T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/779
KARAR NO: 2025/810
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2025 ARA KARAR
NUMARASI: 2023/1136Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1136 Esas sayılı 27/02/2025 tarihli ara karara karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle;; Müvekkili ... ile davalı ... Sanayi Limited Şirketi arasında ticari faaliyet bulunduğunu, taraflar arasında bulunan ticari faaliyetler sebebi ile Müvekkil tarafından davalı şirket adına ticari usule uygun olarak 4 adet fatura kesildiğini, davalı şirket tarafından fatura borçlarının müvekkiline ödenmediğini, faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine 3.500-EUR, 3.550-GBP, 8.450-USD alacak kalemlerinin tahsili amacıyla 03.01.2023 tarihinde taraflarına Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak 29/01/2023 tarihinde davalı şirketin ödeme emrine itiraz etmesi üzerine,
takibin durdurulduğunu, davalı/borçlu tarafından itiraz edien itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesi ile davalı/borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu dava Taraflarınca ikame edildiğini, davalı ... ’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi, açıklanan nedenlerle öncelikle teminatsız olarak kabul edilmesini, kabul edilmemesi halinde teminat karşılığında toplam 8.774,67-USD + 3.667,1-GBP + 3.580,07-EUR alacağın tahsiline esas olmak üzere davalı ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve Alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi kararı ile; Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı tarafın 18/02/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talep ettiği, davalının icra dosyasında borca itiraz ettiği, yargılamanın devam ettiği, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alındığı, davacının düzenlediği fatura ve kendi tuttuğu ticari defter ve belgeler ile alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık da olsa ispatlanamadığı, diğer delil ve belgelerin toplanması, davalının ticari defter ve belgelerinin de incelenmesi ile birlikte davacının alacaklı olup olmadığının ancak yargılama sonucu anlaşılabileceği, dolayısıyla muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar verilmiştir.
Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Müvekkil ... ile davalı ...
Ticaret Sanayi Limited Şirketi arasında ticari faaliyet bulunduğunu, tarafların arasında bulunan ticari faaliyetler sebebi ile Müvekkil tarafından davalı şirket adına ticari usule uygun olarak 4 adet fatura kesilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından fatura borçları müvekkil'e ödenmediğini, faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine 3.500-EUR, 3.550-GBP, 8.450-USD alacak kalemlerinin tahsili amacıyla 03.01.2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı
dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosyaya sunulu nedenlerle, davalı/borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi ile davalı/borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi yukarıda numarası yazılı davanın ikame edildiğini, davalı ...’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesinin talep edildiğini,muaccel alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK m. 257’de yalnızca 2 şart arandığını,
davalı/borçlu şirketin müvekkil’e borcu muaccel olup davalı/borçlu şirket kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, nitekim huzurdaki dosyaya sunulu bilirkişi raporunda davalı/borçlu şirket’in müvekkil şirket’e borcu bulunmakta olduğu bir kez daha ispatlandığını, müvekkil Mersin'de mukim taşımacılık ve lojistik hizmetleri veren saygın bir firma olduğunu, hem ulusal hem de uluslararası birçok firma ile çalışmalarını sürdürmekte ve en iyi hizmeti sağladığını, davalı ... ise uluslararası yük taşımacılığı, depolama ve dağıtım faaliyetleri yapan bir şirkettir. Müvekkil, davalı/borçlu ... Sanayi Limited Şirketi ile yük taşımacılığı sebebiyle ortak iş yaptığını, dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, maillerden de tarafların anlaştığını ve ticari ilişki içerisinde olduğunu, bu ticari ilişki sebebiyle müvekkil tarafından davalıya 4 adet fatura kesildiğini, işbu faturalar dosyada alınan raporda da belirtildiği üzere;
19.09.2022 tarihli ... fatura numaralı 3.500,00-Euro Bedelli, 20.09.2022 tarihli ... fatura numaralı 3.550,00-GBP Bedelli, 27.09.2022 tarihli ... fatura numaralı 2.200,00-USD Bedelli, 15.08.2022 tarihli ... fatura numaralı 6.250,00-USD Bedelli şeklinde olduğunu, davalı tarafından faturalara ilişkin ödemelerin muaccel olması fakat ilgili ödemelerin yapılmaması sebebiyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu takip dayanağı faturalara ilişkin her ne kadar davalı taraf borcu bulunmadığına dair itiraz etse de taraflar arasındaki anlaşmaya ilişkin kayıt ve konuşmalardan da anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkil tarafından düzenlenen fatura bedelleri davalı tarafından haksız bir şekilde ödenmediğini, yargı kararlarında da ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için borcun muaccel olmasının yeterli olacağı, ayrıca başka bir şartın aranmayacağı ifade edildiğini, alacaklar rehinle teminat altına alınmadığını, İİK m.257 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartlardan bir diğeri alacağın rehinle teminat altına alınmamış olmadığını, işbu dava konusu alacaklar rehinle teminat altına alınmadığını, kanunun aradığı ikinci şart da gerçekleştiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu
gerçekleştiğini, öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” şeklinde bir koşulda öngörülmediğini, somut olaya gelindiğinde ise; her ne kadar mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, talebin kabulü için İİK'nın 257 ve 258. madde koşullarının oluştuğu ve yaklaşık ispatın da sağlandığı nazara alınarak, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmediğinden, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'NIN 353/1.B.2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Bu kapsamda işbu dilekçede detaylı olarak izah ettiği üzere, Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, maillerden de tarafların anlaşmış olduğunun ve ticari ilişki içerisinde olduğunun açıkça görüldüğü,
müvekkilin tarafların anlaşması kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği ve tarafların anlaşması doğrultusunda taşımacılık işleminin gerçekleştirildiği, davalı ile iletişime geçilmişse de uyuşmazlık konusu faturalar için herhangi bir ödeme yapılmadığını, rağmen davalıca herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya ilişkin kayıt ve konuşmalardan da anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkil tarafından düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından haksız bir şekilde ödenmemiş olduğu, huzurdaki dosyada alınan bilirkişi raporu ile davalı borçlu tarafından uyuşmazlık konusu fatura bedellerinin ödenmediğinin tespit edilmiş olduğu ile alacağın varlığı ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların oluştuğu hususları yaklaşık olarak ispat edildiğini , tüm bunedenlerle, ilk derece mahkemesinin usul ve yasalara aykırı kararının kaldırılması gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1136 E. sayılı ve 27.02.2025 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1136 E. sayılı ve 27.02.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak, Müvekkil ‘in zarara uğramasını önlemek ve telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için; teminatsız olarak, kabul edilmemesi halinde teminat karşılığında toplam 8.774,67-USD + 3.667,1-GBP + 3.580,07-EUR alacağın tahsiline esas olmak üzere davalı ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Yapılan inceleme sonunda Derdest dava;"....Müvekkil Davacı ... ("Müvekkil Şirket") ile Davalı ... ("Davalı Şirket") arasında ticari faaliyet bulunmaktadır... Tarafların arasında bulunan ticari faaliyetler sebebi ile Müvekkil Şirket tarafından Davalı şirket adına ticari usule uygun olarak 4 adet fatura kesilmiş olmasına rağmen Davalı Şirket tarafından fatura borçları Müvekkil Şirket'e ödenmemiştir.Faturaların ödenmemesi üzerine 3.500-EUR, 3.550-GBP, 8.450-USD alacak kalemlerinin tahsili amacıyla 03.01.2023 tarihinde tarafımızca Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır (EK-İ: Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı Dosyasında Düzenlenen Ödeme Emri).Ancak 29.01.2023 tarihinde Davalı Şirket'in haksız bir şekilde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine, takibin durdurulmasına karar verilmiştir (EK-2: Ödeme Emrine İtiraz Dilekçesi).
Aşağıda açıklanan nedenlerle, Davalı/ Borçlu Şirket tarafından haksız olarak itiraz edilmiş olduğundan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi..." talebine ilişkindir.
Davacı vekili takip ve dava konusu para alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Mahkeme 27/02/2005 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "...Talep, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz müessesesi İİK nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmü ile ihtiyati haciz talep edebilmek için rehinle temin edilmemiş bir alacağın mevcut olması ve bu alacağın istenebilir olması gerekmektedir.
Fatura, Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre, 'Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” TTK 21/2.maddesine göre 'Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'. 27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir..." denilmiştir.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı tarafın 18/02/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talep ettiği, davalının icra dosyasında borca itiraz ettiği, yargılamanın devam ettiği, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alındığı, davacının düzenlediği fatura ve kendi tuttuğu ticari defter ve belgeler ile alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık da olsa ispatlanamadığı, diğer delil ve belgelerin toplanması, davalının ticari defter ve belgelerinin de incelenmesi ile birlikte davacının alacaklı olup olmadığının ancak yargılama sonucu anlaşılabileceği, dolayısıyla muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR :1- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,.." karar vermiştir.
Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın ileri sürdüğü istinaf sebepleri esastan incelenmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulanların, davaya konu ilamsız icra takibine dayanak belgelerin davacı tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen faturaya ilişkin olması, faturanın ve kendi ticari defter kayıtlarının da bu aşamada tek başına ihtiyati haciz talebine konu, davaya ve ilamsız icra takibine ilişkin para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK 257. Vd maddesi gereğince alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmemesi, bu nedenlerle de İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair yasal ve yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedenleriyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1136 Esas sayılı, 27/02/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 24/04/2025