel mahkemenin 2023/637 e. sayılı dosyası yönünden verdiği kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi ile birlikte; davalı borçlunun başlatılan icra takibine itirazında kötü niyetli olduğunu, yapılan yargılama kapsamında açıklığa kavuştuğundan ve alacağın likit olması sebebiyle, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup, davalı tarafından sunulan istinafa cevap dilekçelerinde davalı tarafın 2023/636 E. sayılı dosyasına yönelik yaptığı istinaf nedenlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından, teslim edilen lenslerin miadının dolduğu iddia edilmişse de işbu iddiaların mesnetsiz olduğunu, zira davalıya sunulan teklif ile, davalı taraf ürünlerin son kullanma tarihini bildiğini, nitekim taraflarınca takibe konu edilen dava konusu faturalarda dahi ürünlerin son kullanma tarihinin yer aldığını,söz konusu durum yerel mahkemece yapılan yargılama kapsamında da açıklığa kavuşmuş olup davalı taraf iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından mesnetsiz iddialar ile ürünlerin uts ve sut kaydı bulunmadığı iddia edilmişse de tüm ürünlerin uts kaydının bulunmakta olup sut numarasının faturalarda yer aldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturalar davalı tarafından kabul edilmiş olsa da muaccel olan fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, akabinde müvekkili şirket tarafından icra takibinin başlatıldığını ve davalının bu takibe itiraz ettiğini, davalının itirazları haksız ve kötü niyetli olduğunu, yargılama esnasında alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının kötü niyetinin kanıtlanmış olması sebebi ile davalının istinaf gerekçelerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın yerel mahkemenin 2023/637 e. sayılı dosyasına karşı yaptığı istinaf başvurusunun haksız ve kötü niyetli olup yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddi ile kötü niyetli istinaf yoluna başvuran davalı hakkında hmk 351. madde kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yapılan yargılama kapsamında müvekkili şirketin ticari defterleri incelenerek oluşturulan 13.03.2024 tarihli tarihli bilirkişi kök raporu ve 18.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 22.07.2024 tarihli ek bilirkişi raporu uyarınca davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini, ticari defterlerin kesin delil niteliğine haiz olduğu açık olup davalı tarafından işbu delili çürütecek nitelikte bir delilin de dosyaya sunulmadığını, bu haliyle davalı tarafın soyut istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesini savunarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/636 E. 2025/335K. Numaralı ilamında davanın reddine yönelik kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusunun kabulü ile kararın davanın reddine yönelik kısmının kaldırılarak davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesine, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile kötü niyetli istinaf yoluna başvuran davalı hakkında HMK 351. madde kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve sair her türlü masrafın davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı firmanın müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının bulunmamakta olup, davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmediğini, davacı tarafından müvekkiline satılan lenslerin ürün takip sistemine kaydının bulunmamakta olup, davacı tarafın bu bakımdan da müvekkiline eksik ve hatalı ürün sattığının açık olduğunu, davacı lehine hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Yerel mahkeme dosyasında birleşen dava dosyası bakımından davacının haksız ve mesnetsiz davasının usulden reddine karar verilmiş olup, ilgili kararda müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, taraflarınca yapılan itirazlar neticesinde yerel mahkemece ek kararla vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak söz konusu kararda müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı olduğunu, zira davacının davası usulden reddedilmiş olup, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin davanın usulden reddedilmiş olması nedeniyle maktu vekalet ücreti olması gerekirken yerel mahkemece nisbi hesaplama yapılarak eksik şekilde karar kurulduğunu, davacı şirketin teamül kurallarına ve ilgili kanun maddelerine aykırı davranarak müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, ihtiyaç karşılığında müvekkiline teslim edilen lenslerde değişim sağlanmadığını, miadı yakın ve ÜTS kaydı bulunmayan lensleri müvekkiline teslim ederek tabiri caizse ellerinde kalan lensleri müvekkili üzerinde bıraktıklarını, tüm bu nedenler dolayısıyla yerel mahkemece itiraz nedenlerinin değerlendirilmeksizin davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verildiğini ileri sürerek 2023/636 Esas numaralı asıl dosyada kurulan davanın kabulü kararının kaldırılmasını, 2023/637 Esas numaralı birleşen dosya bakımından kurulan karara ilişkin itirazlarının kabulü ile yerel mahkemece kurulan kararın düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Asıl 2023/636 Esas sayılı dava dosyası yönünden yapılan inceleme:
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde: davacı tarafından davalı aleyhine 30.05.2023 tarihinde "17.05.2023 tarihli 17.05.2023 vade tarihli...numaralı 34.493,79-TL bedelli fatura alacağı 34.493,79 TL, 17.05.2023 tarihli 17.05.2023 vade tarihli ... numaralı 3.039,44-TL bedelli fatura alacağı 3.039,44 TL" faturalar dayanak yapılarak toplam 37.678,22 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yetkiye ve borca itiraz etmesi üzerine icra dairesinin tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği 03.07.2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu takibin takip tarihi itibariyle 34.493,79-TL asıl alacak ve 3.039,44-TL asıl alacak olmak üzere toplam 37.533,23-TL üzerinden takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibine konu ..., ..., ... ve ... faturalarının ödenmemesi üzerine, döviz kurunda yaşanan değişiklikler sebebiyle vade farkı oluştuğunu işbu cari hesap kaynaklı oluşan vade farkı kaynaklı borca ilişkin...numaralı ve ... numaralı faturalar tanzim edildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.
Davalı ise davacı Taraftan son ticarette yaklaşık 650 adet lens alındığını bunun karşılığında 1.500.000 TL ödeme yapıldığını ancak davacının kendisine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu bu ürünleri İade almaktan imtina ettiğini, Davacı ile davalı arasında olan sözleşmenin 6.3 maddesinde "ürün ve malzemeler tam ve eksiksiz alıcıya teslim edilmesi halinde ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını," davacı tarafça kendilerine eksik ve hatalı ürün teslim yapıldığı için vade farkı alacağından bahse edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ödeme savunmasında bulunmuş olup 22.07.2024 tarihli raporda; Takibe konu edilen ... numaralı ve ... numaralı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre takibe konu faturalardan sonra davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtildiği görülmüştür.
Davalı tarafça yemin deliline dayanmış olup davacı mahkeme huzurunda usulüne uygun yemin etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu 200, 201, 202 ve 203. maddelerindeki düzenlemeler doğrultusunda; somut olayda üzerine ispat külfeti düşen davalı iddiasını yazılı kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir.
Takip dayanağı alacak faturaya dayanmakta olup yerleşik Yargıtay kararları gereği faturaya dayalı alacaklar likit ve belirlenebilir olduğundan mahkemece kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir.
Açıklamalar ışığında ilk Derece Mahkemesince yapılan tespit ve değerlendirmeler ile karardaki gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, icra inkar tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin asıl davaya yönelik ileri sürdüğü ve yukarıda yazılı istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Birleşen 2023/637 Esas sayılı dosya yönünden yapılan inceleme:
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde: davacı tarafından davalı aleyhine 14.03.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile "09.01.2023 tarihli 09.04.2023 vade tarihli ... numaralı 13.814,45 TL bedelli fatura, 30.12.2022 tarihli 30.03.2023 vade tarihli ... numaralı 53.239,52 TL bedelli fatura, 29.12.2022 tarihli 29.12.2022 vade tarihli ... numaralı 21.309,61 TL bedelli fatura ve 25.01.2023 tarihli 25.04.2023 vade tarihli ... numaralı 839,31 TL bedelli faturaya ait toplam alacak 89.202,89 TL bedelli faturalar dayanak yapılarak toplam 90.536,62 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yetkiye ve borca itiraz etmesi üzerine icra dairesinin tarafından 29.05.2023 tarihinde Kayseri İcra Dairesine yetkisizlik kararı verilerek dosyanın 31.05.2023 tarihinde Kayseri İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği, Kayseri İcra Müdürlüğünce ... esas sayılı numarasını aldığı, icra dosyasında 16.04.2025 tarihinde davalıya ödeme emri gönderildiği görülmüştür.
Eldeki dava 03.07.2023 tarihinde açılmıştır. Bilindiği üzere 7 günlük itiraz süresi içinde icra dairesine yapılan yetki itirazı icra takibini kendiliğinden durur.
(İKK m. 66 )Bunun üzerine alacaklı 2 şekilde hareket edebilir. Alacaklı borçlunun yetki itirazını kabul ederse icra dosyasının borçlunun yetki itirazına gösterdiği yetkili icra dairesine gönderilmesini ister. İstem üzerine yetkisiz icra dairesi dosyayı yetkili icra dairesine gönderir. Dosyayı alan yetkili icra dairesi de borçluya yeni bir ödeme emri gönderir. Borçlu bu yeni ödeme emrine karşı yeni bir yetki itirazında bulunamaz fakat borçlu bu yeni ödeme emrine karşı esas bakımından itiraz edebilir. Borçlu ilk ödeme emrine karşı hem yetki hem de esas bakımından itiraz etmiş olsa bile bu yeni ödeme emrine karşı esas bakımından yapmış olduğu itiraz bu yeni ödeme emrine karşıda yapılmış sayılmaz ( İcra ve İflas Hukuku Prof Dr Baki Kuru Prof Dr. Ramazan Arslan, Prof Dr. Ejder Yılmaz Genişletilmiş 14. baskı sayfa 122)
İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında yetki itirazı üzerine Kayseri İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği ve ... esas sıra numarasına kaydedildiği ancak borçluya ödeme emri tebliğ edilmediği, yetkili icra müdürlüğünce takip borçlusuna usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmediğinden borçlunun yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe usulüne uygun itirazından ve takibin durmasından söz edilemeyeceğinden, itirazın iptali davasının görülmesine olanak bulunmadığından mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin birleşen davaya yönelik ileri sürdüğü ve yukarıda yazılı istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (benzer yönde Yargıtay 11. HD'nin 2025/154 Esas 2025/4394 Karar 2020/7060 Esas ve 2022/1342 Karar sayılı, Yargıtay 19. H.D. 12.06.2014 tarih, 2014/7725 esas, 2014/ 10923 Karar sayılı ilamı )
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/04/2025 tarih ve 2023/636 E - 2025/335 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- Alınması gerekli olan 2.563,89 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 640,99 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.922,90 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025