T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/281
KARAR NO: 2025/368
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DAVANIN KONUSU: Sigorta poliçesinden kaynaklı alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/02/2025
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/12/2024 tarih ve 2022/231 E - 2024/1101 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/571 E. 2015/1198 K. Sayılı ilamı ile "...toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 14/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine,..." şeklinde karar vermiş devamında taraflarınca karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2592 E. 2018/11494 K. Sayılı ilamı ile ilk derece mahkeme kararı onanarak kesinleşmiş olduğunu, Mahkeme ilamı gereği davacı tarafından ödenen tazminat ve ferilerin iadesi hususunda 20/10/2016 tarih ... sayılı başvuruları doğrultusunda davacının sigortalısı olduğu davalı ... A.Ş. Hukuk Müşavirliği tarafından 64.000,00 TL ödeme yapılmış ve şirket ile yapılan görüşme sonucu 50.000,00 TL manevi tazminat bedeli ve yaklaşık 14.000,00 TL bakiyenin başvuru tarihinden itibaren faiz ödemesi olarak ödendiği bilgisi taraflarına bildirilmiş olduğunu, Davalı ... A.Ş. ile davacı arasında yapılan Genişletilmiş Birleşik Kasko Sigorta Poliçesinin 6. sayfasında Motorlu Araca Bağlı Sigorta Klozu bölümünde de belirtildiği üzere "Yasal Avukatlık Ücreti, Asgari Ücret Tarifesi üzerinden Vekalet Ücreti İcra Masrafları, Dava Masraflarından" sorumludur yazılı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/571 E. 2015/1198 K. Sayılı dosyasının gerekçeli kararında belirtilen kalemler 50.000,00 TL (Manevi Tazminat), 5.800,00 TL (İlam Vekalet Ücreti), 8.802,74 TL (Geçmiş Gün Faizi) olmak üzere 64.840,07 TL bakiye ile icra takibine konu edilmiş olduğunu, Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı ilamlı icra dosyasına konu edilen işbu icra takibinin ise 64.840,07 TL (dava dosyasında kesinleşen miktar 5.900,45 TL(Tahsil Harcı), 29,20 TL (Başvurma Harcı), 7.482,41 TL (İcra Vekalet Ücreti), 15.268,25 TL toplam faiz miktarı, 44,30 TL (Masraf) olmak üzere toplam ödenmesi gereken bakiye 93.564,68 TL olduğunu, yukarıda belirtilen kalemlere istinaden taraflarınca ödenmesi gereken toplam bakiye 93.564,68 TL olduğunu, Davalı şirket genel müdürlüğünce faizin başvuru tarihinden itibaren ödeneceği hususu kabul edilmiş olsa dahi hem gerekçeli kararda hem de icra dosyasının 07/01/2019 tarihli kapak hesabında belirtildiği üzere 5.800,00 TL (İlam Vekalet Ücreti) 5.945,45 TL (Tahsil Harcı) 29,20 TL (Başvurma Harcı) 7.482,41 TL (İcra Vekalet Ücreti) olmak üzere 19.212,06 TL daha icra dosyasına ödeme yapılması gerekmekte olduğunu, (07/01/2019 tarihinden sonra işlemiş olan faiz tutarı eklenmemiştir.) 07/01/2019 tarihinden sonra 26/04/2019 tarihinde 30.000,00 TL miktar davacı tarafından icra dosyasına yatırılmış olduğunu, aynı tarihte 204,50 TL de vekil olarak taraflarınca icra dosyasına yatırılmış ve icra dosyası bu şekilde kapatılmış olduğunu, Sigorta şirketine iade için yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine taraflarınca Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk Numaralı dosyası ile görülen arabuluculuk başvuruları davalı tarafın katılım sağlamaması üzerine anlaşmama ile sonuçlanmış ve netice itibariyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu icra dosya borcunu kapatmak için yatırılan 30.204,50 TL'nin taraflarına iadesinin dava yoluyla talep etme zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, belirtilen şekilde taraflarınca mezkur mahkeme ilamı yerine getirilmiş, davacı aleyhine başlatılan icra takip dosyası ödenerek kapatılmış fakat davacının sigortalı olduğu davalı şirketçe; ödenen tazminat ve ferilerinin tamamının iadesi sağlanmamış olduğunu, bu hususta davalı şirkete yaptıkları başvurular ve arabuluculuk başvuruları da sonuçsuz kalmış olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; kalan 30.204,50 TL bakiyenin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava ile belirttikleri haksız ve mesnetsiz iddiayı kabul etmemekle beraber; manevi tazminat yönünden mahkeme ilamına istinaden davacı tarafın zararı karşılanmış olup işbu taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, bahse konu Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/571 E. 2015/1198 K. Sayılı ilamı ile davayı şirket tarafından 50.000,00 TL manevi tazminat bedeli ve yaklaşık 14.000,00 TL başvuru tarihinden itibaren faiz ödemesi olacak şekilde toplam 64.000 TL davacının hesabına yatırılmış olduğunu, ilama istinaden, davalı şirketin davacı tarafa ödeme yapmış olduğunu, görüleceği üzere, manevi tazminat talepleri Adli Yargıya intikal etmiş bir talep olup verilen karar neticesinde davacının zararı karşılanmış olduğunu, davacı her ne kadar zararının tam karşılanmadığını beyan etse de dava aşamasında şirkete ihbar yapılmamış olduğunu, bu sebeple de yargılama gideri ve vekalet ücretinden hiçbir sorumlulukları bulunmamakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olduğunu, eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile davalı şirketin temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerektiğini, fakat somut olayda davalı Şirkete ihbar yapılmadığı için davalı şirket temerrüde düşmemiş olup, başvuranın faiz isteme hakkı doğmamış olduğunu,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu hususu 2003/10-576 E. 2003/543 K. ve 08.10.2003 tarihli kararında açıkça belirtmiş olduğunu, kaza ve dava taraflarına 29.12.2015 tarihinde ihbar edildiğinden faiz başlangıç sorumluluklarınında bu tarihten itibaren başlamış olacağını, işbu sebeplerle davalı şirketin ilgili ilama ilişkin herhangi bir bakiye borcu bulunmamakta olduğunu belirterek, bakiye manevi tazminat taleplerinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/571 E. 2015/1198 K. Sayılı ilamı nedeni ile Kayseri 4. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapılan ödemeyi Genişletilmiş Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında davalıya rücu edip edemeyeceğinin tespiti için deliller toplandıktan sonra bilirkişiden 28/10/2022 tarihli rapor alınmış ve rapora itiraz edilmesi üzerine farklı bir bilirkişiden 23/03/2023 tarihli rapor alınması yoluna gidilmiştir. Alınan rapor arasında davacının alacağı hususunda çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişiden 01/07/2024 tarihli rapor alınmış ve söz konusu rapor ile davacının dava konusu alacak talebi yönünden poliçe kapsamında rücu alacağının olduğunun tespit edildiği görülmekle, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olması nedeni ile rapora itibar edilmiş, davacının davasında haklı olduğu ve davalıdan rücu alacağı talebinde bulunabileceği değerlendirilmiş, davalı sigortaya dava konusu alacak yönünden 29/01/2021 tarihinde başvurulmasına rağmen sigortanın ödeme yapmadığı ve bu durumda 8 iş günü sonrası olan 11/02/2021 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğü ve davacının da temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu görülmüş ve böylece, Davanın kabulü ile, 30.204,50 TL alacak bedelinin temerrüt tarihi olan 11/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile, 30.204,50 TL alacak bedelinin temerrüt tarihi olan 11/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... AŞ Vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olup işbu kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/571 E. 2015/1198 K. sayılı kararı sonucu ödemiş olduğu manevi tazminat miktarının müvekkili şirketçe 12.02.2019 tarihinde 50.000,00 TL ve 14.250,00 TL olmak üzere toplam 64.250,00 TL olarak davacıya ödendiğini, yine tüm bu hususlar ile hukuksal korumaya ilişkin olmak üzere ...'ya 08.02.2016 tarihinde 1.000 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ilgili ödemenin tenzili ilebirlikte müvekkili şirketin söz konusu manevi tazminata ilişkin sorumluluğunun sona erdiğinin açıkça görüldüğünü, huzurda görülen davada müvekkili şirkete yöneltilen ve bilirkişice hesaplanan bakiye talepler ise davacının bu tazminat kalemi dışında ödemiş olduğu vekalet ücreti, yargılama giderleri, icra takip giderleri gibi kalemlere ilişkin olduğunu, davacının işbu talepleri müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş olan Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında ele alınması gerektiğini, ilgili poliçede davacı yanın talepleri motorlu araca bağlı hukuksal koruma teminatı klozu ile teminat kapsamına alınmış olup poliçenin 2. Sayfasında açıkça gösterildiği üzere hukuksal koruma teminat limitinin 5.000,00 TL olduğunu, hükme esas alınan raporda Bilirkişinin, raporun 1. Sayfası, "Davaya konu sigorta poliçesi" başlığı altında hukuksal koruma teminatına ilişkin;"Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartlarında belirtilen sigorta konusu gider ve edimler poliçede belirtilen Motorlu Araca Bağlı Hukuksal Koruma teminat limitinin;) Yasal Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden Vekalet Ücreti, İcra Masrafları ve Dava Masrafları için ayrı ayrı %20 si olarak düzenlendiğini, teminat limitinin ise 150.000,00 TL şeklindeki değerlendirmesinin açıkça hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından İMM manevi tazminat taleplerine ilişkin teminat limiti ile hukuksal koruma teminat limiti birbirine karıştırıldığını, açıkça gerçeğe aykırı tespit yapıldığını, motorlu araca bağlı hukuksal koruma teminat limitinin yalnızca 5.000,00 TL olduğunu, bilirkişice atıf yapılan poliçe hukuksal koruma klozunda sayılı edimlerin %20'sinin hukuksal koruma teminat limiti olan 5.000,00 TL'yi aşmayacak şekilde karşılanacağı kararlaştırıldığını, bu halde görülmekte olan davada müvekkili şirketin sorumluluğunun 5.000,00 TL ile sınırlı olduğu tespiti yapılması gerektiğini, bu sebeple işbu karara karşı istinaf yoluna başvurulması zaruretinin doğduğunu, davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/231 E. - 2024/1101 K. sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, işbu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, davalı tarafın istinaf nedenlerinin haksız ve mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, dosya kapsamındaki tüm bu hususların gözetildiğinde yerel mahkeme tarafından hukuka ve hakkaniyete uygun karar verildiğini, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun haksız ve mesnetsiz sebeplere dayanmakta olup, istinaf talebinin reddini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine,
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/231 E. - 2024/1101 K. Sayılı kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ödenen bedelin sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas (Kayseri Kapatılan 4. İcra Dairesi'nin ... Esas) sayılı dosyası incelendiğinde ; alacaklıların ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ..., borçluların ise ... ve ... olduğu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2015 tarih ve 2014/571 Esas - 2015/1198 Karar sayılı ilamı dayanak yapılarak 50.000,00-TL manevi tazminat, 8.802,74-TL işlemiş faiz, 5.800,00-TL ilam vekalet ücreti ve 237,33-TL yargılama gideri ve harç olmak üzere toplam 64.840,07-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça takipte kesinleşen 93.564,68 TL borcun 12/02/2019 tarihinde 50.000,00 TL, 12/02/2019 tarihinde 14.250,00 TL ve 26/04/2019 tarihinde 30.000,00 TL, 26/04/2019 tarihinde 204,50 TL olmak üzere toplamda 94.454,50 TL ödeme yapılarak ödendiği sabittir.Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/571 Esas , 2015/1198 Karar sayılı dosyası incelendiğinde: davalı sıfatına haiz olduğu, gerekçeli kararda sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 11/05/2014 tarihi olarak belirtildiği görülmüştür.
Davacı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas (Kayseri Kapatılan 4. İcra Dairesi'nin ... Esas) sayılı dosyasında 29.12.2015 tarihinde icra takibi başlatılmasına takibin dayanağının Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/571 Esas , 2015/1198 Karar sayılı ilamı olmasına, davalı sigorta şirketinin takip dayanağı olan Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/571 Esas sayılı dosyasında davalı sıfatına haiz olmasına, davacı tarafça Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında 94.454,50 TL ödeme yapılmasına, davalı tarafın temerrüde düşmüş olmasına ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olmasına, mahkemece aldırılan 26.10.2022 ve 01.07.2024 tarihli rapordaki tespitlere karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/12/2024 tarih ve 2022/231 E - 2024/1101 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 2.063,27-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 516,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.547,27 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2025