T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/994
KARAR NO: 2025/1154
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2025
ESAS NO: 2024/63
KARAR NO: 2025/282
DAVANIN KONUSU: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/05/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/05/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2025 tarih ve 2024/63 E -2025/282 sayılı kararı davalı ... vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde vd. meydana gelen depremler sebebiyle davacının sahibi olduğu ve davalılar tarafından sigortalanan; ... Mah. ... Cad. No: ... .../KAYSERİ adresinde, Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada ... parsel,...bağımsız bölümde bulunan 115 m2 taşınmaz vd. ağır hasar almış olduğunu, (Adres,belediyece yapılan çalışma ile ‘... Mah. ... Cad. No:... .../Kayseri’ olmuş ) davalı ... tarafından da Zorunlu deprem sigortası poliçesi kesilmiş olduğunu, DASK Poliçe no:...,Zorunlu Deprem sigortası Poliçe No: ...,acente kodu... olduğunu, diğer davalı ... tarafından Kobi paket Sigorta Poliçesi kesilmiş olduğunu, Poliçe No: ..., acente kodu... olduğunu, davalı sigortalara 06.02.2023 tarihli vd. depremler sebebiyle maruz kalınan ağır hasar sebebiyle sigorta ödemesi için başvurulmuş, başvurular olumsuz sonuçlanmış olduğunu, tazminat ödemesi için Kayseri arabuluculuk bürosuna ... dosya numarası ile yapılan başvuru sonucunda da anlaşma sağlanamamış ve 02.01.2024 tarihli Arabuluculuk son tutanağı Anlaşmama olarak düzenlenmiş olduğunu, 06.02.2023 tarihli vd. depremler sebebiyle sigortalı taşınmazda/içerisinde meydana gelen ağır hasarlar ve sigorta poliçeleri kapsamında kalan tüm taleplerden dolayı şimdilik 10.000.TL tazminat isteme gereği hasıl olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; 10.000.TL. Maddi tazminatın 06.02.2023 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketlerinin limitleri dahilinde ) karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... başkanlığı vekili cevap dilekçesinde: dosyaya konu taşınmazın hasar boyutunun çevre, şehircilik ve iklim bakanlığının resmi sitesinden yapılan hasar sorgulaması uyarınca hasarsız durumda olduğunu, bu sebeple dask, poliçe sahibine rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklı bir zarar oluşmaması hasebiyle ödeyeceği bir tutar gerekmemekte olduğunu, davalı kurumun başka sorumluluğu bulunmamasıyla beraber haksız ve mesnetsiz iddialarla açılmış olan işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, sigorta hukukunun temel prensiplerinden olan tazminat prensibi gereği riziko sonucu zararın oluşmasıyla sigortalının sigortalanan malın zarardan önceki haline dönmesi gerektiğini, lakin iş bu davayla ilgili adreste Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığının resmi sitesinden yapılan hasar sorgulaması sonucu adrese ilişkin hasarsız olarak tespit edilmiş olup davacı yanın iddiası mesnetsiz olduğunu, mahkemenin takdir edeceği üzere riziko sonucu zarar oluşmaması halinde de davalının tazminat ödemesi yapması iddiasının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, başvuruya konu talepler belirsiz alacak olarak ileri sürülememekte olduğunu, başvurunun bu gerekçeyle de reddini talep ettiklerini, bu kapsamda Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2015/32361 E., 2016/9106 K. Ve 22.3.2016 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, kaldı ki ... poliçe numaralı dosyaya ait kullanım şekline bakıldığında ticarethane olarak yer almakta olduğunu, zorunlu deprem sigortası genel şartları a.2 gereği söz konusu adrese ilşikin bina sigorta kapsamı dışında olduğunu, bu hususların mahkemece göz önüne alınmalı ve işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, zorunlu deprem sigortası genel şartları a.2- (değişik:rg-29/12/2012-28512)(1) ‘nin dikkate alınması gerektiğini, açıklanan madde gereği binanın ticarethane olarak kullanılması davalı şirketin davacı yan ile yapmış olduğu poliçenin kapsamı dışında kaldığının açık göstergesi olduğunu, aynı zamanda sigortalı tarafın ... ltd şti olması hasebiyle ticarethane olarak kullanıldığına dair illiyet bağı olduğunun göstergesi olduğunu, dava konusu meskene ilişkin tapu kaydında herhangi bir rehin alacaklısının yer alıp almadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının, sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatı alacağı yönünden talepte bulunabilmesi için öncelikle rehin alacaklısının türk medeni kanunu’nun 879. maddesi uyarınca bu konuda açık ve yazılı muvafakat vermesi gerekmekte olduğunu, husumete ilişkin itirazları doğrultusunda rehin alacaklısı bulunması halinde işbu davanın aktif husumet yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hd., e. 2014/10391 k. 2017/150 t. 17.1.2017 ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacının davaya konu meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin kasti beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı hususu araştırılması gerektiğini, davacıların beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespiti durumunda sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı işbu davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, zorunlu deprem sigortası genel şartları’nın “sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü fesih ve iptaller” başlıklı c.2 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, zds genel şartlarında belirtilen yükümlülükler bilakis poliçede yer alan teminatları ve davalı kurumun sorumluluğunu etkilemekte olduğunu, işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, dask tarafından herhangi bir ilave prim alınmaksızın (zeyilname yapılmaksızın) güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesi zorunlu deprem sigortasının amacı ve işleviyle uyuşmamakta olduğunu, davacı yana, davalı kurumca yapılan tespitler doğrultusunda, deprem tarihini kapsayan poliçeye istinaden hasar ödemesi yapılmış olup davalı kurumun başkaca bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, zorunlu deprem sigortası("zds") tarife ve talimat tebliğinin (tarife) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, davamı kurum dask kendi özel kanununu havi olan ruhsatı bulunmayan, kanunla kurulmuş olan, kendine özgü istisnai bir kurum olduğunu, dask bir sigorta şirketi olmayıp; ttk m.1401/2 uyarınca ttk hükümlerine tabi olmadığını, zorunlu deprem sigortası, zarar sigortaları kapsamında mal sigortası grubunda olmakla birlikte, türk ticaret kanunu’nda “zorunlu mal sigortaları” na ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olduğunu, türk ticaret kanunu’ndaki zorunlu sigortaya ilişkin mevcut düzenlemelerin yalnızca “zorunlu sorumluluk sigortaları” ile ilgili olması sebebi ile zorunlu mal sigortası türü olan “zorunlu deprem sigortası” na ilişkin türk ticaret kanunu’nun “zorunlu sorumluluk sigortaları” hükümlerinin uygulanamayacağını davalı kurum ...’ın ruhsatı bulunmayan kanunla kurulmuş olan kendine özgü istisnai bir kurum olduğunu, dask bir sigorta şirketi olmadığından ve dolayısıyla faaliyette bulunmak için ruhsatı da mevcut olmadığından ttk m.1401/2 uyarınca ttk hükümlerine tabi olmadığını huzurdaki olayda, davalı yerleşik yargıtay içtihatları gereğince temerrüde düşmemiş olup başvurucunun faiz talebinin reddi gerekmekte olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise davalı Şirket aleyhine avans faizine hükmedilmesi başvuran taraf gerçek kişi olduğundan mümkün olmadığını, davalının temerrüt tarihi; başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olacaktır ve uygulanacak faiz türü yasal faiz olduğunu, işbu başvurunun Borçlar Kanunu’nda bahsi geçen haksız fiilden kaynaklı tazminat istemli olduğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2013/12458 E., 2013/14561 K. Sayılı ve 27.06.2013 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay içtihatları ve kanun maddeleri doğrultusunda davalı Şirketin temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan başvuranın faiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, iş bu haksız ikame edilen davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... Vekili Cevap Dilekçesinde: işbu davanın aracı kurum olan davalı şirkete yöneltilmesinin hatalı olduğunu, husumet itirazı doğrultusunda davanın reddini talep ettiklerini, 6305 sayılı afet sigortaları kanunu uyarınca işbu başvuru kapsamında davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira dask poliçeleri kapsamındaki tüm hasar ve tazminat süreçleri mevzuat uyarınca ...tarafından takip edilmekte olduğunu, sigortalıya ait taşınmaz ... poliçe numaralı 22/12/2022-22/12/2023 kobi paket sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmış olup, ilgili talebin dasktan talep edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı şirkete iletilen talepler yine mevzuat uyarınca ...’na iletilmekte olduğunu, zorunlu deprem sigortasının tüm hasar süreçlerinin ilgili mevzuat kapsamında sorumlu kamu kurumu niteliğindeki ...’na yönlendirildiğini, şirketlerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, başvuru sahibinin işbu talebini sadece ...'na iletmesi gerektiğini beyan ettiklerini, hasar tespit işlemlerinin, DASK adına görevlendirilen bağımsız hasar tespit görevlileri tarafından yerine getirildiğini, bu tespitlerin sonucunda belirlenen tazminat ödemelerinin de doğrudan DASK tarafından yapıldığını, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin “Dağıtım ve satış kanalları" başlıklı 23.Maddesinin bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin işbu uyuşmazlık kapsamında husumeti mevcut olmayıp taraf sıfatı yokluğu nedeniyle başvurunun reddedilmesini talep ettiklerini, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin "Sağlanan Teminatlar" başlıklı 19.Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Zorunlu Deprem Sigorta Poliçesinin vadesi 27/12/2022-27/12/2023 olup, sigortalı ... Ltd.Şti.'ye ait ... Mah. ... Caddesi No:...... Kayseri adresinde yer alan sigortalı taşınmaza ilişkin sigorta bedeli 346.840,00TL olduğunu, sunulan ekspertiz raporunda göre söz konusu binada meydana gelen toplam hasar 254.217,56TL olduğunu, bu sebeplerle söz konusu hasar tamamen DASK poliçesi teminatı kapsamında olup, hasar DASK poliçesi teminat limitini aşmamakta olduğunu, bu sebeple de davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından dosyanın diğer davalısı ... ve davalı şirket aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup, DASK tarafından bu aşamada da ödeme yapılmamış ve süreç anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte poliçede yer alan muafiyet koşullarının uygulanması gerekmekte olduğunu, İlgili poliçenin 4.sayfasında deprem ve yanardağ püskürmesi muhteviyat primine ilişkin özel muafiyet şartı düzenlenmiş olup, aleyhlerine hüküm kurulması halinde ilgili muafiyet oranlarının dikkate alınması gerekmekte olduğunu, ayrıca davacının faiz taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Dask tarafından herhangi bir ödeme yapılmamışken davalı şirketin temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğin, bu sebeple davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı şirket hakkında faize hükmedilmesinin talep edilmesinin de haksız olduğunu belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; ".... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeni ile davacıya ait ... Mah. ... Cad. No: ... .../KAYSERİ adresinde bulunan Kayseri ili, ... ilçesi, ... ada ... parsel,... bağımsız bölüm taşınmazda zarar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalıların eksik ödemesi olup olmadığı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden 03/12/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda, davaya konu taşınmazın yeniden inşa bedelinin 862.500,00 TL olarak hesaplandığı, %25 yıpranma payı tenzili sonucu: 862.500,00 TL x % (100-25)= 646.875,00 TL olarak hesaplandığı, Zorunlu Deprem Sigortası genel şartlar A.1. Maddesinin'6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir. ' şeklinde düzenlendiği, davaya konu taşınmaz yönünden zorunlu deprem sigortası olan DASK'ın yapıldığı ayrıca deprem teminatı içeren Kobi Paket Sigorta Poliçesinin yaptırıldığı, TTK'nın 1461 inci maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlı olup sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacının uğranılan zarardan fazlasını ödemez hükmünü içerdiği, ... poliçe no.lu Dask poliçesi ile sigorta bedelinin 346.840,00 TL olarak ve her bir hasarda% 2 tenzili muafiyet uygulanacağının düzenlendiği, Dask poliçesi kapsamında 339.903,20 TL tazminat hesaplandığı, ... Kobi Paket Sigorta Poliçesi yönünden ise poliçe gereği yer alan klozlar dikkate alınarak 261.182,25 TL tazminat hesaplandığı ve Poliçe ile deprem meydan gelmesi halinde sigortacının (sigorta şirketi) sorumlu olduğu kısımdan 2 muafiyet uygulanacağı düzenlenmiş olduğu ve %2 muafiyet sonucu 261.182,25x 98/100=255.958,60 TL tazminat hesaplandığının belirtildiği görülmekle, bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülmüş, dava konusu taşınmaz yönünden her iki davalının poliçeleri kapsamında sorumlu oldukları, davacının toplam zararının Dask poliçe bedelini aştığı ve bu nedenle aşan miktardan da davalı sigortanın sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 28.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış, taşınmazın ticarethane olması ve tarafların durumu nedeni ile avans faiz talebi yerinde görülmüş ve böylece, davanın kabulü ile, 595.861,90 TL tazminat bedelinin 339.903,20 TL’sinin davalı ...ndan temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 255.958,60 TL’sinin davalı ...nden temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ İLE, 595.861,90 TL tazminat bedelinin 339.903,20 TL’sinin davalı ...ndan temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 255.958,60 TL’sinin davalı ...nden temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı ... vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyaya konu taşınmazın hasar boyutunun çevre, şehircilik ve iklim bakanlığının resmi sitesinden yapılan hasar sorgulaması uyarınca hasarsız durumda olduğunu, bu sebeple dask , poliçe sahibine rizikonun gerçekleşmesinden kaynaklı bir zarar oluşmaması hasebiyle ödeyeceği bir tutar gerekmediğini, müvekkili kurumun başka sorumluluğu bulunmamasıyla beraber haksız ve mesnetsiz iddialarla açılmış olan işbu davanın reddi gerektiğini, sigorta Hukukunun temel prensiplerinden olan tazminat prensibi gereği riziko sonucu zararın oluşmasıyla sigortalının sigortalanan malın zarardan önceki haline dönmesi gerektiğini, lakin iş bu davayla ilgili adreste Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığının resimi sitesinden yapılan hasar sorgulaması sonucu adrese ilişkin hasarsız olarak tespit edilmiş olup davacı yanın iddiasının mesnetsiz olduğnu, mahkemenin takdir edeceği üzere riziko sonucu zarar oluşmaması halinde de davalı müvekkilinin tazminat ödemesi yapması iddiasının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, başvuruya konu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülemediğini, işbu başvurunun “belirsiz alacak” olarak ikame edilmesi HMK’nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, HMK'nın 107. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, başvurunun ikame edildiği tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2015/32361 E., 2016/9106 K. Ve 22.3.2016 tarihli kararı, bu doğrultuda; talep edilecek alacak miktarının başvurunun ikame edildiği anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesi mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak şeklinde ikame edilen başvurunun hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, kaldı ki ... poliçe numaralı dosyaya ait kullanım şekline bakıldığında ticarethane olarak yer aldığını, zorunlu deprem sigortası genel şartları a.2 gereği söz konusu adrese ilişkin bina sigorta kapsamı dışında olduğunu, dava konusu meskene ilişkin tapu kaydında herhangi bir rehin alacaklısının yer alıp almadığı hususu araştırılması gerektiğini, davacının, sigorta poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatı alacağı yönünden talepte bulunabilmesi için öncelikle rehin alacaklısının türk medeni kanunu’nun 879. maddesi uyarınca bu konuda açık ve yazılı muvafakat vermesi gerektiğini, husumete ilişkin itirazlar doğrultusunda rehin alacaklısı bulunması halinde işbu davanın aktif husumet yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmesini, Yargıtay 17. HD., E. 2014/10391 K. 2017/150 T. 17.1.2017 ilamı, davacının davaya konu meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin kasti beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı hususu araştırılması gerektiğini, davacıların beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespiti durumunda sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı işbu davanın usulden reddi gerektiğini,
dask tarafından herhangi bir ilave prim alınmaksızın (zeyilname yapılmaksızın) güncel tarife üzerinden sigorta bedelinin ödenmesinin zorunlu deprem sigortasının amacı ve işleviyle uyuşmadığını, müvekkili kurumun dask kendi özel kanununu havi olan ruhsatı bulunmayan, kanunla kurulmuş olan, kendine özgü istisnai bir kurum olduğunu, daskın bir sigorta şirketi olmayıp; ttk m.1401/2 uyarınca ttk hükümlerine tabi olmadığını, huzurdaki olayda, müvekkilinin yerleşik yargıtay içtihatları gereğince temerrüde düşmemiş olup başvurucunun faiz talebinin reddi gerektiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2013/12458 E., 2013/14561 K. Sayılı ve 27.06.2013 tarihli kararı, Yargıtay içtihatları ve kanun maddeleri doğrultusunda Müvekkili Şirketin temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan başvuranın faiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde izah olunan nedenlerle ve hakemlikce re'sen nazara alınacak nedenlerle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/63 Esas; 2025/282 K. sayılı kararının kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK.114 maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup HMK.114/1-d mad. Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması gerektiği belirtilmiştir. HMK.115 maddesinde "(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. " denmektedir.
Dava, davalı ...na zorunlu deprem sigorta poliçesi ile sigortalı yerde oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bu tip uyuşmazlıkların tarafların kabulünde olan sigorta poliçesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur Poliçeye göre sigorta ettiren dava dışı ...Ltd Şti olup; lehine sigorta yaptırılan yani sigortalı ise "...Ltd Şti" dir. Davacı, sigorta ettiren durumunda olmadığı gibi de tazminat talep hakkının lehdara ait bulunduğu görülmüştür. Poliçenin bu içeriğine göre hasardan dolayı yapılacak tazminat ödemesinde, ödemenin sigortalıya yapılması gerektiğinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davacının açmış olduğu davanın usul yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu bağlamda, poliçelerde “sigorta ettiren” veya “sigortalı” sıfatı bulunmayan davacının aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5941 Esas 2024/13475 Karar,Yargıtay 4.Hukuk Dairesince 21/12/2023 tarih 20221/18950 E - 2023/13910 K sayılı ilamıyla, Yargıtay17. Hukuk Dairesi 2020/2286 Esas 2021/1177 Karar)
Yukarıda açıklanan nedenler, yeniden yargılamayı gerektirmemekle, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu hususların düzeltilmesi suretiyle davalı ...'nın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının davalı ... yönünden 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi hükmü gereğince kaldırılarak düzeltilmek suretiyle yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ile; HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/03/2025 tarih ve 2024/63 E - 2025/282 sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;
"1-Davacının davalı ...na karşı açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine
2-Davanın davalı ... yönünden kabulüne, 255.958,60 TL’sinin davalı ...nden temerrüt tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 17.484,53 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 10.005,06 TL ıslah harcı toplamı 10.432,66 TL harcın düşümü ile eksik kalan 7.052,00 TL harcın davalı ...nden tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 10.005,06 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.860,26 TL harcın davalı ...nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 35,00 TL tebligat ücreti, 32,25 TL müzekkere ve diğer yazışma gideri, 5.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.267,25 TL yargılama giderinin davalı ...nden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...yönünden yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması
6-Davalı...tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar tesisine yer olmadığına
7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine,
8-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca davacı lehine takdir edilen 40.953,28 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı... kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan AAÜT.7/2 ve 13/4 mad gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin dravacıdan alınarak davalıya verilmesine
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı ...nden tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,"
2-Davalı ...tarafın istinaf aşamasında yatırmış olduğu 5.804,60 TL istinaf karar harcının talep halinde işbu davalıya iadesine,
3-Davalı ... tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu posta gideri 60,00 TL'nin ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 28/05/2025