T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1279
KARAR NO: 2025/1425
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2025
ESAS NO: 2024/857
KARAR NO: 2025/271
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/07/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/03/2025 tarih ve 2024/857 E - 2025/271 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talep eden müvekkili davacı ...Anonim Şirketi'nin ... sicil numarasına kayıtlı olarak belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki bir başka ülkeyle yapılan toptan (çeşitli malların toptan satışı) ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, Şirketin merkez adresi ... Mahallesi, ... Cadde, No:..., .../ Kayseri adresi olup faaliyetine devam ettiğini, ...Anonim Şirketi'nin tek sahibinin ...olduğunu, beheri 500,00-TL değerinde 2.000 adet paya karşılık gelen 1.000.000,00-TL hissenin tamamının kendisine ait olduğunu, şirkette 1 adet parça halı sarma makinesi, 1 adet en halı kesim makinesi, 1 adet otomasyon makinesi, 1 adet süfle makinesi, 1 adet boy halı kesim makinesi, 1 adet alevi makinesi, 1 adet otomatik sarım makinesi, 1 adet şirink makinesi, 2 adet kalender makinesi, 1 adet büyük baskı makinesi, 6 adet küçük baskı makinesi, 1 adet havalı masa makinesi, 6 adet sağ sol overlok makinesi, 2 adet saçak makinesi, 2 adet saçak makinesi havalı, 1 adet halı kenar büküm makinesi ile tekstil alanında ticari faaliyetini sürdürdüğünü, şirkette 2024 Eylül itibariyle 5 kişi çalıştığını, müvekkili şirketin, yüksek kredi faizi ve paraya ulaşmaktaki güçlükler, girdi ana ham maddesinin temelini oluşturan çin piyasasında işçilik maliyetlerinin çok ucuz olması neticesinde satın alınan ürünlerin kar edilemeden piyasa şartlarına göre maliyetinin altında satılması neticesinde oluşan finansman açığı ile hedeflenen karlılığa ulaşılmaması, vadesi geldiği halde ödenemeyen ve vadesinde ödenememe tehlikesi altında bulunan çek ve senetler, son dönemde yaşanan döviz kurundaki artış ve Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere son dönemdeki Filistin-İsrail savaşının etkisi ile artan enflasyon ve maliyetler, bu süreçte kredi harici adi borçların büyük çoğunluğunun muaccel hale gelmesi sonuç olarak nakit döngüsünde sorunlar yaşamaya başlayan şirketin taahhütlerine bağlılığına ilişkin piyasa algısı olumsuz etkilenmeye başladığından, bu olumsuz algı neticesinde alacaklılarca cebri icra yollarına başvurulması nedeniyle iflasa sürüklenmesi tehdidinin ortaya çıktığını belirterek öncelikle 7101 Sayılı Kanun'la değişik İİK m. 285, 286, 287, 288, 294 ve m. 295 hükümleri gereğince tensiple birlikte ihtiyati tedbir yoluyla; İİK m. 286'da belirtilen evrakların tam ve eksiksiz sunulması nedeni ile müvekkil şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi, işletme bütünlüğünün bozulmaması ve malvarlıklarının korunabilmesi için üç ay geçici konkordato mühleti verilmesine, sunulan konkordato ön projesinin başarılı olup olmayacağı konusunda inceleme yapmak ve İİK'nun 287 ve devamı maddelerinde sayılan görevleri ifa etmek için, mahkemenin takdirine göre bir veya birden fazla geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine, müvekkiller hakkında, 6183 sayılı Yasa'ya ilişkin alacak ve icra takipleri dahil olmak üzere, yapılmış ve yapılacak olan tüm icra takiplerinin, ihtiyati haciz, haciz, tahliye, teslim, takas, blokaj, temlik, mahsup, protesto, hapis hakkına ilişkin satış ve muhafaza tedbirlerinin tensiben durdurulmasına ve yapılacak olanların tensiben yasaklanmasına, rehinin paraya çevrilmesine ilişkin haciz işlemlerinden dolayı satış ve muhafaza işlemlerinin tensiben durdurulmasına, davacı şirketin keşidecisi ve hesap sahibi olduğu keşide tarihi mühletten sonraki bir zamana denk gelen çekler için karşılıksızdır işlemi yapılmasının, bonolar için ise protesto işlemlerinin tedbiren yasaklanmasına, çek ve senetlerle ilgili ihtiyati tedbir talebimizin mahkeme tarafından uygun görülmemesi halinde, banka ve hesap bilgileri yukarıda belirtilen şirkete ait çek hesaplarının yönetiminin mahkeme tarafından atanan komiserlere bırakılmasına, İİK m. 288/1 yollamasıyla İİK m. 294/1V maddesi gereğince, İİK m. 200 ve 201. belirtilen hallere münhasıran takas yapılmamasına ve banka hesapları üzerine blokaj konulmamasına, müvekkil şirketin malvarlığının korunması açısından takdir edilecek sair tedbirlerin alınmasına, İİK m. 288 gereğince geçici mühlet süresi içerisinde (3 + 2 ay) müvekkil şirket için 1 yıllık kesin konkordato mühleti kararı verilmesine ve alacaklılar tarafından yeterli çoğunlukla kabul edilmesi halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ...vekili müdahale dilekçesinde özetle; Vakıflar Bankası ... Şubesi'nin ... seri nolu 25/01/2025 keşide tarihli 1.700.000,00-TL bedelli çeki, Vakıflar Bankası ... Şubesi'nin ... seri nolu 25/12/2024 keşide tarihli 1.700.000,00-TL bedelli çekler nedeniyle davacı şirketten alacaklı olduğunu, müdahale talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu alacak nedeniyle davacı şirketten alacaklı olduğunu belirterek mahkeme dosyasına müdahale taleplerinin kabulü ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Limited Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirketten 80.044,90-TL cari hesap olarak ve 218.760,00-TL çek olmak üzere 298.804,90-TL alacağı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Limited Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu bir kısım çeklerden dolayı davacı şirketten alacaklı olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari faaliyetler nedeniyle yüklü miktarda alacaklı olduğunu belirterek dava dosyasına müdahale taleplerinin kabulü ile açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari faaliyetler nedeniyle yüklü miktarda alacaklı olduğunu belirterek dava dosyasına müdahale taleplerinin kabulü ile açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davacı şirkete kredi kullandırıldığını, bu nedenle alacaklı olduğunu belirterek açılan konkordato davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil/Alacaklı ... Anonim Ortaklığı vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davacı şirkete kredi kullandırıldığını, bu nedenle alacaklı olduğunu belirterek açılan konkordato davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Yukarıda izah edildiği üzere konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. Başarı olasılığı kavramından anlaşılması gereken ise, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Yapılan açıklamalara göre mahkememizce, davacı borçlunun durumu, malvarlığı, gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato projesinin başarı olasılığının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilirliğine yönelik somut ve gerçekçi çözüm üretilmemiş ve konkordatonun başarıya ulaşacağına dair inandırıcı kanıtlar sunulmaya yönelik adımlar atılmamıştır. Mevcut durumda davacı tarafça gösterilen konkordato kaynakları gerçekçi ve sağlam, alacaklıların menfaatini de koruyan bir durum değildir. Kesin mühletin verilmesi şartlarının değerlendirilmesinin somut proje üzerinden yapılması gerektiğinden yukarıda sözü edilen konulardaki davacı yanın aksine olan yazılı ve sözlü beyanlarına itibar edilememiştir. Konkordato ön projesinde belirtilen hedeflere ve geçici mühlet içerisindeki şirket faaliyetlerine bakıldığında, ulaşılan veya ulaşılabilirliği net olan herhangi bir hedefin olmadığı görülmektedir. Buna rağmen davacı tarafından geçici mühlet içerisinde kaynak üretmeye yönelik somut bir çalışma olmadığı görülmüştür. Davacı şirketin borca batık olduğu, alacaklılarından tahsil edilen alacakların şirketin borçlarını ödemede yetersiz olduğu, olağan ticari faaliyetlerinden ise ön projede belirtilen karı elde edemeyeceği anlaşılmaktadır. 3. şahıs lehine ipotekli şirket ortağına ait taşınmaz varlık satışınında ise somut bir gelişme olmadığı gibi bu kaynağın başlı başına şirket borçlarını ödemeye yetmeyeceği ortadadır. Dosya içeriğine göre davacının konkordato projesindeki hedeflerini gerçekleştiremediği, gerçekleştirme şansının da bulunmaması, kısa vadede çözüm üretilmesine katkı sağlayacak nakdi sermaye artışı veya kredi temini ile ilgili herhangi bir girişimin olmaması bu hususların ön projede gösterilmemiş olması veya buna dair revize projenin düzenlenmemiş bulunması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda mevcut durum itibariyle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı kanaatine varılmıştır. Netice olarak borçlu şirketin kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır. Dosya kapsamı, sunulan mali tablolar, geçici komiserler kurulunun tüm raporları ve diğer bütün deliller birlikte somut olarak değerlendirildiğinde konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı anlaşılmıştır. İİK'nun 7101 sayılı yasanın 15. maddesi ile değişik 287. maddesi gereğince, mahkeme, konkordato talebi üzerine İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunun tespiti halinde geçici mühlet kararı vererek 297/2. maddesindeki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. İİK'nun "Geçici Mühlet" başlıklı 287/5. maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa, d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Diğer bir anlatımla konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde İİK'nun 292/1.b. maddesi gereğince iflas kararı verilir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Bu yasa hükmü uyarınca mahkememizce davacı şirketin adresine "Şirket yetkilinizin gelecek celse duruşmada mahkememizce dinlenmesine karar verilmiştir. Gelecek celse kararlaştırılan gün ve saatte şirket yetkilinizin mahkememizde hazır olmadığı taktirde dinlenmesinden kaçınmış sayılacağınız (şirket yetkilinizin imza sirküsü ve fotoğraflı kimlik kartı ile birlikte gelmesi) tebliğ ve ihtar olunur." şeklinde ihtarat içerir tebligat çıkarılarak tebliğ edilmiştir. İhtaratlı tebligata rağmen İİK'nun 292. maddesi kapsamında dinlenmek üzere davacı şirket yetkilisi duruşmaya katılmamıştır. Davacının sunduğu revize edilmiş ön proje ile de konkordato ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı anlaşıldığından konkordato talebinin reddine ve alınan komiser raporları ve tüm deliller karsısında davacı şirketin borca batık olduğu anlaşıldığından iflasına karar verilmesi gerekmiştir.1-Davacının kesin mühlet ve konkordato talebinin REDDİNE, 2-Davacı hakkında konkordato komiserlerinin görevleri dahil olmak üzere verilmiş tüm ihtiyati tedbirlerin ve geçici mühlet kararının KALDIRILMASINA, 3-Kayseri ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin İFLASINA, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından geçici mühlet içerisinde kaynak üretmeye yönelik somut bir çalışma olmadığı, davacı şirketin borca batık olduğu, alacaklılardan tahsil edilen alacakların şirketin borçlarını ödemede yetersiz olduğu, şirket ortağına ait olan taşınmazların satışı konusunda somut bir gelişme olmadığı ve davacının projede öngörülen hedeflerini gerçekleştiremediği ve gerçekleştirme şansının da olmadığı yönünde yapılan değerlendirmelerin tamamı hukuka aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirket konkordato geçici mühleti boyunca ticari faaliyetlerine devam etmekte olup bu durum komiser raporunda da belirtildiğini, geçici mühlet süresinde izlenilen çalışma performansı, gelir durumu, ödemeleri, şirketin rayiç bilanço değerleri üzerinde yapılan hesaplama sonucu davacı şirket yetkilisi ve çalışanlarının bu konudaki gayreti ve inançları gibi hususlar da göz önünde bulundurulduğunda, revize edilmiş konkordato ön projesinin başarıya ulaşabileceğini, ancak yerel mahkemece bu durum yanlış değerlendirilmiş hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, müvekkil firmanın bildirdiği üzere borçların ödenmesi ve konkordato ön projesinin başarıya ulaşması adına şirket ticari faaliyetlerini son derece titizlikle yürütmüş ve buna ek olarak geçici mühlet süreci içerisinde yeni mamul anlaşmaları yapmış olup ticari satış rakamları yükseldiğini, ancak mahkemece bu hususların hiçbiri dikkate alınmadığını, ayrıca yine şunu da belirtmek gerekir ki her ne kadar kaynak üretmeye yönelik somut bir adım atılmadığı yönünde kanaat bildirilmişse de geçici mühlet süreci içerisinde müvekkil firma yetkilisine ait olan tüm taşınmazlar kaynak yaratma adına satışa çıkarıldığını, ülke ekonomisinde var olan dalgalanmalar ve faizlerin yüksek olması sebebiyle geçici mühlet sürecinin kısa bir süre olmasından dolayı taşınmazlar derhal satılamadığını, ancak satılabilmeleri için gerekli tüm adımlar müvekkil firma yetkilileri tarafından atıldığını, buna ilişkin revize proje kapsamında somutlaştırmalar da yapıldığını ve mahkemeye bildirildiğini, fakat yerel mahkemece tüm bu hususlar hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak değerlendirildiğini, mahkemece dikkate alınmayan bir diğer husus ise şudur ki şirketin almış olduğu ön ödemeler ve yüklü miktarda siparişler geçici mühlet süreci içerisinde devam ettiğini, her ne kadar şirket borçlarında artış oluyor gibi gözükse de aslında yapılmış olan satışlar ile şirkete gelir yaratıldığını, yine bu durumda mahkemece dikkate alınmamış hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, her ne kadar mahkemece projede öngörülen hedeflerin gerçekleştirilemediği doğrultusunda kanaat bildirilmişse de komiser heyeti raporunda da belirtildiği üzere Ocak 2025 dönemine ait net satış hasılatının 7.630.092,34 TL olması ve bu rakamın halı sektöründe ocak şubat ve mart ayları tamamıyla durgun geçen aylar olmasına bağlı olduğu sonrasında yıl sonuna kadar ise satış rakamlarının tamamıyla artış göstereceğini, Ocak ayında Köln ve İstanbulda halı ve tekstil sektöründe fuarların yapılmasından sonra satış rakamları halı sektöründe ciddi artış gösterdiğini, dolayısıyla Ocak 2025 dönemindeki 7.630.092,34 TL satış rakamı üzerinden her ay aynı satış rakamının olacağının kabul edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemece bu durumun dikkate alınması gerekirdi ancak bu durum dikkate alınmadığını, müvekkil firma 30/09/2024 ile 31/01/2025 tarihli bilançolarına bakıldığında satış rakamlarında ciddi anlamda yükselme olduğu görüldüğünü, Ocak 2025 dönemi itibarı ile 7.630.092,34 TL'lik bir net satış da söz konusu olduğunu, komiser raporunda belirtildiği üzere revize proje kapsamında borçların ödenebileceği sabit olup, müvekkil firma hakkında kesin mühlet kararı verilmesi gerektiğini, ancak mahkemece hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, mahkemece müvekkil firma yetkilisi dinlenmeden iflas kararı verilmesi usul ve yasalara aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, İİK 292/3 "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklinde düzenlendiğini, müvekkil firma yetkilisi sağlık sorunları sebebiyle duruşmaya katılamadığını ancak yine de yerel mahkemece müvekkil firma hakkında iflas kararı verildiğini, bu hususta Yargıtay kararları da şirket yetkilisi dinlenilmeden iflas kararı verilmemesi gerektiğini ortaya koyduğunu, mahkemece her ne kadar müvekkil şirkete tebligat yapılmışsa da şirket yetkilisi beyan ettiği üzere sağlık sorunları sebebiyle duruşmaya katılamadığını, işbu sebeple mahkemece iflas kararı hususunda ayrı bir esasla dosya açılması ve müvekkil şirket yetkilisinin dinlenmesinin sağlanması gerekmektedir. Karar bu yönüyle de hukuka ve hakkaniyete aykırı olup kaldırılması gerektiğini, tüm bu hususlar nedeniyle yerel mahkemenin kararı tamamıyla hukuka ve hakkaniyete aykırı olup kararın kaldırılması müvekkiller hakkında geçici mühletin devamı ile kesin mühlet kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil firmanın geçici mühlet içerisinde faaliyetlerine devam ettiği, bilanço ve mali tablolarında iyileşmelerin meydana geldiğini, pasiflerin önemli ölçüde azaldığı, kesin mühletin verilmesi halinde projenin tasdiki hususunda hedeflenen noktaya gelineceği sabit olup, müvekkil aleyhine ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemenin 2024/857 E. 2025/271 K. Sayılı hukuka ve hakkaniyete aykırı ilamının kaldırılmasını, müvekkiller hakkında konkordato ve kesin mühlet işlemlerinin devamını karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... ANONİM ŞİRKETİ vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın geçici mühlet içerisinde kaynak yarattığı iddiası mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın ocak ayı satış rakamlarına ilişkin iddiaları gerçekçilikten uzak ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafın, şirket yetkilisi dinlenmeden iflas kararı verilmesinin hukuka aykı olduğu yönündeki iddiası haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... A.Ş. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davacının istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... A.Ş. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere davacı konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunu inandırıcı bir şekilde ispatlayamadığını, yerel mahkeme kararı yerinde olup davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın şirket yetkilisi dinlenmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiası da kötü niyetli olduğunu zira mahkemece ısrarla şirket yetkilisinin hazır edilmesi için süre verildiğini, bu hususta şirket yetkilisine tebligat çıkarıldığını ancak şirket yetkilisi tarafından duruşmaya iştirak edilmediğini, bu hususta usule aykırı bir yön bulunmadığını, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli Müdahil ... Limited Şirketi vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketçe Ocak ayında yapılan net satış hasılatının 7.630.092,34-TL olması sebebiyle mahkemece bu tutarın her ay yapılması halinde yine de ön proje dosyasında yer alan faaliyet hacmine ulaşılamayacağı değerlendirmesi gayet yerinde olduğunu, zira davacı şirketçe Ocak ayında halı fuarlarının yapılması sebebiyle satışların düşük seyrettiği iddiası oldukça soyut olduğunu, zira konkordatoya gitmiş bir şirketin somut şekilde faaliyet hacmini büyütmediği müddetçe iflasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dinlenmeden şirketin iflası kararı verilmesinin usule aykırı olduğu iddiası hukuka aykırı olduğunu, davacının istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, İİK'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordatonun tasdiki isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi/komiser raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının talebi bakımından kesin mühlet alabilmesi için mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesi gerektiği, tüm dosya kapsamından konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı da gözetilerek yasal koşulları oluşmayan talebin reddine, borca batık olduğu tespit edilen davacının iflasına ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/03/2025 tarih ve 2024/857 E - 2025/271 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 293/son bendi yollamasıyla 164. md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2025